Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1722 E. 2025/1211 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1722
Karar No
2025/1211
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1722

KARAR NO : 2025/1211

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/03/2021

NUMARASI : 2014/664 Esas - 2021/329 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 05/11/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacıya ait işyerinde 03.09.2012 tarihinde davalı ... A,Ş'nin görevlisinin tüp taktığı sırada yangın meydana geldiğini, söz konusu yangından davacının iş vc gelir kaybı oluştuğunu 2 nolu davalı sorumluluk sigortacısı tarafından işyerinde oluşan zararın sadece 16.501.00 TL'sinin karşılandığını, günlük cirosu 1.800,00 TL olan davacının yaklaşık 2 ay ve şimdilik nihayeti belli olmayan bir tarih sonrasına kadar devam eden onarım faaliyetler nedeniyle iş ve gelir kaybının oluştuğunu beyan ederek şimdilik kaydı ile 500.00 TL faturalı masraflar için, 500.00 TL müşteri ve çevre kaybı için, 500.00 TL faturalandırılmayan masraflar için, 500.00 TL günlük gelir kaybı için, olmak üzere 2.000,00 TL talepleri olduğunu beyan ederek işbu tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi yargılama giderleri ve vekalet ücrcti ile birlikte davalılardan ortalaşa ve zincirleme olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... A.Ş vekili ccvap dilekçesi ile; davacının taleplerinin tamamının sebepsiz zenginleşme teşkil edecek nitelikte olup talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, huzurdaki dosyada, davacı yan tarafından bit apartmanın alt katında ev yemekleri yapan küçük bir lokantada küçük piknik tüpünün değişimi sırasında mutfağın bir bölümünün zarar görmesi üzerine müvekkil şirketten ve diğer davalı sigorta şirketinden farklı talepler altında maddi tazminat talep edildiğini, 5307 Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) Piyasası Kanunu'nun 4. bölüm 8. maddesinde Tüplü ... kullanıcılarının uymaları gereken yükümlülükler belirlendiğini ve “Tüplü ... kullanıcıları, Türk Standartları Ensititüsü tarafından yayınlanan kullanma kurallarına ilişkin standart ile dağıtım şirketi ve bayisi tatafından kendisine bildirilen usul ve esaslara uygun şekilde davranmakla yükümlüdür” demek suretiyle kullanıcının Türk Standartları Sıvılaştırılmış Petrol Gazları kullanım Kuralları TS/2179'a uymak zorunda olduğu açıkça bildirildiğini, davacının arz edilen tüm bu kanun, tebliğ ve kurallara layıken uyup uymadığı belli değilken bütün kusurun müvekkil şitkete peşinen atfedilerek ikame edilen huzurdakıi davayı kabul etmediklerini, davacının işyerinde meydana gelen yangında dolayısıyla kendisinin sorumlu olduğunu, yangın dolayısıyla sadece 4 gün kapalı kalan işyerinde 41 günlük ciro kaybının talep edilemeyeceğimi, olay tarihi itibariyle 03.09.2012 tarihinden önceki günlük cirosunun gün bazında incelenmesi gerektiğini belirterek haklarında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta) vekili ccvap dilekçesi ile; müvekkili şirket nezdinde P-00503369894-1 sayılı ... Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile kaza başına 45.000.00 TL limitle sorumluluğunun temin edildiğini, poliçe kapsamına sadece doğrudan oluşan zararlara teminat verildiğini, gelir kaybı taleplerinin poliçe kapsamında sigortalı olmadığını, 07.11.2012 tarihinde davacıya 6.50100 TL tazminatın dava konusu olay nedeniyle ödendiğini, dava konusu olayın ... marka tüpün infilakı gaz kaçırması nedeniyle meydana gelmediğini, bu nedenle talep olunan diğer zararlarda sorumluklarının bulunmadığını, tüpün mahkemeye sunularak üzerinde inceleme yapılması gerekliğini, konu ile ilgili açılmış bir ceza dosyası bulunması halinde beklenmesi gerektiğini, davacının