Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/371 E. 2023/461 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/371
Karar No
2023/461
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 18/05/2023

NUMARASI : 2022/371 Esas - 2023/461 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 12/05/2022

KARAR TARİHİ: 19/06/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ... sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın 12/01/2021 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, hasarın ... limitinin ilgili sigorta şirketince karşılandığını, bakiye hasar bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan talebin sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar bedeli, 1.586,00-TL eksper ücreti olmak üzere 2.586,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 22/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 89.660,71 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, ekspertiz raporu, sigorta şirketine başvuru yapılmadan düzenletildiğini, talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile 49.889,60 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda her ne kadar kararın miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilmişse de uyuşmazlık tutarı gözetildiğinde kararın kesin olmadığını, alacak talepleri zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olup dosya kapsamında izah edildiği üzere sigortalının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından ve ayrıca davacı tarafça kazanın meydana geldiğine, oluş şekline, boyutuna ilişkin ihbar ve ispat yükümlülükleri yerine getirilmediğinden müvekkil sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, itirazlarının dikkate alınmayacaksa dahi dosya kapsamında belirlenen hasar bedeli fahiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 1454.maddesi gereğince bir başkası da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirebileceğini, ancak bu durumda sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan, rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat talep etme hakkı da rehin hakkı sahibine ait olduğunu, poliçede ... - ...- ... A.Ş. ...-Maslak Ticari Merkez sigortalı aracın dain-i mürtehini olarak gösterilmiş olduğundan ilgili araç hasarını talep etme hak ve yetkisi rehinli alacaklıya ait olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:

Dosya kapsamından, 12/01/2021 tarihinde davacıya ait ...plakalı araç ile davalı tarafından ... sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... poliçe limiti kadar hasar bedelini ... sigortacısı olan ... A.Ş.'den tahsil eden davacının, limiti aşan hasar bedeli için ... plakalı aracın ... sigortasını düzenleyen davalı ... A.Ş.'ye eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.

Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusur raporuna; Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun ekspertiz raporu, aracın hasarlı haldeki fotoğrafları, hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusur raporu ve teknik raporlara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yine davacı vekilinin e-mail yöntemi ile davalı sigorta şirketine 10/12/2021 tarihinde usulünce başvuru yaptığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince alınan kusur ve hasar raporuna itibar edilerek " Bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davacı aracındaki hasar bedeli iskontosuz KDV dahil 92.889,60-TL'dir. ... sigortacısı ... Şirketi tarafından ödenen 43.000-TL düşülmesi sonucu geriye kalan 49.889,60-TL hasar onarım bedelinin davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.

2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.

Davaya konu trafik kazası 12/01/2021 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, davacı tarafça, gerek dava dilekçesi, gerekse ıslah talebine konu ettiği maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir.

Davacı tarafça, bilirkişi raporu ibrazından sonra 22/02/2023 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilerek, aynı tarihte ıslah harcını yatırılmıştır. Islah dilekçesi, davalı sigorta şirketi vekiline 28/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili 28/02/2023 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısım yönünden süresi içerisinde zamanaşımı def'in de bulunulmuştur. Bu durumda, davacının ıslah tarihinin, KTK'nın 109/1. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra olduğu, 25/03/2021 tarihinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne ... sigortacısı olan ... Şirketi aleyhine başvuru yapılmış olmasının ... sigortacısı olan davalı ... A.Ş. bakımından zamanaşımını kesmeyeceği nazara alınarak ıslah yoluyla artırılan kısım bakımından, zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesi gerekirken davanın tarafı olmayan ... Şirketi bakımından Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne başvuru yapılması nedeniyle zamanşımının kesildiğinin ve ıslahın süresinde olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

Bu nedenle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,

Buna göre:

1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,

Islah ile artırılan kısım yönünden davanın zamanaşımı dolduğundan REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç, 1.488,00 TL ıslah harcı toplamı 1.568,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 836,70 TL'nin davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 732,00 TL karar harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine

4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan bilirkişi ve tebligat ücreti olarak yapılan 2.050,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında 23,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davanın kabul oranı dikkate alındığında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

7-Davanın ret oranı dikkate alındığında davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

8-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2022/39827 arabuluculuk no.lu görüşmeler neticesinde belirlenen 1.560,00 TL'nin davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında bakiye 868,03 TL'sinin davalıdan, bakiye 691,97 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

9-Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;

1-Davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,

2-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 91,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,

3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/371, K. 2023/461, T. 18.05.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-371-e-2023-461-k-e5b445ba46bb