Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/470 E. 2023/618 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/470
- Karar No
- 2023/618
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/67 Esas KARAR NO: 2024/855 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2023 NUMARASI: 2022/470 E. - 2023/618 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı .... Şirketi arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, nitekim müvekkili şirketin ... Şirketinden hali hazırda alacaklı bulunduğunu, taraflar arasında süre gelen ticari ilişki sebebi ile müvekkilinin hesabından iki adet çeki ... Şirketi adına keşide ederek avans ödemesi olarak davalı şirkete teslim ettiğini, davalılardan ... Şirketinin müvekkili tarafından kendisine verilmiş olan iki adet çek karşılığında müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediğini ya da herhangi bir hizmet ifa etmediğini, buna rağmen avans ödemesi olarak verilmiş olan iki adet çeki ciro ederek diğer davalı ... .... A.Ş'ye vermiş olduğunun müvekkili tarafından haricen öğrenildiğini, müvekkili tarafından davalılardan ... Şirketine verilmiş olan dava konusu 2 adet çek karşılığında kesinlikle bir mal ya da hizmet alınmamış olup ticari defter ve belgeler incelendiği takdirde müvekkilinin davalı şirketten alacaklı durumda olduğunun anlaşılacağını, mal karşılığı verilmemiş olan çeklerin davalı ... .... A.Ş tarafından hukuka aykırı şekilde temlik alınmış olduğunun açık olduğunu beyanla müvekkilinin çekler sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tüm işlemlerinde olduğu gibi kendisine faktoring işlemi için başvuran diğer davalı ... Şirketi ile akdettiği 07/09/2011 tarihli faktoring sözleşmesine konu işlemlerde de kambiyo senedine bağlı alacakların dayanağı faturaların kendisine sunulmasıyla birlikte işlem tesis ettiğini, Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesinin aradığı anlamda faturanın müvekkili şirkete davalı ... A.Ş tarafından ibraz edilen faturalar ile diğer davalı ... Şirketinin davacı ... San. Ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti olan alacağını ispatlamış olması karşısında kredi miktarının faturalandırıldılmış gerçek bir alacak olduğunu, davacı tarafın diğer davalı ... A.ş ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağını alamadığını iddia ettiğini ancak asıl borç ilişkisinde meydana geldiği iddia edilen sebeplerin asıl borç ilişkisi tarafı olmayan müvekkiline karşı kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceğini, kambiyo senedini yasal yollarla elinde bulunduran hamilin ciro yoluyla almış olduğu senedin dayandığı asıl borç ilişkisini bilebilecek durumda da olmadığını, bilmesinin de beklenemeyeceğini, bu durumun kambiyo taahhüdü vermenin ruhuna aykırı olduğunu, müvekikli şirketin diğer davalı ... A.Ş'nin doğmuş olduğunu açıkça beyan ettiği ve faturalarını da ibraz ettiği alacağa karşılık davacıdan almış olduğu çeki müvekkili şirkete vererek karşılığında kredi kullandığını, iş bu çekler ile ilgili olarak müvekkili şirketin alacağının kambiyo taahhüdünden doğduğunu, müvekkili şirketin bu şekilde diğer davalıya vermiş olduğu tarştışmasız olan kredi bedelini tahsil edemeyerek zarara uğradığını, müvekkili şirketin tamamen usul, yasa ve ilgili yönetmeliğe uygun olarak aranan belgeleri edindikten sonra davalı ... Şirketine kredi kullandırdığını ve alınan faturanın ödenmesi amacıyla dava konusu çeki aldığını beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişti.Davalı ... San. Nak. ve Turz. Taah. A.Ş. usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalarda kendisini temsil ettirmemiştir. Dairemiz kaldırma kararından önce İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada; "Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacının iddiasının dava konusu edilen çeklerin mal alımı için avans olarak verildiği ve mal teslimi yapılmadığından çekler sebebiyle borçlu olmadığına yönelik olduğu, davacının dava konusu ... Bank'ait 03/02/2012 tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 07/02/2012 tarihli 50.000,00 TL bedelli çekleri davalı ... adına keşide ederek verdiği, çeklerin bu davalı tarafından ciro