işyerinde meydana gelen yangında TSE Standartlarına uymamasının neden olduğunu, olayda tüpün imalat hatası olduğuna dair bir delil bulunmadığı, talep olunan tazminatın fahiş olduğunu belirterek haklarında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "Kar kaybı yönünden; Dosya kapsamında alınan 20/09/2019 tarihli 3. Ek raporda, davacı tarafından sunulan 2012 yılına ilişkin muavin kayıtlarında davacının zarar ettiği açıkça tespit edildiğinden davacının yerinde olmayan kar kaybı talebinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında farklı hesaplamalar yapılmış ise de; davacı tarafça kar kaybı talep edebilemesi için şirketin ilgili dönemde kar etmesi gerektiği izahtan varestedir. Brüt kar, yıllık ciro vs. gibi rakamlar üzerinden kar kaybı hesabı yapılamaz. Davacı şirketin yangın tarihinde zarar ettiği davacı tarafından bizzat ibraz edilen ticari defter kayıtları ile sabit olduğundan davacını kar kaybına yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.Müşteri ve çevre kaybı talebi yönünden; Dosya kapsamında alınan her bilirkişi raporundan sonra davacı tarafından dosyaya yeni bir delil ibraz edilmiş ve bu deliller her seferinde yeniden inceleme yapılmış ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, 20/09/2019 tarihli 3. Ek rapor ve 24.04/2019 tarihli 2. Ek raporda açıkça belirtildiği üzere fesh edilen müşteri sözleşmelerinin yangın tarihine ait olmaması, müşteri ve çevre kaybına ilişkin dosyada yeterli delilin olmadığı, davacının müşteri ve çevre kaybına ilişkin tazminat talebini yöntemince ispatlayamaması sebebiyle talebin reddine karar verilmiştir.Faturalandırılan ve faturalandırılmayan yangın sebebiyle oluşan zarar (işyerinde zarara uğrayan malzemelere yönelik) talebi yönünden; Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları, eksper raporu dikkate alındığında, davacının zarara uğrayan ancak faturalandırılmayan/faturalandırılan masraflara ilişkin taleplerinin yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraftadır. Her ne kadar davacı uğradığı zarara ilişkin bir takım faturalar sunmuş ise de; faturalara konu zarar kalemlerinin dava konusu yangın sebebiyle oluştuğunu ispatla yükümlüdür. (29/10/2018 tarihli bilirkişi raporu sf:5 teki tabloda belirtilen baharat ve içecek kalemi yönünden), Hemen belirtmek gerekir davacı tarafça fatura düzenlenmesinin dava konusu yangın sebebiyle oluşan zararın ispatı için tek başına yeterli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının faturaya konu malların dava konusu yangın sebebiyle gerçekleştiğini ayrıca ispat etmesi gerektiği, sunulan bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının uğramış olduğu ve davalı tarafından yapılan ödemeyi aşan miktara ilişkin talebinin ispata muhtaç olduğu, davacı tarafça yangın sebebiyle oluşan masraflara ilişkin yeterli delilin sunulmadığı anlaşıldığından 29/10/2018 tarihli bilirkişi raporun (rapor sf;5) eksper tarafından kabul edilmeyen ve davacı tarafça ispat edilemeyen talebin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dosya kapsamında itfaiye raporu sunulmuş ve ortada bir yangın olduğu, yangına tüpün sebep olduğu, ekspertiz raporu ile de bir kısım zararların tespit edildiği ortaya çıktığını, yangın çıktığı ve iş yerinini kullanılamaz hale geldiği açıkken müvekkilin zararı daha nasıl ispat edilebilir anlamak mümkün olmadığını, müvekkil yangın sebebi ile ciddi bir tadilat yaptırdığını ve bunun neticesinde iş yeri bir dönem kullanılmadığını, dolayısı ile müvekkil hizmet verdiği firmalara hizmet vermediğini, bunun üzerine söz konusu firmaların büyük bir kısmı müvekkil firma ile olan iş ilişkisini sonlandırmak durumunda kaldığını, müvekkil tadilat döneminde ciro kaybına uğradığı gibi zararı daha sonraki dönemlere