Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/428 E. 2022/134 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/428
Karar No
2022/134
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1727 KARAR NO:2025/520 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/09/2022 NUMARASI:2020/428 E. - 2022/134 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında içerik temini sözleşmesi kapsamında davalının devir/lisans verdiği sinema eserleri üzerindeki haklara sahip olmaması nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini kapsamında ilerde arttırılmak üzere 10.000 TL maddi tazminata ve asıl hak sahibine ödenen 118.000 TL lisans bedelinin, asıl hak sahibi ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde ödenen 5.239,32 TL arabuluculuk ücretinin ve bu görüşme için karşı tarafa ödenen 7.350 TL vekalet ücretinin sözleşme rücu hükümleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın özünün sinema eserini tahrif eden, kendisine sağlanan hak ve lisansı ihlal eden, Sözleşmede açıkça yasaklanan biçimiyle tahrifli içeriği yayınlayan ve yapmayı düşündüğü işlemlerin ihlal oluşturacağı kendisine önceden yazılı olarak bildirilmesine rağmen uyarılara kulak asmayarak kanuni ve sözleşmesel ihlal ve haksız fiil ika eden davacının, eser yapımcısına ödemek zorunda kaldığı ek lisans bedelini Müvekkilin den talep etmesinden ibaret olduğunu, müvekkilin uyarılarına ve iyi niyetli girişimlerine rağmen, haksız fiili ika ettikten sonra, bunun bedelini yapımcıya ödemek zorunda kalan Davacının huzurdaki davaya konu iddialarının bu nedenle gayrı muteber olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;"Toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davanın temelini taraflar arasında akdedildiği çekişmesiz olan içerik temini sözleşmesi oluşturmaktadır. Davacının,15.04.2019 tarihli İçerik Temin Sözleşmesi ile elde ettiği haklar arasında yer almadığı halde, sözleşme konusu “...' filminden bir kısım ses ve görüntüleri kopararak, başka unsurlarla birlikte işlemek suretiyle"... ... platformunun tanıtımı amacı ile kısa reklam filmi...” hazırlaması, sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmelidir. Davacı bilindiği üzere Türkiye'de yen alan büyük ... operatörörlerinden biridir ve abonelerine cep telefonundan film izleme imkanı sunmaktadır. Dolayısıyla basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır. Ancak mahkememizce incelenen taraflarca imzalanan 15.04.2019 tarihli İçerik Temin Sözleşmesi'nin eki davaya temel oluşturan *...' adlı sinema eserinin yapımcısının ... olduğu açıkça yazılı olmasına rağmen davalının bu yapımcıdan ve FSEK 52 . Madde kapsamında eser sahiplerinden ve bağlantılı hak sahiplerinden yasının öngördüğü yetkileri almadığı,“Sözleşme görüşmelerinde ve sonrasında Mali Hak Devri Belgelerini iktisap etmediği, yalnızca davalı firmanın beyanları ile ve ibraz ettiği sınırlı haklar içeren yetki belgesi ile yetindiği sunulu deliller kapsamından anlaşılmaktadır.Oysa sözleşmede ve eki: Fikri ve Sınai Mülkiyet Lisans Kullanım Hakları Onay Formu'nda bu muvafakatların... tarafından talep edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde temin edileceği yazılıdır.Bunlara karşın, sözleşm e imza tarihi: 15.04.2019, davacının ihtarname keşide ederek bu belgeleri talep etme tarihi ise 2020'dir. Öte yandan yargılama sırasında ...'a ibraz edildiği belirtilen Yetki Belgesi, davalının bu filmleri 12 ay süre ile yalnızca “...” şekilde lisanslayabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla ... A.