Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/27 E. 2021/115 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/27
- Karar No
- 2021/115
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1361 Esas KARAR NO: 2025/595 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2023 NUMARASI: 2022/348 Esas, 2023/171 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1986 yılından beri faaliyet göstermekte olduğunu, Ar-Ge çalışmalarına verdiği öneme binaen geliştirmiş oldukları onlarca tasarımdan birisinin de işbu davanın ikame gerekçesini oluşturan ... tescil numaralı tasarım olduğunu, davalıya ait tasarımlardan ... sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmayıp, müvekkil şirketlerinin emek ve harcamaları sonucunda meydana getirdiği önceki tarihli tasarımlarının kopyası olduğunu, müvekkili tarafından tescil edilmiş ... tescil numaralı tasarım ve dava dilekçesinin ekinde üretim tarihleri ile birlikte mahkemeye sunulan örnek resimlerde yer alan tasarımların, davalının tescilli tasarımının yenilik kriterini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin söz konusu tasarımın korumasını 2005 yılında elde ettiği tescilli tasarımını zaman içerisinde değiştirip geliştirdiğini, tasarımın tescilli halinin yanı sıra, tescilli tasarımı temel alarak değişik renk ve ip çeşitleri ile bu tasarımla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan bir çok ürün ürettiğini, müvekkilinin tescilinden sonra ancak davalının tescil talebinden çok önce, ... şirketinin, davalının tescilli tasarımının aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini satışa sunduğunu ve çeşitli video ve görüntülerde sergilediğini, bu tasarımı internet sitelerinde yayınladığını, her iki taraf tasarımları kıyaslandığında, tasarımlar arasında farklılığın mevcut olmadığını aksine her iki tasarımın ortak noktalarının baskın olduğu ve bu benzerliklerin davalı tasarımın müvekkil şirket tasarımından ayırt edilmeyi engellediğini, davalının tek yaptığının müvekkili tasarımının aynısını üretmek ve ancak bu üretimde farklı bir ip türü (Şönil) kullanmaktan ibaret olduğunu, tasarımın boyutlarındaki küçük farklılıklar ve kullanılan malzemenin niteliğindeki değişimin, oluşan ürünü tescilli tasarımdan farklı ve ayırt edici kılmadığını iddia ederek, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmayan ... tescil sayılı davalı tasarımının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olduğundan, söz konusu tasarımın hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını, davacı yanın iddialarına dayanak çoklu tasarım incelendiğinde, söz konusu tasarımların hiçbirinin müvekkilinin davaya konu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini ortadan kaldırır nitelikte olmadığını, çok basit bir karşılaştırma ile dahi tasarımlar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığının açıkça anlaşılabilir olduğunu, dava konusu tasarımının, dava dışı firmaya ait tasarımlar karşısında da yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olduğunu ve davacı tarafından müvekkiline ait tasarımların dava dışı ... firmasına ait tasarımlar ile aynı veya benzer olduğu ileri sürülmüş olduğunu, ancak bu hususta hiçbir delil sunulmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:"...İlk raporu tanzim eden bilirkişi... tekstil mühendisi olup sınai mülkiyet ve endüstriyel tasarım yönünden uzmanlığı bulunmadığı gibi son bilirkişi raporu detaylı inceleme ve değerlendirilmeye dayalı olup mahkememizce dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edilmiştir. Zira HMK 282 maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu itibarla davalı adına tescilli tasarımın tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının reddine ..." karar verilmiştir. DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 04/11/2022 tarih ve 2020/1996Esas, 2022/1886 karar sayılı ilamı ile; "... Somut uyuşmazlıkta mahkemece alınan birinci bilirkişi raporunda; tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığı yönünde görüş bildirilmiş, ikinci raporda ise ayırt edicilik yönünden farklılıklar taşıyan tasarım olduğu yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece ilk raporda tasarım uzmanı bilirkişi olmadığı gerekçesi ile ikinci rapor esas alınmıştır.Ancak hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda, endüstriyel tasarımların denetime uygun şekilde karşılaştırması yapılmadığı gibi bilirkişi heyetinin raporda belirttikleri "...tasarıma konu üründen elde edilen yüzey doku yapısının davacı tasarımları ile elde edilecek yüzey doku yapısı görüntü efektinin farklı olması, elde üretime elverişli olması, makine ve/veya şiş/tığ ile