de yansıdığını, müvekkilin iş çevresinde ciddi bir azalma olduğunu, müvekkil firma yangından sonra 75 günden fazla kapalı kaldığı ve bunun tanık beyanlarıyla da belgelendiği halde bu konuda bir hesaplanma yapılmadığını, müvekkil firmanın tadilat dolayısıyla kapalı bulunduğu süre boyunca 1.800,00 TL günlük ciro kaybı bulunduğunu, bu kayıplar da hesaplamaya dahil edilmediğini, bu açıdan hem günlük kazanç kaybı oluştuğunu hem de tadilat sebebi ile yüklü miktarda tadilat masrafı müvekkilce ödendiğini, her iki kalem de müvekkilin zararına sebep olduğunu, dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarından olan 03.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna istinaden tarafımızca itiraz sunulmuş ve ekinde 2012 yılı ticari defterlerimiz Envanter Defteri ve Defter-i Kebir ayrıca sunulduğunu, Yevmiye defterimizin incelenmesinde sadece 10 iş günü kazanç kaybımız olduğu belirtildiğini, oysa daha detaylı bir inceleme yapıldığı takdirde 25.09.2012 ve 01.11.2012 tarihleri arasında hiçbir şekilde gelir ve gider kaydının bulunmadığı da açık bir şekilde görüleceğini, eylül ayına bakıldığı takdirde gelirin önceki dönemlere nispeten düştüğü görüldüğü, buna rağmen herhangi bir kayıp olmamış gibi davanın reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında vermiş olduğu zarardan TBK 116. Maddesi uyarınca yardımcı kişiyi çalıştırandan ve sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında yardımcı kişinin sigortacısından müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre; davalı ...'ın, doldurdukları veya doldurtukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu (kusurları olsun veya olmasın) verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, 01.01.2012/2013 tarihleri arasında ... Zorunlu Sorumluluk Sigortası düzenlendiği, maddi zararlarda kaza başına teminatın 45.000,00 TL olarak belirlendiği, 03/09/2012 günü davacının işyerine sipariş ettiği piknik tüpün, davalı ...'ın bayisi çalışanı tarafından takılmaya çalışıldığı sırada tüpün gaz kaçırması nedeniyle işyerinde çıkan yangın neticesinde oluşan maddi zararının tazmini amacıyla huzurdaki dava açılmıştır.Birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması konusu borçlar hukukunda düzenlenmiş olup yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında başkalarına vermiş olduğu zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu iki ayrı şekilde ele alınmıştır. Somut olayda tatbiki gereken yardımcı kişinin davranışından sorumluluğun ikinci türü olan, TBK 116. maddede düzenlenmiştir. Burada borçlu, borcun ifasında yardımcı kişi kullanmaktadır. TBK 116’da zarar gören alacaklı ile borçlu arasında daha önce kurulmuş bir sözleşme ilişkisi vardır. Bu maddede, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde borçlunun, borcun ifasında veya bir borçtan doğan hakkın kullanılmasında, çalıştırdığı yardımcı kişinin işini gördüğü sırada alacaklıya vermiş olduğu zarardan sorumluluğu düzenlenmiştir. Bu nedenle " TBK 116. maddesinde düzenlenen yardımcı kişinin eyleminden sorumluluk, bir sözleşme ilişkisi nedeniyle borçlunun, borcun ifası dolayısıyla alacaklının uğradığı zarardan doğan bir akdi sorumluluk olup yasada adam çalıştıranın sorumluluğunda olduğu gibi yardımcı kişinin eyleminden sorumlulukta böyle bir kurtuluş kanıtı getirme olanağı yoktur." (Kılıçoğlu, Ahmet M., Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 827-828) Davacı şirket yetkilisi ... kolluğa vermiş olduğu ifadesinde; Kadıköy adresinde faaliyet gösteren ... Unlu Mamuller isimli işyerinin sahibi olduğunu, 03.09.2012 günü, saat 19.30 sularında, 2 kg lık piknik tüpünün bitmesi üzerine ... bayisini arayarak tüp istediğini, tüpü ...” ün getirdiğini, şahıs tüpü değiştirmek için mutfağa girdiğini, ses