ile davalı ... Faktoringe verildiği, davalılar arasındaki faktoring işlemlerinin mevzuata uygun olduğu ancak açıklanan gerekçe ile davacının diğer davalı fatura borçlusu ...'ya karşı borçlu olmadığına dair iddiasını faktoring üçgeninde yer alan davalı ... Faktoringe karşı ileri sürmesi mümkün ise de davalı ...'nın davaya cevap vermeyerek davacının çeklerin mal alımı için avans olarak verildiği iddiasını inkar ettiği, çekin bir ödeme aracı olduğu, taraflar arasında davacının ticari defterlerine göre 2010-2012 yılları arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu, çeklerin bu ticari ilişki sırasında verildiği ve ispat yükü üzerinde olan davacının davalı ...'ya çekleri mal alımı sebebiyle avans çeki olarak verdiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldıklarını ispat edemediği anlaşılmış olmakla davanın reddine, davalı ...'in tazminat talebinin açılmış icra takibi bulunmadığı ve davacının kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından reddine" karar verilmiştir. Dairemiz 23/05/2022 Tarih, 2020/1126 Esas, 2022/866 Karar sayılı kararı ile; "... yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemeyeceğinden, davacı tarafa yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmaksızın karar verilmesi sebebiyle karar usule aykırı olduğundan, kararın bu eksiklik giderilmek üzere kaldırılarak mahkemesine gereği için gönderilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne" karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça davaya konu çeklerin avans çeki olarak verilmiş olduğu ve çeklere ilişkin malların teslim edilmemiş olması nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla iş bu davanın açılmış olduğu, davacı tarafça sunulan ticari defter ve kayıtlar ile dava konusu çeklerin avans çeki olduğu ve çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının yazıl deliller ile ispat edilemediği, davacı tarafın yemin deliline dayanılmış olması nedeniyle yemin hakkı hatırlatıldığı ve davacı tarafça yemin deliline başvurulacağının belirtilmesi üzerine, çekin lehdarı olan şirketin yargılama sürecinde iflas etmiş olması nedeniyle ve müflis şirketin yemin teklif edildiği dönemdeki şirket yetkilileri tarafından( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/5164 Esas ve 2014/4666 Karar sayılı ilam ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2018/2170 esas ve 2021/490 karar sayılı karaları doğrultusunda iş bu davada iflas idare memurlarınca) eda edilmesi gerektiğinden müflis şirket iflas idare memurlarına yemin teklifine ilişkin talimat mahkemesi aracılığıyla yemin teklif edildiği ancak yeminin eda edilmediği, dolayısıyla dava konusu çeklerin avans çeki olarak verildiği ve malların teslim edilmemiş olması nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığının ve çeklerden dolayı davalı tarafa borçlu olunmadığı iddiasının kesin delil olan yemin ile ispat edilmiş olduğu, davalı .... ile davalı ...AŞ.'nin sözleşme kapsamında faturalara konu alacağın temlik ederek faktoring finansmanı sağladığı, fatura ile tevsik edilmiş alacağın temlik alındığı şahsi defiler ( bedelsizlik ) Faktoring şirketi olan davalıya karşı da ileri sürülebileceği, dava konusu çeklerin 03/2/2012 ve 07/02/2012 tarihlerinde davalı ...'ye ödenmiş olduğu ve çek bedellerinin davacıya iade edilmesinin gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Davalı Müflis ... Sanayi Nakliyat Ve Turzm Taah. Tic A.ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; -aslında iş bu davanın, dava konusu alacağını ispat edememiş olan davacının hukuka aykırı bir şekilde davasının kabul edilmesi ile sonuçlandığını, İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2013 tarih ve 2013/11 Esas ve 2013/340 Karar sayılı ilamı ile davalı ... Sanayi Nakliyat Ve Turizm Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi’nin iflasına karar verildiğini, İflas Kararının Müflis Şirket yetkilileri tarafından temyiz edildiğini ve Yargıtay'ın kararı bozduğunu, İflas dava dosyasının İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/625 Esasına kayıt edilerek, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2018 tarih , 2017/625 Esas- 2018/997 Karar sayılı ilamı ile ... Sanayi Nakliyat Ve Turizm Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi’nin yeniden iflasına karar verildiğini ve İflas kararının 16/11/2021 tarihinde kesinleştiğini, İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 18/07/2014 tarih ve 2014/603 Esas , 2014/667 Karar sayılı ilamı ve İzmir 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 16/10/2017 tarih, 2017/648 Esas- 2017/ 619 Karar sayılı ilamı ile İzmir barosu avukatlarından Avukat ... , Avukat ... ve Avukat ...'