Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/5192 E. 2021/1228 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/5192
Karar No
2021/1228
Karar Tarihi

Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2022/2436 Esas - 2024/1376 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2436 KARAR NO : 2024/1376 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2022 NUMARASI : 2018/356 Esas 2022/434 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALILAR İHBAR OLUNAN : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/11/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20/11/2024 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.09.2017 tarihinde, davalı ... Belediyesi ... Genel Müdürlüğü müessesine ait, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak davacı idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, sağ bacağının kalça altından koptuğunu, kalıcı olarak sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine kazadan sonra başvurulduğunu ancak gönderilen evrakları mail yoluyla tekrar tekrar istemekle başvuruyu sürüncemede bıraktığını belirterek 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ... Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporuyla tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 400,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, 50,00 TL protez masrafı, 50,00 TL tedavi masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 15.06.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile, tedavi giderine yönelik talebini 3.279,25 TL'ye, protez bakım ve değişim giderine yönelik talebini 256.500,00 TL'ye, geçici iş göremezlik zararı talebini 11.867,81 TL'ye, sürekli iş göremezlik zararı talebini 938.734,75 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın olayın oluşuna ilişkin iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının caddeden sola dönmek için kırmızı ışıkta beklediğini, önünde bekleyen başka bir aracın sarı yanınca hareket ettiğini, tam dönerken otobüsün sol ön kısmına davacının çarpmak sureti ile olayın meydana geldiğini, olayda davacının tam kusurlu olduğunu, davacının gelir durumu ve sair ekonomik durumuna ilişkin iddialarının da kabulünün mümkün olmadığını, maluliyete ilişkin geçici belgeleri de kabul etmediklerini, kusur ve maluliyetin tespiti için dosyanın İstanbul ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, istenen manevi tazminatın da çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumlarının tespiti için dosyanın ATK'ya sevk edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, dava konusu kaza neticesinde zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru bulunduğunu, davacının kask ve kolluk gibi diğer koruyucu teçhizatları kullanmadan motosiklet ile seyahat etmekte olduğunu, maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında ATK'dan rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini istediklerini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının, alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsubu gerektiğini, tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğunu, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, ticari iş niteliğinde olmadığını bu nedenle avans faizine yönelik taleplerin reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen manevi tazminat tutarının piyasa rayiçlerinin ve hakkaniyet ölçülerinin üzerinde olduğunu, davacının ileri sürdüğünün aksine kusurun tümünün otobüs sürücüsüne ait olduğunun kabul edilemez olduğunu, meydana gelen trafik kazasındaki kusur oranlarının mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmesi ve konuya ilişkin olarak Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/110 esas sayılı dosyasıyla açılan ceza davasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, ... Sigorta AŞ nezdinde Muhtelif Sorumluluk sigortasının mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %10, davalı sürücünün %90 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi,Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan rapor ve Adli Tıp Kurumundan alınan her iki raporda da, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %47, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği,, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının, tedavi giderleri ve protez giderinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor ve ek raporlar alındığı, 04.04.2022 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kabulüne, 11.867,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 938.734,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.279,25 TL tedavi gideri, 256.500,00 TL protez gideri olmak üzere toplam 1.210.381,81 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sürekli ve geçici iş göremezlik zararı yönünden 330.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere ve tedavi gideri ve protez gideri yönünden poliçe limiti de gözetilerek tamamından sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı sigorta şirketi yönünden 02.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 04.09.2017 olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine; davacının davalı ... Genel Müdürlüğü ve ...'a yönelik manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın 04.09.2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğunu, yeşil ışıkta geçiş yaptığını, ceza dosyasında davacının kusursuz olduğunun tespit edildiğini, işgöremezlik zararının hesabında davacının gelirinin eksik esas alındığını, davacının kuaför olduğunu, işyerinin bulunduğunu, gerçek kazancının tam olarak tespit edilmediğini, tedavi giderlerinin eksik hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle ticari avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, aktüerya hesabından aktüeryal yöntem ve 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması ve davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının kask ve kolluğunun bulunmadığını, tedavi gideri ve protez gideri ile geçici işgöremezlik zararından SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu kazada davalı kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını, aktüer hesabında davacının aylık gelirinin asgari ücret olarak kabul edilip hesaplama yapılması gerektiğini, tüm belediye otobüsleri için ... Sigorta AŞ’ye Muhtelif Sorumluluk sigortası yaptırıldığını, sorumluluğun adı geçen sigorta şirketinde olduğunu, davalının ... AŞ çalışanı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı ... Belediyesi ... Genel Müdürlüğü müessesine ait, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı otobüsün, davacı idaresindeki motosiklete çarparak davacının yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri, protez gideri ve manevi tazminat talep etmiştir. 