Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/319 E. 2022/1072 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/319
Karar No
2022/1072
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1833 KARAR NO : 2025/1019 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/09/2024 ESAS NO: 2023/1225 KARAR NO : 2024/832 DAVA : İflas KARAR TARİHİ: 24/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı şirket hakkında ticari alım-satımdan kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun bu takibe itirazı üzerine Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/319 E. 2022/1072 K. sayılı dosyasından verilen 27.10.2022 tarihli karar ile davalının itirazının kaldırılarak alacağın ilama bağlandığını, ilam icraya ibraz edilerek alacağın tahsili yoluna gidilmiş ise de borçlu borcunu ödemediği gibi kurmuş olduğu diğer şirketlere mallarını kaçırarak onlar üzerinden ticarete devam etmeye başladığını, borçlu şirketin ortağı-sahibi ... davayı kaybedince ... Mağazacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki paylarını eşi ... ...'e devrettiğini, davalı şirketin sermayesi, mal varlığı borçlarını karşılamadığı yani ‘’aciz’’ içinde olduğu gibi aynı zamanda borçlarını ve taahhütlerini de yerine getiremediğini, bütün mal varlıkları ve yüklenici olarak satışını yaptığı taşınmazlar üzerinde yüklü miktarlarda ipotekler ve de hacizler de olduğunu, şirket merkezinde başka şirketler vasıtasıyla ticari muameleler yapılmakta ve de şirketin mallarının satıldığını, birden çok şirket kurarak bu şirketler arasında mallarını devir ettiğini, borçlunun aciz içinde olmasının yanında borçlu borcunu üç yıla yakın bir zamandır ödemediğini, ifa etmediği gibi hiçbir ödeme veya devir çabası içine de girmediğini, bunun aksine ortakları koymayı taahhüt ettikleri sermayeleri dahi zamanında ödemedikleri gibi bu durumların defter ve belgelerde de doğru bir şekilde işlenmediğini, borçlu şirketin alacaklılarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunarak diğer organik bağ içinde olduğu şirketler üzerinden şirketin müşteri çevresini, marka haklarını vs. ekonomik değerleri de şirketten kaçırdığını, ayrıca İİK'nın 177. maddesindeki bütün sebeplerin gerçekleşmiş olduğunu, terditli taleplerinin dayanağının da İİK'nın 179. maddesi olduğu da gözetilerek borçlu davalı şirketin iflasını talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasındaki uyuşmazlık neticesinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/319 E. 2022/1072 K. sayılı ve 27.10.2022 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve ilamın kesinleşmediğini, alacaklı tarafından Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, usulüne uygun bir icra emrinin müvekkiline tebliğ edilmediğini dahası ilama dayalı alacak için icra emirinin dahi hazırlanmadığını, işbu haliyle davacı alacaklının, doğrudan iflas isteme şartlarının oluşmadığını, davacı yanın diğer iddialarınında soyut nitelikte olup ispatlayamadığını, davacı tarafından müvekkilinin faaliyet adresi dışında yapılan haciz neticesinde ticareti terk iddiasının ileri sürüldüğünü, bu hususun davacının kötü niyetle hareket ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu, yine davacı tarafından dava dışı ... Mağazacılık ile müvekkil firma arasında organik bağ bulunduğu iddialarının da gerçeği yansıtmadığının iki şirketin adresleri, yöneticileri, faaliyet alanlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nin 177.maddesine dayalı iflas istemine ilişkin davada, davalı şirketin sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkemenin kesin yetkili olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, davacı tarafça iflas avansının yatırıldığı, İİK'nın 177/son maddesi uyarınca İİK'nın 178/2. ve 166/2. maddeleri gereğince Ticaret Sicil Gazetesi ve Türkiye genelinde yayınlanan trajı en yüksek 5 büyük gazetede iflas talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı hususu ve duruşma günü ilan edildiği, davacı alacağı ilama dayanmakla birlikte, davacı söz konusu ilama dayanan alacağın ödenmesi için icra takibi başlattığı, yapılan tebligatlara rağmen davalının borcu ödediğine dair beyanda bulunmadığı, davalı şirket yetkilisinin duruşmaya davet edilmiş olmasına rağmen duruşmaya katılamadığı gerekçesiyle Davanın KABULÜNE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı ... TEKSTİL İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İİK'nun 177. Maddesi uyarınca İFLASINA, İflasın 19/09/2024 günü saat 12:42 itibariyle açılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 18/12/2023 tarihinde ikame edilmesine rağmen ilama müstenit alacağın 17/04/2024 tarihinde istendiğini, İİK'nın 177/4. maddesinde belirtilen şartın dava ikameden önce gerçekleşmediğini, mahkemece bu husus tüm itirazlara rağmen tamamlanabilir bir eksiklik olarak değerlendirildiğini, alacağa konu icra dosyasından, davanın ikamesinden önce müvekkili şirkete usulüne uygun icra emri gönderilmediğini, davacının sair iddialarının soyut iddialardan ibaret olması, ileri sürülen iddiaların delillendirilmemesi; davacının müvekkil şirketin faaliyet adresinde fiili hacizde bulunmadığını, müvekkil şirketle ilgisi bulunmayan bir adreste yapmış olduğu haczi ise davasına gerekçe gösterdiği hususları göz önünde tutulduğunda, İİK'nın 177. maddesi hükmünce doğrudan iflas koşullarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, alacaklının talebiyle terditli olarak açılan doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., borçlunun ise ... Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve DIş Ticaret Ltd. Şti. olduğu, 561.106,96 TL toplam fatura alacağı ve 9.500,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 570.606,96 TL üzerinden 03.03.2021 tarihinde başlatılan icra takibinde 10 ayrı numaraları ve bedelleri bildirilen fatura alacağı borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 11.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borca itiraz edildiği, 06.04.2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/319 E. 2022/1072 K. sayılı dosyasından itirazın iptali davasının açıldığı, yapılan yargılama neticesinde 27.10.2022 tarihinde "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Bakırköy 8.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 495.484,91.-TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının,fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle hükmün kesinleşmediği, davalıya icra emrinin 21.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin dava tarihi itibariyle muamele merkezi Bağcılar/İstanbul olup, dava görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. Davacı tarafından İİK'nın 160. maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 177/son maddesi göndermesi ile İİK'nın 178/2. ve 166. maddeleri uyarınca yasal ilanlar yapılmıştır.2004 sayılı İİK‘nın 177. maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.07.2024 tarih ve 2024/2009 E., 2024/2458 K. sayılı ilamı:"...Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; İİK.nun 177/4. maddesine göre davalının iflasına karar verilebilmesi için ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemiş olması gerektiği, davacının talebine konu alacaklara yönelik bir ilam bulunmadığı anlaşıldığından davacı şirket temsilcisinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir."şeklindedir.Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde terditli olarak doğrudan doğruya iflas hallerine dayanmış, İlk Derece Mahkemesince de ilama dayalı takip nedeniyle şirket yetkilisinin davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemesi de gözetilerek iflas kararı verilmiştir. Davacı tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/319 E. 2022/1072 K. sayılı 27.10.2022 tarihli ilama dayalı alacak için icra emri davalı tarafa iş bu davanın 18.12.2023 tarihinde açılmış olmasından sonra 21.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda İİK‘nın 177/1-4. maddesindeki icra emri ile istenilmiş olmasına rağmen alacağın ödenmemiş olması şeklindeki kanuni şartın dava tarihi itibariyle yerine getirildiği söylenemeyeceğinden, bu kısım yönünden doğrudan doğruya iflas sebebinin oluşmadığı anlaşılmakla aksi yöndeki iflas kararının isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır.İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde dayanılan borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa ve borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunması şeklindeki iflas hallerinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti noktasında ise herhangi bir araştırma, inceleme ve gerekçeli kararda da değerlendirme yapılmaması hatalı olup bu hususlardaki davacı iddialarının karşılanmamış olması nedeniyle eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1225 E. 2024/832 K. sayılı 20/09/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafca yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/319, K. 2022/1072, T. 21.04.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-319-e-2022-1072-k-e6586e2dc1ee