Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/136 E. 2022/738 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/136
- Karar No
- 2022/738
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2022 KARAR NO : 2025/1006 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.10.2022 NUMARASI : 2021/136 E. - 2022/738 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 26.06.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.06.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.10.2022 tarih 2021/136 E. - 2022/738 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı ile davalı borçlu şirket arasında akdedilen kefalet sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından sağlanan kefalet ile ... Bankası AŞ bünyesinde ticari krediler kullandığını, davacının kullanılan kredilerden dolayı alacaklı konumda olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile banka tarafından davalının kefaletine başvurulması üzerine davacının bankaya 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50-TL ödeme yapıldığını, davalı borçlu şirkete ihtarname keşide edilerek hesap kat edildiğini, ihtarnamenin borçlulara tebliğ edilmesine rağmen öngörülen sürede ve sonrasında ödeme yapılmadığını, davalının konkordato davası sonucu çekişmeli hale gelen alacağı için anlaşmaya varılamadığını, alacaklarının toplam 596.638,61-TL kısmının çekişmeli hale geldiğini, davalı borçlu şirket hakkında açılan çekişmeli alacak davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini üzerine müteakiben arabuluculya başvurularak yeniden dava açıldığını, belirterek bankanın çekişmeli hale gelen alacağının borç miktarına dahil olduğunun tespitine ve davalıdan konkordatonun yürürlükte olması halinde konkordato şartlarınca konkordatonun yürürlükte olmaması halinde temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davanın İİK 308/b de öngörülen konkordatonun tasdik kararının ilan edildiği 08/09/2020 tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davalı şirketin davacının sağladığı kefalet ile ... Bankası A.Ş.'ye (...'a) 31/12/2018 tarihinde ödenen 2.270.062,50-TL'den ötürü alacaklı olduğunu kabul ettiğini ve söz konusu alacağın konkordato tasdik kararına göre davacıya ödeneceğini, taraflar arasında çekişmeli olduğunu iddia edilen davacı alacağının kesin mühlete kadar geçen süredeki faizlerin hesaba katılarak tespit edilmesi hakkında olduğunu, davacının, vadesi gelipte ödenmemiş kredi alacağı olmadığı halde ...'yi feshettiğini, bu sebeple davacının, müvekkili şirketi temerrüde düşürmesinin usulsüz olduğunu, söz konusu krediden ötürü alınan bononun vadesinin 3/5/2019 olduğunu, bu tarihten önce ...'ın başvurusu üzerine davacı ... tarafından hemen teminatın kredi borcunun tümü için nakde dönüştürülmesinin usulsüz olduğunu, konkordato geçici mühletin verildiği 21/09/2018 tarihinden sonraki alacak için faiz işletilmesinin mümkün olmadığını,, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nun 308.maddede belirtilen bir aylık dava açmaya yönelik sürenin, çekişmeli alacağın bankaya yatırılmasına karar verilmesi halinde söz konusu alacak ile ilgili ödeme yapılmasını talep hakkı verdiği, bunun dışında sürenin dava açmaya yönelik hak düşürücü sürenin bulunmadığı, davalı tarafın hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, davacı ile davalı arasında yapılmış olan kefalet sözleşmesi nedeniyle davalı şirkete davacı tarafından sağlanan kefalet ile ... Bankası A.Ş bünyesinde ticari krediler kullandırıldığı, davalı şirketin ... Bankası A.Ş nezdinde davacı tarafın kefaletinde bulunan kredi borcunu ödememesi nedeniyle bankanın 27/12/2018 tarihli yazısı ile davacının kefaletine başvurulduğu, bu talep üzerine dava dışı ... Bankası A.Ş'nin 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafa 17/01/2019 tarihli 2063 yevmiye no.lu ihtarname düzenlendiği, ödeme yapılmadığı, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/263 Esas sayılı dosyasına 13/01/2020 tarihi itibariyle 2.270.062,50 TL ana para ve işlemiş %25 faiz ve ihtar gideri toplamı 2.866.700,61-TL alacağın bulunduğunun bildirildiği, ayrıca 19/04/2019 tarihinden önce ana paraya işleyen temerrüt faizinin 171.831,12-TL bu tarihten 13.01.2020 tarihine kadar 424.060,29-TL olduğunun bildirildiği, 2.270.062,50-TL ana paranın kabul edildiği, 596.638,61-TL alacağın kabul edilmediği ni bildirilerek itiraza uğrayan alacağın tespiti ile konkordato hükümlerine göre davacıya ödenmesine yönelik işbu davanın açıldığı, davalı şirketin davacı... A.Ş ile dava dışı ... Bankası A.Ş arasında 09/12/2018 tarihli 5.000.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, davacı .... A.Ş ile dava dışı banka arasında 05/01/2017 tarihinde protokol düzenlendiği, ....A.