Ş. ile yeni bir sözleşme akdederken yaptıklarını, davalı ile sözleşme akdederken yapmayan, eser sahipleri, en azından başrol oyuncuları gibi hak sahiplerinden temin edilmiş mali hak devir belgelerini, muvafakatnameleri sorgulamayan davacının basiretli bir tacirden beklenen davranışı sergilememesi nedeniyle (TTK 18/2) ödemek zorunda olduğu tazminatlara ve sonuçlarına katlanması gereklidir. Hmk 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, fsek 52, 54. Maddeleri, taraflar arasındaki 15.04.2019 tarihli İçerik Temin Sözleşmesi, akdin yapıldığı sırada ...'un sahip olduğu Yetki Belgesi,, mail yazışmaları bir bütün olarak incelendiğinde; davalının sözleşme konusu filmlerin mevcut halleri ile yayınlanması için üçüncü kişilerle sözleşme yapma hak ve yetkisine sahip olduğu,davacı ile de bu kapsamda anlaşma imzalandığı, davacının ise aldığı yetkileri aşarak ... filminden sözleşmeye aykırı şekilde yararlanmaya çalıştığı, davacının uğradığını öne sürdüğü zararları sunulu delillere ve ispat hukuku ilkelerine göre ispat edemediği, MK 2 madde ve TTK 18/2 madde (basiretli tacir ilkesinden hareket ile ) subut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçeleri ile,Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer alan işletme hakkının değerlendirmesinin yapıldığını, ancak huzurdaki dava ve yayınlanan reklam filminin değerlendirilmesinde bu tespite aykırı değerlendirme yapıldığını, davalı ... A.Ş.'nin müvekkiline işleme hakkı için lisans hakkı tanıdığını, aynı sözleşmenin 1.1.7. maddesine göre bu hakkın kullanım alanları belirlendiğini, bilirkişi heyetinin işleme hakkının tanımı için raporun 17. Sayfasında sinema sektöründeki teamüller çerçevesinde filmin en vurucu sahnelerinden kısa fragmanlar ve teaserlar oluşturabileceğini belirttiğini, ancak sinema ve ...sektöründeki teamüller gereği bu fragman ve teaserlera ekleme yapılması ve başka görüntüler eklenmesinin de mümkün olduğunu, bilirkişi raporunun dava konusu reklam filminin işleme hakkının aşıldığı ve teamülere uymadığı tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, bu yorumun bilirkişilerin sübjektif değerlendirmesi olup heyetin de tam bir işleme hakkının tanımı olmadığı hususuna katıldığını, bilirkişilerin bu konuda teamülleri dikkate almış olsalar da dava konusu reklam filminin bu teamüllere aykırı olduğu hususunda hatalı tespitte bulunduklarını, tüm TV ve platform tanıtımlarına bakıldığında dava konusu reklam filminin diğer tanıtım filmleri ile aynı olduğunun gözükeceğini, bu nedenle diğer TV ve platformların teamüldeki uygulamalarına bakılmadan hazırlanan raporun bu yönünün objektif değerlendirme taşımayıp eksik olduğunu, müvekkillerinin kendisine tanınan lisans çerçevesinde hareket ettiğini, orijinal film içeriğine zarar vermeden ... TV içeriğini tanıtma amacıyla dikkat çekici ve yaratıcı bir reklam filmi yayımladığını, bilirkişi heyetinin rücu konusundaki tespitinin hatalı olduğunu, davalının ödeme yükümlülüğünün sözleşmeden kaynaklandığını, bu nedenle bilirkişi heyetinin sadece ödenen bedelin yanısıra arabulucu ve karşı tarafa ödenen vekalet ücretinin talep edilemeyeceğin tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, tazminatın niteliği ve mali statüsü hakkında da hatalı tespitlerde bulunulduğunu, müvekkillerinin reklam filmini yayından kaldırması ve yaptığı bedelleri isteyebilmesinin normal ve hukuki bir talep olduğunu, bu tazminat talebinin dayanağının da davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak kendisinde olmayan haklara binaen müvekkilinin de sözleşme akdetmesi olduğunu, basiretli tacir olarak da akdedilen sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin zararın ispat edilemediği kararının hatalı olduğunu, ortada hükme bağlanmış bir zararın söz konusu olduğunu, bu zararın dava dilekçelerinde belirttikleri davalının kendisine ait olmayan bir hakkı devretmesi ve bunun sonucu olarak gerçek hak sahibine arabuluculuk görüşmesi sonucunda ödenen bedel olduğunu, ... A.