Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1786 E. 2026/784 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1786
Karar No
2026/784
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1786

KARAR NO: 2026/784

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/01/2022

NUMARASI: 2018/1333 Esas, 2022/21 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

2019/215 ESAS 2019/1024 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ : 10/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I. ASIL DAVA

Davacı - karşı davalı...vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 23/10/2017 tarihli... Sözleşmesi ile müvekkili şirketin yüklenici olarak, Silivri İlçesi, ... Ada, .. Parsel sayılı imarlı parselde...Konutları olarak adlandırılan projede ... blok ve sosyal tesislerinin -malzeme hariç- kaba inşaat işçilik işini üstlendiğini, tarafların sorumlulukları ve işin ayrıntıları sözleşmede açık bir şekilde düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye ve davalının talimatlarına uygun olarak üstlendiği işe devam etmekte iken davalı şirket çeşitli bahaneler ileri sürerek ödemeleri yapmayıp yükümlülüğünde bulunan malzemeleri zamanında tedarik etmemeye başladığını, 05/11/2018 tarihli ihtarname ile hem davalının davalının 01/11/2018 tarihli ihtarnamesindeki hususlara cevap verdiğini hem de sözleşme kapsamındaki günü geçmiş borcun ödenmesi ihtar edildiğini, davalı bu ihtara rağmen ödemeleri gerçekleştirme -diğinden temerrüde düştüğünü, sözlü ve yazılı ihtarlara rağmen ödeme yapılmadığını, sözleşmenin ağır biçimde ihlal edildiğinden sözleşme feshedildiğini, tüm hakedişlerde davalı şirket çalışanlarının da imzasının mevcut olduğunu, bu şekilde hazırlanan hakedişlere ilişkin faturalar davalıya gönderilmişse de davalı haksız gerekçelerle bunları iade ettiğini beyanla fazlaya dair her türlü hakkları saklı kalmak kaydı ile; icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere inkâr tazminata mahküm edilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı - karşı davacı... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının yüklendiği inşaat %70 seviyelere gelinceye değin taraflar arasında bir uyuşmazlık çıkmadığını, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların sözleşmeye uygun şekilde süresi içinde ödendiğini, gerekli malzemelerin zamanında ve eksiksiz olarak tedarik edilerek şantiyeye iletildiğini, davacı şirket ortağı ...'nın 11.09.2018 tarihli e-maili ile inşaatı durdurmaya karar verdiklerini bildirmelerine rağmen ödemelerin düzenli olarak yapılmaya devam ettiğini, 03.11.2018 tarihli son hakkediş faturasının ödemesi yapılacak iken aynı kişinin 15.11.2018 tarihli mailiyle tüm imalatları durdurduklarını bildirdiğini, işe başlamadan önce davacı şirkete 300.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, davacıya hakkedişleri karşılığında bedel 4 stopaj ile birlikte 5.610.178,14 TL. ödendiğini, uyuşmazlık çıkması üzerine yapılan tespit sonucu ortaya çıkan ayıplı ve eksik işler nedeniyle ödeme yapılmaktan kaçınıldığını, sözlü ve yazılı olarak ayıpların ve eksiklerin düzeltilmesinin istenildiğini, davacının bunları düzeltmek yerine sözleşmeyi fesih yoluna gittiğini, malzeme siparişlerinin bedeli davalı iş sahibince ödenerek şantiyeye getirildiğini, hafriyat miktarlarının gerçeğe aykırı olarak fazla gösterildiğini, bu kapsamda davacıya 326.442,00 TL fazla ödeme yapıldığını, detayları belirtilen 6 adet iade faturasının toplamı 323.986,93 TL'nin davacı hakkedişinden düşülmesi gerektiğini, kabul edilmeyen iki faturanın toplamı 386.909,46 TL'nin hakedişten düşülmesi gerektiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/544 Değişik iş sayılı dosyasında alınan delil tespit raporu itibariyle ayıplı işler yapıldığı, sözleşmeye aykırılıklar olduğu, bu sebeple feshin haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesini,

Karşı dava olarak ıslah yolu ile arttırmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacıdan alınıp müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. BİRLEŞEN DAVA

