Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1276 E. 2022/239 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1276
- Karar No
- 2022/239
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1252 KARAR NO:2024/1345 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/1350 KARAR NO:2020/1086 DAVA TARİHİ:14/11/2018 KARAR TARİHİ:16/12/2020 DAVA:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ:23/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin faaliyetine kesintisiz güç kaynaklıları (UPS) üreterek başladığını, daha sonra yüksek KVA kapasiteli cihazları üreterek faaliyetine devam ettiğini, Türkiye'deki ..., yurdışında ise ... markası altında dünyada bilinen bir marka ve Türkiye'nin en büyük yerli üreticisi olduğunu, ülkemizde son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve döviz kurlardaki artışlardan dolayı gerek borçlanma maliyetlerinin artması gerekse üretim girdilerinin maliyetlerinde ortaya çıkan yükselme gini nedenlerle iş kapasitesinin azaldığını, ödemelerde aksamalar meydana geldiğini, ...’in nakit akışının girdiği olumsuz döngüden çıkarak faaliyetlerine devam etmesinin mümkün kılınması, borçların alacaklılar arasında, işbu ön projede belirtilen oran ve vadelerde, adil bir şekilde tasfiyesinin sağlanması, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile konkordato başvurusunda bulunduğunu belirterek İİK 285 vd maddeleri gereğince konkordato taleplerinin kabulü ile öncelikle müvekkilleri lehine 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 287 ve 294.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde de konkordato tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...adi alacaklar yönünden tasdik durumunda iflas halinde alacaklıların eline geçecek olan miktardan daha çoğunun geçeceği (İİK.nun 305/1-a), teklifin kaynaklarla orantılı olduğu, (İİK.nun 305/1-b), borçlunun dürüst olduğu, komiser talimatlarına uyduğu, alacaklıları zarar uğratma davranışı içinde olmadığı (İİK.nun 292/1-c), adi alacaklar yönünden teklifin (alacaklıların ve alacak miktarlarının ½ si) nitelikli çoğunluk tarafından kabul edildiği (İİK.nun 302/3-a,305/1-c), projenin inandırıcılığı ve ciddiyetini koruduğu, tasdik harcının yatırıldığı İİK'nun (305/1-e), teminat şartının söz konusu olmadığı İİK'nun (305/1-d), komiserlerin karar vermeden evvel mahkemede dinlendiği (İİK.nun 304/1), böylece konkordatonun tasdiki koşullarının tümüyle oluştuğu anlaşılmış; 305/2 maddesi uyarınca düzeltme yapılmasını gerektirir bir durum da olmadığından, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Rehinli alacaklar yönünden ise nitelikli çoğunluk sağlanamamış olmakla bu alacaklılar yönünden konkordatonun tasdiki talebi reddedilmiştir.Rehinli alacaklılar yönünden talebin reddi, kimisinde rehinli alacaklıların alacağını karşılayacak tutarda ipotek olması kimisinde yapılandırma yapılmış olması sebebiyle, adi alacaklılar için verilecek tasdik kararının sıhhatini, projenin gerçekçiliğinin devamını olumsuz biçimde etkilemeyeceği anlaşılmıştır." gerekçesiyle,"İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 22503 sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi’nin konkordato talebinin adi alacaklar yönünden kabulü ile, a) Adi alacaklıların 48 ay vadeli, 8 eşit taksit halinde ödeneceğine dair revize projeye göre, İİK.nun 305 md. uyarınca konkordatonun tasdikine, b) 24/11/2020 tarihli ödeme tablolarının kararın eki sayılmasına" karar verilmiştir." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Alacaklı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato projesinin alacaklıları zarara sokmak kastından ari, borçlunun dürüst olması gerektiğini, onaylanan projenin alacaklıların çok büyük oranda zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ve diğer ret oyu veren alacaklıların gerçek alacak rakamlarının nisapta dikkate alınması halinde, konkordato tasdiki için gerekli çoğunluğun sağlanamayacağını, İİK 308/b gereği itiraza uğrayan alacaklar ile gayrinakit alacakların hesaba katılmaması halinde Mahkemenin bahsi geçen alacaklara isabet eden payın bir Bankaya depo edilmesine hükmetmesi gerekirken depo kararı verilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordato kapsamında çizilen projeksiyonun gerçeği yansıtmadığını, ticari alacakların isim ve tutar, ödeme vadesi ve tahsil kabiliyetine ilişkin somut veri olmadığını, projenin başarılı bir şekilde yürümesinin kur farkı zararının minimize edilmesine bağlandığını, karlılığı olumsuz anlamda etkileyen kur farkının ileriki dönemde düşeceği ve bu paralelde finansman giderlerinin de azalacağı beklentisi oluştuğunu ancak mevcut konjonktürde kurların düşeceğine dair kesinlik bulunmadığını, ... ve ... ile iş ortaklığına ilişkin herhangi bir somut bilgi ve detay verilmediğini, 25 milyon TL'lik leasing borcu dikkate alındığında firmanın üretimini sağladığı makinaların akıbetinin açıklanmadığını, hedeflerin ulaşılabilir olmadığını, konkordato talebinde bulunan şirketin müvekkili bankaya borcu yönünden herhangi bir yapılandırma talebi olmamasının iyi niyet kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirketin borçlanma oranının yüksek seyrettiğini, yeni bir mali kaynak bulunamadığını, ekonomik fonksiyonlarını istikrar içinde yerine getiremediğini, çekişmeli alacaklar için yeterli inceleme yapılmadan yeni bir rapor alınmaksızın karar verildiğini, müvekkili banka alacağının eksik hesap edilmesi nedeniyle nisabın hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordato projesinde bir kısım alacaklarının reddedildiğini ancak alacaklarının kabul veya reddedildiğinin bildirilmediğini, bildirim yapılması halinde İİK 302/6 gereğince mahkemeye müvekkili tarafından başvurularak bilirkişi incelemesi ile alacağını tespit ettirebilecekken bu usulün uygulanamadığını ve müvekkili bankanın alacağının konkordato projesinde eksik olarak yer aldığını, her ne kadar konkordato projesinin onaylandığı toplantıda alınan karar için onay verilmiş olsa da bu onayın konkordato projesi gereğince borcun tasfiye şartlarına ilişkin olduğunu, alacağın tamamen ya da kısmen kabul edilip edilmediği bildirilmediği için yasanın öngördüğü itiraz hakkının tanınmadığını, projenin uygulanabilirliği, konkordato ilan eden borçlu firmanın reel mali durumu, projenin alacaklıların menfaatlerine uygun olup olmadığı konularında yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklarının eksik hesaplandığını, gerçek alacak miktarının dikkate alınmadığını, İİK 308/b gereği itiraza uğrayan çekişmeli hale gelen alacağın bankaya depo edilmesine hükmedilmesi gerekirken depo kararı verilmediğini, diğer yandan bir kısım alacaklılar yönünden çelişmeli alacak incelemesi yapılmadığını bu incelemenin yapılması halinde nisabın sağlanamayacağını, yabancı para alacağına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, yabancı para alacaklarına yönelik yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte Türk Lirasına çevrileceğinin kabul edilmesi halinde ödeme günündeki rayicin esas alınması gerektiğini, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün ise müvekkili yönünden tenzilat anlamına geldiğini, alınan bilirkişi raporlarının hükme elverişli olmadığını, raporların bir kısmının taraflarına tebliğ dahi edilmediğini, davacının sunmuş olduğu projenin uygulanabilirliği olmadığı gibi alacaklıların alacaklarına kavuşmasının engellenmesi amacı taşıdığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bildirdikleri gerçek alacak miktarının nisapta dikkate alınmadığını, müvekkilinin alacaklarının EURO ve USD cinsi olduğu, Mahkemenin gerekçeli kararında Komiserler Heyetinin döviz alacakları için alacak bildirim çağrısı ilanından 15 gün sonrasındaki gündeki ... Bankasının efektif satış kurunu esas aldıklarını belirttiği ifade edilse de ilandan 19 gün sonraki tarih esas alındığı gibi raporda hangi alacaklıların alacaklarının döviz cinsinden olduğu ve Türk lirası karşılıkları yer almadığından hesaplamanın hukuki denetime elverişli olmadığını ayrıca efektif satış kurunun değil döviz alış kurunun (12/07/2019 tarihli ...MB döviz alış kuru, 1 EURO=6,4088TRY) esas alındığını, 24/11/2020 tarihli komiser heyeti tarafından hazırlanan ve mahkemece tasdik edilen ödeme planına göre müvekkiline ödenecek toplam borcun 3.678.489,06 TL olarak kaydedildiğini, bu durumda alacaklılar arasında eşit işlem ilkesinin çiğnendiğini ve müvekkili aleyhine hakkaniyetsiz mali sonuçlar