Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2022/839 E. 2024/548 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/839
- Karar No
- 2024/548
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 31/03/2022 Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında yapılan sözleşme gereğince, 10.500,00 TL + KDV bedel karşılığında üretilerek, davacıya teslim edilen 20.000 litrelik galvaniz su deposunun ayıplı olduğunu iddia ederek, sözleşmenin feshine ve sözleşme bedeli olarak ödenen 10.500,00 TL + KDV nin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevabında, 02/01/2019 tarihli fiyat teklifi üzerine tarafların galvaniz su deposunun satışı konusunda anlaştığını, davalının aradaki anlaşmaya uygun olarak depoyu üreterek davacıya 2019 yılında teslim ettiğini, davacının iddiasının aksine tamirat için mümkün olan en kısa zamanda aksiyon alındığını, davacının tamirat ve sorunlar için ilgilenilmediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını, malın ayıplı olarak teslim edildiği düşünülse dahi davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, 26.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda, yangın tesisatı pompalarına su temini amacıyla kullanılan dava konusu galvaniz su deposunun alt tarafında korozyonlar olduğunun tespit edildiği, dava dışı fabrika personelleri tarafından galvaniz su deposunun yanında bulunan genleşme tankına bakan yüzeyde ki hücresinin sıvı kaçağı yaptığının beyan edildiği, bu hücrenin contalarının yenilenmiş olduğunun tespit edildiği (Hücrenin değiştirilmiş olduğuna dair emare), dava konusu galvaniz su deposunun iç yüzeyinin yoğun korozyon altında olduğu, deponun bu haliyle kullanılmasının sakıncalı olduğu, teklif formunda belirtilen AISI 304 kalitesinde paslanmaz sac özelliklerini taşımadığı, dava konusu su deposunun olağan muayene ile ortaya çıkarılamayacak zamanla ortaya çıkabilecek türden ayıplı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği, davanın, ayıplı mal sebebiyle sözleşmenin feshi ve bedelin iadesine ilişkin olduğu, arabuluculuk tutanağının sunulmasına ilişkin usuli itiraz yönünden yapılan değerlendirmede, her ne kadar verilen kesin süre içerisinde dosyaya sunulmasa da celse talikine sebebiyet verilmeksizin sunulduğu anlaşıldığından usulden red kararı verilemeyeceğinin kabul edildiği, esas yönünden yapılan değerlendirmede su deposunun ayıplı olduğunun, yapılan keşif, keşifteki mahkeme gözlemi ve sonrasında aldırılan usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna göre kabul edildiği, raporda depodaki ayıbın gizli ayıp mahiyeti bulunduğunun belirlendiği, ayıp ihbarının süre içerisinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilirken taraflar arasındaki yazışmalar ve davalının savunmasında tamirat için mümkün olan en kısa zamanda aksiyon alıp, gittiğine dair beyanları dikkate alındığında ayıbın öğrenilir öğrenilmez yapıldığı vicdani kanaatine varıldığı, kaldı ki karineten basiretli tacir olan davalının ihbar süresinde yapılmasa idi tamir için depoya gitmeyeceğinin kabul edildiği, yine davalının kendi beyanlarında ayıp ihbarından sonra Covid 19 salgını nedeni ile davacıya gecikmeli olarak gidebildiği de anlaşılmakla, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunmasına itibar edilmediği, davacının ayıp nedeni ile TBK uyarınca sözleşmeyi feshetmesinin haklı görüldüğü, davalının ayıplı iş için aldığı bedeli iade etmesi gerektiği, depo bedeli ve KDV den oluşan alacak için davanın tümden kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 12.390,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili, Mahkemenin kanuna aykırı olarak ve kendi kararıyla (28.06.2021 tarihli tensip tutanağının 8 nolu ara kararı) çelişerek 18.11.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen 6 nolu ara karar ile ''Verilen kesin süre içerisinde sunulmasa dahi celse talikine sebebiyet vermediğinden arabuluculuk tutanağının süresinde sunulmaması nedeni ile davanın reddi talebinin reddine'' karar vermiştir. Yerel Mahkemenin işbu kararının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md.18/A / 2 maddesine açıkça aykırı olduğu, mahkemece verilen kesin sürenin sona ermesinden ve ön inceleme duruşmasının yapılmasından sonra davacı tarafça sunulan görüntülerin hükme esas alınamayacağı, ayıp iddiasının doğru olmadığı, doğru olduğu kabul edilse bile süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı ve bu durumun davacı tarafça ispatlanamadığı, 20.000 litre paslanmaz su deposunun 12.390,00-TL'ye satılmasının mümkün olmadığı, galveniz depo ile paslanmaz su deposu arasında neredeyse yarı yarıya fiyat farkı bulunduğu, yıllardır sektörde hizmet veren, köklü bir firma olan ve 12.390,00-TL'ye 20.000 litrelik paslanmaz depo almanın imkansız olduğunu bilen davacı tarafın, davalının sehven teklif formunda değişiklik yapmayı unutmasından, hatasından yararlanmaya çalışmasının açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eserin ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedelin iadesine yönelik alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca kamu düzeninden olan hususlar hariç olmak üzere istinaf incelemesinin ancak istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılabilmesine göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 846,36 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 211,59 TL harcın mahsubuyla bakiye 634,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 14/05/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...