Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/213 E. 2022/226 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/213
- Karar No
- 2022/226
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2023/4 KARAR NO:2025/651 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/10/2022 NUMARASI:2021/213 E. - 2022/226 K. DAVANIN KONUSU:Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, 23/08/2016 başvuru tarihli ...başvuru ve tescil numaralı 23/09/2019 tescil tarihli "..." buluş başlıklı patentin başvuru sahibi olduğunu, söz konusu patentin 551 sayılı KHK'nın aradığı yenilik unsurunu taşımadığını, müvekkili şirketin, patente konu su sayacı üretimi işinde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, sektöründe "..." markası ile öncü bir kuruluş olduğunu, davalının elinde bulunan patentin, mahkeme kararı ile hükümsüz kılınana dek hukuken korunan bir belge olduğunu, müvekkili açısından gelecekte hukuki riskler taşıdığını, bu nedenle anılan patenti hükümsüzlüğü istemi ile dava açma zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle ... tescil numaralı patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu buluşun, kompozit su sayacı üretimi yöntemi olup, ürün yekpare halde kompozit ana gövdeden oluştuğunu, ürünün, kompozit malzeme, polyester, cam, elyaf, dolgu, pigment malzemelerinden oluştuğunu, ürün çeşidine göre içine ilave kimyasal malzemeler katılabildiğini, bilişimindeki polyester, ürüne kimyasal direnç ve bağlayıcı özellik, cam elyaf ise mekanik mukavemet verdiğini, kompozit malzeme içine katılacak pigmentler sayesinde istenilen renkte üretilebildiğini, kompozit malzemeden üretilen ürünler atmosfer şartlarına, kimyasallara, aşınmaya ve yanmaya karşı son derece dirençli olduğunu, içerdiği cam elyaf sayesinde darbeye, kırılmaya, korozyana karşı dayanıklıdır, paslanmanın söz konusu olmadığını, yalıtkan özelliğine sahip olduğunu, davacının yapmış olduğu yenilik unsuru taşınmadığı yönündeki itirazları da gerçeği yansıtmadığını, patent başvurusu sırasında, bu buluştan önce su sayaçları demir ve döküm mamülden üretilmekte, bu üretim şekli ile maliyet artmakta, kullanıcılar da yüksek meblağlar ödeyerek ihtiyaçlarını karşılamakta, yine sayacın demir döküm sayaç olması sebebiyle ürün ağır olarak üretilmekte ve taşıması, paketlenmesi, müvekkilin bulduğu buluşa göre daha zor olmakta, ayrıca demir döküm sayaçların korozyona uğraması nedeniyle kullanım ömrü müvekkil tarafından bulunan buluşa göre daha kısa olduğunu, davalı bulunan buluş, eski sayaçlarda ortaya çıkan soğuk bölgelerde suyun donması sonucu hacminin artması neticesinde esneme yaparak patlaması sorunlarını ortadan kaldırıldığını, buluşun bu sorunlara çözüm getirdiğini, buluşa konu ürünün kompozit malzeme, polyester, cam elyaf, dolgu, pigment malzemelerinden oluştuğunu, sayaç üretim maliyetini azalttığını, kompozit malzemeden mamul sayaç olmasından dolayı, mevcut kullanılan su sayaçlarına göre daha hafif olup, nakliyesi, taşınması ve özellikle toplu paketlenmesi, montajında kolaylıklar getirdiğini, kompozit yapısı nedeniyle ürün korozyona uğramadığını, buluşun başvuru tarihi itibariyle yenilik özelliğine sahip olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;"Somut olayda davaya konu 16/11915 sy. patentin yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmesinde;Patentte, demir döküm sayaçlarının ağır olmasından dolayı taşımanın zor olması, korozyona uğraması,soğuk bölgelerde suyun donması sonucu hacminin artması neticesinde esneme yapmayarak patlamaya neden olması, plastik sayaçların ise su ile etkileşime girmesi, objektif teknik problem olarak açıklandığı, teknikte uzman bir kişinin bu problemlerin üstesinden gelebilmesi amacıyla kompozit malzemeler seçebileceği, dosyaya sunulan kataloglar ve D3 dökümanı ile açık olduğu, zira eksikliği hissedilen alanlarda matris malzeme veya ek takviye elemanların birleştirilmesi ile bir kompozit