Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/880 E. 2024/896 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/880
- Karar No
- 2024/896
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1406 KARAR NO:2024/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/204 KARAR NO:2021/211 DAVA TARİHİ:07/05/2019 KARAR TARİHİ:10/03/2021 DAVA:Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ:16/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin de ortağı bulunduğu ... Kooperatifi'nin 14/04/2019 tarihli 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. maddesinde; 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılmasına ve bu başvuru için yönetim kurulunun sınırsız yetkili olmasına oy birliği ile tüm kooperatif ortakları tarafından 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için gerekli tutarın toplanmasına ve ortakların sahip oldukları dairelerin m2'lerine bağlı olarak tüm kooperatif ortaklarının eşit olarak ödemesine ve ödemenin 15 Haziran 2019 tarihine kadar kooperatifin yeni açılacak banka hesabına yatırılarak bu tutarın kooperatifin başka hiçbir gider ödemesinde kullanılmamasına 114 kabul ve 55 red oyu ile oy çokluğu ile karar verildiğini, Genel Kurulun 16.maddesinin 1.kısmında yapı kayıt belgesi alınmasına ilişkin oy birliği ile alınan karara bir itirazlarının bulunmadığını, itirazlarının ikinci maddede alınan karara yönelik olduğunu ve bu hususun Üsküdar ... Noterliği'nin 16/04/2019 tarih ... sayılı ihtarı ile davalı kooperatife bildirildiğini, davalı kooperatif ile ... Kooperatifi arasında 03/08/2001 tarihinde birleşme sözleşmesi akdedildiğini, .... Kooperatifinin birleşmek suretiyle tasfiye olunduğunu, taşınmazın tapu kayıtlarına göre 60/72 hissenin ... Kooperatifi, 12/72 hissesinin davalı ... Kooperatifi adına kayıtlı olduğunu, birleşmeden dolayı 60/72 hissenin tamamının davalı ... Kooperatifi adına hisse tevdi ve tahsishen tescil edildiğini, söz konusu 03/08/2001 tarihli birleşme sözleşmesinin 6/1.maddesinde; "Devrolunan ve dağılacak olan ... Kooperatifi ortaklarına ait olan mezkur 128 adet dairenin her türlü inşaat malzeme bedeli, işçilik, SSK Primleri, muhtasar vergileri, proje-imar planları, bahçe ve çevre düzenleme sulama, yer altı suyu zemini, ..., elektrik, doğalgaz, ..., ... tesis ve sözleşmeleri, iskan harçları, 2 nolu harçlar, cins tahsisi, kat irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi yapılarak bildirilmesi dahil tüm harcamalar ve giderler devralan ... Kooperatifi'nin kabul ve taahhüdü altındadır, Devrolunan ve dağılacak olan ...Kooperatifi ortaklarının belirtilen harcama ve giderlerden dolayı bugün ve ileride birleşme sözleşmesi madde 9'daki sorumluluğu hariç hiçbir sorumluluğu olmayacaktır", 6/3.h.maddesinde; ".... Kooperatifi sitenin tamamının gerekirse ...Kooperatifi birleşme öncesi ortaklarına ait birleşme sonrası pay karşılığı tahsil edilen A-2-A11-B1-B2-B3 ve B4 numaralı blokların iskan müracaatını yapacak, iskanını alacak, bilahare kat irtifak ve kat mülkiyetini tesis edeceğini, (g ve h) şıklarındaki edimleri blokların teslimine ilişkin süre ve ek sürenin dışındaki sürede ama her halükarda ...Kooperatifinin gerçekleştirecektir." hükümlerinin bulunduğunu, . ...Kooperatifi ortağı olan müvekkillerinin sadece birleşmeden önceki genel kurullara göre aidat ödemekle yükümlü olduğunu, ek ödeme ve ağırlaştırılmış hüküm getirilemeyeceğini, birleşme sözleşmesinin 6.maddesi uyarınca tüm harcamaların...Kooperatifinin yükümlülüğünde olduğunu, iptali talep edilen genel kurul kararının bu hükme aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 52/1 maddesinde yer alan "Ortaklar şahsi sorumluluklarını ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 'ünün rızası gereklidir" şeklinde düzenlemeye göre nitelikli çoğunlukla alınmayan kararın geçersiz olduğunu belirterek davalı kooperatifin 14/04/2019 tarihli 2018 yılı Olağan Genel Kurulu'nun 9/b maddesinin ikinci kısmına konu tüm kooperatif ortakları tarafından 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için gerekli tutarın ortakların sahip oldukları dairelerin m2'sine bağlı olarak tüm kooperatif ortakları tarafından eşit olarak ödenmesine ve ödemenin 15 Haziran 2019 tarihine kadar yapılmasına ilişkin kararın geçersizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı kooperatif vekili 10/07/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin, ... Kooperatifi olup, toplam 481 ortağı olduğunu, amacına uygun şekilde inşaa edilen konutların 2001 yılında tahsis ve teslim edildiğini, 2001 yılında ... Kooperatifi ile 128 ortak sayısına sahip ... Kooperatifi arasında Kooperatifler Kanunu 81.maddesi kapsamında Kooperatif Genel Kurullarından alınan yetkiye istinaden 03/08/2001 tarihinde birleşme sözleşmesi tanzim ve imza edildiğini, söz konusu 03/08/2001 tarihli birleşme sözleşmesi ile ...Kooperatifinin tüm aktif ve pasifiyle .... Kooperatifine devrolunduğunu, birleşme protokolü 6.maddesine göre ... Kooperatifi mülkiyetinde bulunan Üsküdar ... Sokakta kain ... pafta ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 60/72 arsa payının .... Kooperatifine devri karşılığında ... Kooperatifi üyelerine ortaklık paylarına mukabil verileceği, sair dairelerin ... Sitesi Konut Yapı Kooperatifine ait olacağının kayda bağlandığını, Birleşme Protokolü 6.1.maddesine göre ... Konut Yapı Kooperatifi üyelerine verilecek 128 dairenin her türlü inşaat, malzeme bedeli, işçilik, SSK primleri, muhtasar vergileri, proje ve imar planları, bahçe ve çevre düzenleme, sulama, yer altı suyu temini, ..., Elektrik, doğalgaz ..., ... tesis ve sözleşmeleri, iskan harçları, 2 nolu harçlar, cins tahsisi, kar irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi yapılarak birleşmesi dahil tüm harcamalar ve giderlerin ... Kooperatifine ait olacağınını kayıt altına alındığını, 03/08/2001 tarihli birleşme sözleşmesi sonrası kooperatif inşaatları tamamlanarak davacılara ait birleşme protokolü ile belirlenen 128 daire iskan ve tapu giderleri hariç tüm masraflar ... Kooperatifi ortaklarınca karşılanıp, projesi, protokol ve teknik şartname koşullarına uygun şekilde tahsis ve teslim edilerek davacıların yaklaşık 20 yıldan bu yana kullanmakta olduklarını, müvekkili kooperatifi konut inşaatlarının tamamlanmış olmakla birlikte değişen bölge imar mevzuatı, yasal yükümlülükler ve fahiş oranları bulunan masraflar sebebiyle halen ferdileşme işlemlerine başlayamadığını, iskan ve ruhsat işlemlerini yerine getiremediğini, imara ve projeye aykırı durumlar davacılar tarafından da bilinmekte olmasına rağmen isteyerek ve kabul edilerek kendilerine teslim edilen daireler ikamete açıldığını, hiçbir itirazda bulunulmadığını, birleşen ...Kooperatifine ait 128 ortaklık hissesinin aradan geçen zaman zarfında sürekli el değiştirdiğini, ortaklık hisselerini devir alan kişilerin devir esnasında kooperatifte imzalamış oldukları taahhütname vererek "Kooperatifimizin Ana Sözleşmesinde yazılı olan