ın Müflis ... A.Ş. iflas idaresi üyesi olarak görevlendirilmesine karar verildiğini, masanın kanuni temsilcisi sıfatını haiz olan iflas idaresinin temel görevinin, iflas dairesinin denetimi altında, iflas dairesinin tasfiyenin yapılması işini kendisine havale etmesinden iflasın kapanmasına kadar, masa menfaatlerini korumak suretiyle tasfiyeye yönelik işlemler yapmak olduğunu, İflas İdaresinin müflis şirketin hissedarı / yöneticisi olmadığını, İflas İdaresinin İflas Masasının kanuni temsilcisi olduğunu, iş bu davada Müflis şirketin iflas etmeden önceki dönemlerine ilişkin olup, iflas öncesi dönem ile ilgisi her hangi bir bilgisi , görgüsü olmayan , Müflis şirkete ait ticari defter ve belgelerini de elinde bulunduramayan iflas idare üyelerine yemin teklifinde bulunmanın usule aykırı olduğunu, -yeminden kaçınma olmadığını, İflas İdare Üyeleri dava dosyasına ; "Davacının 04/11/2022 tarihli beyan dilekçesine konu yemin metninde belirtilen çekler ile ilgili hiçbir bilgim bulunmamaktadır. Hiçbir bilgim bulunmayan , Davalı Müflis ... A.Ş. İle ilgili ticari defterler iflas idaremize teslim edilmediğinden ticari kayıtlar üzerinden inceleme yaptırma durumumuz olmayan bir konuda yemin etmem hukuken mümkün değildir. "şeklinde yazılı beyanda bulunduklarını, yeminin konusunun HMK`nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğunu, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -yemin teklif edilen hususun HMK md.226/c hükmü ile Vergi Usul Kanunu md.3 uyarınca yemine konu olamayacak vakıalardan olduğunu, Davacınını faturanın gerçek dışı düzenlendiğini iddia ettiğini, Davacının 05.02.2015 tarihli beyan dilekçesindeki, "faktoring şirketinin de dava tarihi itibari ile ilgili mevzuat uyarınca alacağı temlik alırken, alacağı tesvik eden faturanın (ki bu faturanın da gerçek dışı düzenlenmiş olup müvekkilimizin defter ve kayıtlarında da bulunmadığı sabittir)" 08.05.2023 tarihli bir diğer beyan dilekçesindeki, "...sunmuş olduğu faturanın da gerçek dışı olduğu ve müvekkil şirket kayıtlarında bulunmadığı..." şeklindeki beyanlarının faktoring işlemine konu alacağı tevsik eden faturaların sahte olduğunu ifade ettiğini, ayrıca, davacı taraf bu beyanlarına ek olarak yerel mahkemenin 28.02.2018 tarihli davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvururken, "..davalı ... şirketinin söz konusu dönemdeki yetkililerinin görevlerini kötüye kullanarak fiktif alacaklar tesis ederek, gerçekte mevcut olmayan alacaklar yaratarak bunları şirket hesabında gösterdiği, bu nedenle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına da suç duyurusunda bulunulduğu.." "ve "... tarafından düzenlenmiş olan sahte fatura 07.10.2012 tarihlidir." dediğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Yemine konu olamayacak vakıalar başlıklı Madde 226- (1)-c,"Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar." hükmü uyarınca davalı ... yetkililerine yemin delilinin ileri sürülemeyeceğini, Davacı tarafın davalı ...'a hem suç isnat ettiğini, hem de suç isnadına konu fiilin doğru olup olmadığına dair yemin teklif ettiğini, -Diğer taraftan Vergi Usul Kanununa göre vergiyi doğuran olayın yemin ile ispatlanamayacağını, 213 Numaralı Vergi Usul Kanununun 3/B.2 maddesi, "Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. " hükmüne haiz olduğunu, somut uyuşmazlıkta davacının düzenlediği 2 çekin, avans çeki olduğunu iddia ettiğini, Davacının ticari ilişki içerisinde çek düzenlemesi ve diğer davalı ...'