Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1248 E. 2022/979 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1248
Karar No
2022/979
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/1359 Esas KARAR NO:2025/523 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:29/05/2023 NUMARASI:2022/910 Esas, 2023/470 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:17/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalılardan ...'ün ... sayılı dosyasıyla, müvekkillerden ...Ltd Şti aleyhine, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine giriştiğini, ciranta sıfatıyla atılan imzanın kendisine ait olmadığının fark edilmesi üzerine Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/1248 sayılı dosyasıyla imzaya itiraz ettiklerini, icra takibinin tedbiren durdurulmasını istediklerini, 83.225,00.-TL teminat bedelini yatıramadıklarından tedbir kararının uygulanamadığını, ...sayılı dosyasıyla müvekkili şirkete hacze gelindiğini, üretimde kullandıkları ... ve lazer kesim makinelerinin haczedildiğini, ödeme yapılmadığı takdirde makinenin muhafaza altına alınacağından bahisle korkutulduğunu, zira bu makinelerin muhafaza altına alınmasının bütün iş akışının durması anlamına geldiğini, müvekkilinin bu olumsuz durumun ortaya çıkmasından korktuğundan davalı ...'e 75.000,00.-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, kalan borcu da taksitler halinde ödenmesi için iş bu davaya konu bonoları imzalamak zorunda kaldığını, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi'ne müracaat ederek haciz ve muhafaza baskısı altında 75.000 TL ödeme yapmak zorunda kalındığını ve ödenen bu miktarın teminat olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, taleplerinin kabul edildiğini, bakiye kalan 8.225,00.-TL'nin de icra dosyasına depo edilerek ihtiyati tedbir kararının alındığını, ... Tal sayılı dosyasıyla yapılan haczin 05.10.2021 günü saat 11:50 de başlayıp 13:40' da sona erdiğinin sabit olduğunu, davalı ...' e ödenen 75.000 TL'nin 05.10.2021 tarihinde saat:13:10' da gönderildiğini, davaya konu bonoların düzenleme ve teslim alındığına ilişkin protokolün imza tarihinin de 05.10.2021 tarihi olduğunu, icra tehdit ve baskısı altında alınan bu bonoların hükümsüz olduğunu, Ankara 5 İcra Hukuk Mahkemesi 22.09.2022 tarih ve 2021/1248 E. 2022/979 K. Sayılı kararıyla çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığından davanın kabulü ile müvekkili yönünden takibin durmasına karar verildiğini, davalılardan ...'nin de iyi niyetli yetkili hamil olmadığını, diğer davalı ... ile fikir ve eylem birliği içinde birlikte hareket ettiğini, sırf müvekkilinin def'i ve itirazlarını kullanamaması için ciro yoluyla senetleri devralarak icra takibine giriştiğini, zira müvekkili ile davalı ... arasında yapılan protokolün, taraf olmayan ... tarafından icra dosyasına sunulduğunu, icra takibinde ...'ün sadece göstermelik olarak adının bulunduğunu, iyiniyetli hamil olmadığını (Emsal; Yargıtay HGK.nun 2017/1627 E. 2018/1187 K.), yine bir an için kabul etmemekle beraber bonoların geçerli olduğu düşünülse dahi icra dosyasına sunulan protokolden görüleceği üzere, davaya konu bonoların, ... sayılı dosyanın tasfiyesi amacıyla düzenlendiğini, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/1248 E. sayılı dosyasıyla imzalar müvekkiline ait olmadığından müvekkilleri açısından takibin durdurulmasına karar verildiğinden anılan bonolardan dolayı davalı alacaklı tarafların da herhangi bir alacak hakkı kalmadığını belirterek, müvekkillerin ... Sayılı dosyasında davalı taraflara borçlu olmadıklarının tespiti ile % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, takip konusu bonoların meşru, haklı ve iyiniyetli son hamili olduğunu, 08.10.2021 ödeme tarihli 25.000,00.-TL bedelli, 05.11.2021 ödeme tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 05.12.2021 ödeme tarihli 75.000,00.-TL bedelli, 05.01.2022 ödeme tarihli 75.000,00.-TL bedelli, 05.02.2022 ödeme tarihli 80.000,00.-TL bedelli 5 adet bono diğer davalı tarafından müvekkiline cirolandığını,08.10.2021 ödeme tarihli bonoya karşılık 25.000,00.-TL ödeme yapılmadığından dava dilekçesinde bahsedilen 05.10.2021 tarihli protokol uyarınca müteakip bonolarında muacceliyet kesbettiğini ve... Dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bonoların iktisabına yönelik müvekkile atfedilebilecek kötü niyet ve ağır kusur bulunmadığını, diğer davalı ile aralarındaki şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, mücerretlik ilkesi gereğince bononun içerdiği alacak hakkının temel ilişkiden bağımsız olup bu soyutluk dolayısıyla temel ilişkideki bozuklukların bono ilişkisini etkilemediğinden temel ilişkiden doğan def'ilerin bono ilişkisinde de ileri sürülemeyeceğini, farazi ithamlarla borçtan kurtulma gayesiyle hareket edildiğini, davacıların başlatılan takibin ardından müvekkili aleyhine açtıkları borca itiraz davasının İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/1171 E. 2022/1058 K. Sayılı kararı ile reddedildiğini, senetlerin tehdit altında imzaladığına dair şahsi def'inin müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, dava dilekçesinde yer verilen Yargıtay HGKnun 13.06.2018 tarih ve 2017/1627 E. 2018/1187 K.sayılı kararının tamamı incelendiğinde bonoların tehdit altında imzalandığının ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, davamızda böyle bir ceza dosyası bulunmadığını, bu nedenle davacıların iddialarının tamamen farazi olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacıların İİK.m. 72 uyarınca % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin irade fesadına ilişkin iddialarının mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacının haciz baskısı altında irade fesadı ile söz konusu protokolün geçersiz olduğu iddialarının geçersiz olduğunu, kişiye zorla hukuki muameleyi yaptıracak tehdidin hukuka aykırı olması gerektiğini, Borçlar Kanunu md. 38/2’ye göre "Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması halinde, korkutmanın varlığının kabul edilebileceğini, tehdit eden kişi bakımından bir hakkın kullanılması olarak gerçekleşen hallerde, tehdidin gerçekleşmesi tek başına hukuka aykırılık teşkil etmemekte ve kural olarak bir hakkın veya yetkinin kullanımı tehdidi hukuka aykırı nitelik taşımadığını, bu bağlamda borçlunun yükümlülüğünü veya borcunu yerine getirmesini sağlamaya yönelik meşru araçların kullanılmasının kural olarak korkutma teşkil etmediğini dava konusu uyuşmazlığa ilişkin hukuki çerçevesinin içtihatlarda özellikle üçüncü kişinin kambiyo taahhüdünde bulunması halinde nasıl değerlendirildiği önem arz ettiğini, haciz ve muhafaza sırasında 3. kişi tarafından verilen kambiyo taahhüdünün iradeyi sakatlamadığını (Emsal: Yargıtay 19.HD.nin 09.12.2013 tarih ve 2013/15399 E. 2013/19559 K.), davacıların, protokolü ve kambiyo senedi imzalamalarının TBK 38/2. maddesi çerçevesinde kalıp kalmadığının yukarıda özeti sunulan doktrin ve yargıtay içtihadı çerçevesinde irade fesadı altında olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İİK.m. 72 uyarınca % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Davacı şirketin ciranta olarak imzasının bulunduğu, ... sayılı dosyasına dayanak çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ortaya çıkmış ve Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 22.09.2022 tarih ve 2021/1248 E. 2022/979 K.sayılı kararıyla takip, bu borçlu (Davacı şirket) yönünden durdurulmuştur. Davamıza ve... sayılı dosyasına konu 5 adet bononun da ... sayılı dosyasına konu borcun tasfiyesi için verildiği yukarıda belirtilen protokolden anlaşıldığından, takibe konu senetlerin dayanağı kalmamıştır.Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 22.09.2022 tarih ve 2021/1248 E. 2022/979 K.sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesine de dava ve usul ekonomisi gözetilerek gerek duyulmamıştır. Çünkü; ... sayılı dosyasına konu borç nedeniyle davacıların işyerinde 05.10.2021 tarihinde haciz uygulanmış ve davacının üretimde kullandığı makineler üzerinde haciz ve muhafaza uygulanmıştır.Davacılar da makinelerin muhafaza altına alınmasının bütün iş akışının durması anlamına geldiğini, daha olumsuz durumların ortaya çıkabileceği düşüncesiyle bu ağır durumdan kurtulmak için, korku ve endişe ile davamıza ve icra takibine konu 5 adet senedi imzalayarak vermişlerdir. Zira haciz, muhafaza ve protokol ile senet tarihleri aynıdır. Bu nedenle davacıların iradesinin sakatlandığı, söz konusu senetlerin bu baskı