doğduğunu, yabancı para alacaklarının ülke parasına çeviri zamanının tasdik kararının verildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin döviz alacağının yargılama süresince %32,69 değer kaybettiğini, dava konusu konkordato vade konkordatosu olmasına rağmen döviz kurunda meydana gelen değişiklik nedeniyle müvekkili yönünden tenzilat oluştuğunu, oysa diğer alacaklıların alacaklarının eksilmediğini, müvekkilinin alacaklarının ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi gerektiğini, komiser heyeti raporlarının hukuki denetime elverişli olmadığını, adil bir alacak tasfiyesi sağlanmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacak miktarı cari hesap kaydı ile sabit olmasına rağmen eksik kaydedildiğini, İİK 308/e uyarınca müvekkili yönünden konkordatonun feshini talep hakları olduğunu beyan ederek kendisine ifa edilmeyen borçlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK’nun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nun 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Talep, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.Mahkemece 16/12/2020 tarihli celsede konkordatonun tasdik edildiği anlaşılmış, karara karşı bir kısım alacaklılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize 13/09/2021 tarihinde gelmiştir.1-Dairemizin 02/03/2022 tarihli 2021/1276 E. 2022/239 K. sayılı kararı ile; "Geçici mühletin sonuçları ve ilanına ilişkin hükümlerin düzenlendiği İİK'nun 288/1.maddesi uyarınca ilanın hem Basın İlan Kurumu İlan Portalında hem de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılması zorunludur.Geçici mühletin uzatılması/kaldırılmasına ilişkin İİK'nun 288/2 maddesinde, kesin mühlet verilmesi ve uzatılmasına ilişkin İİK'nun 289/6 maddesinde, borçlunun mali durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesine ilişkin İİK'nun 291/1 maddesinde, kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarının düzenlendiği İİK'nun 297/4 maddesinde, alacaklıları alacaklarını bildirmeye davete ilişkin İİK'nun 299.maddesinde, alacaklılar toplantısına ilişkin İİK'nun 301.maddesinde, konkordatonun mahkemede incelenmesine ilişkin İİK'nun 304/1.maddesinde, konkordatonun tasdiki kararına ilişkin İİK'nun 306.maddesinde yapılacak ilanlar yönünden İİK'nun 288.maddesine atıf yapıldığından, bu ilanların da Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılması zorunludur.Ayrıca tasdik duruşmasına ilişkin yapılacak ilanda İİK'nun 304/1.maddesi uyarınca itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin ilana yazılması gerekmektedir. ...Dosya kapsamında tasdik duruşmasının Basın İlan Kurumu İlan Portalında 23/11/2020 tarihinde ilan edildiğine ilişkin fatura mevcut ise de ilanın yapıldığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan yapıldığına dair dosya kapsamında ve UYAP sisteminde bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca bu ilan metninde İİK'nun 304/1 maddesii uyarınca itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin ilanda yer almadığı anlaşılmakla, mahkemece bu hükmün yer aldığı bir ilanın yapılıp yapılmadığı da dosya kapsamından tespit edilememiştir. Bu durumda gerek ilanların dosyaya alınması gerekse İİK'nun 304/1 maddesinde belirtilen hususu içerir yeni bir ilan metni hazırlanarak ilan yapılıp yapılmadığı tespit edilerek, yapılan ilanlara ilişkin kayıtlar dosya kapsamına alınarak eksikliğinde ikmal edilmesi gerekmektedir. Konkordato tasdik kararı Basın İlan Kurumu İlan Portalında 22/01/2021 tarihinde ilan edildiğine ilişkin ilan örneği mevcut ise de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan yapıldığına dair dosya kapsamında ve UYAP sisteminde bir kayıt bulunmamaktadır. Bu eksikliğinde ikmal edilmesi gerekmektedir.Yukarıda ifade edilen yasal düzenleme uyarınca alacaklılar yönünden istinaf süresi, tasdik kararının ilanından itibaren on gündür ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile Basın İlan Kurumu İlan Portalında ilanın farklı tarihlerde yapılması halinde, son ilan tarihinin esas alınması gerekmektedir. Kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmemiş olması halinde ise alacaklılar yönünden istinaf süresinin dolduğundan söz edilemeyeceği için, bu ilan yapılmamış ise mahkemece ilan yapılarak on günlük süre beklenmelidir.Yine davacı şirket hakkında geçici mühlet verilmesi ve uzatılması, kesin mühlet verilmesi ve uzatılması, alacaklılara alacaklını bildirmek üzere yapılan davet, alacaklılar toplantısına davet için gerek Basın İlan Kurumu İlan Portalında gerekse Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan tüm ilanların (Basın İlan Kurumu İlan Portalındaki kayıtların ve gazete nüshalarının) dosya kapsamına alınması gerekmektedir..." gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verilmiştir. 