Ş., ile 08.05.2020 son oturum tutanağı ile söz konusu reklam filminin 1 yıllık mali hakkı 118.000,00 TL lisans bedelinin, asıl hak sahibi ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinde ödenen 5.239,32 TL arabuluculuk ücretinin ve 7.350,00 TL vekalet ücretinin ödendiğini, bu nedenle davalının müvekkili ve davalı arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin rücu hükümlerine göre de müvekkilinin zararını ve ödemekle yükümlü olduğu bedeli karşılamak zorunda olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine firma videosunu işleme hakkı tanındığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle işleme hakkı tanındığı kabul edilse bu hakkın yalnızca firma videosunun tanıtım amacıyla sınırlandırılmış olacağını, sözleşmenin amacının "içerik" olarak tanımlanan ve dava konusu ... filminin de bulunduğu firma videolarının ...'de gösterimi lisansı tanınması olduğunu, tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşmenin 4.maddesinde görüleceğini, sözleşmenin tüm maddelerinde yayın alanının açıkça ... olarak belirlendiğini, sadece ve ancak İçerik'in yani firma videosunun tanıtımı amacıyla Mecra olarak tanıtımı yapılan ... dışı medyanın kullanım sınırının belirlendiğini, davacı tarafın reklam filmi izlendiğinde ...'un İçerik'i kullanarak kendi logo, slogan, görselleri ve filmde olmayan sahneleri, kişileri, eseri tahrif eder nitelikte entegre ederek kendi reklamını yaptığını, ...'un reklam filminin firma videosu tanıtımı değil kendi ticari markasının ve ürününün reklamı olduğunu, davacı tarafın bilirkişi raporlarının hatalı olduğu iddiasının kötü niyetli olduğu, bu iddianın hukuki dayanağı bulunmadığını, tarafların imzaladıkları sözleşmede sık sık davalının, ...’un uğrayabileceği zararları tazmin etmeyi üstlendiğinin belirtildiğini, üçüncü kişilerin sözleşme konusu filmlerin yayınından dolayı...'dan bir talepte bulunmadığını,... filminin yapımcısının, yönetmenin, başrol oyuncularının ... platformu için düzenlenen reklam filmi yüzünden ihtarname keşide ettiğini ve talepte bulunduğunu ...'un film yapımcısı ... A.Ş. ile ikinci bir sözleşme imzalamak durumunda kalması, bu nedenle bedel ödemesi, arabuluculuk ve karşı yan avukatlık ücreti ödemek zorunda kalması gibi sonuçların ... platformunun tanıtımı amacı ile hazırlanıp yayınlanan kısa reklam filminden kaynaklandığını, davacının dava dışı eser ve hak sahiplerine ve arabulucuya ödemek zorunda kaldığı bedelleri müvekkiline rücu edemeyeceğinin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açık ve net olduğunu, davacının haksız olduğu dosya delillerinden anlaşılmasına rağmen istinaf kanun yoluna başvurmasının davayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu; davalı şirket ile davacı arasındaki 15/04/2019 tarihli içerik temini sözleşmesi kapsamında davalının devir/lisans verdiği sinema eserleri üzerindeki haklara sahip olmaması nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini kapsamında ilerde arttırılmak üzere 10.000 TL maddi tazminata ve asıl hak sahibine ödenen 118.000 TL lisans bedelinin, asıl hak sahibi ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde ödenen 5.239,32 TL arabuluculuk ücretinin ve bu görüşme için karşı tarafa ödenen 7.350 TL vekalet ücretinin sözleşme rücu hükümleri kapsamında tazminine yöneliktir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında içerik temini