Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/488 E. 2024/1341 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/488
- Karar No
- 2024/1341
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/488 Esas
KARAR NO: 2024/1341 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2018/1229 Esas - 2021/1055 Karar
TARİH: 29/11/2021
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerine sigortalı olan emtianın davalı tarafından taşınırken davalının kusuru ile zarar gördüğünü, bu nedenle müvekilleri tarafından sigortalıya 34.800,00 TL ödeme yapıldığını ve ibraname alındığını, ödenen sigorta tazminatının rücuan davalıdan tahsili için açılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 29/11/2021 tarih 2018/1229 Esas - 2021/1055 Karar sayılı kararında; "Dava, davacının dava dışı sigortalısına ait malların davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında zarar görmesi nedeni ile davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi davalıdan rücuan tahsili istemi ile başlattığı icra takibine vaki itiraz üzerine İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dışı sigortalı ... Paz.ve Servis AŞ'ye ait emtianın (buhar kazanı) davalı tarafça taşınıp taşınmadığı, taşıma esnasında zarar görüp görmediği ve davacı tarafça sigortalıya yapılan 34.800,00 TL ödemenin davalıdan rücuan talep edip edemeyeceği, işlemiş faiz talep edip edemeyeceği olarak saptanmıştır. Davalı şirket yetkilisinin talebi üzerine dava ... AŞ'ye ihbar edilmiş ve ihbar olunan bu firmanın tevali eden ihbar talebi de kabul edilerek dava ... Sigorta AŞ'ye ihbar olunmuştur. Mahkememizce iki makine mühendisi ve bir sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, dosyaya sunulan 30/07/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde ...-... plaka nolu aracın sürücüsü olan ...'in (taşımayı yapan davalı şirketin şoförü) % 100 kusurlu bulunduğu, zarar ve ziyan miktarının hesaplanabilmesi için hasar durumunu ve onarımı gösterir fotoğraflar ile oranım için kullanılan malzemenin teferruatlı dökümünün miktar ve bedeline ihtiyaç duyulduğu bildirilmiştir. Kök raporda istenilen bilgi ve belgelerin temini için, onarımı yapan ... Ticaret Ltd.Şti'ne müzekkere yazılmış, bu müzekkereye dava dışı sigortalıya hitaben verilen cevap ve eklerinde istenilen bilgi ve belgeler dava dışı firma vekili tarafından dosyaya dilekçe ile sunulmuş, bunun üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış ve sunulan 19/10/2020 tarihli heyet raporunda; dava konusu ısı kazanının onarım tutarının KDV hariç 12.000,00 TL olduğu, metalik malzemenin sovtajının 1.948,90 TL olduğunun bildirildiği görülmüş, gerekli teknik değerlendirmeyi içerip denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ek rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı vekili tarafından kara celsesinde her ne kadar bir kısım evrakların onarım işlemini yapan ... firmasından bir kısım kayıtların getirtilmesi talebinde bulunulmuş ise de; bu kayıtlar zaten dava dışı sigortalı firma tarafından dosyaya surnulduğundan ve bilirkişi tarafından ek raporda dikkate alındığından bu talebin reddi gerekmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; davalı taşımacının şoförü tarafından, kullanmakta olduğu aracın yüksekliğini geçeceği köprünün yüksekliğine göre ayarlayarak emtianın zarar görmesini engelleyici dikkat ve tedbiri almaması nedeni ile tamamen kusurlu olduğu ve taşımacının emtiada meydana gelen zarardan ağır kusuru nedeni ile tamamen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; dava konusu emtianın 12.000,00 TL onarım bedeli olduğu ve bu bedelden 1.948,90 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde, davacının davalıdan rücuan talep edebileceği tazminatın 10.051,10 TL olduğu, davacının ödeme tarihi olan 13/07/2017 tarihi ile takip tarihi olan 06/03/2018 tarihi arasında 236 işlemiş gün için bu tarihlerle geçerli olan % 9,75 oranında avans faizi talep edebileceği ve bu miktarın da 633,63 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın 10.051,10 TL asıl alacak ve 633,63 TL işlemiş faiz yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz taleplerinin reddine, tazminat miktarının teknik bilirkişi marifetiyle belirlenmiş olması ve yine davalı