Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1951 E. 2025/334 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1951
- Karar No
- 2025/334
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1951
KARAR NO: 2025/334
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2021
NUMARASI: 2014/1599 Esas, 2021/485 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında ... San. Ve Tic. A.Ş. Fabrika İnşaatı Mekanik İşlerinin yapılması konulu hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacın davalının ana yüklenicisi olduğu projenin mekanik işlerini yapacağını, sözleşemeye göre her ay başında davacının sağladığı malzemeler için Euro cinsinden, malzemelerle ilgili işçilik bedelleri için TL cinsinden hak ediş raporunu davalı şirkete sunacağının, davalı yanın onayı ile fatura kesileceğini ve en geç otuz gün içinde hak ediş bedellerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının tüm hizmetleri sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı yanın da tüm hak edişleri onayladığını, davacının davalı tarafından onaylanan ilk 4 adet hak ediş raporuna göre fatura kesip davalı yana tebliğ ettiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini ve kısmi ödeme yapıldığını, davalının işveren ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle ödemeleri haksız olarak durduğunu, itiraz edilmeyen fatura bedelleri ödenmediğinden davalının onayladığı 5. Hak edişe ait faturanın düzenlenmediğini, davalının ödemeden kaçınma maksadıyla nefaset faturası ve gecikme cezası faturası düzenlediğini, iş bu faturaların yasal süresi içinde iade edildiğini, davalı tarafından davacının proje sırasında veya sonrasında herhangi bir uyarı ya da ayıp ihbarında bulunulmadığını, projenin bitiminden yaklaşık 4 yıl sonra mesnetsiz olarak fatura düzenlendiğini, davacının bakiye fatura alacağı için Kadıköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe başlanıldığını, davalı tarafından borcun 13.928,00 TL'sinin kabul edildiğini, ancak kalan kısma gerekçe göstermeksizin itiraz edildiğini, bakiye alacaklarının 113.518,79 TL olduğunu belirterek alacağın icra takip tarihi olan 15/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 28/11/2008 tarihli sözleşme yapıldığını, davacının müvekkilinin ana yüklenici olarak işveren ... San. Ve Tic. A.Ş. İle yapılan 28/11/2007 tarihli sözleşme kapsamında alt yüklenici olarak hareket ettiğini, dava dışı işveren firma tarafından fabrika inşaatının geçici kabulünün yapılmadığını, davacı tarafından yapılan işlerin bir bölümünün dava dışı firma tarafından kabul edilmediğini, bu işlerin ciddi ayıplar içerdiği ve bu ayıpların bir kısmının gizli ayıp niteliğinde olduğu hususlarının ihtar edildiğini, davalı tarafından itiraz edildiğini, ancak dava dışı firma tarafından müvekkili ile yapılan sözleşmenin feshedildiğini, davacı şirketin yükümlülüklerini sözleşme ve şartnameye uygun olarak yerine getirmediğini, bu nedenle dava dışı işverenden onay alınamadığını ve hak edişlerin onaylanmadığını, davacının sözleşme gereği likit veya muaccel alacağının bulunmadığını, 5 numaralı hak edişin müvekkili tarafından onaylanmadığını, davalı ile dava dışı işveren arasındaki uyuşmazlığın çözümü için Milletlerarası Tahkim Divanı'na başvurulduğunu, tahkim tarafından verilen karar sonucu müvekkili aleyhine 131.428,57 Euro gecikme cezası ve 133.827 Euro ayıplı işler bedeline hükmedildiğini, işbu bedellerin davacı yanın sorumluluğuna tekabül eden kısımlarının cari hesabına borç kaydedildiğini, davacının sözleşme konusu işleri gecikmeli olarak ifa ettiğini, işin tamamlanması gereken tarihin 14/07/2008 olduğunu, ancak 4 nolu hak edişin 27/10/2008 tarihinde yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkilinin günlük 1.000,00 TL tutarında gecikme cezası uygulama hakkı bulunduğunu, ancak müvekkilince tahkim yargılamasının sonucu beklenildiğinden gecikme cezası faturası kesilmediğini, tahkim yargılaması sonucunda 14/07/2008 tarihi ile işin fiili bitim tarihi olan 27/10/2008 tarihi arasında geçen 103 gün için gecikme cezası hesaplandığını, davalının davacı yanın lehine hareket ederek gecikme cezası tutarının işin kümülatif tutarının %10'u ile sınırlı tuttuğunu, 03/12/2012 tarihli 56.835,72 TL bedelli gecikme cezası faturasının davacı yana gönderildiğini, davacı tarafından süresi içinde itiraz edilmediğini, müvekkilinin işbu fatura bedelini davacının teminat kesintilerinden mahsup ederek bakiye 13.928,00 TL'yi icra dosyasına ödediğini, davacı yanca üstlenilen