Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/174 E. 2022/1199 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/174
Karar No
2022/1199
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/411 Esas KARAR NO: 2024/1593 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2022 NUMARASI: 2022/174 E. - 2022/1199 K. DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), DAVA TARİHİ: 18/02/2022 BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/857 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)26/09/2022 DAVA TARİHİ: 26/09/2022 KARAR TARİHİ: 10/10/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA:Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elinde bulunan ... T.A.Ş. Bankası Zeytinburnu Şubesine ait keşidecisi davalı ... olan, ... nolu ve 25.12.2016 keşide tarihli 40.000,00 TL meblağlı çekin yıkanmak suretiyle zayi olduğunu, çekin okunmayacak derece tahrip olması nedeniyle zayi nedeniyle çekin iptaline karar verilmesi amacıyla Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurulduğunu, mahkemece 13.03.2017 tarih, 2016/1142 Esas ve 2017/268 Karar sayılı karar ile çekin iptaline karar verildiğini, iş bu karar ile birlikte davalı çek keşidecisine Bakırköy ... Noterliğinin 17.05.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çek bedelinin ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin bizzat davalıya tebliğ edildiği halde davalının çek bedelini yine de ödemediğini, davalının çek bedelini ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu davalıya ödeme emri tebliğ edilerek dosyanın kesinleştiğini, ancak davalının Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.02.2019 tarih, 2017/1136 Esas ve 2019/158 Karar sayılı kararı ile "tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 09/10/2017 tarihi olarak belirlenmesi" yönünde karar alındığını, bu karar üzerine davalının borca itiraz ederek icra takibinin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde, yasal süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. BİRLEŞEN DAVA:Davalı - birleşen davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin bir adet çek yaprağının iş yerinden taşınma esnasında imzalanmamış iken kaybolduğunu, söz konusu kayıp nedeniyle, müvekkilinin bankanın ilgili şubesine başvurduğunu, durumu ilgili bankaya da bildirdiğini, müvekkilin davalı karşı taraf ile herhangi bir alış verişi ve ticaretinin olmadığını, anılan çek ile ilgili davalı karşı tarafça her ne kadar Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2016/1142 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış ve hüküm kurulmuş ise de müvekkilinin iş bu davadan haberdar edilmediğini, akabinde müvekkili aleyhine Bakırköy ...İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, iş bu takibe karşı müvekkilinin 09.10.2017 tarihinde yasal süresinde takip alacaklısı tarafa borcu olmadığına dair itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa anılan çeki keşide ederek vermediğini ve hiç bir şekilde borcu bulunmadığını, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde, bahse konu çekten kaynaklı müvekkilin borcu olmadığı, davalı karşı tarafın da alacağı olmadığının yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, netice itibarıyla anılan çek sureti incelendiğinde, davalı karşı taraf ...'nın ilk ciranta olduğunun görüleceğini, ancak alış veriş ve 40.000,00 TL bedelde alacağı olmadığının anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davacı birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce açılan itirazın iptali davasında ...'ya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı ile duruşma tarihini bildirir çağrı kağıdının tebliğ edildiğini, buna rağmen 8 ay sonra süreci sürüncemede bırakmak için iş bu menfi tespit davasını açtığını, alacaklının itirazın iptali davası açmasından sonra, borçlu tarafından menfi tespit davası açılamayacağını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığının gerek doktrinde ve gerekse uygulamada tereddütsüz kabul edildiğini, Yargıtay’ın farklı daireleri çeşitli kararlarında “hukuki yararın dava şartı olduğunu (HMK'nın 114/1-h maddesi), itirazın iptali davası devam ederken borçlu tarafından açılmış olan menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini’’ belirtildiğini beyan ederek, öncelikle dosyanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/174 Esas sayılı dosyaları arasında hukuki irtibat bulunduğundan mahkemeye ait dosyanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/174 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, aksi kanaatte huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 12.12.2022 tarihli 2022/174 E. - 2022/1199 K. sayılı kararıyla; "...Bu açıklamalar ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; davacı dava konusu çekle ilgili olarak açmış olduğu dava sonucunda aldığı iptal kararı ile hak sahibi olduğunu ispatlamıştır. Davalı taraf davacının çek üzerinde herhangi bir hakkının olmadığını ileri sürmüşse de, bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmamıştır ve ayrıca süresi çerisinde cevap dilekçesi de sunmamıştır. Bu nedenle asıl davada, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 40.216,99 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek asıl davanın kabulüne, Öte yandan karşı dava yönünden; davanın HMK'nun 106. Maddesinde düzenlenen tespit davası ve İİK. 72. Maddesinde düzenlenen menfi tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. HMK m.114/1-h bendi gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen incelenir. Mahkememizce karşı dava davacısının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından birleşen davanın usulden reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı- birleşen davada davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince yalnızca davacının açtığı çek iptali davasına dayanılarak asıl davanın kabulüne karar verildiğini, davacının alacağını ispatlayamadığını, çek iptali davasında müvekkilinin taraf olmadığını, bu kararın kesin hüküm teşkil etmediğini, iptal kararını alan ve alacaklı olduğunu iddia eden tarafın temel borç ilişkisini kanıtlaması gerektiğini, Çekin iptali halinde çek alacaklısının çeki ibraz etmeden bedelini borçludan isteyebilme hakkı sağlasa da, temel borç ilişkisinin ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin olmayan bir şeyi ispat etmesinin mümkün olmadığını, Mahkeme kararında yer alan "davacı, ziya davası