tarafından öngörülemeyecek sovtaj bedeli miktarının indirilmesi nedeni ile alacağın likit bulunmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.051,10 TL asıl alacak ve 633,63 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 10.051,10 TL asıl alacağa takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1229 E. 2021/1055 K. 29.11.2021 tarihli ilamı eksik inceleme neticesinde tesis edilmiş olduğundan, davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesi talepli olarak istinaf yasa yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğunu; Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini, bu hususun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de hüküm altına alındığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde hükmün ihtiva etmesi gereken hususların ayrıntılı olarak düzenlendiğini, anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince, yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesinin zorunlu olduğunu, maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantının da ancak bu şekilde kurulabileceğini, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesinin mümkün olacağını, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerektiğini, dava neticesinde eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olup davanın kısmen kabul gerekçesi olarak ayrıntılı bir gerekçe belirtilmediğini, bu nedenle işbu karar yönünden istinaf yasa yoluna başvurma hususunda hukuki yararlarının bulunduğunu, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabul edilmesi gerektiğini; Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi ek raporu incelendiğinde; ''Dava konusu kazanın meydana gelişinde ... - ... plaka nolu aracın sürücüsü ... (davalının aracının sürücüsü) %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurludur. ... Isı Kazanı ... Bar - Seri No:... nolu kazanın onarım tutarı KDV hariç 12.000,00 TL'dir. Metalik malzemenin sovtajı 1.948,90 TL'dir'' şeklinde tespit ve değerlendirmelerinde bulunulduğunu ancak bilirkişilerce sovtaj araştırmasına ilişkin ayrıntılı araştırma yapılmadığı gibi bilirkişi raporu ekinde de herhangi bir belge sunulmadığını, belirlenen sovtaj hesaplamasının ne şekilde yapıldığı açıkça belirtilmediğinden bu hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, bu hususta ek bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemece itirazın dikkate alınmaksızın eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini; Emtialarda meydana gelen hasara istinaden ... nolu ekspertiz raporunun tanzim edildiğini, dava dosyasına söz konusu eksper raporunuın sunulduğunu, eksper raporunda hasar miktarına ilişkin olarak ... Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ... Nolu 04/04/2017 tarihli fatura ve 20/03/2017 tarihli fiyat teklifi dikkate alınarak yapılan hesaplamada malzeme, işçilik ve test olmak üzere toplamda 36.500,00-TL hasar miktarı hesaplanmış olup bu miktardan iskonto ve sovtaj bedelinin tenzili ile 34.800,00-TL'nin dava dışı sigortalıya ödendiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Taşıma İşleri'' başlıklı dördüncü kitabının ikinci kısmında yer alan ''Eşya Taşıması'' ile ilgili 880 ve 881. maddelerinde tazminata esas alınacak değerin düzenlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise işçilik ve test bedellerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme ve hesaplama yapılmadığını, örneğin, hasarlanan emtianın bir araba olduğu varsayıldığında onarım sırasında hasarlanan parçanın maliyetinin yanında arabanın onarımı için gereken parçanın yerine monte edilmesi için bir işçilik bedelinin de olduğunun kabulü gerektiğini, oysaki, raporda bu hususun hiç değerlendirilmediğini ve eksik inceleme neticesinde rapor tanzimi yapıldığını, bu nedenle raporun denetime elverişli olmadığını, dava dosyasında mübrez eksper raporunda da toplamda 36.500,00 TL +KDV talep edildiğini, dava dışı sigortalı yetkilisi ile görüşülerek 1.500,00 TL iskonto uygulandığını, neticede 200,00-TL sovtaj tenzili ile tazminat miktarının 34.800,00-TL olarak belirlendiğini; 11.10.2019 tarihli dilekçe ile davaya konu emtianın onarım işlemlerini yapan ... Ticaret Limited Şirketi'ne müzekkere yazılarak emtia ile ilgili kullanılan malzemeler