bütün hükümleri, lüzumu halinde yapılacak değişiklikleri, Kooperatifin kuruluşundan itibaren yaptığı işlerden, aldığı arsalardan, yaptığı sözleşmelerden doğabilecek olan mesuliyetleri, Kanun ve Ana Sözleşme hükümleri dahilinde olmak şartıyla Genel Kurul ve Yönetim Kurulunca alınmış, alınacak bütün kararları kabul ettiğimi, Kanun ve esas mukavele ile ve bunlara müsteniden çıkarılacak nizamname, talimat, tamim ve kararlar hilafında ve Kooperatifi menfaatlerine aykırı davranışta bulunmayacağıma Çek, Senet ödemelerini ve aidatlarımı, ödeme programında belirtilen aylık ödemeleri muntazam ödeyeceğimi, aksi takdirde Kooperatif Yönetim ve Genel Kurulca hakkımda verilecek her türlü karar ve işlemlere itiraz etmeyeceğime ve bu kişilerin takibatından dolayı hiçbir hak ve menfaat iddiasında bulunmayacağımı, Yönetim Kurulunca yapılacak bütün çağrılara ve tebliğlere aynen uyacağımı taahhüt ederim." şeklinde taahhütte bulunduklarını, bu aşamada imar mevzuatı yönünden toplumsal barışı ifade ve yeni bir hukiki durumu ifade eden 3194 sayılı yasaya ek geçici 16. Maddenin devreye girdiğini ve müvekkili kooperatif konumunda olan bir çok yapılaşma açısından yıkım kararlarının önüne geçecek Yapı Kayıt Belgesi alınmasının önünün açılmış olduğunu, müvekkili kooperatifin 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı 14/04/2019 tarihinde düzenlenmiş Hazirun cetveline kayıtlı 481 ortaktan 208 ortağın katılımı ile yasal nisap sağlanarak toplantısın açıldığını, genel kurul gündeminin 9.madde b bendi ile 3194 sayılı imar kanununa ek geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması ve gerekli bedelin tüm ortaklardan dairelerin metre kare oranlarına göre toplanmasının karara bağlandığını, davacıların, dava dilekçesinde söz konusu genel kurul kararlarının iptal edilmesi gerektiğine dair Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararını emsal karar olarak sunmakta ve kesin hüküm teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, söz konusu kararın içeriğinde ... Kooperatifi ortaklarının birleşme protokolü gereğince ödemeyecekleri harcama giderleri sayılmakta ve bu giderlerin 128 dairenin her türlü inşaat, malzeme bedeli, işçilik, SSK primleri, muhtasar vergileri, proje ve imar planları, bahçe ve malzeme bedeli, işçilik, SSK Primleri, muhtasar vergileri, proje ve imar planları, bahçe ve çevre düzenleme, sulama, yer altı suyu temini, ..., ..., ..., ..., ... tesis ve sözleşmeleri iskan harçları, 2 numaralı harçlar, cins tahsisi, kat irtifak ve kat mülkiyeti giderleri olarak tespit edildiğini, 3194 sayılı imar kanununa ek geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi giderinin bu kapsamda yer aldığını, Yapı Kayıt belgesi Tapu anlamına gelmemekte olduğunu, "kaçak bina" statüsünü ortadan kaldırdığını, bu belge alındıktan sonra tapu alabilmek için ek işlem ve giderlerin yapılması gerektiğini, 14/04/2019 tarihli genel kurulun 9/b maddesinde talep edilen bedelin sadece ve sadece Yapı Kayıt belgesi olduğunu, hiçbir şekilde birleşme protokolü kapsamında kalan iskan harçları, 2 numaralı harçlar, cins tahsisi, kat irtifak ve kat mülkiyeti giderlerini kapsamadığını, söz konusu Mahkeme kararının davacının iddiasının aksine genel kurul kararı için emsal veya kesin hüküm oluşmadığını, 14/04/2019 tarihli Genel Kurulda alınan 9/b maddesinin Kooperatifler Kanunu 52/1 maddesi hükmünün hukuk ve imar mevzuatı gereğince zorunlu olan yasallaşmanın bir gereği olduğunu, 3194 sayılı imar kanununa ek geçici 16. Madde kapsamında yapı kayıt belgesi alınmasının birleşme protokolü dışında davacılara dahil olmak üzere tüm kooperatif ortaklarının menfaatine bir durum yarattığını, bu fırsatın kaçırılması halinde konutların yıkımının söz konusu olabileceğini ve tüm kooperatif ortaklarının mağdur olabileceğini, öncelikli olarak imar kanununa ek geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi tapu anlamına gelmediğini, ancak imar mevzuatına aykırı inşaatı kullanma anlamı taşıdığı ve tapu süreci için ayrı işlem ve ödemelerin yapılması gerektiğini belirterek davacıların haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece '' Dava, davalı kooperatifin 14.04.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici-16'ncı madde kapsamında Yapı Kayıt Belgesi Başvurusu Yapılması Kararına istinaden iş bu iş başvuru için ortakların yapacakları ödemenin miktar, zaman ve ödeme esaslarının belirlenmesi başlıklı 9 nolu gündem maddesindeki b bendinin ikinci kısmında alınan kararın iptali istemine ilişkin olup, Kooperatifler Kanunu 53'üncü ve devamı maddeleri ile TTK 445 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. Tarafların tüm delilleri celbolunarak dava dosyası ve davalı kooperatifin tüm ticari defter, kayıt ve dayanak belgeleri üzerinde iki farklı uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yaptırılarak raporlar alınmıştır. Alınan bilirkişi heyeti raporlarının birbiri ile uyumlu, dosyadaki verilerek uygun ve denetime açık bulunduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.Davaya konu edilen genel kurul kararının bulunduğu, davalı kooperatifin 2018 Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağının incelenmesinde; toplantının 14.04.2019 tarihinde yapıldığı, toplantıya 491 ortaktan 128 ortağın asaleten, 80 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 208 ortağın katıldığı, davaya konu edilen kararın toplantı tutanağının 9 'uncu maddesinde yer aldığı; "...b)3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici-16'ıncı madde kapsamında Yapı Kayıt Belgesi Başvurusu yapılması hususunun görüşülmesi ve başvuru yapılıp yapılmaması hususunun oylanması. Başvuru yapılmasına karar alındığında ortakların yapacakları ödemelerin miktar, zaman ve ödeme esaslarının belirlenmesi maddesinin görüşülmesine geçildi. Divan başkanı konuyu müzakereyi açtı... Bütün bu görüşmelerden sonra divan başkanı konuyu oylamaya sundu 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici - 16'ıncı madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması oylamaya sunuldu. Yapılan oylama sonucunda 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici-16 'ıncı madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılmasına ve bu başvuru için yönetim kurulunun sınırsız yetkili olmasına oy biriliği ile karar verildi. Gündemin bu maddesinde kooperatif ortakları toplantı nisabının kalmadığını söylediler. Divan başkanı genel kurula katılanları tekrardan saydırdı ve 183 ortağın toplantıda hazır olduğu tespit edildi ve divan başkanı toplantı nisabının olduğunu ve toplantıya devam edileceğini açıkladı. Gündemin 9 'uncu maddesi b bendinde yazılı olan ve oylamaya sunulan imar barışına kooperatif olarak girilmesine ve yönetim kurulunun bu konuda yetkili olmasının kabul edilmesinden sonra imar barışına girebilmek için ortaklardan toplanacak olan tutarların belirlenmesi maddesinin görüşülmesine geçildi. Divan başkanı konuyu müzakereye açtı... İkinci öneri ise tüm kooperatif