Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4894 E. 2021/10580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/4894
- Karar No
- 2021/10580
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/439 KARAR NO: 2025/492 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 20/01/2025 NUMARASI: 2024/935 E DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/02/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; 01.01.2023 tarihinde belirtilen adreste kira sözleşmesi ile faaliyete başladığını, bu adresteki sayacın o anda mühürlenmiş vaziyette olduğunu, bu sayaç üzerinden elektrik hizmeti aldığını, bir talepleri olmamasına rağmen davalı yanca 09.10.2024 tarihinde sayacın değiştirildiğini ve 11.10.2024 tarihinde sayaca müdahale olduğundan bahisle sayacın mühürleneceğini ifade ettiklerini, müteaddit yazışmalara rağmen sonuç alamadıklarını, elektrik kesilmemesi için mecburen borcu taksitler halinde ödemek zorunda kaldıklarını, ancak bu borçtan mesul olmadıklarını, sayaca bir müdahaleleri olmadığını, kullanılan makineler nazara alındığında bu bedelin gerçek olmadığının zaten anlaşılacağını, durumun ancak ileride yaptırılacak keşif sonrasında anlaşılabileceğini, tedbir kararı verilmemesi halinde gerçek borcu içermeyen bu cezanın tamamının tahsil edilmiş olacağını belirtmiş tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. Talebin mahiyeti gereği icra takibinden önce istenen ihtiyati tedbire ilişkin olduğu belirtilmiştir. Mahkeme; "Kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Davacının ticari faaliyetini devam ettirmek amacı ile elektriğe muhtaç olduğu açıktır. Bu borcun birkaç taksidini ödemiş olması borcun tamamını kabul ettiği şekilde yorumlanamaz. Davacının kullandığı sayaca müdahale olup olmadığı, sayacın laboratuvar sonuçları, davacının iş yerindeki makinaları, ticari işi nazara alındığında duyduğu enerji miktarı gibi hususlar yapılacak yargılamada tespit edilecektir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının bakiye borç miktarı yönünden tedbir kararı verilmesini gerektirecek yaklaşık ispat gerçekleştiğinden talebin kabulüne karar verildiği" gerekçesi ile;"1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin teminat mukabilinde kabulüne; Kaçak elektrik kullanımından kaynaklı bakiye 1.685.840,86 TL bedelin %15'i oranındaki 252.876,12 TL teminat mukabilinde talebin KABULÜNE, Bu bakiye borç ile ilgili İcra takiplerinin İİK'nın 72. Maddesi gereği DURDURULMASINA, 2-6100 sayılı HMK'nın 393. Maddesi uyarınca iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık süre içinde teminatın yatırılmaması ve kararın uygulanmasının talep edilmemesi durumunda verilen tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına ( İhtarın davacı vekiline iş bu ara karar tebliği ile yapılmasına) 3- İş bu ara kararın taraflara tebliğine" dair itirazı kabil olarak 13/12/2024 tarihinde karar verilmiştir.Daha sonra davacı vekili tarafından ihtiyati tedbire rağmen elektriğin kesildiği belirtilerek mahkemeye başvurulduğu görülmüştür.Mahkemece bu kez ; "Davacı beyanına göre davalı taraf aynı alacak ile ilgili olarak fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle elektriği kesmiştir. Mahkemenin tedbir kararı verdiği bir hususta ödenmemiş fatura bedeli gerekçe gösterilerek davacı elektriğinin kesilmesi ara karara aykırı olacağı gibi elektrik tekelini elinde tutan şirket açısından hakkın kötüye kullanımı vasfında olacaktır. Şayet durum davacının anlattığı gibi ise kişilerin kendilerine tahakkuk ettirilen elektrik bedelleri, kaçak elektrik cezalarına itiraz etmelerinin tedbir kararı almalarının hiçbir önemi kalmayacaktır. Netice itibarı ile şayet davalı kurumun davacıya elektrik vermeme kararı mahkememizce tedbir kararı verilen alacağa müstenit ise bu kararın usul ve yasaya aykırı olacağı açıktır. Nitekim mahkememizce bu bakiye alacakla ilgili takiplerin İİK'nın 72. Maddesi uyarınca durdurulmasına karar verilmiştir. İtiraz edilmiş, hakkında tedbir kararı alınmış teminatı yatırılmış bir borçtan dolayı davacının elektriğinin kesilmesi ara karar gereğine aykırıdır. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü talebin kabulü" gerektiği gerekçesi ile;"1-Davacı vekilinin talebinin kabulüne; Mahkememizin 13.12.2024 tarihli ara kararı gereği tedbir kararı verilen 1.685.840,86 TL tutarındaki ... tesisat numaralı aboneliğe ait ... fatura nolu borçtan kaynaklı olarak davacıya elektrik verilmemiş ise bu durum mahkememiz tedbir ara kararına aykırı olacağından buna son verilmesi gerektiğinin davalıya ihtarına,menfi tespit dava konusu edilen alacakla ilgili yapılacak kesintilerin tedbir kararı devam ettiği müddetçe usul ve yasaya aykırı olacağının davalıya bildirilmesine, 2- 1 nolu ara karara aykırı davranılması halinde 6100 sayılı yasanın 398. Maddesi gereği ilgili işlemden sorumlu olanlar hakkında 6 aya kadar disiplin hapsi kararı verileceğinin ihtarına ( İhtarın iş bu ara karar tebliği ile yapılmasına) 3- İş bu ara kararın taraf vekillerine tebliğine, 4- iş bu ara kararın davalı şirkete derhal tebliğine" dair itirazı kabil olarak 23/12/2024 tarihinde karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına davalı vekili itiraz etmiştir. Mahkemece "Esasen mahkeme tedbir kararı zaten gerekçeli olarak verilmiş olup konuya dair İstinaf dairesi kararları olsun Yargıtay kararları olsun hepsine gerekli atıflar yapılmıştır. Bu kararlarda vurgulandığı üzere Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.Her ne kadar davalı yanca bağımsız laboratuvardan sayaca müdahale olduğuna dair tespit raporu ibraz edildiği ileri sürüldüyse de söz konusu rapor incelendiğinde bağımsız bir laboratuvara ilişkin olmadığı, anlaşıldığı kadarı ile davalı kurumun kendi içinde kendi personeline yaptırdığı bir tespit olduğu bu aşamada verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı yanca safahatta buna dair bağımsız bir laboratuvardan alınmış bir tespit raporu ibraz edilmesi halinde durumun talep üzerine her zaman yeniden değerlendirilebileceği anlaşılmakla bu aşamada mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesi ile;"1-Mahkeme tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine" dair 20/01/2025 tarihinde istinafı kabil olarak karar verilmiştir.Davalı vekili bu karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf dilekçesinde; Eldeki davada, davacı tarafın soyut ve herhangi bir delil ile desteklenmemiş beyanları haricinde, kaçak elektrik tüketmediğine yönelik bir ispat aracı sunmadığını, kaçak elektrik tüketim tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgeler sayılmasa da, kaçak elektrik tüketiminin laboratuvar raporuna dayandığının ilk derece mahkemesince dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı için şart olan yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmediğini,sunalan emsal karada laboratuvar raporuna göre (İstanbul BAM 3.HD. 2024/1638E., 2024/1641K. Sayılı, ilgili bölümü aşağıda alıntılanan kararında, laboratuvar raporları elektrik dağıtım şirketi lehine delil olarak kabul edilerek, kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla, laboratuvar raporuna dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.) ihtiyati tedbirin reddi gerektiğini,davacının tüketimini sayaca müdahale ile gerçekleştiğini,ilgili yönetmelik 43.madde ve hükümlerine göre hesaplama ve işlem yapıldığını,davaya konu olayda, sayaç söküldükten sonra laboratuvarda incelemeye tabi tutulduğunu,laboratuvar sonuçlarından sayaca müdahale edildiği ve tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiği / hatalı olarak ölçülmesine sebep olunduğu tespit