ve işçiliğin teferruatlı dökümleri ile onarım işlemlerine ilişkin fotoğrafların celbine karar verilmesini talep ettiklerini, ancak, Yerel Mahkemece yazılan müzekkerenin iade gelmesi nedeni ile 08.01.25020 tarihli dilekçe ile adres bildirilerek, dava dışı sigortalıya da müzekkere yazılmasının talep edildiğini, yine de bilirkişi raporunda malzemeler ve işçiliğe ilişkin detaylı hesaplama bulunmadığını, ek bilirkişi raporu bu haliyle denetime elverişli olmamasına rağmen mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu, Mahkemece dava dışı olan ve onarım işlemlerini gerçekleştiren şirketin cevabının beklenmediğini, sigortalı şirketin iletmiş olduğu belgeler doğrultusunda inceleme yapıldığını, dava dışı sigortalının sunmuş olduğu belgelerde sadece malzemeye ilişkin bilgi verildiğini, işçilik ve diğer onarım masraflarına dair herhangi bir belge sunulmadığını; Yerel Mahkeme dosyasında bulunan ve ekte yeniden sunulan 27.03.2017 tarihli Hasar ve Tadilat Raporu'nda ''20.03.2017 Pazartesi günü fabrikamıza gelen ... marka, ... seri numaralı, ... bar atık ısı kazanında yapılan kontroller sonucunda evaporatör bölümüne ait kollektör -evaporatör ısı değiştirgeci borularının kaynaklarının hasarlanmış olduğu, bu boruların eğilmiş oldukları, dış izolasyonun, gövde kapatma saclarının, izole tutucu ayakların, kollektör bağlantı flanşlarının, izole L köşe parçalarının hasar gördüğü dışarıdan tespit edilmiştir. (....) Kazan izolasyon işlemleri için gerekli olan dış izole ayakları ve izolasyon malzemesi askı kılçıklarının kaynak işlemleri tamamlanmıştır. Bu işlemin ardından kazanın boya öncesi yüzey temizleme işlemi yapılarak, kazanın boyası yapılmıştır. Boya işleminden sonra gövdeye kaya yünü sarılmış, trapez sac ve L köşe saclarının montajı yapılmıştır. Bu işlemin sonunda birleşim noktalarına sızdırmazlık için silikon uygulaması yapılmıştır. Bütün işlemler bittikten sonra, kazanın son kontrolleri yapılarak 25.03.2017 cumartesi günü sevke hazır hale gelmiştir.'' şeklinde onarıma ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapıldığını, yapılan işlemler dikkate alındığında bu işlemlerin fazladan bir maliyet oluşturmayacağı yönünde kanaat oluşmasının kabul edilemez olduğunu, yargılama sırasında da bilirkişi raporlarında onarım için gereken iş ve işlemlerde nasıl bir yol izleneceği ve oluşacak işçilik maliyetinin ne kadar olacağı hususunda ayrıca bir teknik görüş belirtilmesi gerekmekte ise de, yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporlarında bu hususlarda hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişiler tarafından sadece malzeme bedeli hesaplandığını, bu nedenle Yerel Mahkemece, sadece malzeme ücreti yönünden karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, Gerçekleşen zarardan dolayı dava dışı sigortalıya hasar bedeli ödemesi yapıldığını ve sigortalı şirket tarafından müvekkili şirkete verilen ibraname (temlikname) ile de sorumlulara karşı rücu haklarının kayıtsız ve şartsız olarak müvekkili davacı şirkete devredildiğini, yapılan hasar ödemesi ve karşılığında sigortalıdan alınan ibraname (temlikname) ile müvekkili şirketin hem kanuni hem akdi halefiyet (TTK) kapsamında hem de alacağın temliki (TBK) kapsamında işbu davada dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline ilişkin sigortalının haklarına halef olduğunun ispat edildiğini, raporda bu hususa dair değerlendirme yapılmadığı gibi Yerel Mahkemece de bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını; Davaya konu emtianın onarım işlemlerini yapan ... Ticaret Limited Şirketi'ne yeniden müzekkere yazılarak emtia ile ilgili kullanılan malzemeler ve işçiliğin teferruatlı dökümleri ile onarım işlemlerine ilişkin fotoğrafların celbine karar verilmesi ve akabinde Yerel Mahkemece ikinci ek raporun aldırılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, bu talebin yerel Mahkemece reddedildiğini, oysaki talebin neticesi beklenmeksizin dava dışı sigortalının sunmuş olduğu belgeler neticesinde inceleme yapılmasının davayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, bu nedenle eksik inceleme neticesinde tesis edilen hükmün kabulü mümkün olmadığından istinaf yasa yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğunu beyanla Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1229 E. 2021/1055 K. 29.11.2021 tarihli ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile ibraname kapsamında yurt içinde taşınırken hasara uğradığı iddia edilen emtia için sigortalıya ödenen tazminatın akdi taşıyıcıdan tazmini için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, sigortalısı dava dışı ... Servis A.