Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/2198 E. 2021/587 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/2198
Karar No
2021/587
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/787 KARAR NO: 2025/650 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2024 NUMARASI: 2021/431 Esas 2024/951 Karar DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 04/06/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 vd. maddeleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemece, " Komiser heyetinin iltihak süresi sonunda sunduğu 07.09.2020 tarihli nihai gerekçeli raporda özetle; borçlu firmanın 31.07.2020 tarihli bilançosuna göre rayiç değer tespitinin yapıldığı ve davacı şirketin borca batık olduğu, davacı şirketin konkordato projesinin tasdiki halinde Kasım 2021 ayından başlamak üzere 8.223.523,77 TL borcunu ödeyeceği taahhüdünde bulunduğu, konkordato tabi olduğu tespit edilen 41 adi alacaklıdan şirket lehine kabul beyanında bulunan 2 alacaklı ve bu alacaklıların toplam alacak meblağının 907.675,23 TL olduğu, projeyi kabul eden alacaklı sayısının 2 olduğu ve % 4,88 alacak oranına karşılık geldiği, alacak tutarı bakımından %11,04 olduğu, bu nedenle de İİK. 302/3-a bendi ve 305/1-c bendi çerçevesinde borçlu şirketin konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabul edilmediği, borçlu şirketin iflas etmesi halinde ve iyimser şartlarda hesaplanan varlıklarının değerinin 4.199.227,67 TL olduğu, bu bağlamda iflas halinde alacaklıların eline geçebilecek bu tutarın borçlu şirketin ödeme teklifinin (faizsiz) 8.223.523,77 TL'nin altında olduğu, İİK. 305/1-a bendi çerçevesinde adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olma şartının sağlandığı, İİK. 305/1-b bendi çerçevesinde borçlu şirketin ödeme teklifi ile borçlu şirketin kaynaklarının orantılı olduğu, ödenmemiş işçi alacakları ile borçlu şirketin doğrudan komiser onayıyla mühlet içinde doğmuş devam eden bir para borcunun bulunmadığı ve 18.667,40 TL tasdik harcı yatırması gerektiğini, mevcut haliyle davacı şirketin tasdik şartlarını taşımadığının belirtildiği görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 292'nci maddesinin birinci fıkrası, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi borçlunun mali durumunun düzeltilmesinin mümkün olup olmadığı veya tasdikin sağlanıp sağlanamayacağı noktaları dikkate alınarak yorumlanmalıdır. Öğretide de benimsendiği gibi işletmenin devamına izin verilmesi önemli ve hissedilir ölçüde aktifleri azaltıyor ve/veya pasifleri arttırıyorsa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü mümkün olmayan bir varlık-borç dengesizliğine yol açma ihtimalini gösteriyorsa iflas açılmalıdır. (Budak/Tunç Yücel, Öztek-Yeni Konkordato Hukuku,2018,Ankara,m.292, no.8) Konkordato komiser heyetinin ayrıntılı raporlarında belirttikleri üzere davacı şirketin dayanmış oldukları ön projenin gerçekleşemeyeceği, tasdik şartlarının sağlanamadığı, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşıldığı ve davacı şirketin borca batık durumda olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacı şirket yönünden konkordatonun başarı şansının bulunmadığı, borçlunun mal varlığının korunması açısından iflasın açılmasında bu yönüyle yarar bulunduğu konkordato komiser heyeti ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar karşısında, davacı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ticaret sicil no:...) tarafından ileri sürülen konkordato talebinin reddine ve mahkemece verilen kesin mühletin ve tüm tedbirlerin 17/09/2020 günü saat 13:43 itibariyle tümden kaldırılmasına, 17/09/2020 günü saat 13:43 itibariyle konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine; davacı ... Ticaret Ltd. Şti. (ticaret sicil no:...) iflasına " karar verilmiştir. Verilen karar talep eden borçlu şirket vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 02/06/2021 tarih 2020/2198 E. 2021/587 K. Sayılı ilamı ; "Davacı borçlu şirket vekili istinaf nedeni olarak ilk alacaklılar toplantısının usulüne uygun yapıldığını, tasdik şartlarının gerçekleştiğini ancak mahkemece ilk alacaklılar toplantısının iptal edilerek yeniden alacaklılar toplantısının yapılmasına karar verilmesini hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, ilk alacaklılar toplantısının iptal nedeni olarak, üçüncü kişi rehniyle güvence altına ... A.