ortakları tarafından 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici-16 'ncı madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için gerekli tutarın toplanması ve ortaklara sahip oldukları dairelerin m2 'lerine bağlı olarak eşit olarak tüm kooperatif ortaklarının eşit olarak ödemesini ve ödemenin 15 Haziran 2019 tarihine kadar kooperatifin yeni açılacak banka hesabına yatırılarak bu tutar kooperatifin başkaca hiçbir gider ödemesinde kullanılmamasını Cemal Keleş ve İbrahim Çetinkaya tarafından önerildi. Divan başkanı bu öneriyi oylamaya sundu. Yapılan oylama neticesinde bu öneri 114 (Yüzondört) kabul, 55 (Ellibeş) ret oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. Gündemin bu maddesinde 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici-16 'ıncı madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için kooperatif ortaklarından toparlanacak olan tutarın birleşme protokolü 6 'ncı maddesi gereğince sadece 380 yüklenici kooperatif ortaklarınca ödenmesi, 128 arsa sahibi kooperatif ortağı tarafından bu ödemelerin yapılmaması hukuki ve mahkemelerce tescil edilmiş yasal bir zorunluluktur. Alınan karar birleşme protokolüne aykırıdır. Bu bağlamda söz konusu bedelin tüm ortaklardan toplanması kararına dava açma hakkımız saklı kalmak şartı ile şerh koyuyoruz. Şerh koyanların listesi toplantı tutanağına e-2 olarak ek yapılmıştır..." şeklinde olduğu görülmüştür. Davacı taraf, davaya konu edilen genel kurul kararının 03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesinin 6 'ncı maddesine aykırı olduğunu, daha evvel bu yönde verilmiş genel kurul kararlarını iptali için muhtelif mahkemelerde dava açtıklarını bildirmişlerdir. Emsal olarak Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/949 Esas - 2011/287 Karar sayılı 26.04.2011 tarihli kesinleşmiş kararının bir örneğini dosyaya ibraz etmişlerdir.Dava dosyasına sunulan ve davacı tarafın iddiasına dayanak yaptığı, 03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesinin; .i ile .... Kooperatifi arasında... düzenlendiği, ... Kooperatifi 'nin 128 adet dairenin yapımını dağıtılacak olan ... Kooperatifi ortaklarına teslimini taahhüt ettiği,Sözleşmenin 6.1 maddesinde; "Devrolan ve dağıtılacak olan ... Kooperatifi ortaklarına ait olan mezkur 128 adet dairenin her türlü inşaat malzeme bedeli, işçilik, SSK primleri, muhtasar vergileri, proje-imar planları, bahçe ve çevre düzenleme, sulama, yer altı suyu temini, ..., Elektrik, doğalgaz, ..., Telefon Tesis ve Sözleşmeleri, İskan harçları, İki nolu harçlar, cins tahsisi, kat irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi yapılarak bitirilmesi dahil tüm harcamalar ve giderler devralan .... Kooperatifi'nin kabul ve taahhüdü altındadır. Devrolan ve dağılacak olan .... Kooperatifi ortaklarının yukarıdaki harcama ve giderlerden dolayı bugün ve ileride iş bu birleşme sözleşmesi madde 9 'daki sorumluluğu hariç hiçbir sorumluluğu olmayacaktır.",Sözleşmenin 6.3.h maddesinde; "... Kooperatifi sitenin tamamının, gerekirse, ....cesi ortaklarına ait birleşme sonrası pay karşılığı tahsis edilen A-2-A11-B1-B2-B3-B4 nolu blokların iskan müracaatını yapacak, iskanını alacak, bilahare kat irtifak ve kat mülkiyetini tesis edecektir. Yukarıdaki (g ve h) şıklarındaki edimleri blokların teslimine ilişkin süre ve ek sürenin dışındaki bir sürede ama her halükarda .... Kooperatifi gerçekleştirecektir." hükümlerinin düzenlendiği görülmüştür.Kooperatifler Kanununun 53 'üncü maddesinin; "Aşağıda yazılı kimsele kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıya kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. İş bu davanın 07.05.2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın esasına girmek gerekmiştir. Ayrıca davacıların iş bu davaya konu ettikleri iptalini istedikleri kararlar yönünden muhalefet şerhlerini de tutanağa geçirtmek suretiyle davanın usulü yasal koşulunu yerine getirdikleri tespit edilmiştir. Davalı kooperatifin devralan statüsünde bulunduğu, devrolunan ... Kooperatifi 03.08.2001 tarihli birleşme ve devre esas bilançosunun aktif ve pasifi ile birlikte davalı kooperatif ile birleşmiştir. Mali bilirkişi tarafından yapılan incelemede; devralan davalı kooperatif ile devrolunan ... Kooperatifi ile 31.12.2001 tarihi itibariyle birleşmenin usulüne uygun olarak yapıldığı tespit edilmiştir. Davacıların üyesi oldukları ... Kooperatifi 'nin sahibi bulunduğu arsa üzerinde yapılacak yapılar için davalı ... Kooperatifi ile 26/08/1994 günü düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesini yaptığı ve iki kooperatifin davalı kooperatif altında 03/08/2001 tarihinde birleşme sözleşmesi ile birleştikleri, davalı kooperatifin inşaat sözleşmesinde tüm inşaatları Fen kaidelerine göre eksiksiz yapmakla yükümlü olduğunun kayıt altına alındığı, bununla beraber 26/08/1994 tarihli sözleşme ve ekleriyle davalı müteahhit kooperatif inşaatla ilgili projeleri yaptırmak, inşaatla ilgili resmi mevzuatı tamamlamak ve tüm izinleri almakla yükümlü olduğu tespit edilmiştir. Müteahhit sıfatı ile basiretsiz tacir konumunda bulunan davalı kooperatifin iskan ve ruhsat işlemlerini yapma yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüğü yerine getirmedikçe sözleşmeyi ifa ettiğini ileri süremeyecektir. Ayrıca birleşme sözleşmesinde, birleşen ... Kooperatifi üyelerine teslim edilecek konutların anahtar teslimi şeklinde teslim edileceği, buna göre teslimden söz edilebilmesi için konutların imar mevzuatına uygun iskan alınabilecek şekilde teslim edilmesi gerektiği, bu sebeple konutlardaki imara aykırılığın giderilmesi için ödenmesi gereken yapı kayıt belgesi bedelinden ...Kooperatifi üyelerinin sorumlu olacağı, birleşen ... Kooperatifi üyelerine sorumluluk yüklenemeyeceği de açıktır.Dosya kapsamındaki tüm delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre; Kooperatifler Kanunu'nun 53 'ncü maddesi uyarınca muhalefet şerhi konularak davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, gerek 26/08/1994 günü düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi, gerekse 03.08.2001 tarihli birleşme sözleşmesine göre, davalı yüklenici kooperatif, birleşen ... Kooperatifi üyelerine teslim edilecek konutların anahtar teslimi şeklinde teslim edileceği kabul edilmiş olduğundan konutların imar mevzuatına uygun iskan alınabilecek şekilde teslim edilmesi gerektiğinden bu konutlardaki imara aykırılığın giderilmesi için ödenmesi gereken yapı kayıt belgesi bedelinden davacıların (birleşen ... Kooperatifi üyelerinin) sorumlu olmayacağı, bu bedelden davalı kooperatif üyelerinin sorumlu olacağı..." gerekçesiyle;"Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatifin 14.04.2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu gündem maddesinin B bendinin 2. Kısmındaki kararın İPTALİNE," karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Kararda davalıdan alınarak davacılara verilmek üzere hesaplanan yargılama masrafları içerisinde 1.820,40 TL