malzeme oluşturarak bilinen malzemedeki dezavantajların üstesinden gelinebilmesinin genel bir bilgi olduğu, yekpare bir biçimde gövdenin üretilmesi için kalıplama yönteminin kullanılmasının günümüzde bilinen bir yöntem olarak kabul edilmesi gerektiği ve D3 dökümanı karşısında teknikte uzman bir kişi tarafından kolaylıkla aşikâr kalınabilecek bir konu olduğu ve bu itibarla patentin 1 no'lu isteminin buluş basamağı içermediği; 2 no'lu istemde ürünün kompozit malzeme, polyester, cam elyaf, dolgu ve pigment maddelerinden oluştuğunun belirtildiği, kompozit malzemelerin metal, seramik, metal plastik veya plastik/seramik bileşimlerinden oluştuğu hususunun günümüzde yaygın olarak bilinen bir bilgi olduğu, fakat 2 no'lu istemde kompozit malzeme ifadesinin oldukça geniş bir anlam olarak kullanıldığı, müphem olduğu, hangi malzeme kompozisyonundan ne kadar oranda, hangi şekilde birbirlerine katıldığı gibi bir bilgi verilmediğinin gözlemlendiği, aynı şekilde kompozit malzemelere plastik, cam elyaf, dolgu ve renk pigment bileşenlerinin katılmasının bilinen bir olgu olduğu, plastiğin esneklik ve bağlayıcılık vermesi ve yalıtkan özellik sergilemesi, cam elyafın ekstra mukavemet vermesi, dolgu malzemesinin oluşturulacak ürünün mekanik ve kimyasal özelliklerini iyileştirmesi, pigmentin renk vermesi amacıyla kullanılması hususlarının teknikte uzman bir kişi tarafından kolaylıkla aşikâr kalınabilecek bir konu olduğu ve yaygın bir bilgi olduğu, ayrıca D3 dökümanında plastik esaslı polietilen, cam elyaf, uyumlaştırıcı, sertleştirici madde kullanılarak kompozit eldesinin anlatıldığı, davaya konu patentin 2 no'lu isteminde kullanılan kompozit malzeme, polyester, cam elyaf, dolgu ve pigment maddelerinin birleşmesi sonucunda şaşırtıcı bir teknik etki ortaya çıkmaması, bilinen olguların dışına çıkmaması dolayısıyla 2 no'lu istemin buluş basamağı içermediği; davaya konu patentin 3 ve 5 no'lu istemlerinde ise ulaşılması amaçlanan avantajlardan bahsedildiği, herhangi bir teknik fonksiyon yahut unsurun anlatılmadığı, bu nedenle 2 no'lu istemde tespit olunan hususların 3-5 no'lu istemler için de geçerli olduğu ve bu istemlerin de buluş basamağı içermediği; patentin 6-9 no'lu istemlerinde ise , spesifik kalıplama değerleri verildiği, bunların kompozit malzemeyi pres öncesi 15-20 saat dinlendirme, kalıp sıcaklığının 125 -145 Santigrat derece aralığında olması, kalıp basıncının 50 bar -250 bar arasında olması ve oluşturulacak ürünün sertleşme zamanı için 180-600 saniye aralığında tutulması şeklinde işlem adımlarının belirtildiği, patentte bulunan sayaç üretiminde kullanılan kalıplama yönteminin geleneksel sıcak kalıplama yöntemi olduğu ve patentin özellikle 7 ve 9 no'lu istemlerinde belirtilen spesifik değerlerin geleneksel sıcak kalıplama yöntemlerinde kullanılan değerler olduğu hususunun teknikte uzman bir kişi tarafından aşikâr kalınabilecek bir konu olduğu, aynı zamanda söz konusu patentte bu değerlerin neden seçildiğine ilişkin herhangi bir teknik açıklama yer almadığı, teknikte uzman bir kişinin kalıba döküm yapacak akışkanın hacmine göre dinlendirme ve oluşacak ürünün boyutsal özelliklerine göre sertleştirme zamanı bırakacağının aşikâr olduğu, tüm bu nedenlerle ... tescil numaralı patent dökümanının 6-9 istemlerinin buluş basamağı içermediği ve tüm bu açıklamalar ışığında patentin tüm istemlerinin buluş basamağı taşımadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçeleri ile, -Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalıya ait ... tescil numaralı patentin hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, , şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesine katılmadıklarını, davacı tarafın dahi dava konusu patentin yekpare olarak üretilmesinin aslen bir buluş olduğunu dilekçesinde zımnen kabul ettiğini, davacı tarafın su sayacının yekpare olarak üretilmesinin bir buluş olmadığına itiraz etmediğini, bu buluşun müvekkilinin