1-Tarafların hükme esas alınan aktüerya raporuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; raporda, hesaplamanın, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığı, davacının kuaför olduğu, gelirinin belirlenmesi yönünden mahkemece yapılan araştırma, sosyal ve ekonomik araştırma tutanağı, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelere göre davacının asgari ücretin 1.35 katı aylık gelirinin olduğunun kabul edilmesinin isabetli olduğu görülmekle tarafların bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı ... Sigorta AŞ vekili, geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ve protez giderinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuş ise de;;2918 sayılı KTK’nın 98. maddesi 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılması hakkındaki Kanun'un 59. maddesi ile değiştirilerek "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır..." düzenlemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’na göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, poliçe primini ödeyen işleten ile sorumluluğunu üstlendiği sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş, 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 25.02.2011 tarihinden itibaren 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiş bulunmaktadır. Buna karşın bu madde kapsamında olmayan tedavi giderlerinden ve belgesiz tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmayıp, sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Somut olayda davacı vekilinin ileriye yönelik protez bedeli talebi, geçici iş göremezlik tazminatı ve diğer belgesiz tedavi giderleri 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli ve tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumluğunda olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğu devam ettiğinden davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2017) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 4-Tarafların, kazanın meydana gelmesinde kusur oranına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiği, davacının ağır şekilde yaralanması nedeniyle beyanının alınamadığı, davalı sürücünün beyanına göre davacının kırmızı ışık ihlali yaptığının belirtildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/110 Esas 2019/777 Karar sayılı kararının incelenmesinde, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, otobüs sürücüsü ...’ın kırmızı ışık ihlali yaptığından tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, mahkemece raporun hükme esas alındığı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı, davalı sürücünün kırmızı ışıkta durmayarak kavşakta dönüş yaptığı kabul edilerek davalının tamamen kusurlu olduğu, eylemin bilinçli taksirle işlendiği, motosiklet sürücüsü Serkan Varol'un kusurunun bulunmadığının kabul edilerek davalının TCK’nın 89/1 maddesi gereğince taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan ve TCK’nın 179/2 maddesi gereğince trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarih 2019/5192 E. 2021/1228 K. Sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi için kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, kazaya ilişkin kamera görüntülerinin incelendiği, kazanın oluş şeklinin ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirildiği, buna göre otobüs sürücüsü davalının kırmızı ışık ihlali yaparak kavşaktan dönüşe geçtiğinin, bu esnada karşı yönden gelen ve yeşil ışıkta geçen davacı idaresindeki motosikletin otobüse yandan çarptığının anlaşıldığı belirtilerek kazanının meydana gelmesinde davalının %90 oranında kusurlu olduğu, davacının ise yasal hız sınırının üzerinde seyir halinde olduğunun anlaşıldığı belirtilerek davalının da %10 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmişse de, davacının kavşağa yaklaştığında kendisine yeşil ışık yandığı, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı sürücünün kendisine yanan kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 84/a maddesi gereğince kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacının kendisine hitap eden yeşil ışıkta kavşağa girmiş olması nedeniyle kural ihlali bulunmadığı, aracın hızlı olmasının yeşil ışıkta geçmesi nedeniyle kazanın oluşuna ilişkin kusur olarak değerlendirilemeyeceği, ceza mahkemesi dosyasında Ankara ATK Başkanlığından alınan raporda da davacıya kusur verilmediği anlaşılmakla davacının hesaplanan zararından kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 04.04.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak; davacının, sürekli işgöremezlik zararının 1.034.038,61 TL, geçici işgöremezlik zararının 15.902,74 TL, protez giderinin 285.000,00 TL, tedavi giderinin 3.634,61 TL olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmış; ne var ki, davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilinin, ıslah dilekçesinde talebini sınırlandırdığı ancak davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ettiği gözetilerek yukarıda belirtilen miktarlara göre davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 6-Dava konusu kazaya neden olan araç, davalı ... Genel Müdürlüğü'ne ait kamu hizmetine tahsis edilmiş belediye yolcu otobüsü olması nedeniyle hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğinden ticari nitelikteki avans faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı tarafın bu hususa yönelik istinaf sebebi haklı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, tarafların sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, tarafların sair istinaf sebeplerinin reddine, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Maddi tazminat davasının kabulü ile, 11.867,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 938.734,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.279,25 TL tedavi gideri, 256.500,00 TL protez gideri olmak üzere toplam 1.210.381,81 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sürekli ve geçici iş göremezlik zararı yönünden 330.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere ve tedavi gideri ve protez gideri yönünden poliçe limiti de gözetilerek tamamından sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata, davalı sigorta şirketi yönünden 02.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 04.09.2017 olay tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın 04.09.2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğünden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 92.927,68 TL nispi karar harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 3.424,04 TL karar harcı ile ıslah harcı olarak yatırılan 4.134,00 TL toplamı 7.558,04 TL’nin mahsubu ile kalan 85.369,64 TL nispi karar harcının (davalı sigorta şirketinin 32.727,73 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 12.944,94 TL yargılama giderinin (manevi tazminat davası için ayrıca yapılan yargılama gideri bulunmadığından) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin (manevi tazminat davası için ayrıca yapılan yargılama gideri bulunmadığından) kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden 144.830,54 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 82.875,72 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden 23.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Genel Müdürlüğü ve ...'dan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 8-Davalılar ... Genel Müdürlüğü ve ... davada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle A.A.Ü.T. madde 13/1 uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı, davalı ... ve davalı ... Sigorta tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 181,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 401,70 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının davacıdan, davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/5192, K. 2021/1228, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-5192-e-2021-1228-k-8dbf908b0d0b