Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/307 E. 2022/514 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/307
- Karar No
- 2022/514
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2013 KARAR NO : 2025/86 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/06/2022 NUMARASI : 2020/307 E. - 2022/514 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/06/2022 tarih ve 2020/307 E. - 2022/514 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan, davalıya ait araçla nakliye hizmeti aldığını, aralarındaki anlaşma gereği nakliyesi yapılacak mamullerin 27.05.2019 tarihinde araç yükleme ve kontrol formu düzenlenerek araca yüklendiğini ve nakliye için davalıya ait araca teslim edildiğini, araçta soğuk ürünler olduğundan 0-4 derece arası uygun sıcaklıkta taşınmasının zorunlu olduğunu, ancak davalıya ait araca nakliye için yüklenen ticari emtianın uygun sıcaklıkta usulüne uygun olarak taşınmadığını, ... Gölbaşı şubesine 10 derece ısıyla geldiğinden zarar gören emtianın teslim alınmadığını, davalıya ait araçtan kaynaklanan nedenlerle ticari emtianın muhatap firmaya teslim edilemediğini, davalının nakliye hizmetinden kaynaklanan ihmal ve kusurundan dolayı nakliyesi yapılan ticari emtia bedelinin ... Ve Tarım Ürünleri San. ve Dış Tic. A.Ş. tarafından 28.05.2019 tarihli fatura ile kendilerinden tahsil edildiğini, bu nedenle davalı adına 17.863,25.TL tutarında yansıtma faturası düzenlediklerini, faturaya davalı tarafından süresinde itiraz edilmediğini ileri sürerek, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15489 E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taşıma senedi ve araç yükleme formundaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, belge üzerinde sürücü ismi olarak ... yazdığını, müvekkilinin adının dahi geçmediğini, bu sebeple işbu davanın husumetten reddinin gerektiğini, 17.863,25 TL bedelli faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin eşinin işbu faturanın varlığını haricen öğrenerek Ankara 64. Noterliği aracılığı ile 21 Haziran 2019 tarih ve 11541 yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla klimanın bozuk olduğu, davalının kusuru ve malların niteliğinin ispat edilmediğini savunarak, davanın reddini, davacı taraf aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı işletmeden şehir içi nakliye hizmeti aldığı, davacı şirketin ...'da bulunan işyerinden davalıya ait araca nakliye için yüklenen ticari emtianın ... A.Ş Gölbaşı Ankara adresine gönderildiği, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete keşide edilen faturanın dayanağı sevk irsaliyelerinde davalı tarafından taşıması gerçekleştirilmeyen emtiaya ilişkin faturalandırma yapıldığı, nitekim İzmir ve Manisa adresinden Erzurum ... adresine, nakliyesi gerçekleştirilen emtiaya ilişkin de davalı işletmeye faturalandırma yapıldığı, davacı davalıya ait nakliye aracı ile 0/+4 arasında taşınması gereken soğuk ürünün +10 derecede uygun olmayan koşullarda taşınması sebebi ile alıcı ... A.Ş (Gölbaşı) tarafından teslim alınmadığı iddia edilmekteyse de dava dosyasına sunulan ve incelenen belgelerden 24.05.2019 tarihinde soğuk zincirle taşınması gereken emtiaya ilişkin (Erzurum ... taşınan emtia) davalı tarafından taşınmadığı anlaşılan emtiaya ilişkin de yansıtma faturası keşide edildiği, davalı tarafından taşınan emtianını işleme tabi tutulduğu, Manisa/İzmir den davacı şirkete ait ...'daki depoya getirildiği, ...'daki depodan şehir içine naklinin sağlandığı, davacı tarafından taşınan emtianın işleme tabi tutulması, aynı tarihte nakliyesi gerçekleştirilen (Erzurum ...) soğuk zincirle taşınması gereken emtianın iadeye konu olması sebebiyle davacının davalı nakliye işletmesinden tazminat talebinde bulunamayacağı değerlendirildiğinden, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olduğu toplanan delillere göre ispat olunamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın savunmalarında geçmeyen bir sebeple davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafın zararın eşyanın gönderen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi gibi sebeplerden kaynaklandığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı gibi ispat yükünün de davalıda olduğu gözetilmeden karar verildiğini, yükleme evrakı ile emtianın 0-4 derecede yüklendiğinin sabit olduğunu, davalının da yüklemeden sonra malı uygun ısıda taşımasının gerektiğini, araçtaki ısının klimanın bozuk olması nedeniyle yükseldiğini, +10 derecede taşındığını, davalının özen yükümlülüğüne uymadığını, davalının emtianın uygun ısıda yüklenmediğine dair bir beyan ve delilinin bulunmadığını, sevk irsaliyelerinden