başvurma harçlarının 41 davacı belirtilerek doğru şekilde hesaplandığını, ancak peşin harç da her bir davacı yönünden ayrı ayrı yatırılmasına rağmen yalnızca 44,40 TL olarak hesaba katıldığını oysa davacı konumunda olan 41 müvekkili için ayrı ayrı 44,40 TL den peşin harç yatırıldığını, işbu peşin harçların da davalıdan tahsili gerektiğini, yine davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu için her biri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönlerden kaldırılmasını ve yeniden hüküm tesis edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, Mahkemece tayin edilen bilirkişiler inşaat mühendisi ... ve mali müşavir ... tarafından tanzim edilen 16/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını sunduktan sonra raporda imzası olan bilirkişi .... tarafından mahkemenin veya tarafların yazılı talebi, itirazı dahi olmadan "6 sayfalık teknik bilirkişi değerlendirmesinin 16.12.2020 tarihli raporda sehven yer almadığı" gerekçesiyle ilk rapora tamamen zıt nitelikte 22/12/2020 tarihli yeni bir "ek rapor" sunulduğunu, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hangi gerekçe ve talep ile sunulduğu anlaşılamayan ek raporda dava konusu ile ilgili hukuki mütala sunulduğunu ve bu tartışmalı ek raporun usul kuralları hiçe sayılarak mahkeme tarafından hükme esas alındığını, Mahkeme tarafından 27 yıl önce imzalanan inşaat sözleşmesi ve 21 yıl önce imzalanan birleşme sözleşmesi incelenerek dosyanın karara bağlandığını, dosyaya sunulan emsal yargıtay kararları, deliller ve öne sürülen diğer vakıaların hiçbir şekilde incelenmediğini ve bunun gerekçesinin açıklanmadığını,Birleşme protokolünün 128 kişinin ismi sayılmak suretiyle hazırlandığını, ... Kooperatifinin 481 ortağı olup bu ortaklardan 128 tanesinin Birleşme protokolü ile kooperatife ortak olduklarını, 03/08/2001 tarihli genel kurulda birleşme sözleşmesi kabul edildikten sonra birleşme sözleşmesinde adı geçen 128 ortağın bizzat kooperatif merkezine gelerek iş bu dosyada mübrez taahhütnameleri imzaladıklarını ve doktorlar sitesi adına tahakkuk edecek her türlü harcama ve giderlere katılacaklarını taahhüt ettiklerini, 128 ortağın 80 tanesinin aradan geçen 20 yılllık süreçte ortaklık hisselerini 3.şahıslara devrettiğini ve devir alan 3.şahıslarda devir sırasında aynı taahhütnameleri imzaladıklarını ve Kooperatif genel kurullarınca belirlenen tüm aidatları ödeyeceklerini beyan ve taahhüt ettiklerini, taahhütnameler ile sabit olduğu üzere Birleşme protokolünde adı geçen ... ortağından ortaklık hissesini deviralan kişilerin Kooperatife Birleşme protokolü dışında ortak olarak verdikleri taahhütler ile Kooperatif genel kurullarınca belirlenen tüm aidatları ödeyeceklerini beyan ve taahhüt ettiklerini, bu durumda devir alan kişiler mutlak şekilde Kooperatif genel kurullarında alınan tüm aidatları ayrım veya Birleşme protokolünü ileri sürmeksizin ödemek zorunda oldukları gibi dava konusu ödeme Birleşme Protokolünde yer alan iskân harçları, 2 numaralı harçlar, cins tashihi, kat irtifak ve kat mülkiyeti giderlerinden olmadığı için 128 kişinin hepsi tarafından ödenmesi gerektiğini, İnşaat süresince ... den gelen 128 ortağın sözleşmede yetkileri olmasına rağmen inşaatları denetleme, kontrol yetkilerini kullanmadıklarını, imara aykırılıklara onay verdiklerini ve inşaatı tamamlanan konutları hiçbir ihtirazı kayıt sunmadan teslim aldıklarını, yaklaşık 20 yıldan bu yana kullanmaya devam ettiklerini, durumun davacılar tarafından zımnen kabul edildiğini, bu nedenle açılan davanın iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Kooperatif ortaklarının hak ve görevlerde eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GERİ ÇEVİRME KARARI: Dairemizin 26/06/2024 tarihli 2021/880 E. 2024/896 K. sayılı kararı; "...Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.Eldeki dava 41 kooperatif ortağı tarafından açılmıştır. Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu için mahkemece yargılama aşamasında her bir davacı yönünden başvuru harcı ve karar ve ilam harcının yatırılmasına karar verilmiş, eksik harçlar davacılar vekili tarafından ikmal edilmiştir.Ancak istinaf yoluna başvurulurken gerek davacılar vekili gerekse davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının her bir davacı yönünden ayrı ayrı yatırılmadığı, tek harç yatırıldığı tespit edilmiştir. ...Bu durumda, tek başvuru ve karar harcı yatırılmış olunması sebebiyle mahkemece öncelikle davacılar vekilinden ve davalı vekilinden "hangi davacı hakkında verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu" hususunda beyanda bulunmalarının istenilmesi, ardından diğer davacılar yönünden verilen karara karşı HMK'nın 344.maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurma harcı ve karar harcının ikmali gerektiğinden istinaf yoluna başvurma harcı, istinaf karar harcının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi halde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacakları hususunun yazılı olarak bildirilmesi, verilen kesin süre içinde istinaf harçları tamamlanmadığı takdirde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek tebliğ edilmesi, verilen kesin süre içinde istinaf harçlarının tamamlanması veya istinaf harçlarının tamamlanmaması sebebiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf edilmesi durumunda ise istinaf harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi..." için dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir.Mahkemece taraf vekillerine muhtıra çıkartılmış olup; Davacı vekili; kararı davacılardan ... yönünden istinaf ettiğini, diğer davacılar yönünden istinaf yoluna başvurmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili; kararı tüm davacılar yönünden istinaf ettiklerini beyan ederek, eksik harcı ikmal etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, davalı kooperatifin 14/04/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında 9 nolu gündem maddesinin b bendinin 2.kısmında alınan kararın iptali istemine ilişkindir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak, bu hususu tutanağa geçirten ortağın, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Yani kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanması ve muhalefetini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekmektedir. Bir aylık süre ise hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2013 tarihli 2013/23-121 E. 2013/1674 K. sayılı ve ilamı gereğince "Kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin, muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca bir de muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluk aranmamaktadır.". Kooperatif ana sözleşmesinin 39. maddesinde de bu hususlar tekrarlanmıştır.Somut olayda 14/04/2019 tarihli olağan genel kurulda alınan kararların iptali için 07/05/2019 tarihinde bir aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmıştır.Davalı kooperatifin 14/04/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında 9 no.lu gündem maddesinin b bendinde;"-3194 Sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması oylamaya sunuldu. Yapılan oylama sonucunda 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılmasına ve bu başvuru için yönetim kurulunun sınırsız yetkili olmasına oybirliği ile karar verildi. -Tüm kooperatif ortakları tarafından 3194 Sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için gerekli tutarın toplanması ve ortaklara sahip oldukları dairelerin metre karelerine bağlı olarak tüm kooperatif ortaklarının eşit olarak ödemesini ve ödemenin 15 Haziran 2019 tarihine kadar kooperatifin yeni açılacak banka hesabına yatırılarak bu tutar kooperatifin başka hiçbir gider ödemesinde kullanılmamasını ... ve ... tarafından önerildi. Divan başkanı bu öneriyi oylamaya sundu. Yapılan oylama neticesinde bu öneri 114 (YüzOnDört) kabul, 55 (ElliBeş) red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi." şeklinde karar alınmıştır.Toplantı tutanağında bu maddenin devamında; "Gündemin bu maddesinde 3194 sayılı İmar Kanuna eklenen geçici 16.madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için kooperatif ortaklarından toplanacak olan tutarın birleşme protokolü 6.maddesi gereğince sadece 380 yüklenici kooperatif ortaklarınca ödenmesi, 128 arsa sahibi ortağı tarafından bu ödemelerin yapılmaması hukuki ve mahkemelerce tescil edilmiş yasal bir zorunluluktur. Alınan karar birleşme protokolüne aykırıdır. Bu bağlamda söz konusu bedelin tüm ortaklardan toplanması kararına dava açma hakkımız saklı kalmak şartı ile şerh koyuyoruz. Şerh koyanların listesi toplantı tutanağına EK-2 olarak ek yapılmıştır." beyanı ile davacıların karara muhalefet ettikleri, EK-2 no.lu evrakta karara muhalefet edenlerin isim ve imzalarının yer aldığı anlaşılmıştır.Davacıların tamamının aslen veya vekaleten toplantıya katıldığı, genel kurul karar tutanağında, karara muhalefet ettiklerine dair şerh verdikleri ve EK-2 no.lu evrakta tüm davacıların (aslen veya vekaleten) isminin yer aldığı tespit edildiğinden, işbu dava yönünden "muhalefet" şartının da gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Usule ilişkin bu tespitlerin ardından, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacıların işbu karara karşı muhalefet gerekçesi, davalı ... Sitesi Konut Yapı Kooperatifi ile davacıların ortağı olduğu .... Kooperatifinin, ... Kooperatifi çatısı altında birleşmesi neticesinde, birleşme sözleşmesinde konutların anahtar teslimi olarak davacılara teslim edileceğine dair alınan karara dayanmaktadır. Davacılar ... Kooperatifinin ortağı olup 03/08/2001 tarihli birleşme sözleşmesi ile ... Kooperatifi, davalı ... Kooperatifi ile birleşmiştir.03/08/2001 tarihli birleşme sözleşmesi incelendiğinde; Sözleşmenin 2.maddesinde; ... Kooperatifi'nin, .... Kooperatifine bütün aktif ve pasifleri ile birlikte devrolunduğu, Sözleşmenin 6.maddesinde;-Devir neticesinde ... Kooperatifi ortaklarına, birleşme sözleşmesinde blok, m2 ve kat numaraları belirtilen toplam 128 adet dairenin tamamen tamamlanmış ve oturulacak hale getirilmiş şekilde verileceği,-Birleşme öncesi ... Kooperatifi tarafından üzerine inşaat yapılmakta olan Üsküdar, ... Mah. ... pafta ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 12/72 payı inşaatı yapan ... Kooperatifi, 60/72 payı ise ...Kooperatifinin mülkiyetinde olup birleşme nedeniyle ... Kooperatifine ait olan 60/72 pay bedelsiz ve karşılıksız olarak ... Kooperatifine geçeceğinden, ... Kooperatifi ortaklarının payı olan ortaklara dağıtımı yapılmış olan (blok, m2 ve kat numaraları belirtilen) toplam 128 adet dairenin yapımını ve teslimini ... Kooperatifinin kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.6.1.maddesinde; "Devrolan ve dağılacak olan ... Kooperatifi ortaklarına ait olan mezkur 128 adet dairenin her türlü inşaat malzeme bedeli, işçilik, SSK Primleri, muhtasar vergileri, proje-imar planları, bahçe ve çevre düzenleme, sulama, yer altı suyu temini, ..., elektrik, doğalgaz, ...,... tesis ve sözleşmeleri, iskan harçları, 2 nolu harçlar, cins tashihi, kat irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi yapılarak bitirilmesi dahil tüm harcamalar ve giderler devralan .... Kooperatifi'nin kabul ve taahhüdü altındadır. Devrolan ve dağılacak olan ... Kooperatifi ortaklarının yukarıdaki harcama ve giderlerden dolayı bugün ve ileride işbu birleşme sözleşmesi madde 9'daki sorumluluğu hariç hiçbir sorumluluğu olmayacaktır.", 6.3.g.maddesinde; "... Kooperatifi , sitenin imar olan tadili işlemlerinin sonuçlandırılmasından doğrudan sorumludur."6.3.h.maddesinde; "... Kooperatifi sitenin tamamının, gerekirse .... Kooperatifi'nin birleşme öncesi ortaklarına ait birleşme sonrası pay karşılığı tahsil edilen A2-A11-B1-B2-B3-B4 no.lu blokların iskan müracaatını yapacak, iskanını alacak, bilahare kat irtifak ve kat mülkiyetini tesis edecektir. Yukarıdaki (g ve h) şıklarındaki edimleri blokların teslimine ilişkin süre ve ek sürenin dışındaki sürede ama her halükarda ... Kooperatifi gerçekleştirecektir." 9.maddesinde; "Birleşme neticesinde dağılan ... Kooperatifi'nin mevcut üyeleri kendi kooperatiflerinin son olağan genel kurul toplantısında aldıkları genel kurul kararına göre ödemekle yükümlü bulundukları aidatlarına işbu birleşme sözleşmesi ile herhangi bir ek ödeme yükümlülüğü veya ağırlaştırıcı hüküm getirilmeksizin birleşmeden sonra üyesi haline gelecekleri ... Kooperatifi'nde de birleşmeden önceki genel kurul kararlarına uygun olarak aynen tediyeye devam edeceklerdir." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.Dava konusu genel kurulda, tüm ortaklardan, dairelerinin m2'sine bağlı olarak alınmasına karar verilen gider, 3194 Sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. madde kapsamında yapı kayıt belgesi başvurusu yapılması için gerekli tutara ilişkindir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici Madde 16; "(Ek: 11/5/2018-7143/16 md.) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir....Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir...Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez....Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükümleri yer almaktadır. Söz konusu maddeye ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31/01/2024 tarihli 2023/(15)6-843 E. 2024/45 K. sayılı kararında; "...Anılan madde, bir bütün olarak gerekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde, imara aykırı yapılarla ilgili bu belgenin başvuru sonucu verilmesiyle yapının kullanılması ile ilgili maliklere bir yetki verildiği, yapının kullanımı ve zilyetliği hususunda idari bir statü sağlandığı anlaşılmaktadır. Yapı kayıt belgesi verilmekle sağlanan bu statü, imar mevzuatına aykırı olması nedeniyle korunmayan ve aslında yıkılması gereken bir yapının kullanılması konusunda yapı malikine idare tarafından bir koruma sağlamaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16/3 üncü maddesinde de, yapı kayıt belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında, düzenleme ile imara aykırı olup yıkılması gereken yapıların kullanılmasına müsaade edildiği, idarece yapı malikine yapının kullanılmasına olanak sağlandığı görülmektedir.Ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16/10 uncu maddesinde yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu hükmün yapı kayıt belgesinin, yapının kullanılmasına ilişkin geçici bir statü sağladığını, yapının bu statü ile imara aykırı olmasına karşın idare tarafından kullanılmasına izin verildiğini, ancak yapının yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanmasını öngördüğü anlaşılmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16/1 inci maddesinde belirtilen şartların taşınması hâlinde taşınmaz malikine yapı kayıt belgesi alma hakkı tanınmış olup, burada taşınmaz malikine bu hakkın kullanılması konusunda emredici bir ifade de bulunmamaktadır. Bu durum dikkate alındığında, hiç kimse kendi rızası dışında yapı kayıt belgesi almak için başvuru yapmaya zorlanamayacaktır. Karşılıklı edimler içeren arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde de, yüklenici imara aykırı olarak yapmış olduğu binaya yapı kayıt belgesi alması hususunda arsa sahibini zorlayamayacaktır.Taşınmaz sahibi imara aykırı olan yapı ile ilgili yapı kayıt belgesi aldığında binanın kullanılması sağlanabilecektir, ancak yapı kayıt belgesi yukarıda belirtildiği üzere binayı iskân alınacak şekilde imara uygun hâle getirmeyecektir (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2020 tarihli ve 2020/15-168 Esas, 2020/394 Karar sayılı kararı)." şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir. Gerek yasal düzenlemeler gerekse YHGK kararında yer verilen açıklamalar nazara alındığında; taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesinin alınması taşınmazı iskan alınacak şekilde imara uygun hale getirmemekle birlikte, yapının yıkılmasını engelleyerek, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulaması aşamasına kadar geçecek sürede kullanılmasına imkan sağlamaktadır. Bilirkişi raporları;1-Mahkemece inşaat mühendisi ..., mali müşavir ... ve hukukçu hesap uzmanı Emanet .... bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/02/2020 tarihli 1.heyet raporunda; Davanın yasal sürede açıldığı, davacıların iptalini talep ettikleri karara karşı muhalefet şerhi verdikleri, genel kurul kararında kooperatif üyelerinden alınmasına karar verilen yapı kayıt belgesi bedelinin ek ödeme olduğu kanaatine varılması halinde genel kurul toplantısında zorunlu olan 3/4 çoğunluğun sağlanmaması nedeniyle davacıların bu sebeple 14/04/2019 tarihli genel kurulun 9 b maddesinin iptalini talep edebilecekleri, birleşme sözleşmesinde birleşen ... Kooperatifi üyelerine teslim edilecek konutların anahtar teslimi şeklinde teslim edileceği kabul edilmiş olduğundan teslimden söz edilebilmesi için konutların imar mevzuatına uygun iskan alınabilecek şekilde teslim edilmesi gerektiği ve bu sebeple konutlardaki imara aykırılığın giderilmesi için ödenmesi gereken yapı kayıt belgesi bedelinden ... sitesi konut yapı kooperatifi üyelerinin sorumlu olacağı birleşen ... Kooperatifi üyelerine sorumluluk yüklenemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 2-Mahkemece inşaat mühendisi ... ve mali müşavir ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16/12/2020 tarihli 2.heyet raporunda; Davalının 2001 ve 2010-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğinde olduğu, devralan davalı ... Kooperatifinin, devrolunan ... Kooperatifi ile 03/08/2001 tarihli bilançoları esas alınarak tüm aktif ve pasifi ile birleştiği, davalı kooperatifin 31/12/2001 tarihli bilançosu incelendiğinde birleşmenin gerçekleştiği, usulüne uygun olarak yapıldığı, davacıların 14/04/2019 tarihli genel kurulun 9b maddesinin iptali talebi yönünden kanaatine mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.3-İnşaat mühendisi ...mahkemeye sunmuş olduğu 22/12/2020 tarihli ek raporunda; Mali bilirkişi ile birlikte heyet olarak raporun tanzim edilmesi gerekli iken teknik bilirkişi görüşleri yer almadan 16/12/2020 tarihli raporun mahkemeye sunulduğunu, bu nedenle teknik bilirkişi değerlendirmesinin 16/12/2020 tarihli raporda sehven yer almadığını, teknik bilirkişi görüşlerini ihtiva eden işbu raporun ayrıca dosyaya sunulması gerektiğini açıklayarak,"Şekil yönünden inceleme: ...İlk toplantıda ortaklar toplamının 1/4 oranından fazla sayıda 120 asaleten, 80 vekaleten olmak üzere 208 ortağın katılımı ile yeterli çoğunluk sağlanarak, resmi temsilci gözetiminde 14.04.2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenlerle Olağan Toplantı, Şekil Yönünden uygundur.Esas yönünden inceleme: Konut Yapı Kooperatifi Ana Sözleşmesinin 33. maddesine göre "Genel Kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan en az 1/4 ünün şahsen ve temsilen hazır bulunması şarttır."Genel Kurul Toplantısında bu husus ilişkin olarak 1/4 oranı üzerinde kooperatif ortağı katılarak gerekli şart sağlanmıştır...Söz konusu 33.maddenin devamında kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi veya ana sözleşmede değişiklik yapılması ile ilgili kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların 2/3 çoğunluğu ile verilir. Somut olayda, 33.maddenin son paragrafında belirtildiği üzere, ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlülüğü getirilmesi ile ilgili alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 ünün rızası gereklidir. Söz konusu bu maddeye görede iptali talep edilen 9/b ikinci maddesine ilişkin olarak da 114 kabul, 55 ret oyu verilerek kabul edilmemiştir.Söz konusu bu madde ile kooperatif ortaklarına (davacılara) ek ödeme yükümlüğü getireceği kanısına varılmıştır.Sonuç olarak;...3194 Sayılı İmar Kanunun geçici 16. Maddesinde imar barışı uyarınca yapılacak işlemler açıklanmıştır. Söz konusu maddede, ruhsatsız ve ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt verileceği düzenlemesi yapılmıştır. Yapı kayıt belgesi yapının mevcut kullanım amacına yönelik olup, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli bulunmaktadır. Yapı kayıt belgesi alınmış yapılarda, imar kanununa göre alınmış olan yıkım kararları ve idari para cezaları iptal edilmektedir. İmar mevzuatı dışına çıkılarak fazladan ilave yapan Yapı Kooperatifleri de bu yasadan yararlanabileceklerdir." şeklinde görüş bildirmiştir.Davalı tarafın istinaf sebepleri incelendiğinde;Yukarıda yer verilen birleşme sözleşmesinde açıkça, ... Kooperatifi ortaklarına ait 128 adet konutun, davalı ... Kooperatifi tarafından tamamen tamamlanmış ve oturulacak hale getirilmiş şekilde verileceği, tüm masrafları ... Kooperatifi tarafından karşılanarak, kat irtifak ve kat mülkiyeti ile dairelerin anahtar teslimi olacak şekilde davalı ... Kooperatifi tarafından ... Kooperatifi ortaklarına teslim edileceği taahhüt edilmiştir. Yani konutun teslimine dair tüm masraflar davalı Kooperatife ait olacaktır.Her ne kadar davalı tarafça, dava konusu masrafların birleşme sözleşmesinde üstlenilen masraflardan olmadığı, bu nedenle tüm ortaklar tarafından karşılanması gerektiği ileri sürülmüş ise de dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında halen "tarla" vasfında kayıtlı olduğu, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis edilemediği, yukarıda yer verilen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16.maddesinde "...Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir" düzenlemesi mevcut olup davalı Kooperatif tarafından, kat mülkiyeti tesis edilerek ortaklara teslim edilmesi için bu yola başvurulması gerektiği anlaşılmaktadır. Birleşme sözleşmesinin 6.1 ve 6.3.h maddesi uyarınca anahtar teslimi olacak şekilde tüm masrafların ...Kooperatifi tarafından karşılanmasının taahhüt edilmesi karşısında, yapı kullanım belgesi masrafının da davalı Kooperatif tarafından karşılanması gerektiğinin kabulü zorunludur. Ayrıca birleşme sözleşmesinde ...Kooperatifi ortaklarının harcama ve giderlerden 9.maddedeki sorumluluğu hariç hiçbir sorumluluğu olmayacağı da karar altına alınmıştır. Birleşme sözleşmesinin 9.maddesindeki sorumluluk ise kooperatif ortaklarının, genel giderlere ilişkin aidat ödeme yükümlülüğüdür Dava konusu edilen masraflar ise, davacıların sorumlu olduğu 9.maddede ifade edilen genel giderlere ilişkin aidat bedeli değildir.Davalı tarafça, birleşme protokolünde geçen 128 ortaktan süreç içerisinde ortaklık hisselerini devir alan kişilerin devir esnasında kooperatifte imzalamış oldukları taahhütnamelerde "Kooperatifimizin Ana Sözleşmesinde yazılı olan bütün hükümleri, lüzumu halinde yapılacak değişiklikleri, Kooperatifin kuruluşundan itibaren yaptığı işlerden, aldığı arsalardan, yaptığı sözleşmelerden doğabilecek olan mesuliyetleri, Kanun ve Ana Sözleşme hükümleri dahilinde olmak şartıyla Genel Kurul ve Yönetim Kurulunca alınmış, alınacak bütün kararları kabul ettiğimi, Kanun ve esas mukavele ile ve bunlara müsteniden çıkarılacak nizamname, talimat, tamim ve kararlar hilafında ve Kooperatifi menfaatlerine aykırı davranışta bulunmayacağıma Çek, Senet ödemelerini ve aidatlarımı, ödeme programında belirtilen aylık ödemeleri muntazam ödeyeceğimi, aksi takdirde Kooperatif Yönetim ve Genel Kurulca hakkımda verilecek her türlü karar ve işlemlere itiraz etmeyeceğime ve bu kişilerin takibatından dolayı hiçbir hak ve menfaat iddiasında bulunmayacağımı, Yönetim Kurulunca yapılacak bütün çağrılara ve tebliğlere aynen uyacağımı taahhüt ederim." şeklinde taahhütte bulunduklarını bu nedenle dava konusu giderlerden sorumlu olduklarını ileri sürmektedir. Ancak birleşme sözleşmesinde kişi bazında değil, ortaklık bazıda değerlendirme yapılmış ve 128 ortaklık için davalı ... Kooperatifi tarafından masrafların karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle ... Kooperatifi ortaklarından, ortaklığı devralan kişiler de, aynı koşullarla devraldıkları için, birleşme sözleşmesindeki hükümlerin devralan kişiler yönünden geçerli olması, masrafların ... Kooperatifi tarafından karşılanması gerekmektedir. Zira birleşme sözleşmesinde, ortaklığın devri halinde, yeni ortak olacak kişiler yönünden anılan hükümlerin uygulanmayacağına dair bir hüküm yoktur.Yine ...Kooperatifinden gelen 128 ortağın inşaatları denetleme ve kontrol yetkilerini kullanmadıkları, imara aykırılıklara onay verdikleri ve inşaatı tamamlanan konutları hiçbir ihtirazı kayıt sunmadan teslim alarak yaklaşık 20 yıldan bu yana kullanmaya devam ettikleri, bu nedenle açılan davanın iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, konutların mevzuata uygun olarak teslim edilmesi davalı Kooperatif yükümlülüğünde olup, konutların davacılar tarafından kullanılıyor olması Kooperatifin yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi davacılar yönünden ise dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca konutların ihtirazı kayıt sunulmadan teslim alarak kullanılması, dava konusu giderlerden sorumlu oldukları anlamına gelmemektedir.Kooperatif ortakları arasında hak ve borçlar bakımından "eşitlik ilkesi" esastır. Söz konusu ilke Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." şeklinde düzenlenmiştir. Eşitlik kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır. Kooperatiflerde eşitlik, aynı statüdeki ortaklar arasında eşitlik sağlanmasını ifade eder. Yani bir ortak ile aynı statüde olan emsal ortaklar esas alınarak eşitlik sağlanır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2016 tarihli 2015/3722 E. 2016/357 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; "...1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Davacı peşin bedelli üye ise peşin bedelli üyeler ile, normal statüde üye ise normal statüde olan üyeler ile karşılaştırma yapılarak eşitlik, üyeliğin kendi statüsü içerisindeki emsal üyeler esas alınarak sağlanmalıdır. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı nitelikte yapılması gerekir. Dairelerin teslim edilme anındaki niteliği eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmesi, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde teslim edildiğinin, saptanması gerekmektedir..."Somut olayda da; eşitlik ilkesi aynı statüdeki ortaklar arasında değerlendirilmesi gerektiğinden, ... masraflardan sorumlu olmayacağı yönündeki sözleşme hükmü, ... Kooperatifi ortakları açısından bir eşitsizliğe yol açmamaktadır. Davalı vekilinin bilirkişi raporu yönünden itirazları değerlendirildiğinde ise; 22/12/2020 tarihli ek rapor, kök raporda sehven teknik incelemenin yapılmadığı belirtilerek sonradan düzenlenmiştir. Raporda hukuki görüşlere yer verilmesi HMK 279/4.maddesine aykırı ise de, hukuki değerlendirmenin mahkemece yapılacak olması ve mahkemenin gerekçeli kararında hukuki yönden yapılan tespitlerin yerinde olması karşısında bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir. Ayrıca kök rapor ile ek raporun iddia edildiği gibi tamamen zıt nitelikte olmayıp ek raporda imar kanununa ve yapı kayıt belgesine ilişkin kök raporda yer almayan bir kısım açıklamalara yer verildiği dikkate alındığında bu husustaki itirazların da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf istemi incelendiğinde; Davacı vekili tarafından tek bir davacı yönünden, vekalet ücreti ve peşin harç masrafına ilişkin istinaf yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 57 ve 58.maddelerinde ihtiyari dava arkadaşlığı düzenlenmiştir. HMK'nın 57. maddesinde; "Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri.c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması",HMK'nın 58. maddesinde ise; "İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder." hükümlerine yer verilmiştir.Bu hükümler uyarınca birlikte dava açma hakkına sahip olanların her biri ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi isterlerse birlikte de dava açabilirler ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı doğar.Somut olayda da, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur. İlk derece mahkemesi yargılaması aşamasında, her bir davacı için ayrı ayrı olacak şekilde başvuru ve karar harcı yatırıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda her bir davacı yönünden açılan dava, bağımsız bir dava niteliğindedir.