Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/8284 E. 2022/9092 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/8284
- Karar No
- 2022/9092
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1784 KARAR NO : 2025/2009 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2025 ESAS NO: 2024/164 KARAR NO : 2025/661 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 07/11/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/07/2025 tarih ve 2024/164 E - 2025/661 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin kara, hava ve deniz yolu taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, bahse konu ticari faaliyetler kapsamında davalı şirketle akdedilen muhtelif sözleşmeler kapsamında davalıya ve müşterilerine ait yüklerin kara yolu ile taşıma işini üstlendiğini ve taşımaları gerçekleştirdiğini, bahse konu taşıma işlemleri karşılığında, davalı yana muhtelif tutar ve sayıda "navlun ücreti" ve "navlun fark bedeli" alacağına ilişkin toplam 126.310,00 USD tutarında faturalar düzenlediğini, davalı şirket tarafından da ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davalıya keşide edilen faturalar karşılığında bu zamana kadar (iade kestikleri faturalarla birlikte) sadece 119.655,00 USD tutarında ödeme yapıldığını ve bakiye 6.655,00 USD alacağı kaldığını, söz konusu alacak için Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, davalı tarafın icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "müvekkil şirketin taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetleri kapsamında davacı şirketle akdedilen muhtelif sözleşmelerle davacıya bir takım taşıma işlerini yüklendiğini, davacı şirketin her ne kadar ilk üstlenmiş olduğu işleri sıkıntısız bir şekilde yerine getirmiş olsa da son işlerinde aynı dikkat ve özeni göstermediğini ve davalı şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin almış olduğu son işte başarısız olduğunu ve davalıyı 51.806,09 USD+KDV zarara uğrattığını, davalının bu zararın tazminini istediğini ve davacıya Kayseri 7.Noterliğinin ... Tarihli ... Seri numaralı ihtarı keşide ettiğini, davacının ise zararı üstlenmek istemeyerek önceki işlerinden kalma bakiyesini istemek amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı şirketin hem davalıyı zarara uğrattığını hem hem de davalıdan alacağını istemesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirket aleyhine yapılan icra takibine karşı itiraz ettiklerini ve davalı şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibine başlattıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını " talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Somut olayda davacı defterleri incelenmiştir. Davacı taraf resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı ile davalı arasında davacı resmi defterlerine göre ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı tarafın incelenen 2023 yılı resmi defterlerindeki cari borç/alacak ticari işlem kayıtlarına göre, davacının davalıdan 6.655,00 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesinde ise; Davacı tarafça davalıya 2023 yılında 2.519.411,05 TL tutarlı 15 adet fatura düzenlenmiştir. Bu faturalar dosya kapsamına da sunulmuştur. Söz konusu faturalar incelendiğinde USD cinsinden düzenlendiği, Türk lirası karşılıklarının da gösterildiği ve yabancı para birimi karşılığının 126.310 USD olduğu tespit edilmektedir. Davacının düzenlemiş olduğu bu faturaların tamamı davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bahse konu faturaların davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde davacıya 2.385.227,73 TL tutarında ödeme kaydı tespit edilmektedir. Bu ödemelerin yabancı para birimi karşılıkları ise 119.655 USD olarak tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bu tespitler yapılmıştır. Nitekim dosyadaki davacının sunduğu taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kaydında da ödeme tutarı 119.655 USD olarak gözükmektedir. Davacının davalıya düzenlediği ve davalının kabulünde olan fatura bedellerinden yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan bakiye 6.655,00 USD alacaklı olduğu hesaplanmaktadır. Ancak davalı savunmalarında bu hesap sonrası davacının kendilerini 51.806,09 USD+KDV zarara uğrattığını, bu konuda kendisine Kayseri 1. Noterliğinin ... tarihli ... seri numaralı ihtarı çektiklerini, davacı hakkında İstanbul 17. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip yaptıklarını ve akabinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını bildirmiştir. Davalının ticari defterlerinde 2024 yılının Ocak ayında davacıya 1.556.198,40 TL tutarında fatura düzenlendiği kayıtlıdır bu iddiası ile ilgili, davalı taraf takas mahsup defi ileri sürmeksizin açık hesap ilişkisini 2023 yılı sonu kesmek suretiyle takip yapmış ve itirazın iptali davası açmıştır. Yani taraflar arasındaki ticari ilişki davalı iradesiyle bölünmüş olup bölünen kısım yönünden mahkememizce hüküm verilmesinde yasal engel olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş davalının iddiaları ise İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin konusu olduğundan değerlendirme yapılmamıştır. İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. -Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede; Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2022 tarihli, 2021/8284 E., 2022/9092 K., Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K) Bu kapsamda hesaplama yapılmıştır. 1-Davacının davasının kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takip tarihi itibariyle 6.655,00-USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, 2-6.655,00-USD asıl alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru (30,3342-TL) üzerinden belirlenen TL karşılığının (201.874,10-TL)'nin %20'si oranında olan 40.374,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının 2024 yılı ticari defterleri incelenmeden hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yalnızca davacının 2023 yılı defterleri incelenmiş; oysa müvekkil tarafından sunulan ticari defterlerde açıkça görülen ve Ocak 2024 tarihli, toplam 1.556.198,40 TL tutarındaki faturaların akıbetine ve bu faturalara ilişkin kayıtların davacı defterlerinde yer alıp almadığına dair hiçbir inceleme yapılmadığını, halbuki bu faturaların davacının 2024 yılı ticari defterlerine işlenip işlenmediği, alacak-borç dengesinin 2024 yılı itibarıyla nasıl şekillendiği hususu, davanın esasına doğrudan etki edecek nitelikte olduğunu, bu husus açıkça ileri sürüldüğünü, müvekkilin davacıdan önemli miktarda alacaklı olduğu, bu alacağa ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı ve akabinde açılan itirazın iptali davasının görülmekte olduğu hususları dosyaya sunulan beyan ve belgelerle açıkça ortaya konduğunu, nitekim, açılan itirazın iptali davası, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2024/324 E. 2025/604 K. sayılı dosya ile karara bağlandığını ve müvekkilin karşı taraftan 1.386.851,17 TL alacağı bulunduğunun tespiti ile davanın tamamen kabulüne karar verildiğini, bu durumda mahkeme, taraflar arasındaki karşılıklı ticari ilişkiyi ve hesaplaşmayı, ilgili ticari defterleri karşılıklı olarak değerlendirme yükümlülüğünü (HMK m.222/2 ve TTK m.85) yerine getirmediğini, davacı taraf lehine eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurduğunu, oysa müvekkilin haklı ve belgeli olarak ileri sürdüğü bu alacak, davacının talebinin değerlendirilmesinde doğrudan dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu kurulan hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde değildir. zira alacak likit nitelikte olmadığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likit nitelikte olması, yani borçlunun, borcun miktarını kendi başına kolayca ve net biçimde tespit edebilmesi gerektiğini, oysa somut olayda taraflar arasında taşıma sözleşmelerine dayalı karmaşık bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, alacaklar ihtilaflı olup yargılama sonunda hükmedilecek miktarların birbirine mahsup edilmesi durumu gündeme gelebileceğini, dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektiren hususlar olduğunu, davacı tarafından alacak miktarına ilişkin olarak ihtar gönderilmemiş, müvekkil temerrüde düşürülmediğini, somut olayda alacak; yorum, karşılaştırma ve ticari defter incelemesi gerektirdiğinden likit olmadığını, mahkemece bu yön değerlendirilmeden ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararı delillerin eksik incelenmesine ve hatalı değerlendirilmesine dayalı olup kabulü mümkün olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının haksız davasının reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, en azından alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına ilişkin kısmın kaldırılması gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/164 E. 2025/661 K. sayılı kararının istinaf gerekçeleri doğrultusunda inceleme yapılarak kaldırılmasına, nihayetinde davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, en azından alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına ilişkin kısmın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf talebinin reddi ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/164 E ve 2025/661 K sayılı kararının onanmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan cari alacak istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, ispatlanan alacak üzerinden davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin istinafa konu edilen 03/07/2025 tarih ve 2024/164 E - 2025/661 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 13.790,01 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 3.516,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.273,65 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025