Davacı... vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin de cevaben sözleşmeyi feshetmiş ve sözleşmenin 10.maddesi gereği davalının hakedişlerini irat kaydedildiğini, inşaatın %70 seviyelerde tamamlanmış ve bu seviyeye kadar hakediş bedeli olarak davalıya 5.444.577,67 TL ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı ve ayıp, kusurlu işleri sözkonusu olduğunu, bu nedenle sözleşmenin 10.maddesindeki irat kaydetme şartı gerçekleştiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itabaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sözleşmeye ve davalının talimatlarına uygun olarak üstlendiği işe devam etmekte iken davacı şirketin sözlü yazılı ihtarlarına rağmen çeşitli bahaneler ileri sürerek ödemeleri yapmaması ve ödemeye yapmayacağını beyan etmesi ile yükümlülüğünde bulunan malzemeleri zamanında tedarik etmemesi gibi açıkça sözleşmeye ağır bir şekilde ihlal etmesi sebebiyle müvekkilince 26/11/2018 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılamada; benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacı yüklenici alacağının 1.787.236,48 TL olduğu, bu iş bedelinden ayıplı işler nedeniyle nefaset, artı eksik işler bedeli olan 178.404,20 TL'nin düşülmesi halinde davacının 1.608.832,28 TL talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın bu miktar yönünden kabulüne,

Taraflar arasındakı eser sözleşmesinin her iki tarafça fesih edildiği, sözleşmenin 9.maddesinde işin bedelinin aylık hakkedişler ile ödeneceği, hakkediş bedelinin bir sonraki ayın ilk 5 günü içinde bir önceki aya ait hakkedişin %7 teminat miktarı kesildikten sonra ödeneceğinin kabul edildiği, taraflar arasında çekişmesiz dönem olarak kabul edilecek Eylül 2018 ayına değin davacı yüklenicinin çekişmesiz hakkedişlerden ve kabul edilen faturalarından ortaya çıkan bakiye alacağının sürekli artış gösterdiği, 03.11.2018 tarihinde son kabul edilen hakkediş ve fatura uyarınca 1.427.000 TL'ye yükseldiği, davacı bildirimine rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiği, işin gerçekleşen bedelini sözleşmeye uygun şekilde zamanında ödeme borcu iş sahibinin temel borçlarından biri olmakla, bu borcunu yerine getirmeyen ve getirmemekte direnime düşen davalı iş sahibine karşı davacı alt yüklenicinin sözleşmeyi haklı nedenlerle fesih ettiği, bu konuda kendisine yüklenebilir bir kusur bulunmadığı, buna bağlı olarak davalı iş sahibi vekilince gerek karşı davada istenen ancak hukuki niteliği ve gerekçesi açıklanmayan tazminat istemi ile gerekse birleşen davada istenen yine hukuki niteliği ve gerekçesi açıklanmayan istemlerini ispat edemediği, ayıp ve eksik işler nedeniyle belirlenen bedelin iş bedelinden düşülmesi nedeniyle bu yönde de karşı davacı iş sahibinin zararının oluşmadığıkaldıki karşı davanın açılış tarihi itibariyle davanın zorunlu arabuculuğa tabi olmasına rağmen karşı davacının davasının arabulucuya başvurmadan açtığı ve dava şartını yerine getirmediği, ayrıca sözleşmenin 10. Maddesinde yazılı davacı alt yüklenicinin hakkedişlerini iş sahibince irat kayıt edilebilme sözleşme koşullarının sözleşmenin davalı yüklenici tarafından haklı olarak feshedilmesi nedeniyle oluşmadığı gerekçesiyle karşı davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF SEBEPLERİ

A)Davacı - karşı davalı - birleşen dosya davalısı .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayıplı ve eksik işler bedelinin haksız ve yüksek oranda belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın tam kabulünü, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

