Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/656 E. 2020/641 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/656
- Karar No
- 2020/641
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/265 KARAR NO: 2024/243 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/10/2020 NUMARASI: 2019/656 E. - 2020/641 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Sigorta Rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince nakliyat abonman sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı tarafından Polonya’da yerleşik ... firmasına 31.10.2018 tarihli fatura ile satılan, yatay daire ebatlama makinesinin Türkiye'den Polonya’ya nakliyesinin 07.11.2018 tarihli navlun faturası ile davalı tarafından üstlenildiğini, taşıyıcıya sağlam teslim edilen emtianın, teslim sırasında hasarlı olduğunun belirlenerek tutanak düzenlendiğini, tutanakta sürücü imzasının da bulunduğunu, müvekkilince yaptırılan ekspertiz incelemesinde belirlenen 8.192,00 TL sigorta tazminatının ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, rücu ihtarından sonuç alınmaması üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürek, itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının sunduğu ekspertiz raporunun bazı sayfalarının eksik olduğunu, ekspertiz raporunun 6. sayfasının sonuç başlığı altında, hasarın ambalaj uygunsuzluğundan kaynaklandığı ve poliçe teminatının I.C.C. (A) belirtilen maddesine istinaden hasarın teminat harici değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olmakla birlikte, bu konudaki nihai değerlendirme sigorta şirketine ait olduğunun belirtildiğini, eksper raporu ile hasarın taşıyıcının sorumluluğunu gerektiren bir sebepten kaynaklanmadığının belirlendiğini, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olduğununu, müvekkili şirketin taşıma işini fiilen gerçekleştirmediğini, taşımayı taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla organize ettiğini, TTK'nın 928. maddesi uyarınca taşıma işleri komisyoncusun yalnız zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumlu olduğunu, emtianın müvekkilinin zilyetliğinde bulunmamasından dolayı müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davanın taşımayı fiilen yapan şirkete yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dava, davacı sigorta şirketinin Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket taşıma işi yapmaktadır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısının mallarını taşımıştır. Teslim yerinde malların hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, hasarın sebebinin hatalı, yanlış veya eksik ambalajlama olabileceği ve CMR hükümleri gereği davalı taşıyıcı firmanın sorumluluğu bulunmadığı tespit edildiğinden ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu hasarın ambalaj yetersizliği nedeniyle meydana geldiği ve davalı taşıyıcının hasardan sorumlu tutulamayacağı yönünde yapılan tespit ve değerlendirmelere karşı, emsal Yargıtay kararları da ibraz edilerek itiraz edilmesine karşın, ilk derece mahkemesi tarafından, itirazların karşılanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, Dava dışı sigortalı ... Ltd.Şti tarafından hazırlanan toplamda iki kap brüt 1177Kğ. emtianın davalı tarafından düzenlenen navlun faturası ile taşındığını, Polonya'da bulunan alıcının adresinde yapılan tespitte taşınan eşyada hasar oluştuğunun anlaşıldığını, raporun CMR'ye ilişkin 4.2. maddesinin 5. bendinde, dosyaya sunulan Ekspertiz raporlarının incelemesinde, 6. sayfa sonuç kısmında hasarın yakın sebebinin ambalaj uygunsuzluğu olduğunun belirtildiği, fotoğraflarda da gereken ambalaj yapısı ve mevcut ambalaj yapısının kıyasen gösterildiği belirtilmiş ise de, aynı ekspertiz raporunun 5. sayfasının sonuç kısmında hasarların yükleme, boşaltma ve aktarma çalışmaları esnasında forklift teması ile veya araç içinde başka emtiaların teması ile oluşmuş olabileceğinin de belirtilmiş olduğunu, taşıyıcının yüke nezaret yükümlülüğünün bulunduğu nazara alındığında, davalı taşıyıcıya da kusur atfedilmesi gerektiğini, bir an için, ambalajlama ve istiflemenin dava dışı sigortalı gönderici tarafından yapıldığının kabulü halinde dahi, yüke nezaret yükümlülüğü bulunan davalı taşıyıcının müterafik kusurunun tespit olunması gerektiği yerleşik Yargıtay uygulamaları ile sabit olduğundan eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, yargılama sırasında sunulan ve istinaf dilekçesinde yazılan emsal Yargıtay kararları uyarınca, davalı taşıyıcının, davaya konu hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı yönünde tespitler içeren ve davalı taşıyıcının müterafik kusurunun dahi incelenmediği bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığından, itirazları karşılar ek rapor alınması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile nakliye rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alınan emtiada taşıma sırasında oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tutarın, halefiyet ilkesi gereğince davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dışı sigortalı ...Tic.Ltd.