Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/357 E. 2021/102 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/357
- Karar No
- 2021/102
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/613 KARAR NO: 2024/445 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03.02.2021 NUMARASI: 2020/357 E. - 2021/102 K. DAVANIN KONUSU İpoteğin terkini Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Bankası ile diğer davalı ... arasında 13.03.2017 tarihli ipotek sözleşmesi akdedildiğini, ... Ltd. Şti. üzerinde kayıtlı Üsküdar'da kain taşınmazlar üzerindeki ipotek tesisisin söz konusu sözleşmeye konu edildiğini, ipoteğin ... ait şirketlerin ticari kredi sözleşmeleri ile kambiyo taahhütlerinden doğan alacaklarına teminen verildiğini, ... Ltd'nin sermaye artırımı kararı aldığı ... tarafından az yukarıda bahsi geçen ipotek sözleşmesine konu taşınmazların ayni sermaye olarak taahhüt edildiğini, söz konusu taahhüt tapuya şerh edilmekle sermaye artırımı kararının da ticaret siciline tescil edilmesi gerçekleştikten sonra taahhüde konu taşınmazların ipotek işleminden önce ... Ltd'ye devredildiğini, yani ... taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisi olmadığı halde ipotek sözleşmesinde malik olarak gösterildiğini, davacı müvekkilinin takip borçlusu ... Ltd.'nin İstanbul 3.ATM'nin 2017/240 E, 2019/969 K. sayılı dosyası kapsamında ... Ltd.'den alacaklı olduğuna karar verildiğini, ... Ltd'nin sahip olduğu dava ve takip haklarının kullanılması amacıyla İİK'nın 120/2. maddesi hükmünde tanınan yetkiler uyarınca ... adına yetki belgesi düzenlendiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında ... takip borçlusu ... Ltd'ye ait dava takip yetkisini kullanabileceğinin belirtildiğini, az yukarıda bahsi geçenler ışığında eldeki davanın ipoteğin geçersizliğinin tespiti ile tapudaki yolsuz ipotek kaydının terkini talebi ile açıldığını iddia ederek, yargılama sürecinde davalı Banka'nın geçersiz ipotek kaydına dayanılarak satış talebinde bulunulmasının ve ayrıca söz konusu şekli ipotek kaydından kaynaklanan hakların takip alacaklısı müvekkili ... Anonim Şirketi'ne karşı/önünde ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesini, ipotek sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, ipotek kayıtlarının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bankası AŞ vekili savunmasında özetle; müvekkili Banka'nın Taksim Ticari Şubesi ile kredi borçlusu (Tasfiye Halinde) ... A.Ş. arasında 15.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve işbu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... maliki bulunduğu taşınmazlar üzerinde ipotekler tesis edildiğini, müteselsil kefil ... hakkında, müvekkili Banka'ya, alacaklısı ... A.Ş. olan T.C. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından 05.03.2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı tebliğ edildiği için müvekkili Banka tarafından kredi borçlarının ödenmesi amacıyla ihtarat yapıldığını, Banka lehine tapu kayıtları üzerinde l.derecede 13.03.2017 tarih ... yevmiye nolu 34.000.000,00 USD bedelli müşterek ipoteğin bulunduğunu, taşınmazların tamamının ... Ltd. Şti.'ne ayni sermaye taahhüdü gereğince devredilmiş olduğu tespit edilince, müvekkil Banka tarafından ... Ltd. Şti.'ne ihtarname ve ekli hesap özetlerinin düzenlenerek gönderildiğini, müvekkili Banka lehine ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi talebiyle icra takibi başlatıldığını, İİK'nın 120. maddesi hükmüne aykırı olarak düzenlenen yetki belgesini dayanak yapmak sureti ile Banka aleyhine ipotek terkin davası açıldığında haciz alacaklısı davacı ... A.Ş.'nin HMK'nın 114. maddesi uyarınca aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, ayrıca ... A.Ş. haciz alacaklısı olmakla, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından taşınmazların satışını talep edebilme yetkisi ve hakkı zaten bulunduğundan, hukuki yarar şartı bulunmaması nedeniyle dava şartının yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İpotek kullanılırken ... Ltd. Şti 'ne taşınmazın sermaye olarak konulduğunu, bu durumun tapuda şerh olduğunu, ipoteğin bu şirket tarafından verilmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen banka hukukçularının ipoteği davaya konu şekliyle aldıklarını, müvekkili hakkında açılan davanın sonuçlarından etkilenmemesi gerektiğini, davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu ipoteğin tescil edildiği tarihte