2-Dairemizin 14/06/2023 tarihli 2023/798 E. 2023/963 K sayılı kararı ile;"...Dairemizin geri çevirme kararı 02/03/2022 tarihinde verilmiş olup geri çevirme kararına istinaden sadece tasdik karar ilanı eklenerek, 1 yıldan uzun bir süreden sonra 11/04/2023 tarihinde dosyanın yeniden Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.Dosyanın incelemesinde ise; 16/11/2018 tarihinden itibaren 3 ay geçici mühlet verilmesine ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 26/11/2018 tarihinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında 22/11/2018 tarihinde yapılan ilanın yer aldığı, geçici mühletin 15/02/2019 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına ilişkin Basın İlan Kurumu İlan Portalında 01/03/2019 tarihinde yapılan ilanın yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca Dairemizce Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin "..." internet adresinde yapılan sorgulamada; geçici mühletin 15/02/2019 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına ilişkin ilanın 08/04/2019 tarihinde, 10/04/2019 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verilmesine ilişkin ilanın 03/05/2019 tarihinde, komiser heyetince yapılan alacak kaydı bildirilmesine ilişkin ilanın 24/06/2019 tarihinde, alacaklılar toplantısına ilişkin ilanın 04/09/2020 tarihinde yapıldığı tespit edilmiş, ilan metinleri dosya kapsamına alınmıştır.Yine Basın İlan Kurumu'nun "..." internet adresinde sorgulama yapılmış ise de tasdik kararı dışında bir ilan metnine ulaşılamamıştır. Geri çevirme kararımızda belirtilen ancak mahkemece temin edilmeyen aşağıda ayrıntılı olarak yazılan diğer ilanlar; 1-Kesin mühlet verilmesine ilişkin Basın İlan Kurumu İlan Portalında, 2-Kesin mühletin uzatılmasına ilişkin Basın İlan Kurumu İlan Portalında, 3-Kesin mühletin uzatılmasına ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, 4-Komiser heyetince yapılan alacak kaydı bildirilmesine ilişkin Basın İlan Kurumu İlan Portalında,5-Komiser heyetince yapılan alacaklılar toplantısına ilişkin Basın İlan Kurumu İlan Portalında, 6-Tasdik duruşmasına ilişkin (İİK'nın 304.maddesi uyarınca) Basın İlan Kurumu İlan Portalında 7-Tasdik duruşmasına ilişkin (İİK'nın 304.maddesi uyarınca) Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilanların,Temin edilerek dosya kapsamına alınması gerekmektedir. Yine yapılan incelemede; 2 çuval halinde gönderilen evraklar arasında dava dilekçesi ve eklerinin bulunduğu klasörlerin, alacaklılar tarafından mahkemeye yapılan başvurulara ilişkin oluşturulan klasörlerin, alacaklılar tarafından komiser heyetine yapılan başvuruya ilişkin oluşturulan klasörlerin, 3 no.lu mavi klasörün (en son 24/05/2019 tarihli ara kararın bulunduğu), karar tarihinden sonra 27/01/2021 tarihli evraktan itibaren sunulan evrakların bulunduğu aynı zamanda gerekçeli karar ve istinaf dilekçelerinin takıldığı, istinaf formunun bulunduğu yeşil dosyanın, denetim kayyımının 08/10/2021 tarihli V ila 09/02/2022 tarihli VII no.lu raporlarının bulunduğu pembe dosyanın, denetim kayyımının 11/04/2022 tarihli VIII ila 06/02/2023 tarihli XIII no.lu raporlarının bulunduğu pembe dosyanın yer aldığı, Ancak 3 no.lu mavi klasörde yer alan son evrak tarihi 24/05/2019 tarihinden sonra yapılan işlemlerin, duruşma tutanaklarının, ara kararların, komiser heyeti ara raporlarının, varsa bilirkişi raporlarının, davacı tarafça sunulan revize projelerin, alacaklılar toplantısına ilişkin kayıtların, oylama tutanaklarının, komiser heyeti nihai raporunun, ödeme planının yani 24/05/2019 tarihinden karar tarihi olan 16/12/2020 tarihine kadarki sürece ilişkin evrakların 2 çuval halinde