İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/207 E. 2025/8 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/207
- Karar No
- 2025/8
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/175 Esas KARAR NO : 2025/4
DAVA : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 28/07/2023 KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ... Tic. A.Ş’nin 05.01.2018 tarihinde ticaret siciline tescil olduğunu, müvekkili şirketin 29.10.2018 tarihinde ... başvuru numaralı ‘’...’’ markası için başvuruda bulunduğunu ve 21.02.2019 tarihinde söz konusu markanın tescil edildiğini, davalı ... A.Ş.’nin 03.10.2019 tarihinde ticaret siciline tescil olduğunu, aynı zamanda davalı şirket yetkilisi ...’in 19.09.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna ...başvuru numaralı ‘...’ markası için başvuruda bulunduğunu, marka hakkında TPMK tarafından ilk olarak yayın kararı verildiğini, ardından ‘...’ markasının ‘drivee’ markası ile benzer olduğunun TPMK tarafından tespit edildiğini ve verilen yayın kararının benzerlik tespitinin ardından alınan düzeltme kararı ile kaldırıldığını ve ‘drivee global’ markasının başvurusunun benzerlik sebebiyle reddedildiğini, bu hususun bile davanın ispatına yeterli olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari unvanları ve faaliyet alanlarının iltibasa neden olacak ölçüde benzer olduğunu, davalı şirket unvanının, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca müvekkili şirketin marka hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanının kullanımının müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz niteliğinde olup haksız rekabet oluşturduğunu, teminatsız olarak davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunluluk arz ettiğini, meydana gelen ihlalin marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması ve önlenmesini, davalının müvekkili adına tescilli ‘...’ markasını herhangi bir ticari amaçla reklam, internet sitesi, ürün, iş evrakı vb. her türlü mecrada kullanılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bahsi geçen durumun marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesini, davalının ticaret unvanının sicilden terkinini, bilirkişi marifetinde tespit edilecek yoksun kılınan kazancın şimdilik 100,00 TL tutarında maddi tazminatın ve 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "... tescil numaralı “...” markasının ... sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, dosya kapsamında davalının ticari ilişkilerinde “...” ibaresini kullanmak suretiyle davacı markasından doğan hakları ihlal ettiği iddia edilmişse de ihlali gösterir bir delilin sunulmadığı, marka hakkına tecavüz olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamadığı, davalı şirket unvanındaki “...” ibaresinin markasal etki yaratacak şekilde kullanıldığını gösterir bir delil sunulmamış olduğundan, SMK uyarınca davalı şirket unvanının terkini koşullarının olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamadığı, davacı ve davalı şirketlerin unvanındaki çekirdek unsurun “...” ibaresi olduğu, ticaret unvanlarının çekirdek unsurları aynı olmakla, daha sonraki bir tarihte kurulmuş olan davalı şirket unvanından “...” ibaresinin TTK uyarınca terkini koşullarının olduğunun kabul edilebileceği, davacının Yoksun Kalınan Kazanç hesaplanması açısından seçimlik hakkına dair bir yapmadığı ve dosyaya sunulu mali veri olmaması nedeniyle hesaplama yapılamadığı..." yönünde sonuç ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Dava konusu uyuşmazlık; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı şirketin ticaret sicil kaydına göre ticaret sicilinden terkin edildiği, mahkememizin 11.11.2024 tarihli ara kararı ile davacı vekiline ihya davası açması için süre ve imkan tanındığı, mahkememizin 09.01.2025 tarihli 4. celsesinde davacı vekilinin ihya davası açmadıklarını ve mevcut duruma göre kabul kararı verilmesini talep ettiği, gelinen aşamada HMK m. 114/1-d kapsamında davalı tarafın taraf ehliyetinin bulunmadığı, HMK m. 115/1-2 doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın husumet noksanlığından usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 855,59 TL harcın düşümü ile artan 240,19 TL 'nin davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair tarafların yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır