Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/771 E. 2024/1531 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/771
- Karar No
- 2024/1531
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/771
KARAR NO:2024/1531
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/03/2020
NUMARASI:2017/192 Esas - 2020/251 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların işleteni, sürücüsü ve ... sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı otobüsün, vekil edenlerinden ...'ye ait olan sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen 15/02/2015 günlü trafik kazasında, ... plaka sayılı aracın maliki/sürücüsü bulunan ...'nin ve söz konusu araçta yolculuk etmek bulunan diğer davacıların da ağır biçimde yaralandıklarını, kaza sonrasında aracın pert hale geldiğini, bu nedenle çekici ücreti ve otopark ücreti ödemek zorunda kalındığını ve yol gideri harcaması yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, vekil edenlerinden ... ve ...'ın kaza neticesinde uğradıkları maddi zararlara karşılık olmak üzere ayrı ayrı 5.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan; ayrıca davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 20.000,00-TL, davacı ... için de hem kendi yaralanması hem de nişanlısı ...'in yaralanması nedeniyle 30.000,00-TL ve davacı ... için de yine hem kendi yaralanması hem de nişanlısı ...'ın yaralanması nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın, davalı ... şirketi dışında kalan diğer davalılarda kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 07/02/2018 günlü dilekçe ile de eldeki dava açıldıktan sonra davalı ... şirketine 26/12/2017 günlü dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, ancak sonuç alınamadığını;... bakımından; aracının pert hale gelmesi nedeniyle kazadan önce en az 16.000,00-TL değere sahip olan bir araç için sigorta şirketinden sadece 9.000,00-TL ödeme alınabildiğini, bu nedenle oluşan değer kaybı zararının da davalılarca karşılanması gerektiğini, maddi tazminat talebinin 100,00-TL'sinin değer kaybı zararına ilişkin bulunduğunu, ayrıca 350,00-TL çekici ücreti, 700,00-TL otopark ücreti ve en az 500,00-TL yol harcaması yaptığını ve bu nedenle maddi tazminat talebinin 400,00-TL'sinin de bu zarar kalemlerine ilişkin olduğunu; ... yönünden de; kaza tarihinde Boğaziçi Üniversitesi'nde Master yapmakta olan müvekkilinin kaza sebebiyle okul sınavlarını kaçırdığını, eğitim hayatının 6 ay uzadığını, bu şekilde müvekkilinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle en az 30.000,00-40.000,00-TL maddi zarara uğradığını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan manevi tazminat talepli davanın 400,00-TL'sinin buna ilişkin bulunduğunu, ayrıca kaza neticesinde yüzünde meydana gelen kesiklerin iz bırakmaması için de bir tüpü 60,00-70,00-TL olan estetik kremlerinden 5-6 adet kullanmak zorunda kaldığını, bu kremlerin ...'ca karşılanmadığını, bu nedenle maddi zarar taleplerinin 100,00-TL'lik kısmının da özel sağlık harcamasına ilişkin bulunduğunu açıklamıştır.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece; iddia, savunma, taraf beyanları, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "15/02/2015 tarihinde davalı sürücü ... nun kullanımında olan diğer davalı ..'e ait ... plaka sayılı aracın davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kaza nedeniyle davacıların maddi ve manevi zararlarının doğduğu iddia edilerek iş bu davanın açıldığı, söz konusu maddi zararların dava dilekçesinde ayrıntılı açıklanmamış olması sebebiyle HMK 31. Maddesi uyarınca davacı vekiline süre verildiği ve davacı vekili tarafından sunulan 07/02/2018 tarşihli dilekçede davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerinin araçta oluşan değer kaybı için 100,00 TL, çekici, otopark ve yol masrafı giderleri için ise 400,00 TL olarak belirtildiği, davacı ... için ise ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar için 400,00 TL ve yapılan ilaç masrafı olarak ise 100,00 TL olarak belirtildiği, İstanbul ATK başkanlığından alınan raporlarda davacılar uhdesinde oluşan zararın kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yönetmelik olan maluliyet tespit işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre belirlenemeyeceği dolayısı ile raporun meslekte kazanma gücü kaybı yönetmeliği esaslarına göre hazırlandığı ve davacıların sürekli iş gücü kaybı oluşacak seviyede maluliyetlerinin oluşmadığının bildirildiği, davacılardan ..., ..., ... ve ...'nin 3, ...'nin ise 2 hafta geçici iş göremezlik maluliyeti oluşturacak şekilde yaralandığının tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı sürücünün % 100 kusurlu eylemi ile meydana geldiği, davacı sürücüye atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, aracın pert olarak işlem görmesi sebebiyle değer kaybının oluşmadığı, çekici, yol masrafı ve otopark ücretine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacı ...'