Ş'nin adi konkordatoya tabi alacak olarak tespit edilerek alacaklılar toplantısına katılmaya hak kazananlar listesinde yer almamış olması ve bankanın şirket ortağı ile yaptığı anlaşma kapsamında şirket ortağının bankaya bir kısım ödeme yapmış olma iddiası karşısında banka ve ödeme yapan şahsın alacaklı ve alacaklı oldukları miktar nisaba dahil edilerek alacaklılar toplantısı yapılacak olduğunda bu iki alacaklının kullanacağı oyun alacaklılar toplantısında oluşacak nisaba etkisi karşısında yapılmış olan alacaklılar toplantısına esas alınan nisabın kanuna aykırı olarak tespiti gösterilmiştir. Dairemizce de gerek öğretideki hakim görüş gerekse Yargıtay kararı uyarınca uyarınca üçüncü kişinin malvarlığına dahil malların rehniyle temin edilen alacakların adi alacak sayılarak bu çerçevede konkordato projesinin kabulüne ilişkin nisapta dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Bu sebeple ilk yapılan alacaklılar toplantısında üçüncü kişi rehniyle teminat altına alınan alacaklıların alacağı, adi alacak olarak tespit edilerek alacaklılar toplantısına katılmaya hak kazananlar listesinde yer almamış olması ve oluşacak nisaba etkisi karşısında yapılmış olan alacaklılar toplantısına esas alınan nisabın kanuna aykırı olarak tespiti nedeniyle komiser heyetinin alacaklılar toplantısı ve bu toplantıda alınan nisap kararının yönündeki işleminin iptali ile komiser heyetince yeniden adi konkordatoya tabi alacaklılar ve alacak miktarının tespiti ile alacaklılar toplantısı yapılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak komiser heyetince 288. madde uyarınca yeni bir ilanla alacaklılar, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet edilmiş ve ayrıca ilanın bir sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilmiş ise de 27/02/2020 tarihinde yapılan ilk alacaklılar kurulunun iptal edilmesi sebebiyle hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından ilk toplantıya katılan tüm alacaklılara da yeni ilanın posta ile gönderilmesi gerekmektedir. Nitekim ilk yapılan toplantıya 19 alacaklı kabul oyu vermişken ikinci yapılan toplantıya, katılım çok düşük olduğu sadece 2 alacaklının kabul oyu verdiği anlaşılmıştır. İlk toplantının iptal edildiğinden haberdar olmayan, kabul oyu kullandığı düşüncesiyle ikinci toplantıya katılmayan alacaklıların bulunduğu gözetildiğinde bu durum davacı açısından hak kaybına neden olmuştur. O halde komiser heyetince, tekrardan yapılacak alacaklılar toplantısının İİK 288. Madde uyarınca yeni bir ilanla alacaklıları toplanmaya davet ederek, ve ayrıca adresi belli olan alacaklılara ve hak kaybına sebebiyet vermemek amacıyla ilk toplantıya katılan tüm alacaklılara ilanın posta ile gönderildikten sonra toplantının ve iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikin uygun olup olmadığına dair gerekçeli rapor mahkemeye sunulduktan sonra İİK 304 madde uyarınca konkordato talebinin mahkemece incelenmesi gerekirken konkordato tasdik şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle borçlu şirketin konkordato talebinin reddine ve iflasına karar verilmesi usule ve hukuka aykırı olmuştur." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece ; "... 30.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile 22.