Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1988 E. 2024/2181 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1988
Karar No
2024/2181
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1966 - 2024/2178 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1966 KARAR NO : 2024/2178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2022 NUMARASI : 2021/339 E. - 2022/189 K.

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI

DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 Tarih ve 2021/339 Esas - 2022/189 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının dava konusu 2019/00436-21ve 29 numaralı tasarımlarının, müvekkili şirkete ait ... isimli tasarımın; yine dava dışı ... firmasına ait ... isimli tasarımın ve dava dışı ... firmasına ait 2013/06276 numaralı tasarımın taklidi olduğunu, söz konusu mobilya tasarımlarının daha önceden kamuya sunulduğunu, ... markasına ait ... ürününün davalı ... Mobilya'ya ait mezkur tasarımın tescil tarihinin öncesine, 2017 yılına dayandığını; yine ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait 12.09.2013 tescil tarihli, 2013/06276-2 sayılı tasarımın da davalının tescilinden önceye dayandığını, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, dava dilekçesi ekinde sundukları uzman görüşü ile de bu hususu tespit ettirdiklerini ileri sürerek, davalıya ait 2019/00436-21 ve 2019/00436-29 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının müvekkili şirkete ait 2019/00436-21 ve 29 numaraları tasarımları hakkında önceden hükümsüzlük sebebiyle dava ikame ettiğini, bu davanın Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/91 E. sayılı dosyası ile görüldüğünü ve dosyanın halen istinaf aşamasında olduğunu, bu sebeple öncelikle derdestlik itirazının bulunduğunu, bununla birlikte davacının hiçbir tescili bulunmayan ... isimli tasarımı ve yine dava dışı ... firmasına ait ... ürünleri ve dava dışı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına tescilli 2013/ 06276 sayılı tasarım ile müvekkiline ait tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, dava dilekçesinde dayanılan dava dışı ... firmasına ait ürünlerin kamuya sunuluş tarihinin kesin ve belirlenebilir olmadığını, 2017 yılına ait olduğu iddia olunan katalogun her zaman düzenlenebilir bulunduğunu, müvekkili firmaya ait ürünler ile dosyaya sunulan masa ve sehpa ürünleri arasında hiçbir ayniyet yahut benzerlik bulunmadığını, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/91 E. sayılı dosyasında, dava konusu tasarımlar ile ilgili sunulan bilirkişi raporunda tasarımların benzer olmadığına kanaat getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, eldeki davada hükümsüzlük iddiasına mesnet gösterilen tasarım olarak dava dışı ... firmasına ait olduğu iddia edilen ... isimli ürünün de dava sebebi olarak ilave edildiği, dava sebebi olarak ilave edilen ek tasarımlar nedeniyle derdestlik dava şartı bakımından noksanlık bulunmadığı, dava konusu 2019/00436-29 sıra numaralı tasarım ile redde mesnet gösterilen 2013/06276-2 sayılı tasarımla karşılaştırıldığında; tasarımların birden fazla noktada birbirlerinden somut ve ciddi bir şekilde farklılaştığı, tasarımların ana form yapılarında etajer ve masa ikilisi kullanımının ofis masaları için mutat bir uygulama olduğu, dolayısıyla tasarımlar arasındaki esasa etki eder farklılıkların, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici görülmesi için yeterli bulunduğu; dava konusu 2019/00436-21 sıra numaralı tasarımla redde mesnet dava dışı ... firmasına ait 2017 katalogunda yer alan ürün görseli ile karşılaştırıldığında; tasarımların ... sanatından esinlenilerek oluşturulan ayak yapılarının belirgin farklılaştığı, tasarımlardaki ayakların katlama açı ve biçimlerinin farklı olduğu, bu durumun bütünsel algıyı da etkilediği, yine taban ve üst tabla yapılarının da belirgin olarak farklılaştığı ve bu durumda, her iki tasarımın bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde birbirlerinden somut bir içimde farklı algılar yaratacağı; 21.01.2019 başvuru tarihli dava konusu tasarımların yenilik kriteri bakımından karşılaştırmaya benzer nitelikte önceki tarihlerde kamuya sunulmuş dokümanların incelenmesi neticesinde, davalının tasarım başvuru tarihinden daha evvelki bir tarihte kamuya sunulan veyahut bu tasarımlar ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olan herhangi bir tasarımın varlığı tespit olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, dosyaya sunmuş oldukları uzman görüşü ve beyan dilekçesinin göz ardı edildiğini, yine bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu mobilya tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davalının yeni ve ayırt edici hiçbir biçimsel işlevsel özellik taşımayan tasarımları kendi adına kayıt ve tescil ettirdiğini, davalının tasarımlarının yeni ve özgün olmadığını; harcıalem olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşbu davada da 23.03.2022 tarihli oturumda, davalı vekili tarafından derdestlik itirazlarının bulunduğunun, eldeki dava ile Ankara 3. FSHHM'nin 2020/91 Esas sayılı davasının taraflarının ve konularının aynı olduğunun bildirilmesi üzerine, Mahkemece Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/91 Esas sayılı dosyasında; dosyamız davacısının, içinde dosyamız davalısının da bulunduğu davalılara karşı 2019/00436 sayılı çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği, her ne kadar iş bu davanın tarafları ve talep sonucu ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/91 Esas sayılı dava dosyasının tarafları ve talep sonucu arasında çakışma bulunsa da, davaya konu maddi vakıalar bakımından, eldeki davada hükümsüzlük iddiasına mesnet tutulan "..." ve "..." isimli tasarımların Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/91 Esas sayılı dava dosyasında dava sebebi yapılmadığı anlaşıldığından derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir. Ankara 3. FSHHM'nin 2020/91 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden, davacısının eldeki davada davacı ... Mobilya Ltd. Şti., davalılarının eldeki davanın davalısı ... Mobilya A.