Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/658 E. 2021/616 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/658
Karar No
2021/616
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1886 KARAR NO:2024/1649 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/06/2021 NUMARASI:2020/658 E. - 2021/616 K. DAVANIN KONUSU:Alacak (TTK'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın yetkili hamil olduğu ve davalı tarafından keşide edilmiş olan 05/07/2016 keşide tarihli, 16.250,00.TL bedelli çekin zamanaşımı süresi içinde takibe konu edilmemiş olması nedeniyle davalı tarafın TTK.732.maddesi uyarında sebepsiz zenginleşmiş olduğunu iddia ederek, 16.250,00.TL bedelin fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davanın 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, Mahkememiz tarafından çekin yapılan incelemesine göre birbirini takip eden ve kopukluk bulunmayan muntazam ciro silsilesine göre davacının çekin yetkili hamili konumunda olduğu ve çekin halen davacının elinde bulunmasının çek bedelinin ödenmediğine karine teşkil ettiği, bu karinenin aksinin ise yani ödemenin varlığının ancak ciranta ile hamil veya keşideci ile hamil arasında düzenlenmiş yazılı bir belgeyle ispat edilebileceği, davalı keşideci tarafından çekin lehine düzenlendiği dava dışı lehtar ciranta ...'a ödeme yapılmış olmasının davacıyı bağlamayacağı ve davacı aleyhine sonuç doğuramayacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 13/01/2016 tarih ve 2015/15355 Esas 2016/270 Karar sayılı ilamı), Mahkememizce incelenen çek uyarınca davacının çekin meşru hamili olduğu, davalının, davacıya çek bedelinin ödendiği yönünde bir savunmasının olmadığı, böyle bir savunması olsa da bu savunmanı da ispat edilemediği, davalının savunmasının kendisi tarafından çek bedelinin dava dışı lehtar ciranta ...'a ödenmesinin kendisini sorumluluktan kurtardığına yönelik olduğu, fakat az önce yapılan açıklamalar da dikkate alındığında davalı tarafından meşru hamil olduğu anlaşılan davacı dışında başka kişilere yapılan ödemenin kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı, davalının bu şekilde davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gözetilerek açılan davanın kabulü ile çekin zamanaşımına uğradığı sabit olup çek vasfını kaybetmiş olduğundan yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, bu nedenle ancak yasal oranda faiz istenebileceği, ayrıca zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiği çeklerde, çek tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği dikkate alınarak 16.250,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine dair karar verilerek..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.250,00 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalının dava konusu 05.07.2016 keşide tarihli çeki keşide ederek dava dışı ...'a verdiğini, söz konusu çekin dava dışı şirket tarafından ciro edildiğini ve müvekkili bankaya verildiğini, müvekkili bankanın çekin yasal hamili durumunda olduğunu, çekin süresinde ödenmemesi üzerine çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğinin anlaşıldığını, çekle ilgili zaman aşımı süresi içerisinde takip yapılamadığından müvekkilinin kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirdiğini, TTK'nın 732. maddesi uyarınca davalının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini, bu sebeple iş bu sebepsiz zenginleşme davasının açıldığını, mahkeme kararındaki faiz başlangıç tarihi ve faizin türü yönünden kararı istinaf ettiklerini, çekin tarihinin 05.07.2016 olduğunu, bu tarihten itibaren faizin uygulanması gerektiğini, ayrıca çek nedeniyle ortada ticari bir iş olduğundan alacağa ticari faizin uygulanması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/15388 Esas, 2014/4656 Karar sayılı kararında, zaman aşımına uğrayan bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu ve davalının keşide ettiği dava konusu bonoya vade tarihinden itibaren faiz uygulanması kararının onanmasına karar verildiğini, emsal yargı kararları gereğince çek üzerinde keşide tarihinin borçlunun ayrıca ihtar çekilmesini gerektirmeyecek biçimde temerrüte düştüğü tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu bakımlardan ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kararın düzeltilerek keşide tarihinden işleyecek itibaren ticari temerrüt faizi ile şeklinde yeniden esas hakkında karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 732. maddesi uyarınca zamanaşımına uğrayan çek bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davalının ... Bankası ... şubesindeki çek hesabından 05.07.2016 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şirketi adına 16.250,00 TL tutarında çek keşide ettiği konularında ve çekin yetkili hamilinin davacı banka olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava konusu sebepsiz zenginleşmeye ilişkin alacağa faizin ne zaman işletilmesi gerektiği ve faizin niteliğinin ne olması gerektiğine dairdir.Dosya kapsamından, davalının ... Bankası ... şubesindeki çek hesabından 05.07.2016 tarihinde dava dışı .. Ltd Şirketi adına 16.250,00 TL tutarında çek keşide ettiği, çekin dava dışı .... ...'ya ciro edildiği, .. tarafından yine dava dışı ... Şirketine ciro edildiği ve söz konusu şirket tarafından