patent başvurusundan önce yapıldığı iddiası ile işbu davayı ikame ettiklerini, teknikte uzman birçok kişinin farklı öngörülerde bulunabileceğini ancak bunun hayata geçirilmesi ve üretimin gerçekleşmesinin gerekçede belirtildiği gibi kolay bir durum olmadığı gibi müvekkilinden önce gerçekleştirilmiş bir üretim de olmadığını, bu yönüyle gerekçeye katılmadıklarını, yekpare bir biçimde gövdenin üretilmesi için kalıplama yönteminin kullanılmasının günümüzde bilinen bir yöntem olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ve görüşün doğru olmadığını, patentin tüm istemlerinin buluş basamağı taşımadığı yönündeki gerekçelere katılmadıklarını, müvekkilinin kendi üretiminde kullandığı kompozit malzemenin içeriği, bileşen maddeleri, bu maddelerin oranlarının müvekkili tarafından bulunduğunu, konusunda uzman ve teknik bilgiye sahip kişilerce bu oranların öngörülebilir olmasının buluş vasfına zarar vermeyeceğini, basit bir yöntem olsa idi öngörülebilir olmak yerine üretim yöntemi olarak çoktan kullanılacak ve davayı açmaya gerek kalmayacak bir madde olacağını, bahsedilen oranların net olarak belirtilmesi durumunda buluşu kopyalanabileceği için içerik oranlarının saklı tutulduğunu, bunun bir ticari sır olduğunu, patent konusunun sadece kompozit formülü değil aynı zamanda üretim yöntemine de kompozit malzeme ile yapılması olduğunu, dava konusu edilen buluşun kompozit su sayacı üretimi yöntemi olup ürünün yekpare halde kompozit ana gövdeden oluştuğunu, buluşa konu ürünün kompozit malzeme, polyester, cam, elyaf, dolgu, pigment malzemelerinden oluşması ile karakterize edildiğini, ürün çeşidine göre içine ilave kimyasal malzemeler katılabilmesi ile karakterize edildiğini, patent başvurusu sırasında eklenen belgelerde de yer alan tarifnamede belirtildiği gibi söz konusu buluşun kompozit su sayacı olduğunu, teknik bilirkişi raporunda da bilirkişilerce tespit edildiği üzere dava konusu patentin tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan yeni bir buluş olduğunu, bu nedenle mahkemenin kompozit malzeme ile ürünün yekpare olarak yapılmasının tekniği aşan bir durum olmadığını ve buluş vasfını taşımadığı yönündeki değerlendirmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ... referanslı patentin bağımsız istemde yer alan tüm unsurlarının heyetleri tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen patent belgeleri ve yazılı dokümanlarda gözlemlendiğinin, hükümsüzlük koşulları mevcut olmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınan son bilirkişi raporu ile de dava konusu patentin dosyapsamındaki tüm deliller karşısında tüm istemlerinin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu, başvurunun yenilik içerdiği ve tüm istemlerde yenilik kriterlerine haiz olduğu, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesinin mümkün kılabileceğinin açta olduğu, patentin ilk yayımladığı şekliyle kapsam aşımına uğramadığı tespitlerinin yapıldığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davalının kalıplama yöntemine bilirkişi raporunda belirtilen açıdan bakıldığında kalıplama yönteminin yüzyıllardır kullanıldığını ifade etse de, kalıplama yönteminde yeni bir değişiklik yaptığı iddia eden kişinin yapmış olduğu değişikliğin tekniğin bilinen durumunu aşacak şekilde yani hayatın olağan akışı içerisinde süregelen yöntemlerden farklı bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini, yenilik unsurlarının mevcut olmadığını, tekniğin bilinen durumunun aşılmadığını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı adına 23/08/2016 tarihinde ... tescil nolu “...” buluş başlıklı patentin başvuru tarihi itibariyle yeni olmadığı ve buluş basamağını aşmadığı gerekçesi ile hükümsüz kılınması ve sicilden terkini davasıdır.12/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"... referanslı patentin bağımsız istemde yer alan tüm unsurlarının, heyetleri tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen patent belgeleri ve yazılı dokümanlarda gözlemlenmediği , hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı" belirtilmiştir. 