üzerine mutfağa baktığında büyük bir alev gördüğünü, itfaiyeye haber verdiklerini ve yangını söndürdüklerini, işyerinde maddi zarar meydana geldiğini, tüpçü tüpü değiştirirken yandaki dolu ve yanan tüpün alev alması nedeniyle yangın meydana geldiğini, tüpü değiştiren Kemal Ünlütürk” ten davacı ve şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.Kolluk tarafından düzenlenen 03/09/2022 tarihli Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı'nda " İşyerinde 03.09.2012 günü, saat 20.00 sularında yapılan incelemede, işyerinin içerisinde yerlerde ve eşya üzerlerinde beyaz toz şeklinde lekeler olduğu, mutfak bölümünde bulunan camlı buz dolabının yarı yanmış durumda olduğu, yine bu dolabın yanında bulunan dolaplarda yanmalar meydana geldiği, yerlerin ıslak olduğu, işyerin üst katlarında da yine toz şeklinde lekeler olduğu, buzdolabının üzerinde bulunan yiyeceklerin yanmış olduğu, 2 kg lık siyahlamış vaziyette piknik tüpü olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir.Dava konusu olaydaki piknik tüpünde kullanılan Gazar marka musluk üzerinde ... Gebze tesislerinde yapılan inceleme ve kontrol sonucunda hazırlanan 17.09.2012 tarihli raporda ; Musluğun açma- kapama düzeneği bağlantı noktasından kaçak yaptığı tespit edildiği, kaçağın tespiti için musluğun demontaj edildiği, incelemeler sonucunda, musluk açma- kapama düzeneği içerisinde bulunan sızdırmazlık o-ringin sönmesi veya açma-kapama düzeneğinin oturduğu o-ring yüzeyindeki uyumsuzluklar sonucu musluğun sızdırmazlık özelliğini yitirerek kaçağa neden olabileceği öngörüldüğü belirtilmiştir.Davaya konu işyerinde meydana gelen yangın sonucunda düzenlenen 06.10.2012 tarihli ekspertiz raporunda; dava konu işyerinin mutfak bölümünde bulunan tüpün kafası değiştirilirken çıkan yangın sonucu davacının toplam hasar bedeli 16.501,30-TL tespit edilmiş, bunun yanında işyerinin hasara konu onarımlar için yaklaşık 4 gün kapalı kalmış olup 41 günlük ciro talebinin ise sigortalının kendi onarımları için olduğu gözlemlendiği buna göre işyerinin kapanması sonrasında iş kaybı talebi olarak mağdurun çalışamadığı 03/09/2012-15/10/2012 arası 5 gün takdiren 800,00 TL'den 4.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup meydana gelen hasarın ... Zorunlu Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında olması nedeniyle 16.501,00 TL tutarındaki maddi hasarın sigorta şirketi tarafından tazmin edildiği anlaşılmıştır.Makine Mühendisi, Mali Müşavir ve Sigorta Uzmanı'ndan oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 03/02/2014 tarihli raporda özetle; "Keşfen tüp ve musluk üzerinde yapılan inceleme ve firma laboratuarında musluk üzerinde yapılan inceleme ve kontrol raporuna göre, davalılardan ... A.Ş. ye ait Piknik tüpünün GAZAR marka musluğunun açma - kapama düzeneği içerisinde bulunan sızdırmazlık elemanı o-ringin ve oturduğu 0-ring yüzeyindeki uyumsuzluklar nedeniyle musluğun sızdırmazlık özelliğini kaybettiği ve dolu tüpe takılması esnasında gaz kaçırdığı ve yanında yanan tüpün tutuşmasına neden olduğu sabit olup, bu duruma göre, musluğu değiştiren bayi elemanı ... dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle meydana gelen olayda %50 oranında, musluğu üreten firmanın da %50 oranında kusurlu olduğu, Davaya konu Unlu Mamuller isimli işyerinde meydana gelen yangın sonucunda oluşan hasar, 06.10.2012 tarihli eksper raporu ile tespit edilip değerlendirildiği, ayrıca hasarın durumunu gösteren fotoğraflar ve faturalar mevcut olup yapılan incelemeye göre gerçek zarar aşağıya çıkarıldığı,Malzeme ve işçilik:Eksper tespiti, tutanaklar ve fotoğraflar ile incelendiğinde, eksper tespitindeki her bir malzemenin hasarlanabileceği ve bu malzemelerin ... Unlu Mamuller isimli işyerinde ait olduğu, piyasa