Ş ile davalı şirket arasındaki 30/07/2018 tarihli 525.000 Euro limitli kefalet taahhütnamesinin 5.maddesinde bankanın sözleşmenin ilgili hükmüne istinaden fona müracaat etmesi halinde fon tarafından hiçbir ihtar ve ihbar v.b merasime gerek olmaksızın bankaca talep edilen tutarın kendiliğinden muaccel hale geleceği ve bu tutara ...'nin bankaya ödenecek tarihi kadar işleyecek %25 temerrüt faizi/gecikme tazminatının ödeneceğinin kabul edildiği, davalı şirket tarafından dava dışı ... AŞ emrine düzenlenen 03/05/2019 vade tarihli 375.000 Euro bedelli bonoya davacı .... A.Ş'nin aval olduğu, 27/12/2018 tarihli yazı ile dava dışı ... Bankası A.Ş tarafından davalı tarafından keşide edilen ve davacının avalini taşıyan 03/05/2019 vadeli 375.000 Euro bedelli bono bedelinin bankaya ödenmesinin, 31/12/2018 tarihli yazı ile söz konusu bedelin 2.270.062,50-TL olarak bankaya ödenmesinin talep edildiği, davacı tarafından 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50-TL'nın dava dışı banka hesabına ... Tic. Ltd. Şti. tazmin ödemesi açıklaması ile gönderildiği ve söz konusu miktarın % 25 temerrüt faiz ve oranı üzerinden hesaplanacak miktarın 3 gün içerisinde ödenmesinin 17/01/2019 tarihli .... 40. Noterliğinin 02063 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile talep edildiği, davalı tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1527 Esas sayılı dosyasıyla açılan konkordato talepli davada davalı şirketin 21/12/2018 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı tarafından dava dışı bankaya 03/05/2019 vadeli 375.000 Euro bedelli bono nedeniyle yapılan tazmin ödemesinin davalı şirketin iflasına ilişkin karar tarihi 21/12/2018 tarihinden sonra yapıldığı, davalı tarafın 07.09.2018 keşide ve 03.05.2019 vade tarihli 375.000 Euro bedelli bonoda keşideci olduğu, İİK'nun 195.maddesi kapsamında iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı nazara alındığında davalı tarafın alacağın muaccel olmadığına yönelik savunmalarının sübut bulmadığı, davalı şirketin iflasına ilişkin kararın İstinaf incelemesi sonunda kaldırıldığı ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/263 esas 2020/455 Karar sayılı dosyasıyla davalı şirketin konkordato talebinin İİK'nun 306.maddesi uyarınca tasdikine karar verildiği ve söz konusu kararda davacının talep ettiği 2.866.701,11-TL alacağın 596.638,61-TL'sının çekişmeli alacak olarak kabul edildiği, taraflar arasındaki taahhütname hükümleri kapsamında % 25 faiz oranı ile bilirkişi tarafından hesaplanan davacı alacağının 2.441.893,62-TL, konkordato davasında kabul edilen alacak miktarının ise 2.270.062,50-TL olduğu, davacının çekişmeli olan alacak miktarının 171.831,12-TL olarak tespit edildiği, belirtilerek; davanın 171.831,12-TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir Karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı ile davalı borçlu şirket arasında akdedilmiş olan kefalet sözleşmeleri nedeniyle davalı borçlu şirketin davacı tarafından sağlanan kefalet ile ... Bankası A.Ş. (....) bünyesinde ticari krediler kullandığı, davalının söz konusu banka kredi borcunu ödememesi nedeni ile anılan bankanın 27/12/2018 tarihli yazısı ile davacınınkefaletine başvurulması üzerine davac tarafından bankaya 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50-TL ödeme yapıldığı, daha sonra davalı borçlu şirkete ihtarname keşide edilerek hesabın kat edilererek ödenen bedelin ve işleyecek faizinin talep edildiği,davalının davacıya olan borcuna karşı dava dışı ... ve ....Ltd.Şti. 525.000,00-EUR Taahhütnamesi gereği müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğu, davalının konkordato talebi üzerine yapılan yargılamada konkordato komiserinin 10/02/2020 tarihli toplantı karar tutanağı ile davacının 2.270.062,50-TL ana para kabul edildiği, ana para, % 25 faiz ve ihtar gideri olmak üzere toplam 596.638,61-TL alacağımız kabul edilmeyerek çekişmeli hale dönüştüğünü, mahkemece bu hususta yapılan yargılamada davacının çekişmeli olan alacak miktarının 171.831,12-TL olarak tespit edildiğini, geçici mühlet tarihi olan 19.04.2019 tarihinden 13.01.2020 alacak kayıt tarihine kadar işleyen % 25 oranında 424.060,29-TL faiz ve 746,70-TL ihtar gideri talebinin red edilmemesinin yerinde olmadığını, geçici mühlet tarihi olan 19.04.2019 tarihi ile kesin mühlet tarihi olan 19.06.2019 tarihleri arasında davacının alacağına kefalet taahhütnamesine göre % 25 oranında işlemesi gerektiğini, ihtar gideri hakkında karar verilmediğini belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ilk davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan sonra red edilmesi üzerine açılan eldeki dava yönün İİK 308/b'de öngörülen bir aylık sürenin geçtiğini, davalı şirketin davacının kefaleti ile dava dışı ... Bankası A.