Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/923 E. 2021/915 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/923
- Karar No
- 2021/915
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/286 KARAR NO: 2024/1624 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/10/2021 NUMARASI: 2020/923 E. - 2021/915 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu bononun dolandırıcılık, ve senedin yağması, hata, hile ve tehdit ikrah sonucu elde edildiğini, davalı ...'un, dava dışı eşi ... ve kayınpederi ... isimli şahıslar ile birlikte kendisini dolandırdıklarını, ... ve ...'un davacıya 129.000-TL borcu bulunduğunu , bu borcu ödemek için... isimli bir kişinin borçlusu olduğu 129.000-TL bedelli bir senedin kendisine getirildiğini daha sonra ...'un senedi çaldığını, baskı ile senedin kaybolduğuna, tarafınca icra takibine konulmayacağına ve tahsil edildiğine ilişkin kendisinden gerçek dışı bir yazı ile zorla icraya konan senedi boş olarak imzalattığını, senedin daha sonrasında ...'ın eşi, ...'ın gelini'ne ciro edilmiş olduğunu, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, senetteki ciro imzasının da kuvvetle muhtemel sahte olduğunu, ...'un takip yetkisi bulunmadığını, ciro ve imzasının ...'a ait olmadığını beyanla; senedin, hata, hile, tehdit ikrah ve yağma yolu ile alındığının, ilgili senede ve Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine, davalı, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın geçerlilik şartlarına haiz ve imzası borçlu davacı tarafından da ikrar edilmiş bir bono ile ispat edilmiş halde olduğunu, davacının soyut ve gerçek dışı beyanlarını ispat etmesi gerektiğini, borcun varlığı, senet ile sabit olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacının Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/1129 Esas sayılı dosyasında aynı iddialar ile açtığı icranın taliki veya iptali davasının reddedildiğini, borcunu ödememek için gerçek olmayan iddialarda bulunduğunu, senette bulunan ilk cironun lehtara ait olduğunu, davacının kendi imzası dışında senetteki üçüncü kişilerin imzasına itiraz etmesinin imzaların bağımsızlığı ilkesine ters olduğunu, borçlunun; senedin zorla (hata, hile, tehdit vs.) imzalatılan senet olduğu iddiasında bulunmasının, senedin teminat senedi olduğu iddiasında bulunmasının hem de lehtar olan cirantanın imzasına itiraz etmesinin birbiriyle çelişkili ve "hangisi tutarsa" düşüncesi ile yapılmış iddialara dayalı davanın kötü niyetle açıldığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "AÇILAN DAVANIN REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesi ile takibe konulmuş bononun hukuken geçersiz batıl bir bono olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkilinin hile ile kandırıldığını ve tehdit sonucu imzalamak zorunda kaldığını, tanıkların davadaki haklılıklarını ispatlar beyanlarda bulunduklarını, ancak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince tüm bu beyanlara rağmen senedin imzalandığı anı tanıkların görmemiş olması sebebiyle hatalı olarak davalarının reddine karar verildiğini, müvekkili üzerinde kurulan manevi baskının tanıklar tarafından görüldüğünü, tanık beyanlarına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, iptali istenen icra takibine konu senet miktarının 129.00,00-TL olup 2019 yılında asgari ücretin yaklaşık 50 katı miktarındaki paranın ekonomik durumu kötü olan davalı ve ailesinin ekonomik olarak çok da iyi durumda olan davacı müvekkiline verilmiş olma ihtimalinin hayatın olağan akışına ters düştüğünü, düzenleme tarihi ve sonradan eklenen ödeme tarihi vadenin 1 ay olarak belirlenmesinin davalının haksız kazanç sağlamaya çalışan kötü niyetli bir şahıs olduğunu gösterdiğini, emsal olarak bulunan birçok karardan da anlaşılabileceği üzere kötü niyetli kişinin hiçbir şekilde korunmadığının ortada olduğunu, müvekkilinin bu olayın mağduru olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulmuş olan bononun dolandırıcılık, ve senedin yağması, hata, hile ve tehdit ikrah sonucu elde edilmiş olan hukuken geçersiz batıl bir bono olduğunu, icraya konan senedin vadesi olmayan ve adres bilgisi boş bırakılan senedin tarafına tehdit ve baskılarla imzalatılmış olduğunu, kendisinin bir borcu olmadığını, senetteki ciro imzasının da sahte olabileceğini beyanla icra takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, alacağının geçerlilik şartlarına haiz ve imzası borçlu davacı tarafından da ikrar edilmiş bir bono ile ispat edilmiş olduğunu, davacı borçlunun kötü niyetli ve borcunu ödememek için gerçek olmayan iddialarda bulunduğunu, kendi imzası dışında senetteki üçüncü kişilerin imzasına itiraz etmesinin imzaların bağımsızlığı ilkesine ters olduğunu, senedin zorla imzalatıldığı ,teminat senedi olduğu, lehtar olan cirantanın imzasının sahte olduğu iddialarının çelişkili olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, alacaklının davalı , borçlunun ise davacı ve dava dışı ... olduğu, 129.000,00 TL asıl alacak 3.604,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.604,93 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı , takip dayanağı senedin 17.09.2019 düzenleme ve 17.10.2019 vade tarihli, lehtarının ..., borçlusunun davacı ... olduğu, arka yüzünde lehtar ve davalının cirosu bulunduğu görülmektedir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre, takip konusu bononun tüm yasal unsurlara havi olduğu, davacının bono üzerinde borçlu imzasının bulunduğu, imzanın inkar edilmediği, bononun tehdit ve baskı ile imzalatıldığı ileri sürülmüş ise de, bu konuda iddianın ispatına yarar delil bulunmadığı dinlenen tanıkların senedin zorla imzalatıldığına dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, Büyükçekmece CBS 2019/58171 soruşturma sayılı dosyada davacının eldeki davaya konu edilen zorla senet imzalatılması olayının şikayeti üzerine takipsizlik kararı verildiği, kararın Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.01.2021 tarihli itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, davacının senedin , cebir tehdit baskı ile alındığı iddiasının ispatlanamadığı, davacı ve hamil arasında temel ilişki bulunmadığı, davacının maddi durumunun iyi olduğu, senedin karşılığı bedel alınmadığı, gibi defiler TTK m.687 maddesi anlamında bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir, başvuran hamile karşı ileri süremez meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz.Yasanın bu hükmü, "imzaların bağımsızlığı" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Bu nedenlerle somut olayda bedelsizlik iddiasının davalının bilerek borçlunun zararına hareket ettiği ispat edilemediğinden davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gibi bu iddianın ispatına yarar yazılı bir ispat vasıtası da bulunmadığı bu nedenlerle yazılı olduğu üzere ispatlamayan davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih ve 2020/923 E., 2021/915 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcın peşin yatırılan 2.264,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.836,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024