B)Davalı - karşı davacı - birleşen dosya davacısı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin taraflı oldukları, itiraza rağmen aynı heyetten ek rapor alındığı, itirazların ek raporda dikkate alınmadığı, mahkeme gerekçesinin de bu rapora dayalı olduğu, bilirkişilerin görev sınırlarını aşar şekilde görüş bildirdiği, davacı tarafça alınan delil tespit raporunun usule aykırı olmasına rağmen değerlendirmeye alındığı ancak tarafınca alınan raporun dikkate alınmadığı, davalı yükleniciye gönderilen ihtarname içeriklerinin dikkate alınmadığı ve değerlendirilmediği, imara ve projeye aykırılıkların değerlendirilmediği, projeye aykırılığın fesih sebebi olduğu ve birleşen davada sözleşmenin 10.maddesi kapsamında talep edilen ceza koşulu niteliğindeki alacağın kabulü gerektiği, inşaat konusunda uzman olmayan ve gerçek mesleği eğitimcilik olan müvekkilin çalıştırdığı teknik kişinin attığı her imzanın, bilirkişilerce doğru olduğunun kabul edildiği, kök ve ek rapora yönelik sunulan teknik itirazların tekrar edildiği ve fesihte davacının haksız olduğu gerekçeleriyle, asıl davanın reddine, birleşen ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı - karşı davalı - birleşen dosya davalısı yüklenici, davalı - karşı davacı - birleşen dosya davacısı ise iş sahibidir.

Asıl davada yüklenici feshedilen sözleşme kapsamında yapılmış iş karşılığı bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, karşı davada iş sahibi 10.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, birleşen davada iş sahibi feshedilen sözleşmenin 10.maddesi uyarınca yüklenici hak edişinden irat kaydedilen alacağın tahsilini talep etmiş olup, mahkemece sözleşmenin yüklenici tarafından haklı nedenle feshedildiği sabit görülerek asıl davada tespit edilen iş bedeli yönünden itirazın kısmen iptaline, sözleşmenin feshinde iş sahibinin haksız olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinafa getirilmiştir.

Davanın dayanağı olan taraflarca imzalanmış 23.10.2017 tarihli birim fiyatlı... sözleşmesinde yapılacak işin tanımı, miktarı, teknik şartları, süresi ve ödeme gibi hususlar düzenlenmiştir.

Davacı iş sahibi tarafından yükleniciye keşide edilen 01.11.2018 tarihli ihtarnamede sözleşmeye aykırılıkların giderilmesinin talep edildiği, yüklenici tarafından iş sahibine keşide edilen 05.11.2018 tarihli ihtarnamede sözleşmeye aykırılık olmadığı, imalatların eksiksiz ve sözleşmeye uygun sürdürüldüğü ancak, süresinde ödenmeyen alacaklar ile ilave işler bedelinin tahsili yoluna gidileceği hususlarının bildirildiği, iş sahibi tarafından yükleniciye keşide edilen 16.11.2018 tarihli ihtarnamede sözleşmeye aykırılıklar olduğu belirtilerek cari hesap bakiyesi üzerinde hapis hakkını kullandığını bildirdiği, yüklenici tarafından iş sahibine keşide edilen 26.11.2018 tarihli ihtarnamede herhangi bir dayanağı olmayan hapis hakkı ile muaccel ödemelerin yapılmayacağı bildirilmiş olmakla, ödemelerin yapılmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiği beyan edilerek, muaccel borçların ödenmesi, teminatların iadesi ve mahrum kalınan karın ödenmesi talep edildiği, iş sahibi tarafından yükleniciye keşide edilen 30.11.2018 tarihli ihtarnamede ise sözleşmeye aykırılıklar, ayıplı ve kusurlu işler sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği görülmüştür.

Davacı yüklenicinin talebi üzerine Silivri SHM'nin 2018/81 D.İş sayılı delil tespit dosyasında alınan 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, yapılan işin miktarı ile bedeline ilişkin tespitlerin yanında, projeye aykırı imalatlar olduğu görüşü bildirilmiştir.

Davalı iş sahibinin talebi üzerine Bakırköy 4. ATM'nin 2018/544 D.İş sayılı delil tespit dosyasında alınan 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, proje genelinde... tamamlama oranının %70 seviyesinde olduğu dair, işin miktarı ile bedeline ilişkin görüş bildirilmiştir.

