Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/249 E. 2019/1244 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/249
- Karar No
- 2019/1244
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/445 Esas KARAR NO: 2024/730 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2019 NUMARASI: 2019/249 E. - 2019/1244 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlu ... A.Ş.Mersin ilinde solar panel üretimi için kurduğu fabrikada kullanmak üzere ... A.Ş.'den ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile beş milyon Euro değerinde makine ve teçhizat kiraladığını, müvekkili ile davalının iş bu sözleşmeye dava dışı bir şahıs ile birlikte müteselsil kefil olduklarını, dava dışı ... A.Ş.'nin borca batık olduğunu ve hakkında birçok icra takibi başlatıldığını, dava dışı ... Kiralamanın 24/04/2018 tarihinde Beşiktaş ....Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarname ile taksitlerin geciktiği ve ödenmesi hususunda davalı taraf ile birlikte tüm muhataplara ihtar ettiğini, iş bu ihtara rağmen davalı dahil diğre borçlu ve kefiller aylık taksitleri ve diğer muaccel alacakları ödemediklerini, müvekkilinin ise icra baskısı nedeniyle müteselsil kefil sıfatıyla ödediğini, ödemeyede devam ettiğini, davalının ise kesin olarak taksitlerile ilgili herhangi bir ödeme çapası ve iyi niyet göstermediğini, icra baskısı ile müteselsil kefil sıtafı ile ödedikleri taksitler için diğer bir kefil davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını davalının kötü niyetli olarak borca, faize ve tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davaya konu taksit bedellerinin 2018 nisan ayı için 102.656,30 Euro, 2018 mayıs ayı için 98.463,39 Euro olup toplamda müvekkil ile birlikte sözleşmede 3 müteselsil kefil bulunduğunu, ancak taksitlerin tamamının müvekkil tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından ödenen taksit bedellerinin 1/3 lük oranında borçlu davalının müvekkiline karşı müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, borçlunun tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına haksız itiraz eden davalı aliyhine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yagılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etimiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ikame edilen davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu bu nedenle davanı dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise davaya konu sözleşmede asıl borçlunun ... Tic. A.Ş. olduğunu, borcu ödeyen davacının diğer kefillere karşı rucu hakkından önce asıl borçluya rucu etmesi gerektiğini, davacının asıl borçludan hiç talep etmeden doğrudan müvekkilinden talep etmesinin kötü niyetli olduğununun göstergesi olduğunu, asıl borçlu şirketin borçlarını ödeyememesinde kusuru varsa araştırılıp ona göre kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, ayrıca aynı yargı çerçevesinde Bakırköy 5.ATM nin 2018/685 sayılı dosyasında kefalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının iş bu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın görev ve yetki yönünden reddine, tüm itirazları saklı kalmak kaydı ile esasa dair itirazlarında gösetilerek davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Bilirkişi vasıtası ile yapılan inceleme ile sabit bulunduğu üzere; dava dışı ... BANKASI A.Ş ile dava dışı asıl borçlu ... SAN.VE TİC.A.Ş. arasında 07/12/2016 tarihinde ... sözleşme numaralı 5,000.000.00.EURO' luk fmansal kiralama sözleşmesi imzalandığı sözleşmeyi Davacı ..., Davalı ... ve dava dışı ... ' ın müteselsil kefil olarak 7.373.857 EUR kefalet limitiyle imzaladıkları, Dava dışı ... TİC.A.Ş. tarafından dava dışı bankadan kullandığı kredinin ödemelerinde gecikme olması nedeniyle dava dışı banka tarafından dava dışı asıl borçluya Beşiktaş ....Noterliğinin 24.04.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından 25.04.2018 tarihinde 105.921.22 Euro, 15.05.2018 tarihinde 98.463.39Euro olmak üzere toplamda kefaleten 204.384 61 Euro ödeme yapıldığı, Davacı tarafından yapılan ödeme sonrası her bir kefilin hissesine düşen 14.04.2018 tarihli ödemeden 105.921.22/3= 35.307,07 Euro olduğu,ancak davacı takip talebinde 34.218.76Euro talepte bulunduğu, davacı tarafından yapılan ödeme sonrası her bir kefilin hissesine düşen 16/05/2018 tarihli ödemeden 98.463.39/3=32.821.13.Euro olduğu, davacının davalı kefilden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip tarihi itiban ile 67.130.06 Euro alacaklı olduğunun, Bilirkişinin işlemiş faiz hesabının yerinde olduğu, takip tarihinden itibaren Fiili ödeme gününe kadar euro ile açılmış bulunan 1 yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği en yüksek faiz oranından faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın davasının Kısmen Kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş,davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve davacı tarafın