ipoteğe konu taşınmazlar üzerinde bulunan şerhlerden ötürü taşınmazların artık davalı ...'nın mülkiyetinde bulunmadığı, nitekim TTK'nun 128/2 maddesinde de açıkça özel sicile yapılan kaydın iyiniyeti kaldırdığının ifade edildiği, dolayısıyla ipoteğin kurulduğu tarihte davalı ... dava konusu taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı, her ne kadar davalı banka vekili ayni sermaye taahhüdünün geçersizliğini öne sürmüş ise de ayni sermaye taahhüdünün verilmesine ilişkin şirket genel kurul kararının iptal edilmediği, ayrıca ayni sermaye taahhüdü verildiği tarihte taşınmazlar üzerinde haciz şerhi bulunmadığı, dolayısıyla davalı banka vekilinin bu yöndeki savunmalarının mahkememizce yerinde görülmediği, ayrıca dava konusu taşınmazların mülkiyetinin dava dışı ... Ltd Şirketine ait olduğunun 13/02/2019 tarihinde tapuya tescil edildiği, sonuç itibariyle ipotek sözleşmesinin yapıldığı 13/03/2017 tarihinde davalı ... taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı anlaşılmış olup, ipotek tescili işleminin yolsuz olması nedeniyle davanın kabulü ile, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel ve ... İli, ... İlçesi, .. Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmazlar üzerinde davalı ... Bankası AŞ lehine tesis edilen 4917 yevmiye nolu, 13/03/2017 tarihi ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmazlar üzerinde davalı ... Bankası AŞ lehine tesis edilen ... yevmiye nolu, 13/03/2017 tarihi ipotek kayıtlarının terkinine dair... " gerekçesiyle davanın kabulü ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmazlar üzerinde davalı ... Bankası AŞ lehine tesis edilen ... yevmiye nolu, 13/03/2017 tarihi ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmazlar üzerinde davalı ... Bankası AŞ lehine tesis edilen ... yevmiye nolu, 13/03/2017 tarihi ipotek kayıtlarının terkinine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... Bankası AŞ vekili ve katılma yolu davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Bankası AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçe olarak ayni sermaye artırımına bağlı olarak ipoteğin yolsuz olduğu gerekçesiyle müşterek ipotek kaydının tapu kayıtlarından silinmesine karar verildiğini, bir taşınmazın ayni sermaye olarak kabul edilebilmesi için TTK 342 maddesi uyarınca taahhütte bulunan pay sahibine ait üzerinde sınırlı bir ayni hak, haciz ve tedbir bulunmayan taşınmazın beyanlar hanesine TTK 128 maddesi uyarınca ayni sermaye şerhinin işlenmesi gerektiğini, TTK 457 maddesi gereğince ayni sermaye şerhinin işlenebilmesi için de TTK 343 maddesi uyarınca değer biçme işlemlerinin tamamlanması gerektiğini, mahkeme kararının aksine TTK 342 madde hükmünde anılan koşulların sadece ayni sermayenin taahhüdü aşamasında arandığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının öncelikle diğer davalıdan alacaklı olmasına karşın dava konusu ipotekli taşınmazın ayni sermaye koyma işlemi sonucunda şirkete devir işleminin perdenin aralanması ilkesine dayanarak geçersiz olduğu iddiasında bulunduğunu, mahkeme kararı ile bu iddianın kabul edildiğini, diğer davalı ... maliki olduğu ipotekli taşınmazın ortağı, dava dışı ipotek borçlusu ...Ltd Şirketine ayni sermaye koyma işlemini alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapıldığından mutlak butlanla geçersiz olduğunu, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, perdenin aralanma ilkesinin uygulanması gerektiği iddiasına bulunarak dava dışı şirkete karşı alacaklı olabilmek için dava açtığını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli 2017/242 Esas, 2019/969 Karar sayılı kararı ile ayni sermaye koyma işlemini alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı ve bu nedenle muvazaalı işlem olduğu, davacı firmanın dava dışı ipotek borçlusu ... Ltd Şirketine karşı alacaklı olduğunun kabul edildiğini, mahkemenin her ne kadar İİK 120/2 maddesi uyarınca düzenlenen belge sahibine dava açma hakkı verdiği gerekçede belirtilmiş ise de 120/2 maddesi uyarınca düzenlenen belgenin belge sahibine alacak davası açma hakkı verirken haciz alacaklısı olan belge sahibine ipotek alacaklısına karşı ipoteğin terkini davası açma hakkını vermediğini, borçlunun 3.bir kişideki alacağını haczettiren alacaklının bu alacağı tahsil için dava açabileceği, icra dairelerinin burada da alacaklıya vereceği belge üzerine alacaklının davayı takip edebileceği bunun takip yetkisi sayesinde mümkün