mekanik işlerdeki kusurlu-eksik imalat bedelinin 10.071,12 TL olduğunu, buna ilişkin olarak 03/10/2012 tarihli 11.883,92 TL bedelli nefaset bedeli faturası düzenlendiğini, davalı şirkete ait kayıtların kesin delil olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulduğu, düzenlenen ilk 4 hakedişe konu işlerin yapılıp teslim edildiği noktalarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların kabulünde olan ilk 4 hakedişe konu faturalardan kaynaklı bakiye alacağının 68.213,31 TL olduğu tespit edildiği, davalı tarafından düzenlenen hakedişlere ve faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalı tarafından ayıpların tespitine ilişkin olarak dava dışı işveren firma ile arasında görülen tahkim dosyasından verilen karara dayanıldığı, anılan kararda tespit edilen kusurların bir kısmı yönünden hiç inceleme yapılmadığı, ayıplı olarak belirtilen işlerin ise davacı yanın sorumluluğunda olmadığı, dosya kapsamında davacı tarafından yapılan işlerin ayıplı olarak yapıldığına ilişkin başkaca herhangi bir delilin bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen hakedişlerin ve faturaların davalı tarafından itiraz edilmeksizin onaylandığı, bu hali ile davalı yanın ayıp iddiasını ispat edemediği, davalı taraf, davacı tarafından işlerin geç teslim edildiğini de ileri sürmekte ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Cezai Şartlar" başlıklı 6. Maddesi uyarınca gecikme cezası alacağının davacı hakedişinden düşülmesi gerektiğini savunulduğu, TBK'nun 131/1 (eBK md 113.) maddesi hükmünde asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sonra ermiş olur denilmek suretiyle ceza koşulunun sona ermesi asıl borca bağlı kılınmış, aynı maddesini ikinci fıkrasında işlemiş faizin veya ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuşsa ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa bu faizler ve ceza koşulunun istenebileceği düzenlendiği, davalı tarafça işin 14/07/2008 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 27/10/2008 tarihinde teslim edildiği, davacı tarafından asıl borç ifa edilmiş, davalı tarafından gerek teslim tarihinden önce gerekse de teslim tarihinde davacı yana ihtarda bulunulmamış, işin tesliminde de davacı tarafından düzenlenen 4. Hakediş ihtirazi kayıt konulmaksızın davalı tarafından imzalandığı, bu hali ile davalı yanın gecikme cezası talebi yerinde görülmediğini, davacı yanın 5. Hakedişten kaynaklanan alacak istemi itibariyle, düzenlenen hakedişin taraflarca imzalanmadığı, hakedişte belirtilen işlerin neyi kapsadığı, işin mahiyeti, kullanılan malzemelerin nitelikleri gibi teknik bilgilerin dosyada mevcut olmadığı, 5. Hakedişe ilişkin düzenlenen bir faturanın da mevcut bulunmadığı, davacı tarafından 5. Hakedişe konu işlerin sözleşmeye uygun olarak yapılıp davalı yana teslim edildiğinin ispat edilemediği. davacı tarafından dava konusu alacağına ilişkin olarak davalı aleyhine 16/11/2012 tarihinde icra takibi başlatılmış olmakla, davalı yan temerrüde düşürüldüğünden, kabul edilen alacak miktarına işbu tarihten itibaren talep gibi reeskont avans faizi işletilebileceği kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 68.213,31.-TL alacağın temerrüt tarihi olan 16/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında haklı itirazlarının değerlendirilmediğini, hatalı şekilde bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, bilirkişi raporunda ısrarla davalı şirketin hakedişleri onaylamasının davacının işlerini eksiksiz olarak tamamladığının göstergesi şekilde belirtildiği, iş sahibi ...tarafından işin eksik ve ayıplı yapıldığı davalıya ihtar edildiği ve akabinde 28.11.2007 tarihinde inşaat sözleşmesi feshedildiğini, ayıplar öğrenilmesinden önceki hakedişler zamanında ödendiğini, sözleşme feshi sonrası herhangi bir hakediş ödemesi yapılmadığını, davacı işleri 20 Haziran 2008 tarihine kadar teslim etmesi kararlaştırıldığı ancak hakediş tarihleri incelendiğinde işin süresinde teslim edilmediğini, bilirkişinin ısrarla hakedişlerin davalı tarafından onaylandığından bahsedilmesi ve mahkeme hükme esas alması hatalı olduğunu, davalı ile asıl iş sahibi dava dışı ... şirketi ile yaşadığı ihtilafın asıl kaynağı davacı ve diğer alt yüklenicilerin sebep olduğu gecikmeler ve kusurlu eksik işler olduğunu, bilirkişiler tahkim kararında yer alan kusurların davalı şirket tarafından kapatıldığını tamamen gözardı ettiğini, mahkemenin 5.hakediş için verdiği karar doğru olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt taşeron davalı ise asıl iş yüklenicidir. Taraflar arasında 14.04.2008 tarihli ... sanayi ve ticaret şirketinin fabrika inşaatı mekanik işlerin yapılması sözleşmesi imzalanmıştır. Davada davacı, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiklerini ve düzenlenen ilk 4 hakediş bedelinin kısmen ödendiğini, 5. Hakediş bedelinin ödenmediğini, bakiye iş bedeli olan 113.518,79 TL bedelin tahsilini talep etmiştir. Davalı, dava dışı ... şirketi ile davalı şirket arasında 28.11.2007 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin bu sözleşmenin yüklenicisi olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında alt taşeron sözleşmesi imzaladıklarını, 5 nolu hakedişi imzalamadıklarını, asıl işsahibi tarafından teslim edilen edimlerin bir kısmında eksik ve ayıplar bulunması sebebiyle sözleşmenin fesih edildiğini, asıl işveren ile olan sözleşmede tahkim şartı bulunması sebebiyle tahkime başvuru yapıldığını ve kısmi olarak kazandıklarını, davacı tarafından işin 14.07.2008 tarihinde teslim etmesi gerekirken süresinde teslim edilmediğini, asıl işveren ile olan uyuşmazlık sebebiyle tahkime başvurulduğunu ve tahkim yarılamasında davalı şirketin gecikme cezası ve ayıplı iş bedeli hükmedildiğini, sözleşme gereğince gecikme sebebiyle cezai şart düzenlemesi bulunduğunu, 103 gün gecikme olduğunu ve 56.852,72 TL gecikme bedeli faturası düzenlendiğini, bu bedel davacının bakiye alacağından mahsup edilerek davacı 13.928,00 TL borçlu kaldıklarını ve bu bedeli icra dosyasına ödediklerini, kusurlu eksik imalat bedelinin 10.071,12 TL olduğunu, buna ilişkin olarak 03.10.2012 tarihli 11.883,92 TL bedelli nefaset bedeli faturası düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan mekanik işlerin yapılması sözleşmesi kapsamında davacı alt taşeron şirket tarafından edimlerin bir kısmı tamamlandığı ve davalı şirkete teslim edildiği, teslim edilen işler kapsamında ilk 4 hakediş düzenlendiği ve düzenlenen bu hakedişlere davalı şirketin bir itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf ilk 4 hakediş itibariyle bakiye alacağı bulunduğu, bilirkişi raporu itibariyle bu 68.213,31 TL bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf her ne kadar eksik ve ayıp sebebiyle zararlarının bulunduğunu, asıl işveren ile olan sözleşmenin asıl işveren tarafından fesih edilmesi sebebi itibariyle davacının da kusurlu ve sorumlu olduğunu belirtmekte isede, dava dosyasına eksik ve ayıplar yönünden delil sunulmamıştır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşme tarafları bağladıkları, davalı ile dava dışı asıl işveren arasındaki sözleşme davacı sorumlu tutulması mümkün değildir. Eksik ve ayıp bulunması halinde süresi içerisinde ihbar edilmesi veya hakediş sırasında bu hususta itirazi kayıt konulması gerekmektedir. Mahkemece, ilk 4 hakediş kapsamında bakiye 68.213,31 TL alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Davalı vekilinin savunmasında da belirttiği gibi davacı edimini 14.07.2008 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 27.10.2008 tarihinde teslim edilmiştir. Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmede gecikme halinde günlük 1.000,00 TL cezai şart bedeli kararlaştırılmış olup, TBK 179/2 maddesi gereğince düzenlenen cezai şart ifaya ekli ceza niteliğindedir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa ceza-i şart isteminde bulunan iş sahibinin eseri teslim alırken ihtirazî kayıt ileri sürmesi veya bu hakkını saklı tutacak şekilde karşı tarafa ihtarda bulunması gerekir.Dosya kapsamında inceleme yapıldığında ise, davacı tarafın dava konusu edimler asıl yüklenici teslim aldığı ancak alırken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğünü ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalının cezai şart bedel alacağı bulunmamaktadır. Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi doğru olmuştur. Yine, davalı savunmasında yer alan nefaset bedeli itibariyle, davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılarak teslim edilen edimin eksik ve kusurlu işler itibariyle davalı vekili tarafından ispatlanamamıştır. Mahkemece, nefaset bedeline ilişkin talebin yerinde olmadığı yönelik kanaati yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/04/2021 tarih ve 2014/1599 Esas, 2021/485 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.659,65-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.164,92- TL'nin mahsubu ile bakiye 3.494,73- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.