Ş.'ye ait Isı Buhar Kazanı emtiasının davalının akdi taşıyıcı olduğu taşıma sırasında araç şoförünün kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, sigortalıya toplam 34.800 TL ödeme yapılarak haklarına halef olunduğunu ayrıca ibraname ile tüm dava haklarının devralındığını iddia ederek ödenen sigorta tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, bilirkişi raporunda yalnızca hasarlanan emtianın değişen parça bedelinin belirlendiği ve Mahkemece de yalnızca bu bedele hükmedildiği, oysa sigortalıya işçilik ve test bedellerinin de ödendiği, Mahkemece itiraz ve taleplerine rağmen onarımı yapan şirketten detaylı fatura ve belgeler getirtilerek bu konuda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmaksızın karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sovtaj indiriminin ne şekilde yapıldığının açıklanmadığı, rapora buna ilişkin bir belgenin eklenmediği, raporun eksik olduğu, sigortalıya yapılan ödeme ve imzalanan ibraname ile haklarına halef olunduğu hususun Mahkemece değerlendirmeye alınmadığı ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Aynı Kanunun 880. maddesi uyarınca; taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. Somut olayda; davacı tarafından dava dışı sigortalısı ... Servis A.Ş.'ye, 11.03.2017 başlangıç tarihli Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında, davalının üstlendiği Yozgat-İstanbul arası eşya taşıması sırasında aracın üst geçite çarpması ile hasara uğrayan ısı kazanının onarımı için 15.03.2017 tarihli ekspertiz raporu uyarınca belirlenen malzeme, işçilik ve test bedeli olarak toplam 34.800 TL'nin tazminat olarak ödendiği, dava dışı sigortalı tarafından imzalanan ibraname ile hasar ile ilgili tüm dava haklarının davacıya devredildiği, Mahkemece onarımı yapan ... Limited Şirketine yazılan müzekkere evraklarının adresin bulunamaması sebebiyle iade edildiği, dava dışı sigortalı şirketten hasarın onarımına ilişkin belgelerin celp edildiği, bundan sonra düzenlenen ek bilirkişi raporunda ısı kazanının onarımında kullanılan malzeme bedelleri ve sovtaj bedelinin tespit edildiği, ekspertiz raporu ile belirlenen ve sigortalıya ödenen işçilik ve test bedelleri konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığı, yine sovtaj indiriminin ne şekilde yapıldığının açıklanmadığı, davacı vekilince rapora bu sebeplerle itiraz edilerek yeniden rapor alınması talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece bu itiraz ve talepler hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmüş, ısı kazanı ile ilgili yenilenen parçaların işçiliği gerektirdiği açık olmasına, bu konuda onarımı yapan şirketçe detaylı bir rapor düzenlenmesine ve dosyada yapılan işlemler ile ilgili fotoğraflar bulunmasına rağmen işçilik bedeli ile ekspertiz raporunda belirtilen test bedeli konusunda herhangi bir inceleme içermeyen, eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması ile verilen ve ayrıca reddedilen tazminat kısmı yönünden herhangi bir gerekçe içermeyen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Buna göre Mahkemece, dosyada mevcut delil ve belgeler kapsamında bilirkişi heyetinden ekspertiz raporu ile tespit edilen işçilik ve test bedellerinin neleri kapsadığı, TTK'nın yukarıda açıklanan 880. maddesi uyarınca miktarlarının tespiti, ekspertiz raporunda tespit edilen bedellerin bu tespite uygun olup olmadığı, yine sovtajın ne şekilde belirlendiği, ekspertiz raporundaki sovtaj ile heyetçe belirlenen sovtaj arasındaki farkın neden kaynaklandığını açıklar ve davacının tüm talep ve itirazlarını karşılar ek rapor alınarak, alınan raporun denetlenmesi, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi ve neticesine göre gerekçelendirmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2021 tarih ve 2018/1229 Esas- 2021/1055 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.