olduğu, davacının iş bu davayı açma ehliyetinin bulunduğunun belirtildiğini, gerekçeli karardaki açıklamanın borçlunun 3.bir kişideki alacağını haczettiren alacaklının bu alacağı tahsil için alacak davasından açabileceğinden söz ettiğini, ancak müvekkili bankaya karşı açılan davanın bir alacak davası olmayıp ipoteğin terkini davası olduğunu, ipotek terkin davasının dayanağını oluşturan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 05.02.2020 tarihli yetkili belgesi olduğunu, 05.02.2020 tarihli karar tensip tutanağında da görüldüğü üzere davacı alacaklı vekilinin 31.01.2020 tarihli talebinde İİK 120/2 maddesi gereğince talep ettiği yetki belgesinin icra dosyasında haciz konulmuş olan taşınmazlar üzerinde müvekkili banka lehine tesis edilmiş olan ipoteğin terkini davasını açmaya ilişkin olduğu, alacaklı vekilinin talebi üzerine İİK 120/2 maddesi gereğince yetki belgesi verilmesine karar verildiğinin açıkça görüldüğünü, dosyaya sunulan Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin emsal kararları gereğince mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ipotek terkin davasında haciz alacaklısı davacı şirketin HMK 114 maddesi uyarınca aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın esasa girilmeden usulden reddi gerekirken taleplerinin reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, deliller toplanmadan ve hatta davacı tarafın talep ettiği bilirkişi raporu dahi alınmadan ön inceleme duruşmasından sonraki duruşmada sadece davalı tarafın iddiaları doğrultusunda karar verildiğini, iş bu davada 34.000.000,00 USD tutarındaki ipoteğin terkini talep edilmiş iken araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olmasının adil yargılama ilkesine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ve itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, davacı haciz alacaklısı ile ipotekli taşınmazların tapu kayıtlarına haciz koyduran dava dışı ... AŞ arasında organik bağ bulunduğunu, kardeş şirketler olduğunu, davacı tarafın bu iddiaları yalanlamış olmasına karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/137034 Soruşturma dosyası üzerinden kara para aklama suçu soruşturması ile bağlantılı olan İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 2020/3851 Değişik iş sayılı dosyasında verilmiş olan 30.09.2020 tarihli karar ile davacı şirket, ... AŞ, ... Aş ile birlikte toplam 19 şirketin ve ayrıca ... ismininde yer aldığı birçok kişinin mal varlığına el koyma kararı verildiğini, dava dosyalarının celp edilmesine ilişkin taleplerinin bulunduğu, mal varlıklarına el koyma kararı ile de iddiaların ispatlandığını, davacı haciz alacaklısı ile dava dışı ... Aş arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin kardeş şirket olduğunu, her iki şirket kurucusunun ... olan ... Aş ile bağlantılı olduğunu bu nedenle davacının ipoteğin terkin davası açma hakkının olmadığına ilişkin cevaplarında beyan edildiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçesine ekli olarak, sulh ceza mahkemesinin değişik iş sayılı karar örneğini ibraz etmiştir. Davacı vekili tarafından 26.10.2020 tarihli dilekçeye ek olarak Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli onama karar örneğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli 2021/547 Esas, 2021/3138 Karar sayılı İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 05.02.2020 tarihli İİK 120/2 maddesi gereği verilen yetki belgesinin iptaline dair karar örneklerini ibraz etmiştir. Davalı ... vekili, katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkiline ait iken dava dışı ve ... Şirketine aynı sermaye olarak konulduğunu ve mülkiyetin intikal ettiğini, 10.03.2017 tarihinde şirket sözleşmesinin tescil ve ilanıyla da prosedürün gerçekleştirildiğini, müvekkilinin dava açılmasına neden olmadığını, dava konusu işlemin diğer davalı bankanın isteği üzerine tesis edildiğinin açık olduğunu, müvekkilinin davalı olarak gösterilmesi nedeniyle yüksek miktarda masraf ve avukat ücretine hükmedilmesinin kanunun koruduğu amaca ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğunu iddia ederek kararın davalının talebi doğrultusunda kaldırılmasını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ile avukatlık ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 120/2 maddesi gereğince icra müdürlüğünden alınan yetki belgesine dayanarak açılan ipotek sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, ipotek kayıtlarının