ile alacağını az çok ispat etmiştir" cümlesinin tam bir garabet olduğunu, çek iptali davasında müvekkili taraf olmadığı gibi, alacağın mevcudiyetine ilişkin de bir yargılama yapılmadığını,Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin asıl davaya süresinde cevap veremediğini, elindeki savunma argümanlarını sunma fırsatını kaçırdığını, elindeki tek imkanın menfi tespit davası açmak olduğunu, hukuki yarar şartının her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu belirterek, arz ve izah ettikleri, ayrıca re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/12/2022 tarihinde verdiği 2022/174 Esas 2022/1199 Karar sayılı ilamı ile hem asıl dava, hem de birleşen dava yönünden verdiği kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, eğer mahkemece davaya ilişkin yargılama bizzat yapılacaksa, duruşma günü tayini ile, davacının açtığı itirazın iptali davasının reddine, taraflarınca açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan çek fotokopisi incelendiğinde; ...’a ait, 25/12/2016 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, borçlusu ..., keşide yeri İstanbul olan, hamiline yazılmış çek olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde ayrıca okunaksız bir çek örneğinin de mevcut olduğu, 26/12/2016 tarihinde ... Zeytinburnu Şubesi tarafından çekin arkasına, ...'nın ibraz etmiş olduğu evrakın yıkanmış ve okunamamakta olup, çek zorunlu şartlarını taşımadığından işleme alınmadığının yazılı olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 40.000,00 TL asıl alacak ve 216,99 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 40.216,99 TL alacak için 15/06/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ise "25/12/2016 tarihli adi alacak 40.000,00 TL" olarak belirtildiği, davalı borçlunun icra takibine, dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığı, başlatılan icra takibinin haksız olduğu, işbu nedenlerle borcu kabul etmediği, takibe, borca, faize, faiz oranına ve talep olunan tüm ferilerine itiraz ettiklerini belirterek 13/10/2017 tarihinde itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir. Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 28/02/2019 tarihli, 2017/1136 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, icra takibiyle ilgili ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğuna dair şikayette bulunulduğu, yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulü ile Bakırköy ... İcra Md. ... Esas sayılı dosyasından yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 09/10/2017 tarihi olarak belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/03/2017 tarihli, 2016/1142 Esas, 2017/268 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ... olduğu, hasımsız olarak çek iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... T.A.Ş Bankası Zeytinburnu Şubesine ait ... seri numaralı, 25/12/2016 keşide tarihli, keşidecisi ... olan, 40.000,00 TL bedelli çekin zayii nedeniyle iptaline, iyiniyetli 3. şahısların hak ve menfaatlerinin saklı tutulmasına karar verildiği, kararın 01/06/2017 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Bakırköy ... Noterliğinin 17/05/2017 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; ... tarafından ...’ya ... T.A.Ş. Zeytinburnu Şubesine ait, ... çek nolu, 25.12.2016 keşide tarihli, 40.000,00 TL meblağlı, keşidecisi ... olan ve ...'nın hamili olduğu çekin zayi olduğu, ekte sundukları Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1142 Esas ve 2017/268 Karar sayılı ve 13.03.2017 karar tarihli kararı ile kıymetli evrakın zayi olduğu kararının verildiği, keşidecisine müracaat nedeniyle aldıkları iş bu mahkeme kararı gereği, çek bedeli olan 40.000,00 TL'nin belirtilen hesap numarasına ihtarın tebliğinden itibaren 5 gün içinde yatırılması, aksi halde hakkında hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataba 20 Mayıs 2017 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Asıl dava, itirazın iptali, birleşen dava borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı, birleşen davada davacı ... vekilinin asıl davayla ilgili istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davaya ve takibe konu çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, ancak okunaksız olması nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğinden işleme alınmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takiplere mahsus takip yolu başlatıldığı, davacı kambiyo senetlerine mahsus takip yapmadığından alacağın varlığını ispat yükünü üzerinde taşıdığı, davalı-birleşen davada davacının asıl davaya süresinde cevap vermemiş olmasının HMK’nun 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar ettiği sonucunu doğurduğu, bu nedenle davacının alacağını ispat etmesi gerektiği halde, çek fotokopisi ve çekin iptaline ilişkin Mahkeme kararı dışında dosyaya bir delil sunmadığı, delilleri arasında kendisine ve davalıya ait ticari kayıtların yer almadığı, ancak yemin deliline de dayandığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacıya davalı tarafa davaya konu ettiği alacakla ilgili yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, Mahkememizce davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin asıl davayla ilgili istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacıya, asıl davada, asıl davayla ilgili davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.Açıklanan gerekçeye göre, birleşen davayla ilgili birleşen davada davacı vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmemiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... vekilinin ASIL DAVAYLA İLGİLİ İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE, birleşen davayla ilgili istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/12/2022 tarihli, 2022/174 Esas, 2022/1199 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı-birleşen davada davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davalı-birleşen davada davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; (492,00 X2 ) TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 129,00 TL (posta-teb-müz) masrafı olmak üzere toplam 1.113,00 TL'nin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak, davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, b)Davacı-birleşen davada davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/174, K. 2022/1199, T. 13.03.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-174-e-2022-1199-k-ec362123bbf1