araştırmasına göre, malzeme ve işçilik giderlerinin kaza tarihi itibariyle uygun olduğu sonucuna varıldığı, buna göre toplam malzeme ve işçilik bedeli:Temizlik bedeli (malzeme ve işçilik) : 1.450,00 TLBoya malzemesi ve işçilik : 2.486,00 TLSütaş'a ait dolap bedeli : 910,30 TL Elektrik tesisatı onarımı : 698,00 TL 4000m3/h kapasiteli aspiratör bedeli: 1.260,00 TLSeramik bordür ve yapıştırıcı bedeli: 150,00 TLYanan su tesisatının onarım bedeli: 797,00 TLYangında zarar gören yemekler ve börekler : 3.000,00 TLZarar gören masa, sandalye ve kaplar bedeli : 850,00 TLYangında zarar gören gıda ve kap bedeli : 4.900,00 TLOlmak üzere toplam 16.501,30 TL olduğuKar Kaybı Miktarı Yönünden Değerlendirme : İş yerinin temizliğinin, boyanmasının, tesisatlarının tamiri ve kontrolü, cihazların tamiri ve kontrolü, zarar gören gıda maddelerinin yerine konması ve yangından sonra tamirata başlamak için geçen süre dahil 10 işgününe ihtiyaç olduğu ve bu süre içerisinde kazanç kabına uğrayacağı teknik heyetçe belirlendiği, konu firmanın 2012 yılı yevmiye defterine göre 2012 yılı net satışlar (Ciro) 78.771,61 TL, 2012 satılan mal/hizmet maliyeti 22.198,25 TL, 2012 yılı brüt karı 56.573,36 TL olup firmanın günlük net karının 157,15-TL olduğu kabulü ile 10 Gün x 157,15-TL = 1.571,48 TL kazanç kaybı olacağı hesaplandığı, bu meblağ için 06.10.2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizinin işletilebileceği" 27/04/2016 tarihli ek raporda " ...Davacı yan 27.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; raporun eksperin belirlediği rakamlara göre hesaplama yapıldığını, dosyaya sundukları faturaların, belgelerin dikkate alınmadığını beyan ettiği, iş bu dilekçeleri ekinde yukarıda detayları yer alan 7 adet fatura ile aspiratör/davlumbaza ilişkin davacı yan tarafın imza ve kaşesi bulunmayan 1 adet fiyat teklifi belgesi sunulduğu, ek rapor aşamasında sunulan faturalar, eksper raporuna konu faturalar olup Eksper raporuna da konu olan iş bu faturalar incelendiğinde; faturaların “muhtelif gıda, muhtelif elektrik, su tesisatına" ilişkin malzemeden oluştuğu görüldüğü, faturalar toplamı 13.121,86 TL tutardan oluştuğu, ancak faturalarda yer alan ürünlerin hasarlı ürünler olup olmadığı, hasarlı ürünler ise ne kadarının hasarlı olduğu dosya kapsamında belirli olmadığı, diğer hususlarda kök raporda yer alan görüşlerin korunduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Yangın uzmanı, sigorta uzmanı ve muhasebe bilirkişisinden oluşan yeni bir heyetten alınan 05/02/2018 Tarihli Raporda; "...Bu aşamada Bilirkişi Kurulumuza davacı tarafından bilirkişi incelemesi öncesinde herhangi bir defter ve delil sunulmamış olup, dosya içeriğine göre değerlendirme yapıldığı, davacı taraf işyerinin günlük cirosunun 1.800.00 TL olduğunu iddia, onarım faaliyetler nedeniyle iş ve gelir kaybının oluştuğunu beyan etmiş ise de, taraf delilleri arasında günlük cirosunun hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde bu tutarda olduğuna dair herhangi bir bilirkişi kurulumuzca tespit edilemediği, heyetimizce iş yerinin en fazla 45 gün kapalı kalabileceği kanaat getirmekle, dosyada mübrez ve raporumuzun yukarıda yer alan bölümlerinde detaylarına yer verilen ilk bilirkişi raporundaki davacı yanca o aşamada dosyaya ibraz olunan ibraz olunan ticari defter ve belgelerden hareketle esas alınan günlük (157,15 TL) ciro esas ile talep edilebilecek işyerinin tadilat ve onarım çalışmaları süresince kapalı olduğu günler karşılığı (157,15 TL x 75 gün olmak üzere toplam 11,786,25 TL günlük kazanç kaybının davalılardan talep edebileceği,Dava dilekçesinde faturalandırılmayan masraflar için talep olunan, 500.00 TL zarar ile heyetimizce hesap ve takdir olunan 11,786,25 TL tutarlı işyerinin kapalı ve tadilatta olduğu süreler dışında ayrıca şimdilik 500.00 TL müşteri ve çevre kaybı talebi ile ilgili somut bir delil dava dosyasında tespit olunamadığından bu taleplere ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu..." 29/10/2018 tarihli 1. Ek Raporda ;