üretimde sınırlayıcı etkiye sahip olması, kullanım alanının davacı tasarımlarına nazaran sınırlı olması..." şeklindeki görüşlerinin endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriteri yönünden Yasa'nın aradığı şekilde bir değerlendirme olmadığı, bu durumda ikinci raporun hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak endüstriyel tasarım uzmanı ve tekstil mühendisinin de yer aldığı yeni bir üçlü bilirkişi heyetinden tarafların delillerinin değerlendirilmesi ve endüstriyel tasarımların karşılaştırılması sureti ile rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir." şeklindeki gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: ".."Tasarım hukukuna hakim olan ilkelere göre (SMK 56/4-a ve b maddeleri) daha önce piyasada satılan, üretilen ve dağıtımdaki herhangi bir tasarımla sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bu nedenle ürünler arasındaki farklılıkların küçük ayrıntı olup olmadığını ortaya çıkarmak gereklidir. Ayırt edici niteliğe sahip olmak ise, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yaratığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır. (SMK 56/5-a ve b maddeleri) Dışarıdan gözlemlenebilecek farklılık ve benzerlikler bilgilenmiş kullanıcı bilgisiyle tespit edilebilecekken önem taşıyan husus, farklılıkların genel görünümde yenilik yaratıp yaratmada yeterli olup olmadığıdır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır. (6769 Sayılı SMK 58/2)" Bu ilkeler ve en son aldırılan bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarım tescillerinin tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önüne alındığında tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte oldukları anlaşılmakla, -Davacının davasının REDDİNE, " şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda deliller incelenmeden, eksik inceleme ile rapor hazırlandığını, BAM kararının yerine getirilmediğini, son raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, rapora itiraz dilekçesini yinelediklerini, Ankara 1. FSHHM’nin 2019/27 E. 2021/115 K. sayılı mahkeme kararının yahut raporunun incelenmediğini, Taleplerinin ... tarafından üretilen ürünlerin 07.08.2017 tarihinden öncekiler olduğunun tespiti olmayıp, internette güncel olarak bulunsun bulunmasın varlığı ve kamuya sunma tarihi mahkeme onayı ve bilirkişi marifeti ile tespit edilen resimlerde görülen ... Ürünlerinin davaya konu tasarımlarla (ki bunların 07.08.2017 öncesine ait olduğu ispatlanmış durumdadır. Kamuya sunma tarihi 25.04.2017 olduğunu) aynı veya benzer olup olup olmadığının tespitinin yapılmasına ilişkin olduğunu, ek rapor talebi kabul edilmeden BAM kararı yerine getirilmeden karar verilerek Anayasal hakların ihlal edildiğini, bu nedenle kamu düzenine aykırılık olduğunun HMK 355 maddesi gereğince resen de dikkate alınması gerektiğini, önemli delillerin toplanmamasının da HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırma sebebi olduğunu, Tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşımadığını, 27.01.2020 tarihli dilekçeyi tekrarladıklarını, malzeme tipinin değiştirilmesi benzerliği ortadan kaldırmadığını, Müvekkiline ait ilmekli yapının davalı şirkete ait tasarımda da birebir korunduğunu, her iki tasarımda yer alan ilmeklerin aynı doğrultuda yer aldığını, davalı tarafça kullanılan farklı yapıdaki iplik sebebiyle kendisine ait tasarımın ilmeklerini daha sık göründüğünü, ancak söz konusu sıklığın tasarımın genel şekli yapısı üzerinde genel izlenim yönünden farklılık arz etmediğini, Davalı taraf sunmuş olduğu dilekçelerde her ne kadar müvekkili şirkete ait tasarımda yer alan ilmekleri kalın bir ip üzerinde çıkan küçük iç iplik, kendilerine ait olan tasarımı ise ana iplik üzerinde yer alan bukleler olarak tanımlamakta ise de, genel görünüm itibariyle söz konusu tasarımlar düz bir iplik üzerinde yer alan ilmeklerden oluştuğunu, ilmeklerin bitişik ya da aralıklı olması tamamen kullanılan malzemeden kaynaklanmakta olup kullanılan modele yenilik özelliğini getirmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi heyeti raporu yeterli ve hükme elverişli olup raporda mevcut delillere göre davaya konu tasarım tescillerinin başvuru tarihi itibari ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığının yerinde olarak tespit edildiği, bilirkişi heyetinde endüstriyel tasarım uzmanı ve tekstil mühendisi bilirkişinin yer aldığı, yargılama sırasında davacı vekili tarafından sunulan Ankara 1.FSHHM'nin 2019/27 E. 2021/115 K. sayılı kararının ve raporun başka bir tescilli tasarıma ilişkin olduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 35/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025