ın ilaç masrafına ilişkin ise yaklaşık 400 TL tedavi masrafının öngörüldüğü ancak ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı tazminat talep edeeyeceği zira kaza nedeniyle yaklaşık 10 ay daha Üniversite deki asistanlık görevini sürdürdüğü ve daha sonra kendisinin istifa ederek işten ayrıldığı sürekli maluliyeti oluşacak seviyede yaralanmasının bulunmaması sebebiyle ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı tazminat talep edemeyeceğinin belirtildiği, söz konusu rapor içeriğinin dosya kapsamında uygun olduğu kanaatine varılarak davacı ...'nin açmış olduğu değer kaybı davasının reddine, davacı ...'nin açmış olduğu çekici ve otopark ücreti ile yol masrafı talebine ilişkin davasının kabulüne 400,00 TL nin davalılar ... ve ....Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile anılan davacıya verilmesine, davacı ...'ın açtığı ilaç masrafına ilişkin davasının kabulüne 100,00 TL nin davalılar ... ve ....Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile anılan davacıya verilmesine, davacı ...'ın açtığı ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin davasının reddine, davacıların manevi tazminat davaları yönünden yapılan değerlendirmede ise olayın oluş şekli, kazadaki kusur oranları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyete ilişkin ilkeler gözetilerek dikkate alınarak davacıların davalarının kısmen yerinde olduğu..." şeklindeki gerekçeyle;-Davacı ...'nin açmış olduğu değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasının reddine, -Davacı ...'nin açmış olduğu çekici, otopark ücreti ve yol masraf gideri zararına ilişkin davasının kabulüne, 400,00 TL nin davalılar ... ve .... Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, -Davacı ...'ın açtığı ilaç masraf giderine ilişkin davasının kabulüne, 100,00 TL'nin davalılar ... ve .... Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, -Davacı ...'ın ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle uğradığı zararının tazminine ilişkin davasının ispatlanamaması sebebiyle reddine,-Davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin yapılan değerlendirmede olayın oluş şekli, kazadaki kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkaniyete ilişkin hususlar ve TMK 4. Madde hükmü gereğince davacıların davalarının kısmen kabulü ile, her bir davacı yönünden 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL nin davalılar ... ve ... Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı ..Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat talepli davada, davacılara talepleri tam olarak açıklatılmadan ve harç tamamlatılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu, ayrıca reddedilen maddi tazminat talepleri bakımından vekil edeni yararına, red vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının da isabetsiz bulunduğu, tüm bunlardan ayrı her bir davacı bakımından reddedilen manevi tazminatlar bakımından müvekkili yararına ayrı ayrı ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğuna ilişkindir.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri ise; davacı ... tarafından açılan, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat talebinin yazılı biçim ve şekilde reddedilmiş olmasının doğru olmadığı, zira 6 ay boyunca eğitimi aksayan bir kişinin hiç bir zarara uğramayacağından söz edilemeyeceği, bundan ayrı vekil edenin ...'ye ait aracın hasarsız rayiç değerinin 16.000,00-TL olduğu ve aracın kaza neticesinde pert hale geldiği ve fakat sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin sadece 9.000,00-TL bulunduğu dikkate alındığında gerekli hiçbir araştırma yapılmadan değer kaybı zararına ilişkin talebin yazılı biçimde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, keza çekici, otopark ve yol giderleri yönünden hesaplama yapmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğu ve vekil edenleri yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının da son derece yetersiz olduğu hususlarına yöneliktir.
Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, araç hasarına ve bedensel zararlara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacılar vekili tarafından maddi tazminata ilişkin taleplerin hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğu, 07/02/2018 günlü dilekçe ile açıkça bildirildiğine ve HMK'nın 26.madde hükmü gereğince talep sonucuyla bağlı olan hakim, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğine ve talep edilen maddi tazminatlara ilişkin olarak yatırılması gereken harçların da davanın başında yatırılmış olduğu anlaşıldığına göre; mahkemece vekille takip edilen bir davada, davacı ... tarafından açıldığı anlaşılan araç değer kaybı zararının tazmini istemli davanın, yazılı biçim ve şekilde reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilememesine; davacı ... tarafından açılan ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine ilişkin davada da, adı geçen davacının yaralanmaya bağlı iyileşme süresinin sadece 3 hafta olduğunun ATK raporuyla belirlenmiş bulunduğu gözetildiğinde, iddia ettiği gibi kazanın eğitiminde 6 ay aksamaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğine; kaldı ki davacı ...'ın 01/09/2014 tarihinde araştırma görevlisi kadrosunda işe başladığı, bu işten kendi isteğiyle 24/12/2015 tarihinde ayrıldığı dikkate alındığında, işten ayrılma nedeninin 15/02/2015 günlü trafik kazası olduğunu gösterir somut herhangi bir belge ve bilgi ibraz edilemediğinden, varsayımsal olarak değerlendirme yapılmasının da mümkün olmamasına; keza dava açan dilekçede ve 08/02/2018 günlü beyan dilekçesinde davacı ... tarafından yapıldığı ileri sürülen çekici gideri ve otopark ücreti giderinin toplam 1.050,00-TL olduğu açıkça bildirildiğine ve en az 500,00-TL de yol harcaması yapıldığı açıklandığına ve fakat bu zarar kalemleri bakımından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sadece 400,00-TL talepte bulunulduğuna ve herhangi bir talep arttırımı yoluna da gidilmediğine göre; mahkemece, davacının 400,00-TL'lik talebinin kadri maruf olduğu kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiş olmasında da bir yanılgı tespit edilememesine ve dahi davacıların maddi tazminat talepleri bakımından, yargılamada vekille temsil edilen .. şirketi yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 madde hükmü gözetilmek suretiyle doğru biçimde red vekalet ücretine hükmolunduğuna göre; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davacılar vekilinin, hüküm altına alınan manevi tazminatın miktarlarının yetersiz olduğuna ve davalı vekilinin de vekalet ücretlerinin hatalı belirlendiğine yönelik istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda, talep konusu kaza neticesinde davacıların hiç birisi ağır biçimde yaralanmamış iseler de (dosyada mevcut ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki bilgiler ve ATK raporları dikkate alındığında davacılar basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralanmış olup, yaralanmaya bağlı en uzun iyileşme süresinin de 3 hafta olduğu anlaşılmaktadır), kazanın meydana geldiği tarih, oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde davalı ... sürücüsünün tam kusurlu oluşu, çarpan aracın büyüklüğü, böyle bir aracın sedmesine maruz kalan ve aynı aileden olan davacıların kendileri ve yakınları için duyacakları korku ve endişenin ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü ile tarafların dosyaya yansıyan sosyoekonomik durumları, manevi tazminatın amacının zarara uğrayan kişinin duyduğu acıyı bir dereceye kadar yumuşatma, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek oluşu, birlikte değerlendirildiğinde, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının bir miktar yetersiz olduğu, davacılar yararına daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, sonucuna varılmıştır. Bundan ayrı; dava arkadaşlığı 6100 sayılı HMK'nın 57 ve devamı madde hükümlerinde düzenlemiş olup, haksız bir fiilden birden çok kişi zarar gördüğünde, zararın temelini oluşturan vakıa aynı olsa da zarar her bir mutazarrır yönünden ayrı ayrı meydana gelir. Bu nedenle her bir zarar görenin dava ve talep hakkı birbirinden bağımsızdır. Daha açık bir ifade ile haksız fiilden zarar görenler, aynı dava dilekçesi ile birlikte dava açmış olsalar dahi, davaları birbirinden bağımsız olduğundan, aralarındaki ilişkin zorunlu dava arkadaşı değil, ihtiyari dava arkadaşlığıdır (HMK 57/1-c) ve davaları birbirinden bağımsız (HMK 58) olup, esasen birden çok dava mevcuttur (subjektif dava birleşmesi).Hal böyle olunca; her bir davacı hakkı diğerinden bağımsız olduğu için, sorumlulukları yönünden de bağımsızdır. Bu durumda; manevi tazminat talepli dava ile ilgili olarak her bir davacı yönünden, davalı taraf yararına ayrı ayrı ret vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken ortada tek bir manevi tazminat davası varmış gibi bir değerlendirme sonucunda davalı taraf aleyhine tek bir ret vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır. Ancak manevi tazminatın miktarına ilişkin olarak davacılar aleyhine gerçekleşen isabetsiz değerlendirme ile vekalet ücretlerine ilişkin hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının sadece açıklanan bu hususlara münhasır olmak üzere kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ve harcın kamu düzenin olduğu gözetilerek maddi tazminata ilişkin hüküm bölümünün esasına dokunulmaksızın; her bir davacı yararına ayrı ayrı 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve tarafların harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin sorumlulukları da sonuç bu karara göre belirlenmek suretiyle, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarih ve 2017/192 Esas - 2020/251 Karar sayılı kararına karşı .. Şirketi vekili ile davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde yatıran tarafa iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarih ve 2017/192 Esas - 2020/251 Karar sayılı kararının HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davacı ...'nin açmış olduğu değer kaybı zararına ilişkin tazminat davasının reddine, b-)Davacı ...'nin açmış olduğu çekici, otopark ücreti ve yol masraf gideri zararına ilişkin davasının kabulüne, 400,00-TL'nin davalılar ... ve .... Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, c-)Davacı ...'ın açtığı ilaç masraf giderine ilişkin davasının kabulüne, 100,00-TL'nin davalılar ... ve... Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, ç-)Davacı ...'ın ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle uğradığı zararının tazminine ilişkin davasının ispatlanamaması sebebiyle reddine, d-)Davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin yapılan değerlendirmede olayın oluş şekli, kazadaki kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkaniyete ilişkin hususlar ve TMK 4. Madde hükmü gereğince davacıların davalarının kısmen kabulü ile, her bir davacı yönünden 5.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-TL'nin davalılar ... ve .... Şti yönünden 15/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, e-)Hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.083,45-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 549,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.533,55-TL harcın (-davalı ... şirketinin sorumluluğu 24,53-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafça yatırılan 549,90-TL peşin harcın davalılardan (-davalı ... şirketinin sorumluluğu 8,80-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,f-)Davacı tarafça, davanın başında yatırıldığı anlaşılan 31,40-TL' si başvurma harcı, 4,60-TL'si vekalet harcı 440,00-TL'si tebligat ve müzekkere gideri, 1.800,00-TL'si bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 2.276,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 409,68-TL' sinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, g-)Davacı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,ğ-)Davalı ... Şti taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... ve ...'den (400,00-TL si yönünden ..., 100,00-TL si yönünden ise ... sorumlu olmak üzere) alınarak anılan davalıya verilmesine, h-)Manevi tazminat davası yönünden davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre (-her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere) belirlenen toplam 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve .. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müsavi şekilde verilmesine,ı-)Manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre (- her bir davacı aleyhine ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere) toplam 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacılardan eşit biçimde alınarak iş bu davalıya verilmesine,i-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat yönünden HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık, manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/10/2024