bazılarında Erzurum yazması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda yanılgı oluştuğunu, ... firmasının uygulaması gereği mal kabul yerinin Gölbaşı olduğunu, bu konuda bir ihtilaf da söz konusu olmadığını, dava konusu hasarlı mallar için müvekkilinin dava dışı ... firmasına ödeme yaptığını, bu nedenle de dava konusu yansıtma faturasını düzenlediklerini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davalı tarafından taşınan emtia ile uygun sıcaklıkta taşınmadığı için zayi olan emtianın aynı olmadığı, dava konusu edilen faturanın davalı tarafından taşınmayan mallara ilişkin olduğu, bu nedenle davalıdan tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi bulunmayan dilekçe teatisi aşamasında davacının iddiasının davalı tarafından uygun koşullarda taşınmayan emtianın zayiine ilişkin olduğu, davalı tarafından taşıma senedi ve araç yükleme formundaki imzanın kendisine ait olmadığının, takip dayanağı faturaya eşi tarafından itiraz edildiğinin, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının aracın soğutma sisteminin bozuk olduğunun, yükleme yaptığı malların soğuk mallar olduğunun ve belirli şartlar dahilinde taşınması gerektiğinin ispatlanamadığı savunulmuştur. Bu durumda mahkemece taraflarca iddia ve savunma kapsamında ileri sürülmediği ve çekişme konusu olmadığı gibi kamu düzenine ilişkin de bulunmayan bir sebeple davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde sunulan Ankara 64.Noterliği'nin 21 Haziran 2019 tarih, 11541 yevmiye sayılı ihtarnamede, davacıya zaman zaman nakliye hizmeti verildiği, bundan kaynaklanan 6146,40 TL'lik taşıma bedelinin halen kendilerine ödenmediği, takip dayanağı fatura karşılığı olarak davalının davacıdan herhangi bir mal ve hizmet alımının bulunmadığı, bu nedenle faturanın anlaşılamadığı bildirilmiştir. TTK'nın 875.maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nın 879.maddesinde ise taşıyıcının, kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunun yanında TTK'nın 889.maddesinde; "(1)Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir.(3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer.(4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir.(5) Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir. " hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davacı tarafından sunulan, davalının eşi ...'ın imzasını taşıyan 27/05/2019 tarihli ... plakalı araç yükleme formunda "soğuk 0-4 derece", "araçta soğuk ürünler var", "Aracın soğutucusu çalışıyor mu? Evet" açıklamaları bulunmaktadır. Yine 28/05/2019 tarihli e-mail yazışmalarında "... Gölbaşı Araç 10 C gelmiş, ... alındı ama ferroreler alınmıyormuş aracın kliması bozulmuş (... Yenikentlerde problem yok)" yazılıdır. Bunun dışında dosya kapsamında hasara ilişkin tespit tutanağı ya da davacıya hasar ihbarı yapıldığını gösterir herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Mahkemece taşıma senedi ve araç yükleme formunda imzası bulunan ...'a davalı sıfatı verilerek imzanın aidiyeti konusunda beyanı alınmak üzere isticvap davetiyesi çıkarılmış, davetiyeye icabetle duruşmaya gelen ... gösterilen belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ancak malları teslim alıp Gölbaşı ...'a götürdüğünü, onların da malı almadıklarını beyan etmiştir. Ne var ki ... dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmediği gibi dava dosyasında davalı sıfatı almasını gerektirecek herhangi bir usul işlemi de söz konusu değildir. Bu durumda karar başlığında ...'ın davalı olarak gösterilmesi açıkça hatalıdır. Ayrıca HMK'nın 169.maddesinde taraflara özgü olarak düzenlenen isticvap kurumunun, taraf sıfatı bulunmayan ... hakkında uygulanması da mümkün değildir. Bir an için ...'ın tanık olarak dinlendiği varsayılsa dahi, tanıklığa ilişkin yasal usule uyulmaması nedeniyle, her halde ...'ın dosya kapsamında alınan beyanına itibar edilmesi imkanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davacının TTK'nın 889.maddesinde düzenlenen ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği ispat olunamadığından, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılarak davanın reddine karar verilmesi ve ...'ın karar başlığında gösterilmemesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/06/2022 gün ve 2020/307 Esas - 2022/514 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL’nin düşümü ile kalan 561,00-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve istinaf kanun yoluna başvuranın aleyhine olacak biçimde hüküm kurulamayacağından ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2025 tarihinde HMK 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...