alacağını geç almasına sebep olacak nitelikte bulunduğu anlaşılmakla davalı taraftan icra inkar tazminatının alınarak davacı tarafa verilmesi yönünde aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Davalı tarafça kötüniyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de; Davacı tarafça icra takibinin kötüniyetle yapıldığına ilişkin delil elde edilemediğinden kötüniyet tazminat talebi kabul edilmemiştir." gerekçesi ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-davanın ticari dava olmadığını, tarafların da tacir olmadığını, yönetim kurulu üyesi kişilerin sırf bu sebeple tacir kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin dava dışı ... isimli şirketle hiçbir ilişkisinin kalmadığını ve herhangi bir şekilde yönetim kurulu üyeliği ilişkisin de bulunmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu,-Yerel Mahkeme'nin kısa kararında açıklanmamış olmasına karşın, gerekçeli kararda müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yer almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükümde unutulan vekalet ücretinin sonradan tavzih ile bile olsa karara eklenmesinin mümkün olmadığını, -dava dayanağı icra dosyasına konu edilen alacağın likit alacak olmadığını, dosya konusu alacağın, asıl borçlunun dava dışı ... A.Ş. ne borçlu olduğu iddia edilen bedellerin davacı tarafından ödendiği iddiası ile açılmış olduğuna göre, işbu dosya konusu alacak bedelinin tespiti, “davacı tarafından ödendiği belirtilen” rakamlar üzerinden değil de dava dışı şirket ve dava dışı ... A.Ş. ‘nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında ortaya çıkabilecek olup müvekkili davacının bildirdiği rakamları ödemekle yükümlü tutulamayacağını, -Yerel Mahkemece “asıl alacağın” varlığı ve “muacceliyeti” ile asıl alacaklının “kefile başvuru şartlarının doğup doğmadığı" bakımından hiçbir inceleme yapılmaksızın yalnız ve yalnızca davacı beyanları üzerinden karar verildiğini, Davacı tarafından yapılan ödemelere dayanak gösterilen ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda incelenen tek ihtarnamenin 98.601,93 EUR tutarında ödeme ihtarını içeren 24.04.2018 tarihli Beşiktaş .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi olduğunu, bu ihtarnamenin 13 Nisan 2018 vade tarihli olarak belirtilen taksit ödemesine ilişkin olduğunu, Davacının Nisan ayı için ödendiği belirtilen ve bilirkişi raporunda 14 Nisan 2018 tarihli kira bedeli olduğu söylenen, buna karşın dava dışı Finansal Kiralama Şirketi tarafından gönderilen ihtarda belirtilen rakamın üzerinde olan, 102.656,30 EUR ödemeyi hangi dayanakla yaptığının anlaşılamadığını, dosya kapsamındaki Nisan 2018 ayına ait ihtarın incelenmesi ile yetinildiğini, Mayıs 2018 ayı için, müvekkiline ihtar gönderilmediğini, bununla birlikte asıl borçluya da ihtar gönderilip gönderilmediğinin de yerel mahkeme tarafından kesinlikle incelenmediğini, yalnızca vadesinden önce ödenen Mayıs 2018 kira bedeli açısından değil, 24.04.2018 tarihli ihtarname üzerine ödendiği iddia olunan 102.656,30 EUR bedelin kefile başvurulma şartları gerçekleşmeden ödendiği hususunda da bir inceleme yapılmadığını, 24 Nisan 2018 tarihinde gönderilen ihtarnamede asıl borçluya kira bedelinin ödenmesi için 60 gün süre verildiği, davacının ise ihtarın keşide edildiği tarihten “yalnızca bir gün sonra” ödemeyi gerçekleştirdiği bu anlamda 6098 Sayılı TBK ‘nun 586/1. Maddesi ile aranan kefillere başvurulması için “ihtarının sonuçsuz kalması” gerektiğine ilişkin şartın oluşmadığını, 6098 sayılı TBK'nun 586/1. maddesi ile aranan kefillere başvurulması için gerekli şartların oluşmadığını, asıl borçlu bakımından ödeme süresi devam etmekte iken (“ihtar sonuçsuz kalmamış iken”) ihtarnamenin keşide edildiği tarihten “yalnızca bir gün sonra” yapılan ödeme ile davacının, asıl borçluya gönderilen ihtarın neticesini beklemediğini, hiçbir haciz tehdidi yokken ödeme yaptığını, vadesi dahi gelmeden ödediği kira bedelleri için rücu hakkı olmayacağını,-Bilirkişi incelemesinde de incelenen tek ihtarnamenin Beşiktaş .... Noterliği’nim ... yevmiye nolu 24.04.2018 tarihli ihtarı olduğunu, bu ihtarda 98.601,93 EUR haricinde bir rakam belirtilmediğini TBK 586/I. Maddede belirtilen “borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması” veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması” şartları yerine getirilmediğini, yani müteselsil kefillerin söz konusu borçtan sorumluluğunun hiç doğmadığını, üçüncü kişinin borçlu lehine rızaen “üstlendiği ve ödediği” ödemeler olduğunu, bu itibarla da, borçlunun tamamen kendi isteği ile, kanunen zorunlu olmaması ve kendisine başvuru şartları gerçekleşmeden önce yaptığı bu ödemelerin dolayısıyla müvekkiline rücu imkanı bulunmadığını, -dava konusu alacağın, asıl borçlunun dava dışı .. A.Ş. ne borçlu olduğu iddia edilen bedellerin davacı tarafından ödendiği iddiası ile açılmış olduğunu, işbu dosya konusu alacak bedelinin tespitinin, “davacı tarafından ödendiği belirtilen” rakamlar üzerinden değil de dava dışı şirket ve dava dışı ... A.