Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1386 E. 2024/1638 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1386
Karar No
2024/1638
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1386 Esas - 2024/1638 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1386 KARAR NO : 2024/1638

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2022 NUMARASI : 2022/117 Esas 2022/333 Karar DAVACI VEKİLLERİ DAVALILAR

DAVA : Hisse Devir Sözleşmesinin Geçersizliği Olduğunun Tespiti DAVA TARİHİ : 27/01/2016 KARAR TARİHİ : 30/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024

Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılar vekilince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları olduğunu, müvekkilinin aile şirketindeki bazı işlemlerin devamını sağlamak adına hissedarlardan kardeşi davalı ...'a genel vekaletname verdiğini, fakat anılan davalının verilen vekaletten daha sonra azledildiğini, müvekkilinin şirketin faaliyetlerinden habersiz kaldığını, davalı şirkette bulunan hissesinin devredildiğini daha sonra öğrendiğini, 2010 ve 2011 yıllarındaki olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvellerindeki müvekkili adına asaleten atılan imzaların sahte olduğunu tespit ettiklerini, müvekkilinin hisselerinin davalılar ..., ... ve ... arasında paylaşıldığının görüldüğünü belirterek müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu hisselerin devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine, mümkün olmaması halinde ise vekaleten temsil hükümleri gereğince hisse devir tarihindeki hisse bedelinden şimdilik 16.666,70 TL'nin hisse devir sözleşmesi tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı muris ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili gerçek kişiler ile davacının kardeş olup aile şirketi olan müvekkili şirketi kurduklarını, davacı şirket işleri ilgilenmediğinden müvekkili ...'a vekalet verdiğini, şirket kurulduğundan beri davacı adına işlemlerin anılan davalı tarafından yürütüldüğünü, davacının Bursa'ya taşındıktan sonra hisselerini devretmek ve kendi payını alarak şirketten ayrılmak istediğini, davacının müvekkili ...'a verdiği vekaletname işe anılan davalının şirketteki hisselerini dilediği bedel ve şartlarla devrine ilişkin hisse devir sözleşmelerini tanzim ve imzalamaya, hisselerin bir kısmını ve tamamını dilediği kimse veya kimselere dilediği bedel ve şartlarla devretmeye, devir bedellerini talep , tahsil ve ahzu kabza, sulh ve ibraya, devir senet ve sözleşmelerini tanzim ve imzalamaya yetkili kılındığını, vekaletnameye istinaden müvekkili ...'un pay devir sözleşmelerini yaptığını ve pay defterine de işlendiğini, davacının şirkette bulunan hissesinin karşılığının ödendiğini, usulsüz bir pay devrinin bulunmadığını, genel kurul hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olması yahut başkası tarafından taklit edilmiş olmasının pay devrinin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... duruşmadaki beyanında, şirketin son pay ve paydaş durumunun gerçeği yansıtmadığını, davacının şirkette hissesinin bulunduğunu, ne kadar hissesi olduğunu bilmediğini, şirketle ilgili kendisine de bilgi verilmediğini, abisi ...'a verdiği vekaletle işlerin yürütüldüğünü, ancak ...'u vekillik görevinden azlettiğini, ortaklar kurulu kararına 10 yıldır katılmadığını, davacının davasını kabul ettiğini, hissesini vermeye hazır olduğunu belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, her ne kadar davacı taraf, hisse değerinin davalılardan tazminini talep etmiş ise de, davacı tarafından 1250/5000 payının devir ve temliki konunda kardeşi olan davalı ...'a noterden verdiği vekaletnameye istinaden davalı vekil ...'un davacının bu payını davalı ...'a 01/09/2011 tarihinde pay devir sözleşmesiyle devrettiği, bu devrin davalı şirket yönetim kurulunca kabul edildiği, davacı payının bilahare ... tarafından diğer davalı kardeşlere eşit olarak devir ve temlik edildiği, bu nedenle hisse devrinin geçerli olduğu, davacı tarafın iş bu devirden doğan zararını 818 sayılı BK'nın 392. maddesi (6098 sayılı TBK'nın madde 508) uyarınca vekili olan davalı kardeşi ...'dan talep edebileceği, davalı ...'dan talep edemeyeceği; diğer davalılar yönünden ise, davacı ile davalı vekil ...'un kardeş oldukları, davacının davalı ... ve diğer kardeşleriyle birlikte davalı şirkette ortak iken 1250/5000 payının devir ve temliki konusunda davalı ...'a Eskişehir 1. Noterliğinin 11/10/2010 tarih ve 28282 yevmiye numaralı vekaletnameyi verdiği, davalı vekil ...'un bu vekaletnameye dayalı olarak davacının bu payını davalı ...'a 01/09/2011 tarihinde pay devir sözleşmesiyle devrettiği, bu devrin davalı şirket yönetim kurulunca kabul edildiği, davacı payının bilahare ... tarafından diğer davalı kardeşlere eşit olarak devir ve temlik edildiği, pay devrinin geçerli olduğu, ancak davalı ...'un davacının şirket payının satışı ve bedeli ile ilgili davacıya vekil olarak hesap vermediği ve pay satış bedelini davacıya ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı, davalı vekilinin ödemeye ilişkin yemin teklifi üzerine davacı asilin duruşmada hazır bulunarak pay devri karşılığı bedel almadığına dair yeminli beyanda bulunduğu, bu haliyle davalı ...'un davacının zararından (devir tarihi itibariyle pay değerinden) sorumlu olduğu, bilirkişi ... tarafından düzenlenen ve mahkememizce itibar edilen 22.05.2018 tarihli rapor uyarınca davacının davalı şirketteki payının devir tarihi itibariyle değerinin beher hissesi 215,35 TL'den toplam 269,187,50 TL olduğu, ancak davalılardan ...'un