ve korku ile alındığı, bu nedenle geçersiz olduğu kabul edilmiştir.Gerçekten de benzer olaylarda Yargıtay'da aynı görüşte kararlar vermiştir. Yargıtay 19. HD. 19/09/2017 tarih ve 2016/12143 E. 2017/5991 K.sayılı kararında İhtiyati haciz sırasında yapılan potokolün haciz baskısı altında yapıldığından geçersiz olduğuna işaret etmiştir. Benzer şekilde aynı daire 30.10.2013 tarih ve 2013/11006 E. 2013/16673 K.sayılı kararında da, davacı borçlunun 19.10.2011 tarihinde ihtiyati haciz sırasında “…tüm dosya borcunu kabul ediyorum, ancak şu an ödeme yapacak durumum yok” şeklindeki beyanının ihtiyati haciz baskısı altında verildiğinden borcu kabul anlamına gelmediğini kabul etmiştir. Yine benzer şekilde Yargıtay 11.HD. 13.04.2022 tarih ve 2020/5944 E. 2022/2990 K.sayılı kararında da, davacının manevi cebir, icra tehdit ve baskısı altında, ekonomik özgürlüğünün ve geleceğinin zarar göreceği, itibar kaybına uğrayacağı korkusuyla 29.01.2013 tarihli protokolü ve bu protokole bağlı senetleri imzaladığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine açıkça işaret etmiştir.Diğer davalı ... iyi niyetli 3.kişi (hamil) olduğunu, senet metninden anlaşılamayan def'ilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunmakta ise de, irade sakatlığına ilişkin iddialar mutlak def'ilerdendir ve herkese karşı ileri sürülebilir. Bir senet hata, hile, ikrah, akıl zayıflığı vb.iradeyi sakatlayan nedenlerle düzenlenerek verilmiş ise iyi niyet iddiası dinlenmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 13.06.2018 tarh ve 2017/19-1627 E. 2018/1187 K.sayılı bir kararında bu duruma işaret etmektedir. Dava dilekçesinde değinilen, davalı ... vekilinin söz konusu kararda kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı olduğunu, davamızda böyle bir kesin hüküm veya maddi vakıa olmadığını savunarak, bu kararın emsal olamayacağı düşüncesinde ise de; yukarıda açıklanan nedenlerle tehdit ve korku maddi vakıası mahkememizce kabul edilmiştir. Bu def'i davalı ...'ye karşı da ileri sürülebilir. Bu sebeple iyi niyetli 3. Kişi (Hamil) savunmasının dinlenilemeyeceği yönünden ilgili içtihat emsal niteliğindedir." gerekçesi ile Davanın KABULÜNE,-Davacıların... sayılı dosyasına konu senetler nedeniyle davalılara BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,Davalı ... icra takibinde borçlu konumunda olduğundan, diğer davalı ... ise temel ilişkiyi bilerek ve kötü niyetli hareket ettiği ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf isteminde;Davalı ... istinaf dilekçesinde kambiyo senetlerinin soyutluğuna dayandığını, ancak ne davaya cevapta ne de istinaf dilekçesinde diğer davalı ...'den hangi amaçla, hangi ticari işleme veya hangi hukuki sebebe dayanılarak bonoların teslim alındığına dair en ufak bir açıklama yapılmadığını, bu hususta iddialarını desteklediğini, Ayrıca... sayılı dosyasında borçlu olan diğer davalı ... için çıkarılan ödeme emrinin 25.01.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup işbu istinaf aşamasına kadar hala icrai herhangi bir işlem yapılmadığının da açık olup bu hususun da iddalarını desteklediği gibi ...'nin ilişkiyi bildiği ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davalıların istinaf kanun yoluna başvurma taleplerinin reddine, katılma yoluyla istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin kabulüyle Davalı ...'nin kötüniyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf isteminde;İcra hukuk mahkemesinde görülen imza itirazı davasının bekletici mesele yapılması gerekmekteyken söz konusu davanın kesinleşmesi beklenmeden hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, Protokolden görüleceği üzere davacılardan ... şirketinin borçlu olduğu ... .sayılı icra dosyasına konu borcun tasfiyesi amacıyla tanzim edildiğini, ... eksik inceleme neticesinde hatalı şekilde 2021/1248 E. 2022/979 K. Sayılı ilamla imza itirazının kabulüne karar verildiğini, kararın istinafta olduğunu, iş bu imza itirazı dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini,İcra Hukuk Mahkemesinde görülen imza itirazı davasının sonucu özellikle davacı ... şirketi yönünden verilecek hüküm bakımından önem arz ettiğini, irade sakatlığının söz konusu olması yalnızca icra dosyasının tarafı olmayan 3.