"Tüm bunlarla birlikte, davacı yanın yine kök rapora karşı beyan dilekçesinde, davalı tarafın kabul ettiği ekspertiz raporunca takdim olunan 800,00 TL günlük ciro üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiği görülmekle, 06.10.2012 tarihli eksper raporunda, davacının hasara konu onarımlar için 4 gün kapalı kalmış olabileceği değerlendirilerek, 5 gün üzerinden günlük 800 TL baz alınmak sureti ile 4.000,00 TL tutarında iş kaybı takdir edilmiş oluğu anlaşıldığı, buradan hareketle takdiri mahkemeye ait olmak üzere, heyetimizin kök raporda, işyerinin kapalı olduğu gün sayısının 75 gün olarak değerlendirildiği dikkate alınarak, eksper raporundaki kabul göz önünde bulundurulmak sureti ile iş kaybı tutan 800 TL x 75 gün = 60.000 TL olarak hesaplandığı, Yine davacı yanın kök rapora karşı beyan dilekçesinde, dosyaya sunulan faturalarda yer alan ürünlerin hasarlı olup olmadığı konusunda, tanık beyanlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, sundukları faturalar dikkate alındığında mutfaktaki ürünlerin eşyaların kullanılamayacak hale geldiğinin ortada olduğunu ifade ettikleri görülmekle, ek rapor aşamasında dosyaya sunuları faturalarda yer alan ürünlerin hasar konusu ürünler olup olmadığı, hasarlı ürünler ise, ne kadarının hasarlı olduğunun dosya kapsamında belli olmadığı yönündeki değerlendirmelerimiz saklı kalmak kaydı ile, takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı yanın sunmuş olduğu faturalar ile ekspertiz raporunda yer verilen tutarlar arasındaki farklara ilişkin olarak hazırlanan tabloya göre arada davacı lehine 8.443, 91 TL tutarında müspet fark olduğu,Son olarak davacı yanın kök rapora karşı beyan dilekçesinde, yangın dolayısıyla sözleşmeyi fesih eden şirketlerin olduğunu, kalıcı olarak, hem sözleşmelerini fesheden şirketlerin söz konusu olduğunu hem de bireysel çevre kaybı olduğunu ifade ettiği görülmekle, davacı yanın fesih nedeni ile kayba uğradığı müşterilerine münhasır olmak üzere yangın tarihinden geriye dönük olarak son 22 aylık döneme ait (01.01.201 1-31.08.2012) muavin hesap ekstreleri ile bahse konu sözleşmeleri sunması, buna göre sözleşmesini fesih eden şirketlerin, yangın tarihine kadar davacı şirkete menfaatlerinin ne olduğu ile sözleşmelerin devam etmesi halinde (sözleşme süreleri ile sınırlı olmak üzere) uğramış olduğu kazanç kaybının tespit edilebileceği..."24/04/2019 tarihli 2. Ek Raporda ; "Davacı yanın dava dosyasına sözleşmeler ile fesih bildirimlerini sunduğu görüldüğü, sunulan sözleşmeler ilişkin bilgilere aşağıdaki tabloda yer verildiği, tabloda da görüldüğü üzere, sunulan sözleşmelerin tamamının başlangıç ve bitiş tarihleri aynı olup, fesih bildirimlerinin ise olay tarihi bir yana, dava tarihinden dahi 4 yıl sonraki tarihlerde yapıldığı anlaşıldığı, bu hususta takdir mahkemeye ait olmakla birlikte, davacı yanın talep ettiği şekilde, müşteri ve çevre kaybına uğranılan şirket listeleri dikkate alınarak, müşteri ve çevre kaybına dair tazminat hesabı yapılmasının ancak, 29.10.2018 tarihli raporda belirttiğimiz gibi, yukarıdaki sözleşmelerin müşterilerine ilişkin olarak, yangın tarihinden geriye dönük son 22 aylık döneme ait (01.01.2011-31.08.2012) muavin hesap ekstrelerinin sunulması ve bu süre içerisinde bu müşterilere yapılan satış tutarlarının tespiti ile mümkün olabileceği, bu husus raporda ifade edilmiş olmasına rağmen, işbu raporun hazırlanması aşamasında dava dosyasına bu yönde sunulmuş herhangi bir belge bulunmadığından, bu yönde bir