davacıdan kendisine gelen payını davacıya devretmeyi kabul etmesi nedeniyle davalı ...'un tazmin etmesi gereken pay bedelinin 179.386,55 TL olduğu, her ne kadar davalı şirket davacıya karşı sorumlu değil ise de, davacı tarafça davalı şirketteki hisse devrinin geçersizliğinin tespiti aksi takdirde tazmininin talep edilmesi nedeniyle verilecek kararın şirketin de hukuki durumunu etkileyecek olması nedeniyle davada davalı taraf olarak yer alması gerektiği, ancak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçeleriyle davalılardan ...'un kabul beyanı da dikkate alınarak sübut bulan davanın kısmen kabulüne, davalılardan ...'a ait olan davalı şirketin 417/5000 payının davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına kayıt ve tesciline, 179.386,55-TL maddi tazminatın hisse devir tarihi olan 01/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalı müteveffa ... mirasçısı olan dahili davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava ve ıslah dilekçelerinde terditli olarak dava açmalarına rağmen mahkemece terditli talepleri yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmasının HMK'nun 111.maddesine aykırı olduğunu, davalı şirket hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığını, bu yöndeki taleplerinin de 12/05/2022 tarihli ek kararla reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ..., ... ve davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözlü yargılamaya geçilebilmesi için davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmamasının HMK'nun 186.maddesine aykırı olduğunu, davacı yanca iki kere ıslah yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mazeretlerinin gerekçesiz reddedildiğini, talimat yolu ile dinlenilmesi gereken tanık ...'in duruşmada dinlenilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'un kabul beyanına göre hüküm kurulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; limited şirket hisse devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, mümkün olmadığı takdirde vekalet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın "Terditli Dava" başlıklı 111.maddesinde; davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-fer'ilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği, bunun için talepler arasında hukuki veya ekonomik bağlantının kurulması şarttır. Terditli davalardaki taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer'i taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister, yardımcı talebini ise asıl talebin reddedilmesi ihtimali için yapar. Mahkemece davacının asli talebinin esastan reddine karar verilmedikçe, fer'i talebini incelemeyeceği ve hükme bağlamayacağı düzenleme altına alınmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 297. maddesinde; mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüt gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile terditli talepler hakkında, şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir. Somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacı taraf, dava dilekçesinde davalı şirkette hissedar iken diğer hissedarlardan kardeşi davalı ...'a verdiği genel vekaletname ile davacının şirkette bulunan hisselerinin davacının rızasına aykırı olarak ve haberi olmaksızın diğer davalılara devredildiğini, 2010 ve 2011 yıllarındaki olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvellerindeki müvekkili adına asaleten atılan imzaların sahte olduğunu tespit ettiklerini iddia ederek müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu hisselerin devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine kararı verilmesini talep etmiş, 24/03/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile hisse devir sözleşmelerinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi, hisse devir sözleşmelerinin vekaletnameye dayalı olarak yapılmasının tespiti ve bu vekaletnameye dayalı vekalet ve temsil hükümlerinin ihlal edilmemiş olması halinde tespit edilecek gerçek hisse bedelinden davalı ...'un sorumlu olması nedeniyle davalı ...'un zimmetinin tespiti ile bu bedelin (şimdilik 16.666,70 TL) tahsiline dair terditli talepte bulunmuştur. Dilekçenin "Konu" başlıklı kısmında davanın terditli dava olduğu açıkça belirtilmiştir. Mahkemece, davacının ıslah dilekçesinde açıkladığı terditli taleplerinden hisse devirlerinin geçersiz olduğunun tespitine ilişkin asıl talebi yönünden herhangi bir hüküm kurulmaksızın terditli talebi olan hisse bedelinin müteveffa davalı ... mirasçısı olan dahili davalı ...'dan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, mahkemece HMK'nın 111. ve HMK'nun 297.maddeleri gözetilerek davacının davalılar ..., ... (... Mirasçısı) ve ... hakkındaki davada terditli talepleri hakkında ayrı ayrı olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalılar ..., ... (... Mirasçısı) ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ayrı ayrı KABULÜNE, 2- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarih ve 2022/117 Esas 2022/333 Karar sayılı kararının ..., ... (... Mirasçısı) ve ... hakkındaki dava yönünden KALDIRILMASINA, 3-Davanın davalılar ..., ... (... Mirasçısı) ve ... yönünden yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalılar ..., ... (... Mirasçısı) ve ... tarafından yatırılan 3.063,47 TL istinaf karar harcının talep halinde davalılar ..., ... (... Mirasçısı) ve ...'ne iadesine, 6-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı/lı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1386, K. 2024/1638, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1386-e-2024-1638-k-0cd44e2bf83f