Mahkemece alınan 04.01.2021 tarihli bilirkişi raporu özetle, 1-Asıl Davada; davalı iş sahibinin yapılan işin bedelini ödemekte direnime düşmesi nedeniyle sözleşmenin davacı yüklenici tarafından haklı nedenlerle tek yanlı fesih edildiği, davacı yüklenici ticari defterlerinde davalı iş sahibinden 1.833.738,23 TL alacaklı, davalı iş sahibi ticari defterlerinde davacı yükleniciye 1.089.861,28 TL borçlu gözüktüğü, davacı yüklenicinin 03.12.2018 icra takip tarihi itibariyle sözleşmenin kendisi tarafından tek yanlı olarak fesih ettiği süre öncesi yaptığı işlerden ötürü eksik ve ayıplı işlerin bedeli düşüldükten sonra KDV dahil 1.608.832,28 TL iş bedeline hak kazandığı, 2-Karşı davada; sözleşmenin karşı davalı alt yüklenici tarafından tek yanlı fesih edilmesinde alt yükleniciye yüklenebilir bir kusur bulunmadığından sözleşmenin feshi sonucu ortaya çıktığı bildirilen ancak nitelikleri açıklanmayan davacı iş sahibi zararları konusunda bir değerlendirme yapılamadığı, 3-Birleşen davada; benzer gerekçeler ile davalı alt yükleniciye sözleşmenin feshinde bir kusur yüklenemeyeceği için kendisinden sözleşmenin haksız şekilde feshine neden olduğu gerekçesine dayalı olarak istenen, ancak zarar kalemleri konusunda bir ayrıntıyı içermeyen tazminat istemi konusunda da bir değerlendirme yapılamadığı görüşü bildirilmiştir.

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün 30.03.2020 tarihli müzekkere cevabında, kaba inşaat sözleşmene konu ... ada .. parsel sayılı taşınmaza ilişkin 30.06.2019 tarihli yapı kayıt belgesinin mevzuat hükmü uyarınca 30.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı için iptal edildiği bildirilmiştir.

Asıl davada yüklenici, yapılan iş karşılığı bedelin ödenmediği gerekçesiyle feshettiğini belirterek davaya konu takiple iş bedelinin tahsilini talep etmiş ise de, gerek davadan önce kendisinin yaptırdığı delil tespit raporundaki projeye aykırı imalatlar olduğuna dair bilirkişi görüşü, gerekse sözleşme konusu parseldeki binaya yapı kayıt belgesi alınmış olması (iptal edilmiş olsa bile) dikkate alındığında; yüklenicinin sözleşme feshedilmiş olsa bile sözleşme kapsamında yapılan iş karşılığı bedele hak kazanabilmesi için, inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje, yapı ruhsatı, imar mevzuatı ve Deprem Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde tamamlayarak iş sahibine teslim etmesi gerekir. Nitekim imar mevzuatına aykırılık bulunması halinde, bu aykırılıklar giderilmeden teslim olgusunun gerçekleştiğinden söz edilemez.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21.maddesi uyarınca, istisnalar dışında tüm yapılar için yapı ruhsatı alınması zorunlu olup, ruhsat ancak projeye ve imar mevzuatına uygunluk denetimi sonucunda verilebilir. Aynı Kanun'un 32.maddesi gereğince ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların durdurulması ve giderilememesi halinde yıkımı söz konusu olup, 42.maddesi uyarınca da yaptırım uygulanır. Bu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen gözetilmelidir.

Yapının tamamen kaçak olması halinde ekonomik değerinden söz edilemeyeceğinden yüklenici iş bedeline hak kazanamaz. Buna karşılık imara aykırılığın giderilebilir nitelikte olması halinde, yapının yasal hale getirilmesi mümkün ise yüklenici iş bedeli talep edebilecektir.

Bu nedenle imara aykırı yapılarda öncelikle, aykırılıkların giderilip giderilemeyeceğinin bilirkişi incelemesi ve ilgili idareden alınacak yazı ile belirlenmesi zorunludur.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca alınan yapı kayıt belgesi, yapı kullanma izin belgesi niteliğinde olmayıp, yapıyı yasal hale getirmez. Anılan belge, sadece binanın idarece yıkımının engellenmesi ve imara aykırılık nedeniyle idarece tahakkuk ettirilen para cezalarının, yapının yasal hale getirilinceye kadar infazının önlenmesini sağlamaktadır.