terkini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı banka vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle, davalı ... katılma yoluyla istinaf başvurusu yapma hakkının bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davalı Banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. HMK'nın 348. maddesi uyarınca katılma yoluyla istinaf başvurusu, karşı tarafın istinaf başvurusuna verilecek cevapla birlikte yapılabilir. Somut olayda ise karşı taraf olan davacı, istinaf kanun yoluna başvurmadığından, davalı gerçek kişinin katılma yoluyla istinaf başvuru hakkı bulunmamaktadır. Ancak, davalı gerçek kişi vekilinin istinaf dilekçesi, yasal istinaf süresi içinde verilmiş olduğundan, bağımsız bir istinaf başvurusu olarak kabul edilerek her iki davalının istinaf başvurularının esası incelenmiştir.Taraflar arasında, dava konusu ... ve ... parsel üzerinde dava dışı ... Tic. Ltd Şirketi adına ayni sermaye tesis edildiği, aynı taşınmaz üzerine davalı banka tarafından ipotek tesis edilmiş olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının icra müdürlüğünün vermiş olduğu yetki belgesine istinaden iş bu davayı açıp açamayacağı, mahkemece taraf delilleri toplanmaksızın ve bilirkişi raporu alınmaksızın verilen kararın ayrıca davalılar aleyhine takdir edilen yargılama giderlerinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında dava dışı ... Ltd Şirketi, ... Ltd Şirketi, ... Ltd Şirketi, ... vd şirketler hakkında 27.11.2019 tarihinde toplam 253.305.035 TL alacağın tahsili amacıyla para borcuna veya teminat verilmesine veya bir işin yapılmasına, yapılmamasına veya irtifak hakkının veya gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına ilişkin ilamların yerine getirilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasında davacı şirketinin 31.01.2020 tarihli borçlunun ... ve ... parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine usulsüz bir şekilde tesis edilmesi sebebiyle taraflarına İİK 120/2 maddesi gereğince ipoteğin fek edilmesi için yetki belgesi talebi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 05.02.2020 tarihinde İİK 120/2 maddesi gereğince gerekli şekil şartlarının oluştuğu belirtmek suretiyle alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda İİK 120/2 maddesi gereğince yetki belgesi verilmesine karar verildiği, davacı şirket tarafından söz konusu yetki belgesine istinaden 12.02.2020 tarihli dilekçe ile iş bu davayı açmış olduğu, dava konusu taşınmazlardan ... ada ... parselde kayıtlı İstanbul Üsküdar ilçesinde yer alan arsa niteliğindeki taşınmaz üzerine 13.02.2019 tarihinde ... Ltd Şirketi yararına ticari şirketlerine ayni sermaye konulmasına dair şerh düşüldüğü, aynı taşınmaz üzerine davalı banka tarafından borçlu ... adına 13.03.2017 tarihinde 34.000.000,00 USD borç nedeniyle ipotek tesis edildiği, gerek ... parsel nolu taşınmazın gerekse de ... nolu taşınmazların 1/1 hisse payıyla malikinin dava dışı ... Ticaret Ltd Şirketi olduğu, her iki taşınmaz üzerine aynı tarihte ayni sermaye konulması ile birlikte davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, ticaret sicil kayıtlarından dava dışı taşınmaz maliki ...Tic. Ltd Şirketinin ortaklarından birinin ... olduğu, şirketin münferiden temsilcisi olduğu, davalı banka tarafından 28.03.2019 tarihinde Beyoğlu .... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin borçlu ... Tic. Ltd Şirketine gönderildiği, gönderilen ihtarnamede bankanın Taksim Ticari şubesi tarafından krediler kullandırıldığı, kullandırılan kredilerin teminatı olarak 29 nolu parsel üzerine 34.000.000,00 USD bedelli müşterek limit ipoteği tesis edildiği belirtilerek tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içerisinde banka alacağının ödenmesinin talep edildiği, davalı banka tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında İİK 120 maddesi hükmüne aykırı olarak düzenlenen 05.02.2020 tarihli yetki belgesinin iptal edilmesine ilişkin şikayette bulunduğu, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/424 Esas sayılı dosyasında, 17.03.2020 tarihli dilekçeyle açılan şikayet davası neticesinde mahkemenin 2020/1302 Karar 19.11.2020 tarihli kararıyla şikayetin reddine karar verildiği, kararın davalı banka tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2021/547 Esas, 2021/3138 Karar ve 24.11.2021 tarihli kararıyla, İİK 120/2 maddesi gereğince verilecek yetkinin yalnızca borçlunun 3.