şahıslar açısından mümkün olduğunu, bununla beraber hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan icra dosyası borçlusunun tatbik edilen haciz işleminde borcunu ödemek amacıyla protokol imzalaması veyahut kambiyo senedi tanzim etmesi halinde haciz baskısı sebebiyle irade sakatlığının mevcut olduğundan bahsedilemeyeceğini, çünkü borçlu kesinleşmiş borcunu ödeme amacıyla taahhütte bulunduğunu,ilgili icra hukuk dosyasında imza itirazının incelenebilmesi için ... şirketinin yetkilisi...'a ait imza örnekleri araştırılarak ilgili kurumlardan gerekli evraklar celpedildiğini, vekaletnameyle... LİMİTED ŞİRKETİ yetkilisi ... tarafından ...'a şirket adına "her türlü sözleşmeler, taahhütnameler, muvafakatnameler, ibranameler ve sair her türlü evrak ve belgeyi tanzim ve imzalamak, şartlarını tayin ve tespit etmek, dilerse feshetmek, bu konularda yapılması gerekli tüm iş ve işlemleri takip ve sonuçlandırmak..." vb. birçok hususu kapsayan ve ilgili ticari işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte yetkiler verildiğini, yetkiler ticaret siciline tescil edilmemiş olsa da ...'un...Şirketi'nin ticari temsilcisi olarak hareket etmekte olduğunun kabulünü gerektirdiğini, İcra Mahkemesinin ... için de imza incelemesi yapılması talebini dikkate almadığını, İcra Mahkemesince alınan raporun yüzeysel, yetersiz ve hükme esas alınmaya elverişli nitelikte olmadığını, yerel mahkemece imza itirazı davasının kesinleşmesi beklenmemiş ve usul ekonomisi ilkesi gerekçe gösterilerek hüküm verilmiş olmasının hatalı olduğunu,Davacıların iradesinin sakatlanmış olduğu gerekçesinin yerinde olmadığını, kanundan doğan bir hakkın kullanımının mevcut olduğu hallerde irade sakatlığından söz edilemeyeceğini, Davacıların, davaya konu protokolü ve kambiyo senetlerini imzalamalarının TBK 38/2 çerçevesinde kalıp kalmadığını, bu konuda doktrin ve yargıtay içtihadı sunduklarını, protokolün davacılar tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığını,Gerekçede yer alan Yargıtay kararlarının hepsinin ihtiyati haciz sonucu tanzim edilen protokol ve kambiyo senetlerine ilişkin olarak verildiğini, somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz söz konusu olmayıp davacı ... şirketi hakkında kesinleşmiş bir icra takibi söz olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf isteminde özetle;mahkemece ilk celsede karar verilmiş olup yeterli inceleme yapılmadığını, Müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil olduğunu, kötü niyet ve ağır kusur bulunmadığını, şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini, mücerretlik ilkesinin esas olduğunu,Davacıların müvekkiline borçlu olduğu mahkeme kararı ile sabit olduğunu, İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/1171 E. Dosyası ile borca itiraz davası açtıklarını, davanın reddedildiğini, dosyanın celbini talep ettiklerini, mahkemenin bu dosyayı celp etmediğini,Davacıların senetleri tehdit altında imzaladığına dair şahsi def'iinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dava dilekçesinde yer verilen YHGK Kararının bu dosya ile örtüşmediğini,ilk derece mahkemesinin henüz kesinleşmeyen bir mahkeme kararını baz alarak karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; ...sayılı dosyasına konu bonoların ... sayılı dosyasına konu borcun tasfiyesi amacı ile tanzim edildiği sabit olup davalılar vekilleri istinafında İcra Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleşmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mahkemenin karar tarihi itibarı ile ilgili dosya kesinleşmemiş ise de; dosyanın Dairemizce yapılan tetkikinde istinaf incelemesinden geçtiği, Ankara BAM 18.HD'nin 2022/2091 Esas, 2024/437 Karar sayılı, 29.02.2024 Tarihli ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmekle bu husustaki istinaf istemlerin reddi gerekmiştir. Bu durumda mahkemece çekteki imzanın davacı şirkete ait olmadığı gerekçesi ile dava konusu bonoların da davalı ... yönünden dayanağının kalmadığının kabulü neticeten yerindedir.Davalı ... vekili istinafında senetlerin haciz baskısı ile verildiğine yönelik gerekçenin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; dosyadaki delillere göre davacı şirket aleyhine başlatılan takipte davacının imza itirazında bulunarak