Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/4750 E. 2021/1090 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/4750
- Karar No
- 2021/1090
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/122 KARAR NO : 2025/1235 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2021 NUMARASI : 2020/145 Esas 2021/591 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözlü olarak yapılmış sözleşme bulunduğunu, müvekkilin sözleşme kapsamında davalının şantiyesinde operatörlü, saat ücretli olarak iş makinesiyle saat ücreti 120 TL + KDV fiyattan çalışma yaptığını, makinenin 16 günlük 128 saat çalışma karşılığı düzenlenen 30.09.2019 tarihli faturayı kabul etmeyerek ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için Aliağa İcra Müdürlüğü 2019/4750 E. sayılı dosyada başlatılan icra takibine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, fazlaya ait hak ve alacaklar saklı tutularak şimdilik 5.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden (takip) işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itirazın iptali yerine icra takibine konu aynı faturaya dayanarak alacak davası açmış olduğunu, bu davanın kısmi/belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, dava konusu alacağın daha önce İcra aracılığı ile talep edildiğini, duran takibin devamı İtirazın iptali davası ile talep edilmesi gerektiğini, açılan bu davada takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, kiralama işlemleri uyuşmazlıklarının Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacıdan kiralanan makinenin daha önceki kiralamalarında olduğu gibi yazılı sözleşme yapılıp aylık bazda ödemeler yapıldığını, düzenlenen 18.124,80 TL tutarlı faturanın haksız kazanç sağlama amaçlı olduğunu, Mart 2019 ve Nisan 2019 dönemlerine ait faturaların aylık bazda fiyatlandırıldığı için ödendiğini, davalının ödenmeyen fatura ile Mart 2019 dönemi için 6 ay sonra mükerrer fatura düzenlediğini, faturanın noterden gönderilen ihtarname ile aynı döneme ait olması nedeniyle iade edildiğini, ayrıca süregelen sözleşmede aylık fiyat olmasına rağmen, bu fatura ile aylık fiyatta belirlenen saat ücretinin üzerinde fiyat talep edildiğini, davacının iddialarının soyut olmasıyla delilsiz ve ispatlanamadığını belirterek, usule ve esasa yönelik iddialarına göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dava, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Harçlandırılan dava değeri, 5.000,00-TL'dir. Davacı vekili delil olarak, taraflar ticari defter ve kayıtları, çalışma fişleri, Aliağa İcra Müdürlüğünün 2019/4750 E sayılı dosyası, tanık, bilirkişi incelemesi, yemin deliline dayanmıştır. Davalı vekili karşı delil olarak, Aliağa İcra Dairesi 2019/4750 sayılı dosyası, Aliağa 1.Noterliği 10326 Yevmiye Numaralı ve 17/10/2019 tarihli cevabi İhtarname, davalı müvekkile ait ticari defterler, cari hesap ekstreleri, tanık, taraflar arasında kurulan yazılı kira sözleşmeleri ve bu sözleşmelere bağlı olarak davacı tarafından düzenlenen önceki dönem faturalar ile faturalara esas hakediş tutanakları, bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Taraflar arasında davalının Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'nde şantiyesinde operatörlü saat ücretli iş makinesi çalıştırmasından ötürü fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00-TL alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebine ilişkin olduğu davalının davanın kira sözleşmesinden kaynaklandığını bildirerek görev itirazında bulunduğu ve davanın reddini talep ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir. Aliağa İcra Müdürlüğünün 2019/4750 E.sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır. Mahkememizin 23/10/2020 tarihli duruşmasında, dosyanın SMMM bilirkişine tevdi ile davacı iddiası davalı savunması doğrultusunda taraf defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi .... 29/01/2021 tarihli raporda ; 2019 Mart ayında davacının iki adet iş makinesinin çalıştığı (... ve mini ekskavatör), ... için yapılan hakedişde aylık 26 gün çalışma olduğu, aylık kiralama ücreti 9.250,00 TL'den hak ediş hesaplandığı, davacı tarafından bu hak ediş için davalıya 10.04.2019 tarih, 11584 no.lu fatura düzenlendiği ve hak ediş karşılığı düzenlenen fatura bedelinin davalı tarafça ödendiğinin tarafların kabulüne olduğu, davacının yapılan hak edişe karşı bir itirazda bulunmadığı ve davalı tarafından yapılan ödemeyi kabul etmiş olduğu, davalı tarafça ... iş makinesi için 12.03.2019-30.03.2019 tarihleri için bu defa kendisi puantaj listesi düzenleyerek saat ücreti 120,00 TL'den 2019 yılı Mart ayında sözleşmeye bağlı olmadan saatlik kiralamaya göre çalıştığını ve bu usule göre alacaklarının eksik ödendiği iddiası ile 30.09.2019 tarihli 11623 nolu faturayı düzenlemiş olduğu, davacı tarafın talebi konusunda; 2019 yılı Mart ayında 17 gün, günde 8 saat, saat ücreti 120,00 TL'den çalışma karşılığı davalı tarafa düzenlediği faturanın, daha önce düzenlediği ve bedelini tahsil ettiği 2019/Mart dönemi faturası ile aynı dönemi içerdiğinden bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizin 22/10/2021 tarihli duruşmasında, davalı şirket yetkilisi ... ''....Limited Şirketine ait .... cinsi iş makinesinin 28.02.2019-30.03.2019 dönemi kiralanması karşılığı kira bedelinin saatlik 120 TL + KDV bedel olarak kararlaştırılmadığına, kira bedelinin yakıt kiraya veren davacı firmaya