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda borçlu şirketin güncel rayiç değerlere borca batık durumda olduğu tespit edildiği, emsal nitelikteki İstanbul 45.Hukuk Dairesi'nin 2023/1094 Esas 2023/1133 K sayılı kararında da belirtildiği üzere konkordatonun tasdiki talepli davada konkordato gider avansının depo edilmesinin dava şartı olarak düzenlendiği, verilen kesin süre içinde davacı tarafından konkordato gider avansının depo edilmemiş olduğu anlaşılmakla konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ve borçlu şirketin güncel rayiç değerlere ve TTK 376. maddesinde belirtilen esaslar dikkate alınmak suretiyle düzenlenen güncel bilançoya göre (-)3.844.163,91 TL borca batık durumda olduğu tespit edilmekle borçlu şirketin iflasına, iflas tasfiyesinin basit usulde yürütülmesine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi ilk yanlış iflas kararı ile müvekkil şirkete adeta ticari hayatını sona erdiren bir haksız darbe vurduğunu, şirketine sahip çıkamayan müvekkil şirket sahibi, iflas müdürlüğünün de görevini yapmaması sebebiyle çok kötü bir duruma itildiğini, çalışması artık duran, ticari itibarı zedelenen müvekkil şirketin konkordato gider avansını depo edememesinin nedeni ilk derece mahkemesinin verdiği hukuka aykırı kararı olduğunu, müvekkil şirketin borca batık durumda olmadığını, alınan raporlar ile borca batık duruma getirildiğini, müvekkilin son duruşmaya davet edildiği kararda yazılı ise de kendisine usulüne uygun bir tebligatın ulaşmadığını, mahkeme tarafından iflas kararı verilmeden önce, borçlu şirketin mali durumunu düzenlemek amacıyla sunduğu konkordato projesi ve alacaklıların menfaatlerinin korunması için yeterli çabaları göz ardı edildiğini, konkordatonun kabulü için yeterli şartlar mevcut olmasına rağmen mahkemenin aksi yöndeki kararı yanlış değerlendirme sonucu verildiğini, mahkemenin iflas kararı almasını gerektirecek herhangi bir somut delil bulunmadığı gibi, borçlunun konkordato teklifinin borçların tasfiyesi açısından makul ve uygulanabilir olduğu izahtan vareste ilk derece mahkemesi istinaf ilamına da aykırı hareket ettiğini, en azından tüm alacaklıları yeniden toplayıp yeniden alacak, borç ve nisap oranlarını araştırarak bir karar vermesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin konkordato talebinin reddi ve iflas kararına ilişkin hükmünün kaldırılmasına, konkordato talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin olup uyuşmazlık konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, iflas kararı yerinde olup olmadığı noktasındadır. Dosya kapsamına göre, konkordato gider avansı bulunmadığından Konkordato Gider Avansı Tarifesinin 7. maddesine göre hesaplanan toplam 87.600,00 TL gider avansının yatırılması için davacı tarafa ihtar yapılmasına rağmen konkordato gider avansının yatırılmadığı, davacının adli yardım talebinde bulunduğu, davacının adli yardım talebinin reddine dair karara itirazın reddine karar verilmesine rağmen konkordato gider avansının depo edilmediği görülmüştür.Davacı şirkete ait varsa güncel taşınmaz bilgisinin tespiti için TAKBİS kaydının dosya içine alındığı, davacı şirketin güncel rayiç değerlerine göre borca batık durumda olup olmadığı konusunda rapor tanzimi için dosyanın bir yeminli mali müşavir, bir makine mühendisi, bir icra iflas hukukunda uzman bilirkişi ve bir tekstil mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, davacı şirkete ait demirbaş stok ve aracın güncel rayiç değerinin tespit edildiği ve davacı şirket tarafından dosyaya sunulan son mali tablolar dikkate alınarak davacı şirketin borca batıklık bilançosunun düzenlendiği ve 19/01/2022 tarihli raporda; davacı şirketin borca batık durumda olduğunun belirtildiği ancak güncel rayiç değerlere göre borca batıklık bilançosunun hazırlanmadığı anlaşılmakla aynı bilirkişiden alınan 21.06.2022 tarihli ek raporda; davacı şirketin güncel 31.03.2022 tarihli mali verilerini içeren finansal tablolarının