Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4894 E. 2021/10580 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/4894
Karar No
2021/10580
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/2891 KARAR NO: 2024/2791 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2024 NUMARASI: 2023/368 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/10/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından vekili aracılığı ile yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının dayanağı ... seri numaralı 14/10/2022 tarihli kaçak/usulsuz elektrik kullanım tespit tutanağı ile bu tutanağa bağlı düzenlenen 27/10/2022 son ödeme tarihli 315.090,34 TL bedelli fatura düzenlendiğini, kesin delil niteliğinde kaçak zapt tutanakları, zabıttaki tespitlerin somut olarak destekleyen endekslerin yaklaşık ispat koşullarını sağlamakta olduğunu, vadesi gelen borç ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 29/05/2023 tarihli ara karar ile; " davacının ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 2023/1957 esas ve 2023/1989 karar sayılı ,19/06/2023 tarihli kararla; İhtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Davacı vekili yargılama devam ederken verdiği 12/09/2024 tarihli dilekçesi ile ; Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/83 E 2024/1218 K Sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemeleri arasında kaçak elektrik halinde farklı kararların oluştuğu dikkate alarak "...somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine " karar verilmiştir. Talep edilen dosya yönünden alacağı yönünden içeriğin değerlendirilmesi ve doğrudan maktu kararlar yerine , olayın içeriğinin dikkate alınarak ölçülülük ilkesinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. emsal kararların içerikleri ve tarihleri dikkate alındığından;İşbu dosya ile gerekYargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/83 E ,2024/1218 Kararı gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1780 E, 2024/1875K sayılı kararda dikkate alınarak ihtiyati haciz talebimizin kabulünü talep etmiştir. Mahkemece; "Mahkememizin 29/05/2023 tarihli ara kararı ile dava dilekçesi ile talep edilen İhtiyati Haciz talebinin reddine karar verildiği, bu talebin yeni bir talep olarak değerlendirildiği, İhtiyati hacze konu alacak tek taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklanmaktadır. Alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaçtır. Mahkememizin 29/05/2023 tarihli ara kararı ile İhtiyati Haciz talebinin reddine karar verildiği, dosya kapsamına göre gelinen aşamada da yaklaşık ispatın sağlanmadığı " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 3.hukuk Dairesi nezdinde yapılan inceleme ile ihtiyati haciz hususunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, keza BAM dairelerinin de bu karar kapsamında yeniden inceleme yaptığı, mahkemenin güncel kararlar ile taleplerini değerlendirmemesinin hukuka aykırı olduğu, ihtiyati haciz hususunda kanuni şartların sağlandığının aşikar olduğu, emsal kararların içerikleri ve tarihleri dikkate alındığında verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce 29/05/2023 tarihli ara karar ile; " davacının ihtiyati haciz talebinin reddine," dair verdiği kararın ,davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine ,Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 2023/1957 esas ve 2023/1989 karar sayılı kararla; İhtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Yargılama safahatının incelenmesinde ,Dairemizin kaldırma kararından sonra bilirkişi raporu alınmış olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda; " Yerinde yapılan incelemelerde, tutanak içerisindeki bilgi ve davalı vekili beyanından tutanağa konu Kayıtsız ... marka ... seri no.lu sayacın tutanak tarihinde Rumeli Feneri Denizci barınağı alanında bulunan çevre aydınlatma direklerinin enerji beslemesini sağladığı, bu durumun aksi yönünde Davacı vekili beyanının veya davacı şirketin tespiti olmadığı, Yapılan keşif sırasında çevre aydınlatma direk beslemelerinin Davalı sorumluluğundaki elektrik panosundan beslendiğinin tespit edildiği, Davalı vekili tarafından Davacı ... görevlilerince çevre aydınlatma enerji beslemesinin kesildiği, alanda güvenlik önlemlerinin alınması hususunda geçici olarak çevre aydınlatma enerji bağlantısının davalı sorumluluğundaki elektrik panosundan beslendiğinin beyan edildiği, yapılan tespitlerde ve dosya içerisindeki bilgilerden Rumeli Feneri Denizci barınağı alanında bulunan aydınlatma direklerinin işletme ve bakım sorumluluğunun Davalı tarafa mı yoksa, Davacı yana mı ait olduğunun belirlenemediği, Takdiri Mahkemenizde olmak üzere ilgili kurumlara (... Genel Müdürlüğüne, Davalıya alanı kiralayan Milli Emlak Müdürlüğü” ne, Sarıyer Belediyesi” ne vb. kurum) gerekli yazışmanın yapılarak Rumeli Feneri Denizci barınağı alanındaki çevre aydınlatma direklerinin işletme ve bakım sorumluluğunun kime ait olduğu hususunda bilgi alınması gerektiği,Rumeli Feneri Denizci barınağı alanındaki çevre aydınlatma direklerinin işletme ve bakım sorumluluğunun davalı yanda olduğunun belirlenmesi durumunda; Davalı adına sözleşmesiz elektrik enerjisi tüketimi sebebi ile Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak elektik tüketim bedeli tahakkuk edilmesi gerektiği, 14/10/2022 tarihli ... seri no.lu Kaçak Elektrik Tespit tutanağına istinaden, İlgili Yönetmelik uyarınca ve tespit tutanağı döneminde EPDK Elektrik tarife tablosunda belirlenen ticarethane birim fiyatları dikkate alınarak hesaplanan Kaçak Tüketim bedelinin 164.078,00TL olduğu, Davalının 164.078,00TL” lik kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, Kaçak Elektrik Tüketim bedeli 164.078,00TL, Kaçak tüketim bedeli üzerinden fatura son ödeme tarihinden takip tarihine kadar hesaplana gecikme faizi bedeli 3.418,29TL ve Faizin KDV” si 615,29TL olmak üzere, Davacının, Davalı yandan toplam 168.111,58TL” lik bedeli talep edebileceği" görüşü belirtilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Somut olay yönünden yapılan değerlendirme sonucunda; dairemizce yapılan istinaf incelemesinden sonraki yargılamada delil durumunda yaklaşık ispatın gerçekleştiğine dair deil durumunda bir değişiklik bulunmadığı,ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı ,böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/4894, K. 2021/10580, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-4894-e-2021-10580-k-18dc1962f7e9