10/11/202 tarihli bilişim uzmanı bilirkişi eklenmek ve bir bilirkişinin çıkartılması sureti ile alınan bilirkişi heyet ek raporunda özetle;"Dava konusu patent bir usul patenti ya da usul buluşu olduğu davacı tarafından sunulan yeni dayanaklar incelendiğinde; bu yeni kanıtlarda önceki tarihli su sayaçlarının üretim yöntemine dair bir bilginin yer almadığının değerlendirildiği ayrıca yukarıda verilen tanımlar ışığında su sayaçlarının kompozit yekpare bir ana gövdeden oluştuğu çıkarımının Bilirkişi Heyeti tarafından yapılamadığı, sonuç kısmında; "... referanslı patentin bağımsız istemde yer alan tüm unsurların davacı tarafından sunulan yeni delillerde gösterilmediği"belirtilmiştir.06/05/2022 tarihli yeni bilirkişi heyetine ait raporda özetle," raporlarında; ... nolu “...” buluş başlıklı incelemesiz patent belgesinin, başvuru tarihi ile yenilik vasfına haiz olduğu, ... nolu “...” buluş başlıklı incelemesiz patent belgesinin, başvuru tarihi itibariyle buluş basamağı vasfına haiz olmadığı,... nolu “...” buluş başlıklı incelemesiz patent belgesinin, 551 sayılı KHK madde 129(a) şartlarına haiz olduğu," belirtilmiştir.05/09/2022 tarihli yeni bilirkişi heyetine ait raporda özetle; "Dava konusu ... no’lu patentin dosya kapsamındaki tüm deliller karşısında tüm istemlerinin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu, ancak buluş basamağı taşımadığı, Dava konusu ... no’lu patentin buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılabileceği açıklıkta olduğu, Dava konusu... no’lu patentin ilk yayımlandığı şekliyle kapsam aşımına uğramadığı" belirtilmiştir.Davaya konu patentin tescil tarihi itibariyle mülga 551 Sayılı KHK hükümleri hükümsüzlük incelemesinde dikkate alınmalıdır;Madde 129 - Aşağıdaki hallerde patentin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir.a - Patent konusunun, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 10 uncu maddelerinde belirtilen, patent verilebilirlik şartlarına sahip olmadığı ispat edilmişse, b - Buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,c - Patent konusunun, yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı veya patentin 45 inci madde anlamında ayrılmış olan bir başvuruya veya 12 nci maddeye göre yapılan bir başvuruya dayandığı ve onların kapsamlarını aştığı ispat edilmişse,d - Patent sahibinin, 11 inci maddeye göre patent isteme hakkına sahip bulunmadığı ispat edilmişse,Patent sahibinin, 11 inci maddeye göre patent isteme hakkına sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilir. Bu durumda, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükmü uygulanır.Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa, sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.Kısmi hükümsüzlük sonucu, patent ile korunan buluşun iptal edilmeyen istem veya istemleri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 7 nci madde hükümlerine uygun olması halinde, patent bu kısım için geçerli kalır.Patent Verilerek Korunacak Buluşlar Madde 5 - Yeni tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlar, patent verilerek korunur.Düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına 23/08/2016 tarihinde ... tescil nolu “...” buluş başlıklı patentin başvuru tarihi itibariyle yeni olmadığı ve buluş basamağını aşmadığı gerekçesi ile hükümsüz kılınmasını ve sicilden terkinini talep ve dava ettiği, mahkemece birden fazla heyetten bilirkişi heyet raporu aldırıldığı, 06/05/2022 tarihli ve 05/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporlarında dava konusu patentin buluş basamağını taşımadığı belirlendiğinden patentin hükümsüzlük koşulları oluştuğundan dava sübut bulmuş olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih ve 2021/213 E., 2022/226 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025