Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/390 E. 2019/476 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/390
Karar No
2019/476
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/673 KARAR NO : 2025/864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2019 NUMARASI : 2018/390 E. - 2019/476 K. DAVANIN KONUSU : 2018-M-6698 sayılı YİDK Kararının İptali-Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2019 Tarih ve 2018/390 Esas - 2019/476 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, aksinin kabulünde de müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2018-M-6698 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle davalının " şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "... ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının " şekil+... ... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "... ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... ..." ibareli tescilli markalı ürünlerinden/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "şekil+... ..." ibareli başvuru markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden, 6769 sayılı SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesi şartlarının da gerçekleşmediği, davacıya ait tanınmış olduğu belirtilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuruyu oluşturan ibare, tanımlayıcı olduğundan, SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, dava konusu markanın tescil edilebilir olduğunun kabulünde de dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markları arasında iltibas bulunduğunu, emtia benzerliği bulunan malların hızlı tüketim malları olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin tanınmış "..." markasının serisi niteliğinde olan itiraza mesnet markalarının karıştırılabileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesinin istemiştir. GEREKÇE : Dava, 2018-M-6698 sayılı YİDK Kararının İptali-Hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin 18.05.2017 tarihinde, 2017/46266 sayılı ve "... ..."" ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında, 30 ve 35 sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin bulunduğu, davacının "..." ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının YİDK'in 2018-M-6698 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, bu kararın davacıya 17.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 08.10.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve davcının istinaf itirazları gözetiliğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." ibareli markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı, SMK'nın 6/5 maddeleri koşullarının oluşup oluşmadığı ve başvurunun SMK'nın 5/1-c maddesi anlamında tescili engeli bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6769 sayılı SMK'nın 5/1-c maddesinde ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacakları hüküm altına alınmıştır. Bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür. 6769 sayılı SMK'nın 6/1. Maddesinde de, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "... ambalajı" şekli üzerine konumlandırılan "..." ve "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Bir bütün olarak dava konusu başvurunun, uyuşmazlık konusu 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden doğrudan bir tanımlayıcılığının bulunmadığı, markanın ortalama düzeydeki yararlanıcı/tüketici kitlesi tarafından hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan doğrudan doğruya uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından cins, çeşit, vasıf, amaç, değer, hizmetlerin karakteristik özelliğini bildiren bir ibare olarak algılanamayacağı, yararlanıcı/tüketici bu markayı taşıyan hizmetlerle karşılaştığında bunun söz konusu mal ve hizmetleri tanımladığı, malın cinsi veya vasfını belirttiği, doğrudan tasvir ettiği, karakteristik özelliklerini belirttiği şeklinde bir düşünceye varamayacağı kanaatine varıldığından, davacının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın iltibas iddiasının incelenmesine gelince; öncelikle belirtmek gerekir ki; davacının itirazına mesnet 2010/38394 sayılı markası tescil edilmediğinden iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmamıştır. Davacının itirazına mesnet 2010/22596 ve 2002/1945 sayılı markaları "... Dünyam" ve "... Rüya" ibarelerinden oluşmaktadır. Dava konusu başvurunun asli unsuru ise "..." ibaresidir. Zira , başvuruda yer alan "..." ve ... ambalajından oluşan şekil unsuru ayırt ediciliği bulunmayan veya zayıf olan tali unsur niteliğindedir. Davacının 2010/22596 ve 2002/1945 sayılı markalarında yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin olukça düşük bulunması, davacının bahsi geçen markalarının bütünsel algısının dava konusu başvurudan oldukça farklı olması karşısında, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt edicilğin sağlandığı ve bu bağlamda davacının bu markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığı kabul edilmiştir. Ancak davacının "... ..." ibareli markaları yönünden aynı sonuca varılması mümkün değildir. Zira davacını bu markalarında, "..." ibaresi davacının çatı markası olduğundan asli unsur "..." ibaresidir. Dava konusu başvurunun asli unsuru da "..." ibaresinden oluşmaktadır. Buna göre; dava konusu başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında, "..." ibaresinin ortak olarak kullanılmasından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik mevcut olup, bu benzerlik nedeniyle ortalama tüketicilerce markaların karıştırılacağının kabulü gerekmektedir. Öte yandan davacının "Tatlımm" markalarının seri marka olduğu da gözetildiğinde, dava konusu başvurunun tescili halinde davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, en azından markaların ilişkilendirileceği kanaatine varılmış davacının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Her ne kadar davalı Kurum tarafından "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuşsa da, tescilli olduğu sürece markanın korunması esas olduğu, dava konusu başvuruda yer alan "..." ve ... ambalajından oluşan şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşıldığından, davalı Kurumun bu savunması yerinde görülmemiştir. Tarafların marka kapsamlarının karşılaştırmasına gelince, dava konusu başvuru kapsamında 30 ve 35 sınıf mal ve hizmetler yer almaktadır. Davacının "..." asıl unsurlu markaları ise genel olarak 29, 30 ve 32 sınıf mallarda tescillidir. Görüldüğü üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30 sınıf mallar, davacının "..." asıl unsurlu markaları kapsamında aynen yer almaktadır. Ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan, davacının markları kapsamında yer alan 29, 30 ve 32 sınıf mallar ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29,30 ve 32. sınıf mallara özgü 35 sınıf satış hizmetleri ilişkili ve benzerdir. Bunlar dışında dava konusu başvuru kapsamında kalan 35 sınıf hizmetler yönünden ise böyle bir benzerlik bulunmadığından, dava konusu başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında dava konusu başvuru kapsamında 30. sınıfta yer alan mallar ile 29,30,32 sınıf mallar özgü 35 sınıf satış hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı taraf markalarının tanınmış olduğunu ileri sürmüşse de; davacının "..." asıl unsurlu markalarının tanınmış olduğunu ispatlayamadığı, davacının “...” markasının tanınmışlığının davacının "..." ibareli markalarının da tanınmış olduğu anlamına gelmeyeceği kanaatine varıldığından, davacının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar ile 29,30,32 sınıf mallara özgü 35 sınıf satış hizmetleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, buna karşın dava konusu başvuru kapsamında yer alan diğer hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2019 gün ve 2018/390 Esas - 2019/476 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, TÜRKPATENT YİDK'ın 2018-M-6698 sayılı kararının 30 sınıf mallar ile 35. sınıfta yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, ... esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden KISMEN İPTALİNE, 3-Davalı ... ... adına tescilli bulunan 2017/46266 sayılı ve "... "..." ibareli markanın 30 sınıf mallar ile 35. sınıfta yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, ... esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE 4-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile kalan 579,50-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 117,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 380,70-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 718,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 359,20-TL'ye, 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 431,00-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/05/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/390, K. 2019/476, T. 08.10.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-390-e-2019-476-k-7863e81ece64