heyete sunulması nedeniyle, şirketin borca batıklığının hesaplanmasında güncel 31.03.2022 tarihli mali tablolarının kullanıldığı, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre; varlıklarının (+) : 5.467.807,66 TL, borçlarının (-) : 6.829.885,88 TL, şirketin özkaynaklarının (-) 1.362.078,22 TL olarak hesaplandığı ve bu kapsamda davacı şirketin borca batık durumda olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.20.10.2022 duruşma tarihi ile mali verilerin tarihi olan 31.03.2022 tarihi arasındaki süre dikkate alınarak davacı şirketin rapor tarihi itibariyle güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenerek bu suretle davacı şirketin borca batık durumda olup olmadığının tespiti için aynı heyetten alınan 30.11.2022 tarihli 2. ek raporda; Davacı şirketin 30.11.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre; varlıklarının (+) : 5.567.608,13 TL, borçlarının (-) : 7.093.608,46TL, şirketin özkaynaklarının (-) 1.526.000,33 TL olarak hesaplandığı ve davacı şirketin hem kaydi değerlere göre hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Müzekkere cevapları ve şirket yetkilisinin beyanları borçlu şirketin bankalara olan borçları, bilançoda yer alan alacakları, şirket yetkilisinin şirketten olan alacağından feragat beyanı dikkate alınarak güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenmesi için dosya öncekilerden farklı bir bankacı, bir bağımsız denetçi ve bir makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş olup alınan 17.04.2023 tarihli raporda ; müzekkereye cevaben dava dosyasına sunulan yazılardan davacı şirketin ... Bankası ve ... Bankasına borcunun olmadığı, davacı şirket güncel bilanço, gelir tablosu, detay mizan ile talep edilen diğer bilgi ve belgeler ibraz edilmediği için güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenemeyeceği, ticari defterler üzerinde inceleme ve tespit yapılmadan protokol, ödeme ve feragat işlemlerine ilişkin değerlendirme yapılamayacağı yönünde görüş ve kanaat belirtildiğinden davacı şirketin borca batıklık bilançosunun resen düzenlenip, düzenlenecek rapor tarihi itibari ile borca batık olup olmadığı hususunda ek rapor tanzim edilmesi için dosya yeniden son bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup alınan 10.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket güncel ticari defter kayıtları ibraz edilmediği için varlıkların tespit edilemeyeceği ve şirketin belirtilen adreste olmadığı için de varlıklara ilişkin yerinde tespit yapılamayacağı, davacı şirket ticari defter onay bilgileri, güncel bilanço, gelir tablosu, detay mizan ile diğer bilgi ve belgeler ibraz edilmediği için güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenemeyeceği ve ile borca batık olup/olmadığının tespit edilemeyeceği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.Mahkemenin 18.04.2024 tarihli duruşmasında alınan ara karar gereğince borca batıklık bilançosunun resen düzenlenmesi gerektiğinden müzekkere cevabı geldiğinde dosyanın yeniden son bilirkişi heyetine tevdi ile dosyaya celp edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde davacı şirketin borca batıklık bilançosunun resen düzenlenmesin istenilmiş, bilirkişiler 25.09.2024 tarihli raporda özetle, davacı şirketin güncel mali bilgilerini içeren kurumlar vergisi beyannameleri muhteviyatı bilanço, gelir tablosu ile detay mizanı ve şirket varlıklarına ilişkin bilgi ve belgeler ibraz edilmediği için şirketin güncel borca batıklık bilançosunun düzenlenemeyeceği ve iş bu raporun tanzim edildiği güncel tarih itibariyle borca batık olup/olmadığının tespit edilemeyeceği yönünde görüş ve kanaat belirtmişlerdir.Mahkememizin 17.10.2024 tarihli duruşmasında alınan ara karar gereğince davacının güncel borca batıklık bilançosunun mevcut bilgi ve belgelere göre resen düzenlenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmakla dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile güncel borca batıklı bilançosunun hazırlanması istenilmiş, bilirkişiler 22.11.2024 tarihli raporda; şirketin son üç yıllık mali tabloları ve defter kayıtlarına göre hiçbir faaliyeti olmadığı, aktif varlıkların nakde çevrilmediği, aktif ve pasif hesapların aynen güncel duruma taşınarak geldiği, şirketin, 31/12/2023 itibariyle ortak cari hesabında kayıtlı 3.348.000,00 TL alacağı olduğu, söz konusu alacağın son üç yılda aynı kaldığı ve tahsil edilmediğinden rayiç bilançoda dikkatte alınmadığı, şirketin, 31/12/2023 tarihli bilanço, gelir tablosu, detay mizan ile talep edilen diğer belge ve bilgiler üzerinde yapılan incelemede; Enflasyon düzeltmesi öncesi kaydi değerlere göre özvarlığın (-) 1.287.652,84 TL olduğu, Enflasyon düzeltmesi sonrası kaydi değerlere göre özvarlığın (+) 1.513.674,74 TL olduğu, Güncel rayiç değerlere göre özvarlığının (-) 3.844.163,91 TL olduğu ve borca batık durumda olduğu, ortak üzerindeki 3.348.000,00 TL alacağın tahsil edilmesi halinde bile borca batıklıktan çıkamayacağı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Borçlu şirket yetkilileri adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmesine rağmen şirket yetkililerinin 12.12.2024 tarihli duruşmaya katılmadıkları anlaşılmıştır.Konkordatonunu tasdiki başlıklı 305. Maddesi "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır.a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması d)206'ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. 7101 Sayılı Kanun ile değişik İİK 285/4.fıkrasında, konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecbur olduğu, bu durumda 6100 sayılı HMK'nın 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanacağı, Konkordato Gider Avansı Tarifesinin 3. Maddesine göre talep eden, bu tarifede gösterilen gider avansını konkordato talebinde bulunurken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, konkordato gider avansının her türlü tebligat ve posta ücretleri bilirkişi ve konkordato komiser ücreti, ilan ücreti, iflas giderleri ile dosyanın bölge adliye mahkemesi ve yargıtaya gidiş dönüş ücretleri gibi giderleri kapsayacağı düzenlenmiştir. Madde 292-( Değişik :28/2/2018-7101/20 md): “İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına re’sen karar verir. a)Borçlunun malvarlığının korunması için İflasın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa, d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) vd (c) bendlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ” hükmünü içermektedir. Diğer yandan doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, " Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır." Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; konkordatonun tasdiki talepli işbu davada gider avansının depo edilmesinin dava şartı olarak düzenlendiği, verilen kesin süre içinde davacı tarafından konkordato gider avansının depo edilmemiş olduğu anlaşılmakla konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan talep eden borçlu şirketin son üç yıllık mali tablolarına göre hiçbir faaliyeti bulunmadığı, aktif ve pasif hesaplarında bir değişiklik olmadığı, ortak cari hesabında kayıtlı 3.348.000,00 TL alacağın son üç yılda aynı kaldığı ve tahsil edilmediğinden rayiç bilançoda dikkate alınmadığı, kaldı tahsil edilse dahi borca batıklıktan çıkamayacağı gözetilerek borçlu şirketin güncel rayiç değerlere ve TTK 376/3. maddesinde belirtilen esaslar dikkate alınmak suretiyle düzenlenen güncel bilançoya göre (-) 3.348.000,00 TL borca batık durumda olduğu tespit edilmekle borçlu şirketin iflasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL karar harcının mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/2198, K. 2021/587, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-2198-e-2021-587-k-48d537a6b136