şahıstaki alacağının tahsili amacıyla açılacak takip hakkı veya alacağın tahsili için açılacak dava hakkını kapsadığı, borçlusunun 3.kişilere karşı olan şahsi talepleri için takip alacaklısına yetki verilmesine imkan tanıdığı, borçlunun ayni haklardan doğan taleplerinin ise bu hükmün kapsamı dışında kaldığı, bir ayni hakkın fekki için İİK 120/2 maddesi gereğince yetki belgesi verilemeyeceği, yine müdürlükçe düzenlenen yetki belgesinde belgenin hangi hukuki işlemde kullanacağına dair bir açıklamanın olmamasınında usulsüz olduğu, belge ile her türlü davanın açılabilmesine cevaz verildiği, davacının bu yetki belgesi ile aleyhine dava açılan olduğu ve dolayısıyla icra müdürünün işlemi ile menfaati aleyhe haleldar olan sıfatının bulunması nedeniyle müdürlük işlemine karşı şikayet hakkının bulunduğu gerekçesiyle, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/424 Esas, 2020/1302 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, davacının şikayetinin kabulü ile icra müdürlüğünce verilen 05.02.2020 tarihli yetki belgesinin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/1818 Esas, 2022/8850 Karar 15.09.2022 tarihli ilamı ile onanmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, dosyaya bilgi ve belgeler celp edildikten sonra dosya üzerinde yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden kabul kararı verilmiştir. İİK'nın 120.maddesinde, ödeme yerine alacakların devri başlığı altında "Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar. Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler. Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, davacı şirket tarafından, davalı gerçek kişi ve dava dışı borçlular aleyhine başlatmış olduğu icra takip dosyasında almış olduğu yetkiye istinaden iş bu dava açılmıştır. Ne var ki yukarıda belirtildiği üzere, şikâyet üzerine yetki belgesinin iptaline karar verilmiş ve söz konusu karar kesinleşmiştir. Mahkemece, yetki belgesine yönelik davalı vekilinin itirazları üzerinde durularak söz konusu davanın akıbetinin araştırılıp uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek ve davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı üzerinde durulmaksızın işin esası ile ilgili dosya üzerinde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukukî ilişkinin sujesi olabilme yeteneğidir. HMK'nın114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraf ve dava ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir anlatımla taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re’sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. Somut olayda, açıklanan nedenlerle davacının dava açmasına dayanak olan yetki belgesinin iptal edilmiş olduğu göz önünde bulundurularak, davanın aktif husumet ehliyeti (davacı sıfatı) yokluğundan reddi gerekir iken işin esasına dair karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hata yeni yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesi usul ekonomi ilkesi gereğince isabetli görülmüştür. Davalı ... vekili tarafından hükmün istinaf edilmiş olması nedeniyle adı geçen davalı yönünden aleyhine usulü kazanılmış hak oluşmayacağından hüküm her iki davalı yönünden yeniden oluşturulmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33,355 ve353/1.b.2 hükmü uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda;1-Her iki davalı aleyhindeki davanın, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, 2-Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin yatırılan 3.507.848,29 TL'den mahsubu ile artan 3.507.420,69 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep hâlinde, davacı tarafa iadesine, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısımlarının, HMK'nın 333. maddesi uyarınca, karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalılar tarafından yatırılmış olan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harçlarının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, yatıran taraflara iadesine,b-Davalı ... tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 18,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 180,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,b-Davalı ... Bankası tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri, 108,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 270,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 7-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.03.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.