çekin davacı bankaya verildiği, çek üzerinde Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ödeme yasağı kararı bulunduğuna dair şerhin mevcut olduğu, çek bedelinin davalı keşideci tarafından dava dışı cirantalardan ...'a ödenmiş olduğu, ödeme tarihinin 09.08.2016 tarihi olduğu, davacı tarafça yasal hamil olması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalının çek bedelinden dolayı sorumluluğunun devam ettiği iddiası ile 02.07.2020 tarihinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkeme tarafından dosya içerisine ibraz edilen deliller incelenerek, TTK'nın 732. maddesi gereğince,Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15355 Esas, 2016/270 Karar sayılı ilamı da esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faizi ile birlikte tahsile dair hüküm tesis edilmiştir. Dava, TTK'nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası olup işbu dava poliçenin zamanaşımına uğradığı veya müracaat hakkının yitirildiği anda yetkili hamil durumunda bulunan kişi ile müracaat hakkı nedeniyle poliçe bedelini ödemiş olan lehdar, ciranta veya avalist tarafından, keşideciye ve kabul etmiş muhataba karşı açılabilir (Prof. Dr. Ali Bozer- Prof. Dr. Celal Göle, Kıymetli Evrak Hukuku, Güncellenmiş ve Genişletilmiş Dokuzuncu Bası, Ankara- Temmuz 2020, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü). Bu davanın açılabilmesi için bonodan doğan talep hakkının sona ermesi, hamilin zarara uğraması ve bonoyu düzenleyenin hamilin zararına zenginleşmesi gerekir. TTK'nın 732. maddesinde zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş olsa bile, bunların poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalacakları düzenlenmiştir. Hamil, zamanaşımının gerçekleştiği anda maddi hukuk açısından hak sahibi bulunan kimsedir. TTK'nın 818. maddesinde uygulanacak hükümler başlığı ile ilk fıkrasında; poliçeye ait olup çeklere de uygulanacak hükümlere yer verilmiştir. TTK'nın 818/1-m bendinden; sebepsiz zenginleşmeden doğan haklara dair 732. Maddenin çekler hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlık, faiz başlangıcı ve faizin türüne ilişkindir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/3549 Esas, 2017/6304 Karar ve 20.11.2017 tarihli ilamında; "...Ancak, davaya konu bonoların verilmesine sebep olan fatura alacağının bulunduğu ve bu alacak için zamanaşımına uğramış ve yazılı delil başlangıcı niteliği kazanmış bonolar nedeniyle borçlu olduğu tespit edildiğine göre, davacı yararına bonoların vade tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, davacı yararına yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bonoların vade tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt faizi talebinin reddi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." ifadelerine yer verilmiştir. Somut davada, dava konusu çekin keşide tarihi 05.07.2016'dır. Davacı vekili dava dilekçesinde, çek bedeline sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunmuştur. Keşide tarihinden itibaren faiz talebi dava dilekçesinde mevcut değildir. TTK'nın 732/4 maddesinde, zamanaşımı süresinin poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl olduğu, ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 814. maddesinde ise hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarının ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Somut davada, çekin keşide tarihi olan 05.07.2016 tarihinden üç yıl sonra 05.07.2019 tarihinde zamanaşımına uğradığının kabulü gerekecektir. TTK'nın 732/4 fıkrasında sebepsiz zenginleşmede zamananışımı, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir. Bu durumda davacı talebi gibi taleple bağlılık ilkesi gereğince, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği 05.07.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi uygun olacaktır.Ayrıca çek, davacı bankaya dava dışı şirket tarafından verilmiştir. Çekin davacı bankaya ticari ilişki kapsamında verilmiş olduğunun kabulü isabetli olacaktır. Bu durumda mahkeme tarafından kabul edilen çek bedeline zamanaşımı süresi sonrasında başlatılarak avans faizi ile tahsil kararı verilmesi gerekir iken dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş olması isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının, faizin türü ve başlangıç tarihi yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz başlangıcı ve faizin türü yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kabulü ile 16.250,00 TL alacağın, 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca avans esasına göre belirlenecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli 1.110,03 TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça sarf edilen 81,75 TL tebligat ve müzekkere giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 16.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avanslarının, yatıran taraflara iadesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,7- İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL başvuru harcı gideri ile 62,70 TL posta gideri olmak üzere toplam 224,80 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21.11.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/658, K. 2021/616, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-658-e-2021-616-k-3c7a16fad197