takibe itiraz ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi'nde de dava açtığı, davanın devamı sırasında haciz işlemi için davacı adresine gelindiği, davacı şirket yetkilisi ...'un çekteki ciroyu kabul etmeyerek, sahtelik iddiasında bulunduğu, ancak borçlu işyerindeki makinelerde haciz işlemi yapılarak makinelerin yediemin olarak şirket yetkilisine bırakıldığı, aynı gün içinde davacı şirket tarafından 75.000TL ödeme yapıldığı da dikkate alındığında mahkemece davacıların davalı ...'e yönelik menfi tespit davalarının kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalı ... vekilinin istinaf istemine gelince; davalı görünürde yetkili hamil konumunda olup davalının senedi iktisapta kötüniyetli olduğunu, davalılar arasında işbirliğini ispat yükü davacılardadır. Davacılar, icra dosyasına protokolün davalı ... tarafından sunulduğunu ileri sürmüş ise de; bu husus tek başına davalı hamilin, davacıların senedi irade fesadı ile imzaladığını bildiği yahut kötüniyetli hareket ettiğini ispata elverişli olmadığı, davalı hamilin kambiyo senedine dayalı alacağın dayanağını ayrıca ispatla yükümlü olmadığı, somut olayda dosyaya yansıyan bir ceza mahkumiyeti kararı da bulunmadığından mevcut delil durumuna göre davanın davalı ... yönünden reddi gerekirken kabulü yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte ilk derece mahkemesinin kararında davalı hamil ... yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmişken "davalı ... ise temel ilişkiyi bilerek ve kötü niyetli hareket ettiği ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmesi de neticeten çelişki oluşturmuştur.İlk derece mahkemesinin 05/01/2023 Tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verildiği, davacı yanca teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin uygulandığı anlaşılmakla davacılar aleyhine %20 tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf istemi ise; kötüniyet tazminat isteminin reddine yöneliktir.Dairemizin kararına istinaden yeniden hüküm kurularak davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olup diğer davalı ... de takip alacaklısı olmadığından tazminat isteminin reddi bu gerekçe ile yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,3- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2023 tarih ve 2022/910 Esas, 2023/470 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,A.Davalı ...'e yönelik davanın KABULÜNE,-Davacıların ... sayılı dosyasına konu senetler nedeniyle davalı ...'e BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,-Davalı ... icra takibinde alacaklı konumunda olmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,B. Davalı ... yönünden davanın REDDİNE,- Asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davacılardan alınarak davalı ...'ye verilmesine,4-İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;-Alınması gereken karar ve ilam harcı 20.901,16-TL olup, peşin alınan 5.225,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.675,86‬-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,-Davacı tarafından yapılan 252,00-TL posta ve tebligat masrafı yargılama gideri ile 80,70-TL başvuru harcı, 5.225,30-TL peşin harç toplamı 5.558‬,00-TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2/3.maddesi uyarınca hesaplanan 48.956,03-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 48.956,03-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 5- İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri: -İstinaf talebi reddedildiğinden davacılardan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,-İstinaf talebi reddedildiğinden davalı ...'den alınması gereken 20.911,16TL harçtan, peşin alınan 5.225,30TL harcın mahsubu ile bakiye 15.685,86TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,-İstinaf talebi kabul edildiğinden peşin harcın talebi halinde davalı ...iadesine,-Davacılar tarafından ve davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,- İstinaf aşamasında davalı... tarafından yapılan yargılama gideri olan 492TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan alınarak davalı ...'ye verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1248, K. 2022/979, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1248-e-2022-979-k-7f55c60ebf58