Ş. ile eldeki davada taraf olmayan ve tasarım tescil belgesinde tasarım sahibi gözüken ... olduğu, davanın konusunun davalılar adına tescilli bulunduğu bildirilen 2019/00436 sayılı çoklu tasarımın tüm tasarımlar yönünden hükümsüzlüğü istemine ilişkin bulunduğu, mahkemece 02/02/2021 gün ve 2020/91 E. - 2021/49 K. sayılı karar ile dava konusu 2019/00436-12 ve 2019/00436-29 sıra numaralı davalı tasarımlarının mesnet gösterilen tasarım karşısında yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu, hükümsüzlüğü istenen tasarımda tescil belgesi sahibi olmayan davalı ...'un davada hasım sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden husumetten, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verildiği, Dairemizce 23/02/2023 tarih ve 2021/678 E.- 2023/224 K. sayılı karar ile hükümsüzlüğü talep edilen çoklu tasarım 34 adet olduğu halde ilk derece mahkemesince başvuru konusu 34 adet tasarımdan sadece 12 ve 29 nolu tasarımların dava dilekçesinde mesnet gösterilen tasarımlarla karşılaştırıldığı, bunun dışında çoklu tasarım tescil belgesine konu diğer tasarımlarla ilgili herhangi bir incelemenin yapılmadığı, dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadıkları yönünde ise hiçbir değerlendirmenin bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verildiği, davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mutlak yenilik araştırmasının, dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yapılacağı ise tabiidir. Dolayısıyla aynı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin iki ayrı dava açılsa bile bu davalarda mutlak yenilik araştırmasının, dava konusu tasarımın başvuru tarihinden itibaren geriye doğru yapılmasının gerekmesi karşısında, davaların konusunda bir farklılık bulunduğu söylenemeyecektir. Bu durumda davacı tarafça iddiasına dayanak bir tasarım sunulsun ya da sunulmasın, re'sen yapılacak mutlak yenilik araştırmasında, dava konusu yapılan ürünün görünümünün, dünyanın herhangi bir yerinde başvuru tarihinden önce kamuya sunulup sunulmadığının da re'sen incelemesi gerektiğinden, davaların sebebi de aynıdır. Zira davacı tarafından davalardan birinde dayanılan bir tasarımın mutlak yenilik araştırması kapsamında diğer dava yönünden de incelenmesi gerekli, hatta zorunludur. Diğer bir deyişle bu türden davalarda davanın sebebi mutlak yenilik koşulunun bulunup bulunmadığı olup, davacı tarafın dava konusu tasarımın mutlak yenilik niteliğini taşımadığı iddiasını ispatlamak amacıyla dayandığı tasarımlar, esasen her iki davada da re'sen incelenmesi gereken ve bir davada dayanılsa da diğer davada da yargılamanın her aşamasında sunulabilecek birer delil niteliğindedir. Nitekim Yargıtay 11. HD'nin benzer bir olayda Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/03/2010 tarih ve 2010/57 E.- 2010/69 K. sayılı kararında yer alan "Aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı aynı tasarımın, aynı hukuki sebeplerle hükümsüzlüğü talep edildiği, bu çerçevede İstanbul 1. FSHH Mahkemesinin 2009/42 Esas sayılı dava dosya ile mahkememizdeki iş bu dava dosyasının aynı olduğu sabittir. İhtilaf mahkememizdeki dosyada delil olarak gösterilen "İtalyan firması olan ... ünvanlı firmaya ait olduğu ileri sürülen ... markası adı altında 2003 yılından beri üretildiği" açıklanan delilin İstanbul 1. FSHH Mahkemesindeki 2009/42 Esas sayılı dosyada delil olarak gösterilmemiş olması hususunun, belirtilen davaların farklı dava olup olmadığına gerekçe gösterilip gösterilemeyeceği bu kapsamda derdestlik itirazının haklı olup olmadığı yönündedir. İstanbul 1. FSHH Mahkemesinin 2009/42 Esas sayılı dava dosyası halen derdest olduğuna göre, davacının usul hükümleri kapsamında bu delili davanın başında veya devamında veya ıslah suretiyle mahkemesine sunması mümkün olduğuna göre, dava ve yargılama ekonomisi açısından konulmuş olan derdestlik itirazı koşulları mevcuttur." gerekçesiyle HUMK 187/4. md. kapsamında derdestlik ilk itirazının kabulü ile HUMK 194. md. uyarınca davanın ikame edilmemiş sayılmasına kararını onayan 13/12/2011 tarih ve 2010/7008 E.- 2011/16875 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, eldeki davada hükümsüzlük iddiasına mesnet tutulan "..." ve "..." isimli tasarımların, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/91 Esas sayılı dava dosyasında da re'sen incelenmesi gereken birer delil olduğu, diğer bir deyişle her iki davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı bulunduğu, derdest bir davanın bulunmamasının, HMK'nın 114/1-(ı) bendi uyarınca olumsuz dava şartı olduğu, HMK'nın 115/1. maddesi uyarınca mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasının gerektiği, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği gerekçesiyle işbu davanın, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce de eldeki dava yönünden yeniden hüküm tesis edilebilmesi için HMK.'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca, davacı vekilinin tüm istinaf itirazları incelenmeden, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 Tarih ve 2021/339 Esas - 2022/189 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 127,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/12/2024 tarihinde HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1988, K. 2024/2181, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1988-e-2024-2181-k-f5ae6cfd2cb5