Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/342 E. 2024/1094 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/342
Karar No
2024/1094
Karar Tarihi

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/342 Esas 2024/1094 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/342 KARAR NO : 2024/1094

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2021 NUMARASI : 2018/328 Esas 2021/648 Karar ASIL DAVADA DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR :

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/07/2019

KARAR TARİHİ : 16/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2024

Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ASIL DAVADA DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Borçlu “...Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.” ile davacı banka arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını ve davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, Sincan 5. Noterliği’nin 02/04/2018 tarih ve 8641 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini; borcun ödenmemesi nedeniyle Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2018/4770 E. sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını ve davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu “...Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.” ile davacı banka arasında genel nakdi ve gayrinakti kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını ve davalının murisi müteveffa ...’in müteselsil kefil olarak imzaladığını, Sincan 5. Noterliği’nin 02/04/2018 tarih ve 8641 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2018/4770 E. sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını, müteveffanın 26/12/2017 tarihinde vefat ettiğini ve Sincan 5. Noterliğinin 23190 sayılı mirasçılık belgesine göre ..., ..., ..., ... ve ...’ün mirasçı olarak kaldığı, Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/415 E., 2018/830 K. sayılı kararı ile ...’in, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/110 E., 2018/364 K. sayılı kararı ile ..., ... ve ...’ün mirası reddettiklerini, mirası reddetmeyen ...’e ödeme emri gönderildiğini ve davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olmadığı, davacı bankaca davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle icra takibinde haklı olduğu, davalı müteselsil kefillerin kefalet limitleri dahilinde borçtan sorumlu oldukları, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin gayri nakdi alacak depo talebinden sorumlu olduklarına dair açık hüküm bulunmadığı, birleşen dava davalısı ...'e gönderilen ödeme emrinin Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/336 Esas 2020/687 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle dava tarihi itibariyle borçluya usulüne uygun gönderilmiş bir ödeme emri bulunmadığından birleşen davada dava şartlarının gerçekleşmediği, alacağın likit olduğu, birleşen dava yönünden takip haksız olmakla birlikte kötü niyet saptanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalıların Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2018/4770 E. sayılı takip dosyasından, vaki itirazının taleple bağlı kalınarak; Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar kapsamında ... A.Ş. kefaleti ile 160877 nolu hesaptan kullandırılan Taksitli Ticari Krediden dolayı 879.762,24 TL asıl alacak, 5.395.88 TL işlemiş temerrüt faizi, 269.79 TL temerrüt faizin % 5 BSMV, 885.427,91 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına; asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yıllık %36,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ticari Kredili Mevduat Hesabı Krediden dolayı 43.595,31 TL asıl alacak, 204,03 TL işlemiş temerrüt faizi , 10,20 TL temerrüt faizinin %5 BSMV, 43.809,54 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına; asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlu Cari Hesap Krediden dolayı ise 70.044,03 TL asıl alacak, 429,60 TL işlemiş temerrüt faizi, 21,48 TL temerrüt faizinin % 5 BSMV, 70.495,11 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına; asıl alacağa takip tarihinden yıllık % 36,80 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen nakdi alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 199.946,51 TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların, koşulları bulunmayan tazminat istemlerinin reddine, 6.580,00 TL çek riskinin depo edilmesi talebi yönünden bankanın yükümlülüğünün 30/06/2018 tarihinde sona ermesi sebebiyle bu talep konusuz kaldığından, konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, doğrudan borçlandırma sistemi kapsamında borçlu şirketin kredili mevduat hesaplarına ait alacaklı banka tarafından ödenecek faturalar talebi bakımından yargılama sırasında tazmin edildikleri saptanan toplamda 47.553,69 TL için 21.359,48 TL'nin 30/04/2018, 10.242,71 TL'nin 21/05/2018, 14.548,29 TL'nin 08/06/2018, 914,57 TL'nin 25/06/2018,9,79 TL'nin 28/06/2018, 361,61 TL'nin 02/07/2018, 117,24 TL'nin 06/08/2018 tarihlerinden itibaren -taleple bağlı kalınarak- yıllık % 28,08 temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV uygulanmak suretiyle davalılardan tahsili için takibin devamına, Borçlu Cari Hesap Kredisi ile ilgili olarak davadan sonra 02/05/2018 tarihinde yapılan 59.875,08 TL tahsilatın infazda dikkate alınmasına; birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/394 Esas 2019/712 Karar sayılı davanın HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden ret kararı verilmesine rağmen nakdi alacak yönünden davalı yararına 70.104,43 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararda nakdi ve gayri nakdi alacaklar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, asıl ve birleşen davalarda tek bir vekalet ücretine hükmedilmesine gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl ve birleşen dava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4770 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 18/04/2018 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağından dolayı taksitli ticarî kredi borcundan kaynaklı 882.030,21 TL asıl alacak, 19.097,66 TL işlemiş temerrüt faizi, 954,88 TL BSMV olmak üzere toplam 902.082,75 TL; ticarî kredili mevduat borcundan kaynaklı 43.595,31 TL asıl alacak, 577,44 TL işlemiş temerrüt faizi ve 28,87 TL BSMV olmak üzere toplam 44.201,62 TL; borçlu cari hesap borcundan kaynaklı 70.044,13 TL asıl alacak, 1.865,34 TL işlemiş temerrüt faizi ve 93,27 TL BSMV olmak üzere toplam 72.002,74 TL olmak üzere genel toplam 1.018.287,11 TL alacak ile 6.580,00 TL çek riski ve doğrudan borçlandırma sistemi kapsamında borçlu şirketin kredili mevduat hesaplarına ait alacaklı banka tarafından ödenecek faturalar toplamı olan 47.553,69 TL'nin depo edilmesi istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Bilirkişiden alınan 02/04/2019 tarihli kök ve 29/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; davacı bankanın taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat, BCH, çek taahhüt, doğrudan borçlandırma sisteminden kaynaklı olarak alacaklarının bulunduğu belirtilerek söz konusu alacak miktarlarının ayrı ayrı hesaplandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, davacı bankanın ... ile davalı kredi müşterisi ...Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında; 16/07/2014 tarihli 400.000,00 TL ve 25/05/2015 tarihinde artırılan limit 1.200.000,00 TL ile toplam 1.600.000,00 TL tutarında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği, iş bu sözleşmeyi davalı kefiller ... ve ...'in 16/07/2014 tarihinde 400.000,00 TL'lik ve 25/05/2015 tarihinde artırılan 1.600.000,00 TL'lik kefalet miktarı ile ulaşılan kefalet miktarı olan 1.600.000,00 TL tutarıyla müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, 18/05/2017 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği, iş bu sözleşmeyi 18/05/2017 tarihinde davalı kefiller ... ve ...'in kefalet miktarı 1.000.000.00 TL ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, banka tarafından söz konusu genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerine istinaden, Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar kapsamında ... A.Ş. kefaleti ile 160877 nolu aylık taksitli ticari kredi hesaptan, 13376 nolu kredili mevduat hesabından, 27070 nolu borçlu cari hesaptan, kredi kullandırıldığı, çek karnesi verildiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın Sincan 5. Noterliğinin 02/04/2018 tarih ve 08641 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile toplam 1.086.399,57 TL ile işbu ihtarnameye ilişkin masrafın (7gün) içinde ödenmesinin, Bankanın sorumlu olduğu çek yasal yükümlülük tutarı toplamı olan 6.580.- TL’nin (7 gün) içinde depo edilmesinin, sözleşmeler uyarınca, Doğrudan Borçlandırma Sistemi kapsamındaki kredili ticari mevduat hesaplarına ait bankaca ödenecek faturaların toplam bedeli olan 47.553,69 TL’nin (1 gün) içinde depo edilmesinin, ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 04/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile tanınan 7 günlük sürenin ilavesi ile 12/04/2018 tarihinden itibaren temerrüde düştükleri, mahkemece alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olup, yapılan hesaplamaların dosya kapsamıyla uygun olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefillerin gayri nakdi alacak ve depo talebinden sorumlu olduklarına ilişkin açık hüküm bulunmadığı, birleşen dava davalısı ...'e gönderilen ödeme emrinin Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/336 Esas 2020/687 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği ve işbu kararın 14/09/2020 tarihinde kesinleştiği, böylelikle birleşen dava tarihi itibariyle borçluya usulüne uygun gönderilmiş bir ödeme emri bulunmadığından birleşen dava yönünden HMK'nın 114/2. ve 115/2. Maddelerinde öngörülen dava şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte AAÜT'nin 7/2.maddesi gereğince, davanın ön şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi halinde AAÜT'nin 2.kısmının 2.bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3.kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiş olup, birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesine göre davalı yararına nakit alacak yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Öte yandan, birleşen davada davacı tarafından nakit alacağın tahsili yanında gayri nakit alacağın depo edilmesi de talep edildiğinden reddedilen gayri nakit alacağın niteliği gözetilerek birleşen davada davalı yararına gayri nakit alacak yönünden ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bundan başka, 6100 Sayılı HMK'nun 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir. Anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu nedenle her dava için ayrı ayrı hüküm kurulması, harç, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekir. İlk derece mahkemesince bu ilkeler gözetilerek asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının birleşen davada nakdi alacak yönünden hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun asıl dava yönünden ESASTAN REDDİNE, B)Davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve 2018/328 Esas 2021/648 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca birleşen davada nakdi alacak yönünden hükmedilen vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, B)1-Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/394 E., 2019/712 K. sayılı davada; Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/336 E., 2020/687 K. sayılı kararından; Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2018/4770 E. sayılı dosyasında ...'e gönderilen "ödeme emrinin iptaline" karar verildiği ve işbu kararın 14/09/2020 tarihinde kesinleştiği ve bu suretle; dava tarihi itibariyle borçluya usulüne uygun gönderilmiş bir ödeme emri bulunmadığından, HMK'nın 114/2.maddesinde düzenlenen "diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına" aykırılık nedeniyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, 2.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, a)Birleşen davada: Nakdi alacak yönünden, alınması gereken, 59,30 TL karar ve ilâm harcı ile gayri nakdi alacak yönünden, alınması gereken 59,30 TL maktû karar ve ilâm harcı toplamı 118,60 TL harçtan, peşin alınan 12.298,36 TL'nin tenzili ile artan 12.179,76 TL harcın, karar kesinleştiğinde istemi ve başvurusu halinde davacıya iadesine, 3.-Yargılama giderleri bakımından: a)Birleşen davada; Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığına, 4.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca: a)Birleşen davada: Nakdi alacak yönünden, davalı yararına hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Gayri nakdi alacak yönünden, davalı yararına hesaplanan 4.080,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 64,80 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 285,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2024

Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/342, K. 2024/1094, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-342-e-2024-1094-k-c0c4de316be6