sözleşmesi kapsamında davalının devir/lisans verdiği sinema eserleri üzerindeki haklara sahip olmaması nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini kapsamında ilerde arttırılmak üzere 10.000 TL maddi tazminata ve asıl hak sahibine ödenen 118.000 TL lisans bedelinin, asıl hak sahibi ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde ödenen 5.239,32 TL arabuluculuk ücretinin ve bu görüşme için karşı tarafa ödenen 7.350 TL vekalet ücretinin sözleşme rücu hükümleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.03/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... platformunun tanıtımı amacı ile kısa reklam filmi,..” hazırlanıp yayınlanması için yapılması gereken anlaşmalar konusunda davalı: ... A.Ş.nin herhangi bir kusuru olmadığından ... A.Ş. ile “...' filminin yapımcısı: ... A.Ş. arasındaki dava şartı arabuluculuk görüşmeleri sonucu tahakkuk eden bedel ve ücretlerden davalının sorumlu tutulmasının ilgili mevzuata ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği" belirtilmiştir. 31/03/2022 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle;" Kök raporlarında ki değerlendirmeleri tekrar etmişler ve davalının sözleşme konusu filmlerin mevcut halleri ile yayınlanması için üçüncü kişilerle sözleşme yapma hak ve yetkisine sahip olduğunu, davacı ile de bu kapsamda anlaşma imzalandığını, aldığı yetkileri aşarak ... filminden sözleşmeye aykırı şekilde yararlanmaya çalışanın bizatihi davacı olması nedeniyle kendisi için hazırlattığı tanıtım materyallerinin imali, yayını, yayından erken kaldırılması gibi nedenlerle uğradığını öne sürdüğü zararları davalıdan talep hakkı bulunmadığı" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında 15/04/2029 tarihli İçerik Temin Edici Sözleşme tanzim edildiği, Davacının, 15.04.2019 tarihli İçerik Temin Sözleşmesi ile elde ettiği haklar arasında yer almadığı halde, sözleşme konusu “...' filminden bir kısım ses ve görüntüleri kopararak, başka unsurlarla birlikte işlemek suretiyle"... ... platformunun tanıtımı amacı ile kısa reklam filmi...” hazırlamasının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, 15.04.2019 tarihli İçerik Temin Sözleşmesi'nin eki davaya temel oluşturan ... adlı sinema eserinin yapımcısının ... olduğu açıkça yazılı olmasına rağmen davalının bu yapımcıdan ve FSEK 52 . Madde kapsamında eser sahiplerinden ve bağlantılı hak sahiplerinden yasanın öngördüğü yetkileri almadığı, “Sözleşme görüşmelerinde ve sonrasında Mali Hak Devri Belgelerini iktisap etmediği, yalnızca davalı firmanın beyanları ile ve ibraz ettiği sınırlı haklar içeren yetki belgesi ile yetindiği, sözleşmede ve ekinde Fikri ve Sınai Mülkiyet Lisans Kullanım Hakları Onay Formu'nda bu muvafakatların... tarafından talep edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde temin edileceği yazılı olduğu, davacının basiretli iş adamı gibi davranmadığı, davalının sözleşme konusu filmlerin mevcut halleri ile yayınlanması için üçüncü kişilerle sözleşme yapma hak ve yetkisine sahip olduğu, Davacı ile de bu kapsamda anlaşma imzaladığı, aldığı yetkileri aşarak ... filminden sözleşmeye aykırı şekilde yararlanmaya çalışanın davacı olduğunun bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden davacının kendisi için hazırlattığı tanıtım materyallerinin imali, yayını, yayından erken kaldırılması gibi nedenlerle uğradığını öne sürdüğü zararları talep hakkı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih ve 2020/428 E., 2022/134 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/428, K. 2022/134, T. 15.04.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-428-e-2022-134-k-0b6d178758d0