gönderilen dosyalar arasında yer almadığı tespit edilmiştir. Bu evraklar da temin edilerek dosya içerisine alınmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 347/3 gereğince dosyanın dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmelidir... Yukarıda belirtilen eksikliklere ek olarak istinaf incelemesi için Dairemize gönderilen mahkeme dosyasında, dizi pusulası düzenlenmediği, gerek evrakların, gerek komiser tarafından düzenlenen raporların gerekse yazılan müzekkere ilişkin gelen cevapların dosya içerisinde karışık olduğu, evrakların niteliğine göre düzenleme yapılmadığı anlaşılmıştır.Dairemizin önceki geri çevirme kararında belirtilmesine rağmen ilan eksiklikleri ikmal edilmediği gibi yukarıda ifade edildiği üzere bir kısım evrakların da eksik olduğu tespit edilmekle, geri çevirme kararı titizlikle incelenerek dosya sürüncemede bırakılmadan, geri çevirme kararında ifade edilen eksikliklerin bizzat mahkeme hakimi tarafından ve ilgili kalem personelleri uyarılarak takip edilmesi suretiyle, geri çevirme kararlarının yerine getirilmesi konusunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi, eksikliklerin giderilmesi, giderilemiyor ise hangi belgelerin temin edilemediğine dair tutanak tutularak dosyanın bu şekilde Dairemize gönderilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesine 2. KEZ GERİ ÇEVRİLMESİNE..." karar verilmiştir. Dairemizin 2.geri çevirme kararı 14/06/2023 tarihinde verilmesine rağmen, mahkemece dosya Dairemize 31/07/2024 tarihinde yani 1 yılın üstünde zaman geçtikten sonra gönderilmiştir. Ayrıca geri çevirme kararında süreç içerisinde yapılmayan ilanların yapılması yönünde bir kararımız olmamasına rağmen Mahkemece;-Kesin mühletin uzatılmasına ilişkin; "Mahkememizin 17/07/2020 tarihli celsesinde davacı ... ŞİRKETİ hakkında 7226 sayılı yasanın geçici 1. maddesi uyarınca 22/03/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar sürelerin durduğu hususunun nazara alınmasına; bu sürenin (86 günün) davacı şirketin kesin mühlet süresine eklenmesine, İİK'nun 304/son maddesi uyarınca karar verilinceye kadar kesin mühlet hükümlerinin devamına, tüm konkordato tedbirleri ile komiserlerin görevlerinin aynen devamına, duruşmasının 11/11/2020 günü saat 13:33'e bırakılmasına karar verilmiş olup, İİK'nun 288.maddesi hükmünce ilan olunur." şeklinde ilan yapılması için 20/03/2024 tarihli müzekkere yazıldığı ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında 28/03/2024 tarihinde ilan edildiği, -Kesin mühletin uzatılmasına ilişkin "Mahkememizin 11/11/2020 tarihli celsesinde davacı ... ŞİRKETİ hakkında verilen kesin mühletin uzatılmasına, tüm tedbirlerin devamı ile komiserlerin de görevlerinin aynen devamına, duruşmasının 16/12/2020 günü saat 15:05'e bırakılmasına karar verilmiş olup, İİK'nun 288.maddesi hükmünce ilan olunur." şeklindeki ilan yapılması için müzekkere yazıldığı ve 09/04/2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği,-Tasdik duruşmasına ilişkin (İİK'nın 304.maddesi uyarınca); "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2023 tarihli, 2023/798 Esas, 2023/963 Karar sayılı ilamı gereği; Mahkememiz dosyasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında kesin mühletin devamına, duruşmasının 16/12/2020 günü saat 15:05'te yapılmasına, 16/12/2020 tarihli celse karar duruşması olması sebebiyle İİK'nın 304. Maddesi ve ilgili maddede belirtilen ''İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri'' hususu İİK'nun 288.maddesi hükmünce ilan olunur" şeklinde 27/05/2024 tarihinde müzekkere yazıldığı, 29/05/2024 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve 04/06/2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen "Kanun Yolları" başlıklı 308/a maddesinde "Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir.İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde "(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır." hükmü yer almaktadır. İİK 304. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatoya itiraz eden alacaklılar, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri koşuluyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede "alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir." (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli 2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; "...İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Örneğin İlk Derece Mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (2004 sayılı Kanun md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (2004 sayılı Kanun md. 293/1) görülmektedir. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır. Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir...., ...., .... ve ...’nın İcra ve İflas Kanunu ve İlgili Mevzuat (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki itirazın, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğu belirtilmiştir.İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır.Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı "itiraz" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir."Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; "İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/817 E:, 2023/936 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/2952 E., 2023/3400 K. sayılı kararıyla; alacaklı ... A.Ş.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu, bu durumda istinaf hakkının bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece tasdik yargılamasına ilişkin duruşma gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen alacaklı vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu, bu sebeple tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle direnme kararı verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı, 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir..."Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; "...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil ... A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... A.Ş. vekili tarafından ...'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde "itiraz" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil ... A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından ... A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir..."Dairemizin geri çevirme kararında açıkça yazıldığı üzere ilanların temin edilerek dosyaya alınması ve bu şekilde eksikliğin giderilmesi istenilmiştir.Yani kararımız konkordato süreci içinde mahkemece yapılmayan ilanların yapılarak gönderilmesi şeklinde değildir.Zaten böyle bir kararın verilemeyeceği de aşikardır. Zira yukarıdaki ilan metnine bakıldığında "16/12/2020 günü" olan bir duruşmanın üzerinden 3,5 yıl geçtikten sonra 29/05/2024 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve 04/06/2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi, ilanın amacına aykırı olduğu gibi tasdik duruşmasını usulüne uygun hale getirmeyecektir.Yine dairemizin geri çevirme kararında "... no.lu mavi klasörde yer alan son evrak tarihi 24/05/2019 tarihinden sonra yapılan işlemlerin, duruşma tutanaklarının, ara kararların, komiser heyeti ara raporlarının, varsa bilirkişi raporlarının, davacı tarafça sunulan revize projelerin, alacaklılar toplantısına ilişkin kayıtların, oylama tutanaklarının, komiser heyeti nihai raporunun, ödeme planının yani 24/05/2019 tarihinden karar tarihi olan 16/12/2020 tarihine kadarki sürece ilişkin evrakların 2 çuval halinde gönderilen dosyalar arasında yer almadığı tespit edilmiştir. Bu evraklar da temin edilerek dosya içerisine alınmalıdır..." şeklinde tespitlere yer verilmiştir. 17 klasör halinde Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde bir kısım evrakların örnekleri (mahkemenin 11/11/2020 tarihli ara kararına istinaden düzenlenen konkordato projelerinin karşılaştırılmasına ilişkin komiser heyeti raporu, komiser heyetinin bir kısım ara raporları, şirketin konkordato ön projesi, revize projesi ve ödeme planına ilişkin revize projesi, ödeme tablosu) dosya kapsamına alınmış ise de asılları bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece komiser heyetinin tasdik koşullarına ilişkin raporunun da dosya kapsamına alınmadığı anlaşılmakla, UYAP sisteminde yapılan incelemede bu raporun 09/10/2020 tarihinde ön bürodan sunulduğu, 12/10/2020 tarihinde dosyaya aktarıldığı tespit edilmiştir.Raporda alacaklılar toplantısına ilişkin kayıtların, oylama tutanaklarının