ın da fatura düzenlemesi neticesinde taraflar(davacı ile davalı ...) arasında vergi tahakkuk ettiren bir ilişki meydana geldiğini, dolayısıyla bu konuda bu nedenle de yemin deliline başvurulamayacağını, Davacı tarafça da davaya konu çeklerin avans çeki olduğu ispat edilemediğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe; İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Avans olarak verilen çekin mal tesliminin gerçekleşmemesi sebebiyle bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti, çek iptali ve ödenen meblağın iadesi istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, eldeki davanın 17/09/2014 tarihinde açıldığı saptanmıştır. Eldeki davanın yargılaması sürerken, davalı (İflas Nedeniyle) Müflis ... Sanayi Nakliyat ve Turzm Taah. Tic A.Ş'nin iflas masası ) hakkında, İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2013 tarih ve 2013/11 Esas ve 2013/340 Karar sayılı ilamı ile davalı ... Sanayi Nakliyat Ve Turizm Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi’nin iflasına karar verildiği, İflas Kararının Müflis Şirket yetkilileri tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay'ın kararı bozduğu, İflas dava dosyasının İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/625 Esasına kayıt edilerek, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2018 tarih , 2017/625 Esas- 2018/997 Karar sayılı ilamı ile ... Sanayi Nakliyat Ve Turizm Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi’nin yeniden iflasına karar verildiği ve İflas kararının 16/11/2021 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin ikinci alacaklılar toplantısının 28/03/2022 tarihinde yapıldığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamında Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat neticesinde düzenlenen bilirkişi raporundan, davacıya ait ticari defterlerin incelendiği, 17/08/2011 tarihinde davalı ... Şirketi'ne ait 5 adet 50.000 TL bedelli çeklerin, 250.000 TL olarak ... Şirketi hesabına borç olarak kaydedildiği, ancak davalı ... Şirketine, faktoring işleminin dayanağı olarak ibraz edilen 07/10/2011 tarihli, 107.389,20 TL bedelli irsaliyeli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Fatura örneğinden, faturada teslim alan isim ve imzasının da bulunmadığı anlaşılmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yazı cevabında, davalı ... şirketinin ticari defterlerinin İzmir 17. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/325 Esas sayılı dosyasında olduğu bildirilmişse de, defterlerin bu dosyada da olmadığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında ticari defterleri saklamamak suçundan soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla, davalı ticari defterlerinin incelenemediği anlaşılmaktadır. Faktoring Sözleşmesinin tarihi itibarıyla, 6361 Sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 21/11/2012 tarihinden önceye ait olduğundan, uyuşmazlıkta 6361 Sayılı Yasa değil 90 Sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile, 2006 tarihli Yönetmeliğin 22/2 maddesinin uygulanacaktır. İlgili yönetmelikte; Faktoring Şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal ve hizmet satışından doğmuş ya da doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın alamazlar ve tahsilini üstlenemezler hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu çeklerin keşidecisinin davacı ... Sanayi ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti., lehtarının davalı ... Şirketi, hamilinin ise çekleri faktoring sözleşmesi ile teslim alan davalı ... Şirketi olduğu, tarafların faktoring ilişkisinin üçlü köşelerinden olması nedeniyle taraflar arasında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı ve davacı tarafça bedelsizlik iddiasının davalı ... şirketine karşı da ileri sürülebileceği anlaşılmaktadır. Davaya konu 28/01/2012 tarihli 50.000 TL bedelli ve 03/02/2012 tarihli 50.000 TL bedelli çeklerin davacı defterlerinde 17/08/2011 tarihinde diğer üç çek ile birlikte davalı ... hesabına borç olarak kaydedildiği, çeklerin avans olarak verildiğinin anlaşıldığı, ancak dayanak 07/10/2011 tarihli faturanın kayıtlı olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği, mahkemece celp edilen davalı ...'a ait BA/BS formlarında bu faturanın kayıtlı olmasının tek başına fatura konusu malların teslim edildiğini