Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4894 E. 2024/1218 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/4894
Karar No
2024/1218
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/267 KARAR NO: 2025/212 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 14/11/2024 NUMARASI: 2024/900 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 28/01/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "... Mah. ... Cad. No:... Arnavutköy /İST" adresinde öğrenci yurdu hizmeti verdiğini, müvekkili şirket çalışanları tarafından ya- pılan denetimler sonucu, "sözleşme bulunmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kulla- nıldığı" tespit edilmekle ... seri nolu, 24.08.2024 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tuta- nağı düzenlendiğini, iş bu tutanağa dayalı olarak, davalı adına 1.549.099,28 TL bedelli 05.09. 2024 son ödeme tarihli faturanın düzenlendiğini, faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; Tensiple beraber, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/83 E, 2024/1218 K. gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1780 E, 2024/1875 K sayılı kararları dikkate alınarak 11.549.099,28 TL bedelli 05.09.2024 son ödeme tarihli fatura alacağının tamamı mahkemenin aksi kanaatte ise ölçülülük ilkesi gereğince tespit edilecek oran yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini, Yargılama sonunda; borçlu/davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe girişilen borca vaki itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanan % 54 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işleyecek % 18 KDV ile birlikte takibin devamına, Haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu- nun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, Mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 14.11.2024 tarihli ara kararı ile; "Talebin KABULÜ ile İİK.nun 257/1 maddesi uyarınca alacaklının davalıya tebliği yapılan ödeme emrindeki miktar olan 1.660.634,43 TL alacağın tahsilini sağlamak için İİK'nun 259/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması halinde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlarını karşılamak üzere takdiren % 20'si (140.760,00 TL) oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında, borçlunun borca yetecek miktardaki yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE" karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; isminden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin bir dernek kuruluşu olduğunu, herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği gibi tacir sıfatına da haiz ol- madığını, davanın konu uyuşmazlığın ticari bir işten doğmadığını, davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup görevsiz mahkeme olan Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerektiğini, ayrıca müvekkilinin "... Mh. ... Cd.No:... Arnavutköy/ İST.'' adresi itibariyle yetkili mahkemenin Gaziosmanpaşa Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, icra takibinin Bakırköy adliyelerinde ikame edilmesi veyahut ödeme emrine karşı borçlu görünen tarafından yetki itirazında bulunulmamasının genel yetki kurallarının gözardı edilmesine sebebiyet vermeyeceğini, müvekkilinin fatura ve tutanağa konu taşınmazda elektrik sisteminden faydalanmadığını, taşınmazın bulunduğu site kapsamında tüm siteye enerji sağlayabilecek düzeyde jeneratörler mevcut olup tüm ihtiyaçların işbu jeneratörlerden karşılandığını, siteye ait jeneratörler 750 kWa elektrik üretme yetkin- liğine sahip olduğunu, bu değerler taşınmazın içerisindeki elektrik ihtiyacı oldukça yeterli olduğunu, ancak davalı şirket yetkilileri tarafından kaçak elektrik kullanımın bulunduğuna yönelik tutanak düzenlendiği iddia edilmiş ise de, belirtilen jeneratörlerin varlığının ve elektrik kullanımının ne şe- kilde yapıldığının değerlendirilmediğini, davalı şirket tarafından düzenlenen tutanağın eksik inceleme ve araştırma neticesinde oluşturulduğunu, bu sebeple müvekkile her hangi bir borç yansıtılamaya- cağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; ödeme emrinde yer alan bedelin %20'sinin 332.126,89 TL'ye tekabül ettiğini, kararda belirtilen rakamın bu orana uygun olmadığını beyanla yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasını, ayrıca davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce: "Yetki itirazının kabulü ile mahkememizin 2024/900 Esas sayılı dosyasından verilen, 14.11.2024 tarihli ihtiyati hacze ilişkin ara kararın ortadan kaldırılmasına" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Borçlu taraf, "... Mahallesı ... Cadde No:... Arnavutköy /İST" adreste ticari iş (öğrenci yurdu hizmeti verilmekte) yapmakta olup sözleşme bulunmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullandığının ... seri nolu, 24.08.2024 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile tespit edildiğini, bu tutanağa dayalı olarak tahakkuk olunan 1.549.099,28 TL bedelli 05.09.2024 son ödeme tarihli faturanın ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının İcra Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmediğini, İhtiyati haciz kararı açısından değerlendirme yapıldığında ise, icra takibi açılmadan önce haksız fiil açısından yetki hususu değerlendirilmekte iken icra takibi açıldıktan icra takibinin bağlı olduğu mahkemece değerlendirildiğini, ayrıca icra dosyasında yetkisi itirazında bulunmayan davalının mahkemenin yetkisine vaki itirazının kötü niyetli olduğunu, Diğer yandan mahkemece görev itirazı değerlendirilmeksizin yetkisizlik hususunda karar verilmesinin ayrıca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup davacı vekili alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Takip ve dava konusu borç kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda; 1.Davacı ... görevlilerince davalının öğrenci yurdu olarak işlettiği "... Mah. ... Cad. No:...-... Arnavutköy /İST" adresinde yapılan denetimler sonucu, "sözleşme bulunmaksızın dağıtım sistemine müdahele edilerek kaçak elektrik kullanıldığı" tespit edilmekle ... seri nolu 24.08.2024 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiği, Tespit sırasında davalının mahalde hazır bulunduğu, tutanakta borçlu hazır olmadığı gibi "imzadan imtina" vs açıklamaya yer verildiği, 2. İş bu tutanağa istinaden takip ve dava konusu davalı adına 1.549.099,28 TL bedelli 05.09. 2024 son ödeme tarihli faturanın düzenlendiği, 3. Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının süresi içinde ibraz ettiği 23.10.2024 tarihli dilekçesinde "alacaklı görünene borcunun bulunmadığı"ndan bahisle asıl borca, faize vs ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, 4. İtirazın iptali talebiyle açılan iş bu davada, davacı vekilinin tensiben alacağı teminen ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemece talebin kabul edildiği, davalının mahkemenin yetkisine ve diğer ihtiyati haciz şartlarına itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı savunmalarında, dava konusu yerdeki elektrik ihtiyacının jeneratörler ile sağlan- dığını ve kaçak elektrik kullanımının olmadığını beyan etmiş olup alacağın varlığı yargılamaya muh- taçtır. Mevcut delil durumu ile dosyanın bulunduğu aşamaya göre, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat ve diğer şartlar oluşmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekir. Asıl dava açıldıktan sonra ihtiyati hacizde görevli ve yetkili mahkeme davaya bakan mahkeme olup mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi isabetsiz ise de, netice itibariyle ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/4894, K. 2024/1218, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-4894-e-2024-1218-k-554302b550ad