Ş. (...)'den kredi kullandığını, davacı söz konusu kefaleti gereğince davalının kredi borçlarını dava dışı bankaya ödediğini beyan etse de davacının yapmış olduğu ödemenin usulüne uygun bir ödeme olmadığını, dava dışı Banka tarafından davalının hesabı usulüne uygun olarak kat edilmediği, temerrüt koşulları oluşmadan ödeme yapıldığını, davalı şirketin dava dışı bankadan 7/9/2018 keşide tarihli 3/5/2019 vadeli ve davacı.....A.Ş'nin avalist olduğu bono karşılığında 375.000,00-Euro kredi kullandığını, davalı hakkında İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1527 E.sayılı dosyası ile iflas kararı verilmesi üzerine dava dışı ... tarafından 3/5/2019 vade sonu beklenmeden krediyi kullanan davalının iflası sebebiyle kredinin tümü davacı davacıdan talep edildiğini, davacının da 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50-TL kefalet tutarını bankaya ödemesini müteakip ihtarname ile tazmin edilen tutarın 3 gün içerisinde davalıdan ödenmesini istediğini, kredi kullandıran dava dışı banka tarafından davalı şirketine hesap kat ihtarnamesi gönderilmediğini davalı şirketin temerrüde düşürülmeden davacıdan 31/2/2018 tarihinde 2.270.062,50-TL tahsil edildiğini, kredi kullandıran .....Bankası A.Ş. tarafından asıl borçluya ve kefillere usulüne uygun olarak gönderilmiş bir hesap kat ihtarnamesi bulunmadığını, davacının muaccel olmayan bir parayı ödediğini, konkordato projesine giren asıl alacak muaccel hale gelmediğinden davacının işbu davada talep ettiği faize dayalı çekişmeli alacağı da doğmadığını, davacı ...'nin aynı alacak (31/12/2018 tarihinde ... A.Ş.'ye ödediği 2.270.062,50-TL) için İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2019/143 E.sayıda kefiller hakkında ikame ettiği icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece, somut olayda davanın konusu kredi hesabının TBK 117.maddesi ve TTK 20/3.maddeleri uyarınca dava dışı banka tarafından kat edilmemiş olması nedeniyle takibe konu alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğinden bahisle icra takibi başlatılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle 2004 sayılı İİK madde 308/b kapsamında çekişmeli alacağın tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkmesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı ile davalı arasında düzenlenen kefalet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından sağlanan kefalet ile davalı şirketin dava dışı bankadan kullandığı kredi borcunun ödenmemesi üzerine söz konusu borcun davacı tarafından ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin kefalet ilişkisi kapsamında davacıdan talep edilmesine, borçlu davalı ile alacaklı davacı arasındaki temel ilişkinin varlığının ispatlanmasına, dava dışı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı alacağının da sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacı tarafından bankaya ödeme yapıldığı tarihten önce davalının iflasına karar verilmiş olması nedeniyle 2004 sayılı İİK'nun 195/3. maddesi gereğince borcun muacceliyet kazanması mümkün olduğundan söz konusu borcu ödeyen davacı tarafından gönderilen ihtarname üzerine süresinde ödeme yapılmaması karşısında borcunun asıl borçludan talep edilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamasına, iflas kararının kaldırılması üzerine konkordato projesinde kabul edilen miktardan arta kalan davacının alacağın çekişmeli hale gelmesine, İİK'nun 228/1. maddesi delaleti ile 294/3 maddesi gereğince geçici mühlet tarihinden itibaren talebe konu çekişmeli alacağa faiz işletilemeyecek olmasına, bu kapsamda alacağının yasanın 294/3 maddesi nazara alınarak mühlet sonrası faiz işletilmeden belirlenmesine, (Yargıtay 15. HD'nin 16.02.2021 tarih ve 2021/1389 E.- 2021/275 K.), bu kapsamda çekişmeli alacağın anılan ilke ve esaslar çerçevesinde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, esasen İİK'nun 308/b maddesi kapsamında çekişmeli alacaklar için bir ay içerisinde açılan davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmamasına ( Yargıtay 6. HD'nin 02.05.2024 tarih ve 2024/1224 E. 2024/1236 K.), ilk davanın aksi yönde arabuluculuk dava şartı nedeni ile red edilmiş olması üzerine eldeki davanın da 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi gereğince belirtilen ek süre içerisinde açılmasına, aksi yönde varılacak kabulün mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğuracak olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.737,78-TL'den peşin alınan 2.934,44-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.803,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.