Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/309 E. 2025/1458 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/309
- Karar No
- 2025/1458
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/309 Esas
KARAR NO : 2025/1458
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05/10/2021
NUMARASI : 2021/209 Esas, 2021/758 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, verilen hizmet nedeniyle düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından hizmet bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında hukuken geçerli bir sözleşmesel bir borç ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasında sözleşme olduğunu davacının yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, takibe dayanak gösterilen faturaların alacağın varlığına tek başına delil olamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hizmetin eksiksiz şekilde yerine getirildiğini davacının yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının bilirkişi incelemesine ticari defterlerini sunmadığı, alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine göre davalıdan 34.723,86 TL asıl alacak ve 1.633,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.357,72 TL alacaklı olduğu, davalının faturaları vergi dairesine bildirmesi nedeniyle hizmetin verilmediği yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, davalı tarafından borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil de sunulmadığı ve alacağın likid olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 34.723,86 TL asıl alacak ve 1.633,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.357,72TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen alacağın %20'i olan 7.271,544 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında icra takibinde talep edilen kadar bedele hükmedildiği halde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde neticei talep kısmında takibin iptalinin talep edildiğini, aşamalarda da bu yönde beyanda bulunulduğunu, raporda tespit edilen miktarın takipte talep edilen miktarla aynı olduğunu, dava dilekçesinde sehven fazla dava değeri gösterilerek fazladan harç yatırıldığını, hakimin yargılamadaki bu çelişkiyi görüp aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde kendilerine bu hususu sorması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti hizmeti verildiği iddiasıyla düzenlenen fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından icra takibinde talep edilen bedelden fazla miktarda dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmesi nedeniyle hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında bu durumu davacı vekiline açıklattırmasının gerekip gerekmediği ile dava dilekçesinde netice-i talep kısmında takibin iptalinin talep edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.Somut olayda, davacı tarafından davalıya verilen hizmete ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olunduğu ileri sürülmüş olup davalı tarafından ise, davacının kendilerine bir hizmet vermediği, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı ve tek taraflı düzenlenen faturadan dolayı borçlu olunamayacağı savunulmuştur. Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen faturalara istinaden asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.357,72 TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinde, davalının yasal süre içerisinde borca, faize ve faiz oranına itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacıya tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanılmadığından eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından icra dosyasında ödenen peşin harç mahsup edilerek davada 44.502,91 TL bedel üzerinden harç yatırılmıştır.29.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflarca faturaların vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalının incelemeye ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 34.723,86 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ücret ve ödeme başlıklı 5.3 maddesine göre yapılan hesaplama neticesinde takip tarihine kadar davacının 1.633,86 TL işlemiş faiz alacağının olduğu, neticeden davacının davalıdan toplam 36.357,72 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde dava değeri 44.502,91 TL gösterilerek bu bedel üzerinden harç yatırılması nedeniyle bilirkişi raporunda tespit edilen toplam 36.357,72 TL bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 16 ıncı maddesi şu şekildedir;“Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır... Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır.” 6100 HMK'nın 119/1. maddesinde “1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a)Mahkemenin adı. b)Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c)Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç)Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d)Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e)Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f)İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g)Dayanılan hukuki sebepler. ğ)Açık bir şekilde talep sonucu. h)Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.” hükmü yer almaktadır.Yine aynı kanunun 119/2. maddesinde “(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Davacı vekili, dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterdiği 44.502,91 TL bedel üzerinden dava peşin harcını yatırmıştır. Dolayısıyla davacının dava dilekçesinde belirttiği miktar üzerinden mahkemece karar verilmesi yerinde olup somut olayda maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili görülen bir husus olmadığından HMK 31. maddesinin uygulanma olanağı da bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/209 Esas, 2021/758 Karar ve 05/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 537,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere üye hakim ...'nun karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.06/11/2025
MUHALEFET ŞERHİ:
Davacı tarafından dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterilen 44.502,91 TL bedel üzerinden icra dosyasında ödenen peşin harç mahsup edilerek harç yatırılarak iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.29.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflarca faturaların vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalının incelemeye ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 34.723,86 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ücret ve ödeme başlıklı 5.3 maddesine göre yapılan hesaplama neticesinde takip tarihine kadar davacının 1.633,86 TL işlemiş faiz alacağının olduğu, neticeden davacının davalıdan toplam 36.357,72 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 36.357,72 TL bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinin netice-i talep kısmında, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dolayısıyla iş bu itirazın iptali davasında işin doğası gereği, hükme konu olabilecek miktarın üst sınırı takibe konu edilen 36.3657,72 TL olacaktır. Davacı tarafından takipte talep edilen 36.3657,72 TL bedel üzerinden yatırılması gerekli olan harç bedeli de iş bu itirazın iptali davasında eksiksiz olarak yatırılmıştır. Dolayısıyla davacının dava dilekçesinde, maddi hata sonucunda dava değerini hatalı gösterdiği belli olup dava, davacı tarafından tam ıslah yoluyla alacak davasına da çevrilmediğinden itirazın iptali davasının mahiyeti gereğince davanın tam kabulüne karar verilerek 36.3657,72 TL bedel üzerinden davalı aleyhine harç ve yargılama giderlerine hükmedilerek ve davacı tarafından fazladan yatırılan harcın ise davacıya iadesine karar verilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken mahkemece yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne muhalif kaldığımı bildiririm.