göstermeyeceği anlaşılmaktadır.Davalı ... şirketinin Yönetmelik 22/2 maddesi gereğince faturanın gerçek bir satış ilişkisinden doğup doğmadığını incelemesi gerektiği ancak irsaliyeli faturanın teslim alan imzası taşımadığı gibi, davalı ... şirketi tarafından istihbarat yapıldığı, faturanın gerçek olup olmadığının davacıdan sorulduğuna ilişkin dosya kapsamına delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı defterlerine göre çeklerin avans olarak verildiği ve mal teslim edilmediği, davalı faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, çeklerin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı, HMK 222/3 maddesi gereğince davalı ... Şirketinin ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı defterlerinin aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı şirketin bedelsizlik iddiasını ispatladığı, davalı ... şirketinin ilgili yönetmelik hükmü gereğince gerekli incelemeyi ve istihbaratı yapmadığı kusurlu olduğu anlaşılmış, HMK 226/1-c maddesi gereğince suç teşkil edecek hususlarda yemin teklif edilemeyeceğinden davalı müflis şirket iflas idare memurlarına teklif edilen ve eda edilmeyen yeminin davacı yönünden aleyhe sonuç doğurmayacağı kanaatiyle, sonuç itibarıyla mahkemece davanın kabulü kararı yerinde ise de, karar gerekçesi düzeltilmekle, davalılar vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 tarih, 2022/470 E., 2023/618 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile; 3-Davanın KABULÜ ile davacının, ... Bank A.Ş'ye ait 03/02/2012 tarihli ... seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çekten ve 07/02/2012 tarihli 17726 seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çeklerden kaynaklı olarak davalılara borçlu bulunmadığının TESPİTİNE -03/02/2012 tarihli ... seri numaralı çeke ilişkin olarak ödenen 50.000,00 TL'nin 03/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 07/02/2012 tarihli ... seri numaralı çeke ilişkin olarak ödenen 50.000,00 TL'nin 07/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine -Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-İlk derece yargılama giderleri ve harç yönünden; 4a-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 1.485,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.346,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp Hazineye gelir kaydına, 4/b-Davacı tarafından yapılan 4.581,75 TL yargılama gideri( bilirkişi ücreti, talimat gideri, posta ve tebligat gideri) ile 1.485,00 TL peşin olarak ödenen harç olmak üzere toplam 6.066,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4/c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ve davalı müflis ... Sanayi Nakliyat ve Turzm Taah. Tic A.Ş. tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.476 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. 13/05/2024 MUHALEFET ŞERHİ; Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.'nın m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK.'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir.Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemediği takdirde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Ancak ispat yükü kendisine düşen taraf bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı takdirde son çare olarak yemin deliline başvurur (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, İstanbul, 6.baskı, cilt III, sh.2493). Öte yandan, HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. İflas masasının taraf olduğu davalarda ise yemin, müflis tarafından değil, iflas idaresi tarafından eda edilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, İstanbul, 6. baskı, cilt III, sh.2546; İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2013, Ankara 2. baskı, sh 1304). Açıklanan neden ile, davalıların yemin edilemeyeceğine dair istinaf isteminin yerinde olmadığı, eylemin suç teşkil ettiği ileri sürülmüş ise de, temeldeki ilişkinin alacak ilişkisi olduğu ve vergiyi doğuran olay değil ticari ilişkiden kaynaklı bir alacak olması nedeniyle yemin teklifinin mümkün olduğu, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi görüşünde olduğumdan Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.