İlk derece mahkemesinin karar tarihi olan 10/03/2021 tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri Davalarda Ücret" başlıklı 22.maddesinde; "(1) İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine... hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davacı sayısı 41'dir. Bu durumda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50'si oranında avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, tüm davacılar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. 03/10/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren yani Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri Davalarda Ücret" başlıklı 22.maddesi; "(1) İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda ilk on dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine... hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." şeklinde düzenlenmiştir.Yine tarifeye göre Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar yönünden maktu vekalet ücreti 30.000,00 TL olarak belirlenmiştir. İşbu dava dosyasının seri nitelikte açılan davalardan biri olduğu kabul edilerek, seri dava dosyalarının sayısı gözetilip karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen maktu vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekili istinaf isteminde haklı olup sadece davacılardan ... yönünden istinaf yoluna başvurulduğu için, davacı ... hakkında verilen kararın bu yönden kaldırılması ve Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 22.maddesi gereğince 15.000,00 TL (30.000,00 TL olan tam vekalet ücretinin yarısı) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. Yine davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğu için davacılar tarafından ayrı ayrı başvuru ve karar harcı yatırılmış olmasına rağmen, mahkemece tek karar harcı alınması yönünde karar verildiği anlaşılmakla, harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, Dairemizce re'sen nazara alınmış, Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife gereği, her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL karar harcından, yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 383,20 TL olmak üzere, 41 davacı yönünden toplam 15.711,20 TL (41 X 383,20) karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin harç yönünden istinaf talebi ise her bir davacı için ayrı ayrı yatırılan karar harcının yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğine ilişkindir. Yine sadece davacılardan ... hakkında istinaf yoluna başvurulduğu için, davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar vermek gerekmiştir.İstinaf başvurusunda bulunan, ilk derecedeki hükmün tamamı için değil, bir kısmı için başvuruda bulunmuşsa kamu düzenine de aykırı bir durum yoksa istinaf başvurusu haklı bulunursa sadece başvurulan kısım için karar kaldırılarak yeni bir karar verilmelidir. Ayrıca taraf hükmün tamamı için istinaf başvurusunda bulunsa dahi, istinaf incelemesi sonucu kararın kısmen doğru olduğu anlaşılırsa sadece o kısım için karar kaldırılıp yeni bir karar verilmelidir... Özellikle kısmi kabul kararı verilen durumlarda, kaldırılan ilk derece hükmü ve kabul edilen kısım tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açık yazılmalıdır. Çünkü böyle bir durumda eski ilk derece kararıyla yeni istinaf kararının karışıklığa sebep olması ihtimali bulunmaktadır. (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2274). İlk derece kararını kaldırıp davanın esastan kabulüne karar verilmesi, özellikle davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinafa başvurulduğunda söz konusu olur. Esasa ilişkin istinaf başvurusu kısmen haklı bulunursa, kabul edilmeyen istinaf sebepleri yönünden başvurunun reddine, kabul edilen istinaf sebepleri bakımından ilk derece kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilir. Aleyhine karar verilen davacı, hükmün bir kısmına karşı istinafa başvurursa, karşı konulmayan hüküm kısımları bakımından ilk derece kararının muhafazasına, haklı bulunan talepler bakımından ise ilk derece kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmelidir. (Tolga Akkaya, Medenî Usul Hukukunda İstinafa Başvuru, İstinaf İncelemesi Ve İstinaf Mahkemesinin Verebileceği Kararlar, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Doktora Tezi 2008, s. 351) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan karar harcı yönünden ilk derece mahkemesi kararındaki eksiklik HMK'nın 355.maddesi uyarınca Dairemizce re'sen nazara alınmış ve davacılar vekilinin davacı ... yönünden istinaf talebi ise kabul edilmiş olup ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edileceğinden, istinaf yoluna başvurulmadığı için hakkında verilen karar kesinleşen diğer davacılar hakkında yeniden hüküm tesis edilmeyip, karar sadece davacı ....yönünden açıklanan hususlarda ve re'sen harç konusunda incelenmiş, kararın yalnızca bu yönlerden kaldırılmasına karar verilerek yargılamada eksiklik olmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince aşağıda şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 tarihli 2019/204 E. 2021/211 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1.b.2 ve 355. maddeleri uyarınca davacı ... yönünden ve re'sen nazara alınması gereken karar harcı hususunda KALDIRILMASINA VE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davacı ... tarafından açılan davanın KABULÜ ile davalı kooperatifin 14/04/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu gündem maddesinin B bendinin 2. Kısmındaki kararın İPTALİNE, b-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL karar harcından, ayrı ayrı yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 383,20 TL olmak üzere, 41 davacı yönünden toplam 15.711,20 TL (41 X 383,20) karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL karar harcının, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, ç-Davacı ... vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 22.maddesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,d-Sair hususlar yönünden ilk derece kararının aynen muhafaza edilmesine,3-İstinaf giderleri yönünden;a-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca davacı ... yönünden alınması gereken 427,60 TL karar harcından, davacı .... tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca, alınması gereken 17.531,60 TL (427,60 TL X 41) karar harcından, davalı tarafından yatırılan 17.163,30 TL'nin (17.104,00 TL+ 59,30 TL) mahsubu ile bakiye 368,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,ç-Davacı ... tarafından sarf edilen 221,60 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,d-Davalı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/10/2024