ait olmak üzere aylık maktu olarak 11.385,60 TL olarak kararlaştırıldığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum'' şeklinde yemin etmiştir. Uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle davacının davalıya yaptığı iş tutarının ve davalı ödemelerinin ne kadar olduğu, buna göre davacının davalıdan bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu noktalarındadır. Tacirler ticari delil sistemi gereğince defterler ve faturalar aracılığıyla yaptığı iş ve hizmetleri, hukuki ilişkileri, hukuki ilişki çerçevesinde tahakkuk eden alacağı ve tutarını ispat edebilirler. Ancak bunun için her iki tarafın tacir olması, her iki tarafın da defterlerine kaydı gereken bir ticari iş olması, defterlerin muhasebe tekniğine ve yasaya uygun tutulması, tüm defterlerdeki kayıtların birbirini teyit etmesi ve dayanak belgeler ile uyumlu olması, karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defterlerinin aksi kayıt içermemesi gerekir (HMK.m.222). Taraf arasında yazılı sözleşmenin olmadığı yine taraflar arasında ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, davacının 2017 yılı ve 2018 yılına ait alacak iddiası olmadığı 2019 yılı Mart ayında saatlik kiralamaya göre çalıştığını ve ve bu usule göre alacaklarının eksik ödendiği iddiası ile 30/09/2019 tarihli 11623 nolu faturayı düzenlemiş olduğu, 2019 mart ayında davacının iki adet iş makinesinin çalıştığı, (... ve mini ekskavatör), ... için yapılan hakedişde aylık 26 gün çalışma olduğu, aylık kiralama ücreti 9.250,00 TL'den hak ediş hesaplandığı, davacı tarafından bu hak ediş için davalıya 10.04.2019 tarih, 11584 no.lu fatura düzenlendiği ve hak ediş karşılığı düzenlenen fatura bedelinin davalı tarafça ödendiği , 2019 yılı Mart ayında 17 gün, günde 8 saat, saat ücreti 120,00 TL'den çalışma karşılığı davalı tarafa düzenlediği faturanın, daha önce düzenlediği ve bedelini tahsil ettiği 2019/Mart dönemi faturası ile aynı dönemi içerdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmış davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu edilen 30.09.2019 tarihli 11623 no'lu fatura ile bedeli ödenmiş olan 10.04.2019 tarih, 11584 no'lu faturanın aynı döneme ait olması sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın temelden yanlış olduğunu, çünkü iki faturanın kapsadığı dönemin aynı olmadığını, 30.04.2019 tarihli faturanın 10 gün 80 saat karşılığı hakediş olduğu halde 30.09.2019 tarihli fatura 16 gün 128 saat karşılığı hak ediş olduğunu, iki ayrı fatura kesilmesinin nedeninin davalı şirketin sözleşme bedeline itiraz ederek 30.09.2019 tarihli faturaya mesnet çalışmaları ödemek istememesi olduğunu, müvekkilinin sayısız talebine rağmen fark ücreti ödenmeyince fark ücreti tahakkuk ettirilerek fatura edildiğini, tarafların akdi ilişkiyi inkar etmediğini, müvekkiline ait ... makinesinin 28.02.2019 - 30.03.2019 tarihleri arasında çalıştığı hususunda mutabık olduklarını, sorunun makine çalışması hizmet bedelinin saat ücretli mi aylık sabit ücretli mi olduğu ve ücret miktarının ne olduğu noktasında olduğunu, bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda ilk derece mahkemesinin dosyayı makine mühendisi uzman bir bilirkişiye tevdi ederek.... İŞ Makinesinin operatörlü ve yakıt dahil saatlik, günlük veya aylık piyasa rayiç değerini tespit ederek davacı alacağının hesaplanarak hüküm kurması gerekirken eksik incelemeyle karar vermiş olmasının yanlış olduğunu, sorunun tarafların evvelce aylık karşılığı (Yakıt ve operatör masrafları (yeme, içme) işverenden yani davalıdan olmak üzere) çalıştıkları halde dava konusu edilen çalışmalarda davalı şirket yetkilisinin yemin beyanında geçtiği üzere yakıt gideri davacı makine sahibi firmaya ait olduğu takdirde saat karşılığı ücretlendirilmesine davalı firmanın itirazından kaynaklandığını, davalının kendi dayandığı ve dosyaya ibraz ettiği ancak dava konusu işe ait olmayıp önceden yapılan işlere ait 19.01.2018 ve 15.12.2017 tarihli sözleşmelerin 5.7 maddelerinde kiralanan makinelerin yakıt deposunun dolu olarak teslim alınacağı ve yine dolu teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, yani sözleşmelerde yakıt giderinin işverene ait olduğunu, taraflar arasındaki dava konusu edilen iş makinesine eşdeğer makine kiralamasına ait 15.12.2017 tarihli sözleşmede aylık kira bedelinin 8.500 TL + KDV olmak üzere 10.030 TL olarak yakıt işverene yani davalıya ait olarak bedel saptandığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Davacı taraf, sözlü sözleşme kapsamında davalının şantiyesinde operatörlü, saat ücretli olarak iş makinesiyle saat ücreti 120 TL + KDV fiyattan çalışma yaptığını, makinenin 16 günlük 128 saat çalışma karşılığı düzenlenen 30.09.2019 tarihli faturayı kabul etmeyerek ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için Aliağa İcra Müdürlüğünün 2019/4750 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, fazlaya ait hak ve alacaklar saklı tutularak şimdilik 5.000,00-TL'nin tahsiline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır. Davalı taraf, mükerrer fatura düzenlediğini, faturanın noterden gönderilen ihtarname ile aynı döneme ait olması nedeniyle iade edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını kanıtlayamamış olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/10/2021 tarih, 2020/145 Esas ve 2021/591 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/06/2025