hesaplama da yapılamadığı..."20/09/2019 tarihli 3. Ek Raporda ;"Davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu 2012 yılsonu mizanının gelir-maliyet-gider kalemleri dikkate alınarak, şirketin ortalama faaliyet karı hesap edilmeye çalışılmış olup, şirketin 2012 yılında zarar ettiği dikkate alındığında davacı yanın, mahrum kalınan kara dayalı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı, şirketin faaliyet karının bulunmaması karşısında, davacı yanın satışlarından elde ettiği brüt kar üzerinden hesaplama yapılmasının kabulü halinde ise, 03.02.2014 tarihli kök bilirkişi raporunda incelenen davacı ... Gıda. Tur. İnş Oto San ve Tic. Ltd. Şti defterlerine göre, yangın tarihine kadar (2012 Eylül) işletmenin Günlük karının 157,15 TL olduğu dikkate alınarak, davacı yanın talep edebileceği mahrum kalınan kar tutarının kök raporda yer verildiği gibi 11.786,25 TL olabileceği, tüm bunlarla birlikte, 1. ek raporumuzda yer verdiğimiz şekilde, 06.10.2012 tarihli eksper raporunda, davacının hasara konu onarımlar için 4.000,00 TL tutarında iş kaybı takdir edilmesinden hareketle hesaplanan 60.000,00 TL hususunda takdir mahkemeye bırakılmış olmakla birlikte, söz konusu tutar kar mahrumiyeti değil iş kaybı (ciro kaybı) olduğundan, bu tutarın tazminat olarak kabulü huşusunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,1. ek rapor aşamasında dosyaya sunulan faturalarda yer alan ürünlerin hasar konusu ürünler olup olmadığı, hasarlı ürünler ise, ne kadarının hasarlı olduğunun dosya kapsamında belli olmadığından, davacı yanın sunmuş olduğu faturalar ile ekspertiz raporunda yer verilen tutarlar arasında davacı yan lehine oluştuğu görülen 8.443,91 TL tutarında müspet farkın ispata muhtaç olduğu, bu itibarla kabul edilemeyeceği,Son olarak, davacı yanın talep ettiği “şekilde, müşteri ve çevre kaybına uğranılan şirket listeleri dikkate alınarak, müşteri ve çevre kaybına dair tazminat hesabı yapılmasının, rapor içerisinde yer verilen nedenlerle bu aşamada da mümkün olmadığı, " yönünde sonuç ve kanaate varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekili sunmuş olduğu 03/03/2020 tarihli değer artırım dilekçesi ile; bilirkişi raporunda her ne kadar 60.000,00TL iş kaybı hesaplanmışsa da fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde belirttiğimiz üzere şimdilik 500,00 TL, aynı şekilde bilirkişi raporunda her ne kadar 8.443,91 TL müspet fark zararı hesaplanmışsa da fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde belirttiğimiz üzere şimdilik 500TL ve söz konusu bilirkişi raporunda hesaplanan 11.786, 25 TL mahrum kalınan karın tamamı olmak üzere toplam 12.786,25 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Somut olayda; davalı ... şirketine ait davalı şirket bayisi tarafından değişimi yapılan piknik tüpünün musluğunun takılması esnasında, musluktan sızan gaz nedeniyle maddi hasarlı yangının meydana geldiği, yangından kaynaklı oluşan zarardan, davalı ... şirketinin, ayıplı hizmet verilmesinden dolayı TBK 231. Maddesi kapsamında ayıba karşı tefekkül hükümleri ve davalı çalışanının dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle TBK 116. Maddesi uyarınca yardımcı kişiyi çalıştıranınsorumluluğu kapsamında, aynı zamanda diğer davalı sigorta şirketinin, sigortalısının doldurdukları veya doldurtukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın verecekleri maddi zarardan verilen teminat ile sınırlı olmak üzere ... Zorunlu Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.Davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması neticesinde; meydana gelen yangın nedeniyle davacıya ait işyerindeki hasarın durumunu gösteren fotoğraflar ve faturalar incelenmiş olup malzeme ve işçilik bedelleri raporda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere toplam 16.501,30 TL tespit edilmiş ve bu bedel davalı sigorta şirketince davacıya ödenmiştir. Hükme esas alınan her iki bilirkişi heyeti raporunda malzeme ve işçilik giderlerinin kaza tarihi itibariyle uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı her ne kadar malzeme ve işçilik giderlerinden oluşan zararının daha fazla olduğunu, dosyaya ibraz edilen faturaların hesaplamaya dahil edilmediğini ileri sürmüş ise de yukarıda ifade edildiği üzere hasarın durumunu gösteren fotoğraflar incelenmek suretiyle davacı tarafından ibraz edilen faturalarda yer alan ürünlerin hasar konusu ürünler olup olmadığı tespit edilememiştir. Diğer yandan davacı, meydana gelen yangın nedeniyle müşteri ve çevre kaybına uğradığını iddia etmiş ise de denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarında bu husus ayrıntılı şekilde irdelenmiş olup feshedilen müşteri sözleşmelerinin yangın tarihine ait olmadığı gibi raporda ifade edildiği üzere müşteri ve çevre kaybına dair tazminat hesabı yapılmasının, rapor içerisinde yer verilen nedenlerle mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla talep edilen faturalara konu zarar kalemlerinin dava konusu yangın sebebiyle oluştuğu ve davacının müşteri ve çevre kaybına uğradığı ispata elverişli yasal delillerle kanıtlamadığından bu alacak kalemlerin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İş durması nedeniyle yoksun kalınan kar kaybı talebi yönünden mahkemece, davacı şirketin yangın tarihinde zarar ettiği davacı tarafından bizzat ibraz edilen ticari defter kayıtları ile sabit olduğundan davacını kar kaybına yönelik taleplerin reddine karar verilmiş ise de tazminat hesabının net dönem karı üzerinden değerlendirilmesi hatalı olmuştur. Emsal Yargıtay kararlarında da işyerinin durmasından kaynaklı kazanç kayıplarının, işyerinin net faaliyet karı üzerinden değil, elde ettiği brüt kardan, çalışmadığı süre boyunca varsa tasarruf ettiği işletme gideri masrafların düşülmesi ile hesaplanmıştır.Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/10/2017 tarih 2016/11646 E. 2017/9800 K. Sayılı ilamında; "Davacı taraf kazanç kaybını talep etmiş olup bilirkişi raporunda net karı hesaplanmıştır. Bu nedenle alınan rapor kazanç kaybı yönünden hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece gelir kaybı konusunda uzman önceki bilirkişiler dışında seçilecek muhasebeci, mali müşavir gibi bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, davacının dosyada mevcut gelir durumunu gösteren belgeler ve hakedişlerine göre öncelikle toplam 263 gün için brüt kazancının belirlenmesi, daha sonra işletmesiyle ilgili tüm giderlerinin (yakıt, elektrik, su, personel gideri, kira bedeli, vergi vs. gibi) mahsubu ile 263 günlük net kazancının tespit edilmesi hususlarında ayrıntılı, gerekçeli denetime elverişli, önceki raporlarında irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" ifade edilmiştir.O halde mahkemece yapılması gereken; bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile dosyaya sunulan yangına ilişkin fotoğraflar ve işyerinin niteliği ve olayın özelliğine göre davaya konu yangın nedeniyle davacı işyerinde oluşan hasarların kaç günde onarılarak işyerinin eskisi gibi faaliyete geçebileceği süre tespit edilerek, işyerinin çalışmadığı sürede yapması gerektiği halde yapmayarak tasarruf ettiği ( personel gideri, elektrik, su vb.) faaliyet gideri/işletme masrafı varsa bunların brüt kardan mahsup edilmek suretiyle kar kaybının belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/03/2021 tarihli ve 2014/664 Esas 2021/329 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1722, K. 2025/1211, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1722-e-2025-1211-k-efd98c4eefb7