Bu nedenlerle mahkemece öncelikli olarak, mahallinde keşif yapılıp projeye aykırılıkların belirlenmesi, bu aykırılıkların giderilmesi için gerekli işlemlerin neler olduğunun ve tadilat ruhsatı alınmak suretiyle giderilmesinin mümkün olup olmadığının ilgili belediyeden sorulması,

Aykırılıkların giderilebilir nitelikte olduğunun anlaşılması halinde; yükleniciye talebi halinde uygun süre ve yetki verilmesi, sonucunun beklenmesi, aykırılıkların giderildiğinin bildirilmesi halinde mahallinde denetim yapılması,

Yüklenicinin aykırılıkları gidermemesi halinde ise bu kez talebi halinde iş sahibine yetki ve süre verilmesi; bunun için bilirkişilerce belirlenecek giderim masraflarının avans niteliğinde depo edilmesi, depo edilmesi halinde bu bedelin iş sahibine ödenerek gerekli işlemlerin yapılmasının sağlanması, aykırılıkların giderildiğinin bildirilmesi halinde mahallinde denetim yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir.

Yukarıda anlatıldığı şekilde yapılacak işlemler neticesinde, projeye aykırılıklar giderilemeyecekse veya mahkemece verilecek yetki ve sürede giderilmezse, davacı yüklenicinin iş bedeli talep edemeyeceği gibi, davalı iş sahibinin ödemede temerrüde düştüğünden bahisle sözleşmenin feshinde haklı olmayacağı gözetilmelidir.

Asıl dava kapsamında bu şekilde inceleme, araştırma ve değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı mahkeme kararı yanlış olmuştur.

7155 sayılı Kanunun 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak belirlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

İş sahibi tarafından 10.000 TL'nin tahsilini talebiyle açılan karşı dava, arabulucuya başvurulmadan açılmış olmakla, karşı davanın bu nedenle reddine dair mahkeme kararı doğru olmuştur.

Birleşen davanın dayanağı olarak gösterilen sözleşmenin 10.maddesinde işin gecikmesi veya sözleşme şartlarına uyulmaması halinde sözleşmenin tek taraflı feshedileceği, yüklenicinin yapmış olduğu hak edişin iş sahibince irat kaydedileceği kararlaştırılmıştır.

Birleşen davada iş sahibi yukarıda içeriği açıklanan 10.maddeye dayalı talepte bulunduğunun anlaşılmasına göre;

1)Asıl davaya ilişkin araştırma neticesinde işin projeye aykırı yapılmış olması durumunda davalı iş sahibinin sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğinin kabulü ile,

2)İşin eksik ve ayıplı yapılması halinde, yine sözleşmeye aykırılık söz konusu olacağından, bu durumda da iş sahibinin haklı nedenle feshi sonucu hak edişleri irat kaydedebileceği gözetilerek, mahkemece işin eksik ve ayıp yapılıp yapılmadığının tespiti ile, kabule engel ayıplı - eksik olması halinde yine iş sahibinin fesihte haklı olduğunun kabulü ile,

3)İş sahibinin ihtarname ile bildirdiği fesih sebeplerinin de araştırılıp sonucuna göre fesihte haklı olup olmadığının değerlendirilmesi neticesinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, birleşen davadaki mahkeme kararı eksik incelemeye dayalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinafının, kaldırma gerekçesi ve sebebine göre (projeye, yani imar mevzuatına aykırılığın resen incelenmesi nedeniyle), davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinafının ise, hem bu sebeplerle hem de esas yönünden olmak üzere; sair istinaflar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden istinaf talebinin REDDİNE,

2-Taraf vekillerinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun usul yönünden KABULÜNE,

3-BAKIRKÖY..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../01/2022 tarih, 2018/....Esas, 2022/21 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

4-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

6-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1786, K. 2026/784, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1786-e-2026-784-k-c5e71c540a73