ekli olmadığı, ancak iltihak süresi geçtikten sonra komiser heyeti tarafından düzenlenen ve alacaklıların kabul red miktarlarını gösterir tablo (ek 5) ile ödeme planının (ek 6) rapora eklendiği belirlenmiştir. Ancak bu evrakların asılları da dosyada bulunmamaktadır.Mahkemece 2.geri çevirme kararına istinaden de eksikliklerin ikmal edilmediği, kararın denetlenmesi, istinaf sebeplerinin incelenmesi için gerekli olan alacaklılar toplantısına ilişkin alacaklıların imzalarını içerir şekilde oylama tutanaklarının, iltihak süresi içerisinde kabul oyu kullananlara ilişkin kayıtların dosyada bulunmadığı, yine UYAP sisteminde yapılan incelemede belgelerin UYAP'ta da kayıtlı olmadığı, geri çevirme kararına rağmen bu eksikliğin hangi nedenle ikmal edilmediğinin mahkemece tutanak altına alınmadığı görülmektedir.Yukarıda yer verildiği gibi bir kısım evrakların asılları olmamakla birlikte örnekleri temin edilerek tamamlanmış ancak bir kısım eksiklikler ikmal edilmemiştir.Mahkemece 16/12/2020 tarihli celsede tasdik kararı verilmiş olup dosya Dairemize 13/09/2021 tarihinde gelmiştir.Dairemizce eksiklik nedeniyle 02/03/2022 tarihinde dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, mahkemece sadece tasdik kararına dair ilan eklenerek 1 yıldan uzun bir süreden sonra 11/04/2023 tarihinde dosya yeniden Dairemize gönderilmiştir. 1.geri çevirme kararının gerekleri yerine getirilmediğinden Dairemizce dosya 14/06/2023 tarihinde 2.kez geri çevrilmiş, yine eksiklikler tam olarak ikmal edilmeden üstelik yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Dairemizin bu yönde bir kararı olmamasına rağmen eski tarihli bir kısım ilanlar yapılarak dosya Dairemize 31/07/2024 tarihinde yani 1 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra gönderilmiştir. Ancak geri çevirme kararına uygun olarak eksiklikler ikmal edilmemiş, bu süreçte ise ödeme planına göre sadece 31/12/2024 vadeli son taksit ödemesi kalmış, diğer taksitler ödenmiş yani karar tarihinden itibaren yaklaşık 4 yıl geçirilmiş ve süreçte neredeyse sona gelinmiştir.Dosyanın mevcut haliyle kararın denetlenmesi istinaf sebeplerinin incelenmesi mümkün değildir.Zira yukarıda açıklandığı üzere, tasdik yargılama gün ve saatini bildiren ayrıca itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri açıklamasını içeren ilanın hem Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde hem de Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında yapılması Kanun'un amir hükmü olup tasdik karar duruşmasına ilişkin ilanların duruşma tarihi olan 16/12/2020 tarihinden önce ve alacaklılara itiraz hakkı sağlayacak şekilde yapılmadığı sabittir. Söz konusu ilanların yapılmamış olması nedeniyle tasdik yargılamasından haberdar olmayan, itirazlarını sunamayan ve tasdik yargılamasına katılamayan alacaklıların hukuki dinlenilme hakları ihlal edildiği gibi yukarıda yer verildiği üzere, karara karşı istinaf hakkı ise tasdik duruşmasından en az 3 gün önce yazılı olarak itiraz eden alacaklılara tanındığı için gerek alacaklıların karara karşı istinaf hakları olup olmadığının değerlendirilmesi gerekse hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin önlenmesi için söz konusu ilanın yapılarak, alacaklılara itirazlarını sunma hakkı tanınması ve itirazları değerlendirilerek karar verilmesi gerekliliği kamu düzenine ilişkin olup, re'sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yine yukarıda ifade edilen eksikliklerin ikmal edilmesi özellikle alacaklılar toplantısına ilişkin alacaklıların imzalarını içerir şekilde oylama tutanaklarının, iltihak süresi içerisinde kabul oyu kullananlara ilişkin kayıtların dosya kapsamına alınması zorunludur.Açıklanan nedenlerle; karara karşı istinaf yoluna başvuran alacaklıların sair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 ve 355.maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklılar ....A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. , ... A.Ş., ... Şti., ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1350 E. 2020/1086 K. Sayılı 16/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 ve 355.maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4-Alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024