edilmiş ve davaya konu 11.10.2024 tarihli ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlendiğini,davaya konu kaçak elektrik tüketim tutanağı, davaya konu sayacın "üst kapağının değiştirildiği, kapak switchi yapıştırılıp mono faz sayacın mühürleriyle değiştirildiği ve sayaca müdahale edildiğinin" laboratuvar incelemesi sonucunda tespit edilmesi üzerine düzenlendiğini,laboratuvar incelemesi, Yönetmelik md.43'e uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğundan ve mevzuatta bu incelemenin bir 3.kişi tarafından yapılması gibi bir zorunluluk tanımlanmadığından, sayaca müdahale edildiğini gösterir laboratuvar raporuna itibar edilmeyerek davacı lehine verilen tedbir kararına itirazlarının reddine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,20/01/2025 tarihli kararın kaldırılmasını,aksi halde ise; ihtiyati tedbir kararı, müvekkilinin davalı şirketin alacağının 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nden kaynaklanan alacağının tahsil kabiliyetini ortadan kaldıracağından, ihtiyati tedbir kararı için öngörülen teminat miktarının kaçak elektrik tüketim bedelinin %115'i oranına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, menfi tespit ve dava konusu faturaların takibe konu edilmemesi yönünden İİK 72.madde gereği takip öncesi ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Davacı taraf elektrik kesintisinin önlenmesi için bazı ödemeler yapmış,ayrıca ödenmeyen kısım için ihtiyati tedbir talep etmiştir.Davalı taraf ise ihtiyati tedbire konu İİK 72.madde gereği takip yapılmamasına karar verilen faturaların ödenmediği gerekçesi ile elektriği kesmiş,davacı bu konuda mahkemeye başvurarak elektriğin tedbire konu faturalar nedeniyle kesilmesinin aykırılık olduğuna dair 23/12/2024 tarihli ara kararı vermiştir.Davalı vekili ise tedbire itiraz ederek kaçak kullanımın laboratuvar raporu ile belirlendiğini,ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılması ,aksi durumda teminatın % 115 e çıkartılmasını talep etmiştir.Şu durumda davalının itiraz ettiği ihtiyati tedbir,söz konusu faturaların ödenmemesi için İİK 72.madde gereği verilen ihtiyati tedbir kararı ve bunun için öngörülen teminat tutarı olarak görülmüştür.İlk derece mahkemesindeki derdest dava , menfi tesbit talebine ilişkin olup,borçla ilgili olarak icra takibi yapılmasının tedbiren önlenmesi istenmektedir. Mahkemece davanın niteliği dikkate alındığında somut olayda uygulanması gereken mevzuat hükmü bu yönde özel bir düzenleme olan İİK 72 maddesidir.Davada talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanım İİK'nun Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde:"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.İİK 72. Madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır.Eldeki davada, dava konusu alacak ile ilgili olarak dava tarihinden önce icra takibi başlatıldığına dair bilgi ve belge sunulmadığından İİK 72 md gereğince dava konusu borç ile ilgili icra takibinin durdurulmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Faturaların icraya konulmamasına /takibin durdurulmasına dair ara karara yönelik istinaf sebeplerinin değerlendirmesinde ise,dosya kapsamı itibariyle dava konusu faturalar yönünden davacı hakkında icra takibi yapıldığına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamıştır. İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.Bu sebeple, mahkemece davanın ve talebin niteliğine göre tedbir talebinin İİK.72/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve davacının telafisi güç zararının önlenmesi açısından söz konusu faturalarla ilgili olarak icra takibi yapılması halinde takibin durdurulması hususunda tedbir kararı verilirken % 15 oranında teminat alınmasında aykırılık bulunmamaktadır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/02/2025