Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2737 E. 2025/1829 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2737
- Karar No
- 2025/1829
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2737
KARAR NO : 2025/1829
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 23/09/2022
NUMARASI : 2022/514 Esas - 2022/639 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 03/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;15/06/2019 tarihinde Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ...plakalı aracın ...plakalı aracın sol yan arka kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle ...plakalı aracın yan yatarak sürüklenmesi neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kaza neticesinde yaralanan davalı ...'e Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı kapsamında 06/10/2020 tarihinde %100 kusur üzerinden 98.326,00-TL tutarında maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, dava konusu kazaya ilişkin Muratlı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/253 Esas sayılı dosyası ile yapılan ceza yargılamasında alınan 29/09/2020 tarihli bilirkişi raporu ile sigortalı ...plakalı aracın kazada asli kusurlu, ...plakalı aracın ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yargılama sonucunda kusur oranları değiştiğinden müvekkili şirketin fazla ödemiş olduğu tutarının TBK.' nın 77 vd. maddelerinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tazmin etme hakkının doğduğunu, dava konusu tazminat talebinin, sigortalı aracın kusuruna isabet etmeyen %25 oranında kusura denk gelen tutara ilişkin olduğunu, bu nedenlerle, İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 15/06/2019 tarihli kaza tespit tutanağında ...plaka sayılı araç tam kusurlu bulunduğunu, ...Plaka sayılı araca ise bir kusur atfedilemeyeceğini, dilekçe ekinde dosyaya sunmuş olduğu 02/10/2021 tarihli aynı kazaya ilişkin bilirkişi raporunda ...plaka sayılı araç tam kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında kusur dağılımına ilişkin ihtilaf mevcutken bilirkişi raporu dahi alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olup tek başına kaldırma nedeni olduğunu, dava dilekçesinde kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı doğrultusunda zarar gören davalıya ödeme yapıldığı, bununla beraber Muratlı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/253 E. sayılı dosyası ile yapılan ceza yargılamasında, alınan 29/09/2020 tarihli bilirkişi raporu ile ...plakalı aracın kazada asli kusurlu, ...plakalı aracın ise tali kusurlu olduğu tespit edilerek kusur dağılımında değişiklik meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini, kusura ilişkin tespitler yönünden çelişki bulunduğunu, davanın eksik inceleme ile reddedildiğini öncelikle denetime elverişli bir rapor alınarak kusur dağılımına ilişkin tespit yapılması ve bu doğrultuda da kusur oranındaki %25'lik değişiklik sonrası fazla ödenmiş olan tazminatın iadesi yönünde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile davanın reddi yönünde verilen kararın hukuka aykırı kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut uyuşmazlıkta 15/06/2019 tarihinde Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesinde davacı sigorta şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın ...plakalı aracın sol yan arka kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle ...plakalı aracın yan yatarak sürüklenmesi neticesinde meydana gelen kaza neticesinde ...plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davalı ...'e 06/10/2020 tarihinde sigortalısının %100 kusurlu olarak 98.326,00-TL tutarında maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, ceza yargılamasında ...plakalı aracın tali kusurlu olduğu tespit edildiği nedenle %25 kusur oranına isabet eden tazminat miktarının iadesi için takip başlatılmıştır. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir (TBK 167/2).Tüm dosya kapsamına göre; Davalının karşı araç olan 59 S 0331 plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu anlaşılmakla kusur oranlarının değişmesinin yolcu olan davalı için sonuca etkili olmayacağı, TBK'nın 167/2. maddesi gereğince müteselsil sorumlu olan davacının kendi payına düşen kısımdan fazla ödeme yapmış olması halinde diğer müteselsil sorumlulara iç ilişkide ki kusur oranlarına göre rücu edebileceğinden, davalıya rücu hakkı bulunmadığı nedenle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/11/2025