Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/109 E. 2024/486 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/109
- Karar No
- 2024/486
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/109 Esas
KARAR NO: 2024/486
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/09/2020
NUMARASI: 2019/804 Esas, 2020/518 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı firmaya “Çağrı Merkezi Hizmeti ile SMS Hizmeti“ sunduğunu, bu hizmet karşılığında davalıya dört adet fatura düzenlediğini, davalı firmanın borcunu ödemediğini, davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı sonucunda takibin durduğunu belirterek davalının 199.420,00 TL'ye yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket sahiplerinin daha önce evli olduklarını, davalının güven ilişkisinden faturalara itiraz etmediğini, davacı şirketin (BTK) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu‘na bağlı olarak faaliyet gösterdiğini, davacı tarafın yapmış olduğu hizmetler olan Çağrı Merkezi ve SMS gönderim hizmetlerinin kayıtlarının BTK da mevcut olduğunu, davacının müvekkili şirkete ne kadar ve ne şekilde hizmet verdiği kayıtlarının celp edilmesi gerektiğini, davacı şirkete alınan hizmet karşılığı ödemelerde bulunulduğunu,yani alınan mal/hizmetin bedelinin ödendiğini, SMS Gönderim hizmeti almadıklarını beyan ederek davanın reddine, kötü niyetli davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın faturaya dayalı olarak başlatılan takip nedeni ile itirazın iptali davası olduğu, tarafların ticari defterleri ve BA/BS kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde işlendiği, davalının BA kayıtlarında da yer aldığı, 10/07/2020 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacının takip talebinde, işlemiş faiz dahil toplam: 209.214,44 TL talep etmesine karşılık, dava dilekçesinde, 199.420 TL talep ettiği, davalının iş bu alacak ve ferilerinden sorumlu bulunduğu gerekçesi ile açılan davanın kabulüne, davalı/borçlunun Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalının itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacak likit bir alacak olmakla ve itirazın haksızlığı anlaşıldığından İİK 67//2 madde ve fıkrasına göre % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin, kısa bir dönem için davacıdan Çağrı Merkezi Hizmeti aldığını ve davacı tarafın Çağrı Merkezi Hizmetini düzenli olarak ve yeterli düzeyde sağlamamasına rağmen gerekli ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin almış olduğu Çağrı Merkezi Hizmeti bedelinin bir kısmını makbuzlandırarak nakden bir kısmını ise ... Bankası ve ... hesaplarından EFT yoluyla ödediğini, davacı şirketin müvekkili şirkete herhangi bir şekilde SMS Gönderim Hizmeti vermediğini, davacı şirketin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) bağlı olarak Çağrı Merkezi ve SMS Gönderim Hizmeti alanlarında faaliyet gösterdiğinden yapmış olduğu Çağrı Merkezi ve SMS Gönderim Hizmetlerine ilişkin tüm kayıtlar BTK'ca kayda alındığını, mahkemece 'SMS gönderim hizmetine ilişkin tüm kayıtlarının mahkememize gönderilmesinin istenilmesine' karar verildiğini, ancak müzekkere yazılmadan dosyanın karara çıktığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itirazları mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişinin yalnızca ticari defter incelemesi yaptığını, ancak müvekkilinin hangi hizmeti alıp almadığı, aldığı hizmet kaşılığı bedelin ödenip ödenmediğine ilişkin değerlendirme yapmadığını, yine bilirkişice çağrı hizmeti bedeli ile SMS Gönderim bedeline ilişkin alacakların ayrı ayrı belirtilmediğini, iki hizmetin birbirinden farklı olduğundan alacakları ayrılarak rapor oluşturulması gerektiğini, davacının müvekkiline verdiği hizmet karşılığında başkaca hak ve alacağı kalmadığını, bilirkişinin dosyaya sundukları makbuz bedellerini değerlendirmediğini, müvekkilinin almış olduğu Çağrı Merkezi Hizmetinin bedelini ödemiş ve SMS Gönderme Hizmeti de almamış olduğundan icra takibine haklı olarak itiraz ettiğini buna rağmen mahkemece % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalı hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında toplam 209.214,44- TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe ve borca itirazda bulunduğu, davacının İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 10/07/2020 tarihli raporda; davacı ve davalının incelenen 2018 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, takip ve dava konusu faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan 391.623,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın Ba formlarını süresi içinde vergi dairesine beyan ettiği, davalı tarafın defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı tarafa 391.623,00-TL borcunun bulunduğu, bu tarihten itibaren davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, tarafların kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davalı tarafın Ba/Bs kayıtlarını süresinde vergi dairesini beyan ettiği bildirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Her ne kadar davalı, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadıklarını savunmuşsa da, faturaları itiraz ve etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır. "...Dava, mal satımı nedeniyle faturalara dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle başlanılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, mal teslim ettiğini iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, salt fatura düzenlenmesi malın teslimini göstermez. Ancak icra takibine konu edilen faturalar davalı defterine kayıt edilmiş veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne BA formları ile davalı tarafından faturalar bildirilmiş ise faturalar kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunun kabulü gerekir.." (Yargıtay 19. HD. 2015/12329 Esas 2016/6138 Karar sayılı ilamı). "...Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili, Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğü' nden dava konusu faturaya ilişkin BA-BS formlarının celbedilerek incelenmesini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece davacının belirtilen bu delili üzerinde durulup, celp edilecek formların incelenmesi sonucunda davalı tarafın dava konusu faturayı ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunu göstereceği hususu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." (Yargıtay 19. HD. 2014/11846 Esas 2014/15110 Karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta, icra takibine konu faturaların usulüne uygun tutulan ve delil vasfına haiz davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 391.623,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediği ve defterlerine kaydettiği ayrıca davaya konu faturanın BA-BS beyannameleri ile taraflarca karşılıklı olarak vergi dairesine beyan edildiği anlaşıldığından davalının fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. Bununla birlikte, faturalara süresi içinde itiraz etmeyerek defterine kaydeden ve vergi dairesine de beyan eden davalının, davacı tarafından hizmet verilmediğine ilişkin savunmasının ve eksik inceleme yapıldığına ilişkin istinaf sebebinin yukarıda bahsi geçen Yargıtay içtihatları da dikkate alındığında yerinde olmadığı, kaldı ki bu savunmanın da dürüst davranma ilkesinin düzenlendiği TMK 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle icra takibine konu fatura alacağı yönünden iddialarını ispat ettiği anlaşılmış, davalı tarafından borcun ödendiği savunmasına yönelik dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil sunulmamıştır. Davalı icra takibine konu faturalar nedeniyle borcu olmadığını ispatlayamamıştır. Diğer taraftan fatura ile belirlenmiş alacak likit olduğundan, davacı lehine asıl alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesi yerinde olup Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/804 Esas, 2020/518 Karar sayılı ve 16/09/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2 Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.405,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.978,00 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/04/2024