Şti. tarafından Polonya'da bulunan alıcıya satılan iki kap brüt 177 kğ, ağırlığındaki yatay daire ebatlama makinesinin Türkiye'den Polonya'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini, taşıma için davalı tarafından navlun faturası düzenlenmesi ile davalının akdi taşıyıcı olarak taşıma ilişkisinde yer aldığı ve taşıma nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu; akdi taşıyıcının taşımayı fiilen gerçekleştirmeyerek, taşıma işini bir başka kişiye yaptırmasının, akdi taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı anlaşılmıştır.Dava konusu emtianın Türkiye'den Polonya'ya taşınması nedeniyle uyuşmazlığa CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir. Akdî taşıyıcı, taşımadan kaynaklı bir hasar oluşması halinde bu hasardan sorumludur. Varma yerinde sürücünün katılımı ile yapılan incelemede, emtiada hasar bulunduğu belirlenmiş ve hasara ilişkin olarak CMR belgesine şerh düşüldüğü bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu şerh ile hasarın ihbar edildiği kabul edilmelidir. Hasar sonucu yapılan ekspertiz incelemesinde, hasar gören emtianın fotoğrafı çekilmiş ve raporun 6.sayfasındaki sonuç kısmına göre hasarın taşıma sırasında, yükleme, boşaltma ve aktarma sırasında forklift teması ile veya araç içindeki başka emtialarla temas sonucu oluşabileceği ve hasarın yakın sebebinin uygun olmayan ambalaj olabileceği belirlenmiştir. Davacı tarafından hasar bedeli olan 8.192,00 TL ödenerek sigortalının haklarına halef olmuştur.Bilirkişi tarafından ambalaj yetersizliği esas asılanarak rapor düzenlenmiş ve mahkemece bu görüş esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir. Raporda, emtianın ağırlığına göre sınırlı sorumluluk esaslarına göre hesaplama da yapılmıştır.CMR'nin 17/1. maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen ve tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2. maddesinde eğer kayıp veya hasar; hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yada hatalı ambalajlanmış olması halinde yükün gönderici veya alıcı tarafından alınması, yüklenmesi ve özellikleri gereği özel risklerden doğmuş ise taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmektedir. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı, göndereni uyarmadan ve CMR' nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse; öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecek; fark edebileceği durumlarda ise hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Somut olayda taşımacının CMR'nin 8. ve 9. maddelerine uygun şekilde ambalajı kontrol ettiği, ambalajın dış görüşü itibariyle herhangi bir sorun bulunmadığına ilişkin bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Taşımacı yükün ambalajına ve yüke uygun istif ve sabitleme yapılması konusunda göndereni usulüne uygun bir şekilde uyarmamış, bu hususta CMR belgesine bir çekince de konmamıştır. Bu durumda, taşımacının sorumlu, ambalaj ile yükleme, istifleme ve sabitlemenin kontrol edilerek göndereni uyarmaması nedeniyle nezaret borcu gereğince müterafik kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Yapılan tespitlere göre, ambalajı yetersiz olan emtia, araç içindeki diğer emtialara çarparak veya aktarma sırasında yetersiz ambalaj nedeniyle forklift darbesi ile hasarlanmıştır. Belirlenen olgular karşısında ambalajı yetersiz olan emtia aktarma sırasındaki forklift darbeleri veya araç içindeki çarpışma sonucu hasarlanmıştır. Kusur oranları ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmamasına rağmen, Dairemizce tarafların kusurlarının belirlenmesi için yeniden yargılama yapılması ve bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Dairemizce yapılan değerlendirmede, yükleme ve ambalajın gönderen tarafından yapılması nedeniyle, sigortalının asli ve daha ağır kusurlu olduğu, nezaret görevini yerine getirmeyen taşımacının ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek, taşımacının takdiren % 40 oranında kusurlu olduğu emsal Yargıtay kararlarına göre kabul edilmiştir. Mahkememizce de takdiren bu oran benimsenmiş ve davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir.Taşınan emitanın iki kap ve 1177 kg olduğu dikkate alındığında yapılan ödemenin sınırlı sorululuk miktarının çok altında kaldığı anlaşıldığından, sınırlı sorumluluk tutarı yönünden yeni bir bilirkişi incelemesiyapılmasına gerek görülmemiştir. Takip öncesi davalı şirketlerin temerrüte düştüğü kanıtlanmadığından işlemiş faize yönelik talebin reddi gerekmiştir. Bu durumda davalı vekilinin istinaf başvurusu kısmen yerinde olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Davalı ile sigortalının hasardan birlikte sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının gözetim ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle %40 oranında müterafik kusurlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı kalebinin, takip kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Takip öncesi işlemiş faiz yönünden davalının TBK'nın 117. maddesine göre temerrüte düşürülmemesi nedeniyle temerrüt faizine yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, yukarıdaki gerekçelerle Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelik itirazın 3.276,80 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktarda asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya dair talebin reddine,2-Alacağın likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin redine,3-Davanın reddedilen kısmı bakımından, davacının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 223,84 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ödenen 104,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 119,03 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin ödenen 104,81 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir edilen 3.276,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir edilen 5.401,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesi aşamasında davacı tarafça harcanan 1.335,25 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen takdiren 534,10 TL''lik kısmının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde, yatırmış olan tarafa iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 148,60 TL istinaf başvuru harcı gideri ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 29,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 177,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.15.02.2024