Ş. ‘nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında ortaya çıkabileceğini, -Dava konusu edilen finansal kiralama sözleşmesinde müteselsil kefilin alacaklı haklarının halefi olmasının şartlarının açıkça belirlendiğini, müteselsil kefillerin diğer kefillere rücu edebilmesi için her şeyden önce kefilin alacaklı haklarına halef olma şartlarının yerine getirmesi gerekmekte olduğunu, bu koşulun yerine getirilmediğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi’nin 95. Maddesinde “Müteselsil Kefiller Kiracının işbu Finansal kiralama Sözleşmesinden doğan tüm borçları nedeniyle Kiralayan’a herhangi bir ödeme yapması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 596. Maddesinden doğan, Kiralayan’a ifada bulunduğu ölçüde Kiralayan’ın haklarına halef olmasına ilişkin haklarını kullanabilmesi ve bu hakkı Kiralayan’a karşı ileri sürebilmesi için Kiralayan’a ödemenin yapılmasından başlamak üzere en geç 15 gün içinde bu hakkı kullanmak istediğine ilişkin noter marifetiyle Kiralayana bildirim yapmaları gerekir." işbu dosyada davacının Sözleşmenin 95. maddesi kapsamında bir bildirimde bulunup bulunmadığı kesinlikle incelenmediğini -davacı tarafından ödendiği belirtilen bedellerin öncelikle asıl borçlu olan ...’den tarafına ödenmesini istemesi gerekirken asıl borçludan hiç talep edilmeden, doğrudan Müvekkilinden talep edilmesinin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibine davalı şirketin itirazı sonrasında açılmış itirazın iptali davası olup, takip dayanağı kredi borcuna kefaleti nedeniyle hakkında yapılan icra takibi kapsamında borcun tamamını ödeyen kefilin diğer kefillere karşı açtığı rücuen alacak davası niteliğindedir.Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, ... A.Ş.'den gelen yazı cevabı Finansal Kiralama Sözleşmesi dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişi vasıtası ile düzenlenen 02/11/2019 Tarihli raporda özetle ''...Dava dışı ... BANKASI A.Ş ile dava dışı asıl borçlu .. TİC.A.Ş. arasında 07/12/2016 tarihinde ... sözleşme numaralı 5,000.000.00.EUR' luk fmansal kiralama sözleşmesi imzalandığı iş bu sözleşmeyi ...,... ve ... ın müteselsil kefil olarak 7.373.857 EUR kefalet limitiyle imzaladıkları, Dava dışı ... TİC.A.Ş tarafından dava dışı bankadan kullandığı kredinin ödemelerinde gecikme olması nedeniyle dava dışı banka tarafından dava dışı asıl borçluya Beşiktaş 27.Noterliğinin 24.04.2018 tarih 11515 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, Daha sonra borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından 25.04.2018 tarihinde 105.921.22 EUR, 15.05.2018 tarihinde 98.463.39 EUR olmak üzere toplamda kefaleten 204.384 61 EUR ödeme yapıldığı, Davacı tarafından yapılan ödeme sonrası her bir kefilin hissesine düşen 14.04.2018 tarihli ödemeden 105.921.22/3= 35.307,07EUR olduğu,ancak davacı takip talebinde 34.218.76 EUR talepte bulunduğu, Yine davacı tarafından yapılan ödeme sonrası her bir kefilin hissesine düşen 16,05.2018 tarihli ödemeden 98.463.39/3- 32 821.13 EUR olduğu, Davacının davalı kefilden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip tarihi itiban ile 67.130.06 EURO alacaklı olduğunun hesaplandığı, Takip tarihinden borç ödeninceye kadar asıl alacaklar üzerinden % 2 ve değişen oranlarda yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı istenebileceği'' şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. İstanbul Beşiktaş ... Noterliğinin 24/04/2018 tarih ... yevmiyeli Düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesinin Dava dışı ... BANKASI A.Ş ile dava dışı asıl borçlu ... TİC.A.Ş. arasında yapıldığı, davacı ve davalının müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları görülmektedir. Somut olayda davacının talebinin ticari nitelikteki finansal kiralama sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4(1).f madde ve bendince tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para vermeye ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu, davalının kefili olduğu ve davacı ile asıl borçlu arasında, düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmayıp ticari kredi sözleşmesi mahiyetinde olduğundan uyuşmazlıkta Ticaret mahkemesi görevlidir. Davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Finansal kiralama sözleşmesinin 116. maddesinde alacağın muacceliyet kazanması halinde kiracı ve kefillere karşı ayrıca ihtara gerek olmaksızın yasal yollara başvurulabileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle borcun muaccel olması halinde ayrıca ihtara gerek olmadığından, davacının ihtara ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı tarafça her ne kadar TBK hükümleri istinaf istemi olarak ileri sürülmüş ise de, dava konusun ticari olması nedeniyle TTK 7. Maddenin uygulanması gerekeceği, 6102 sayılı TTK'nın teselsül karinesi başlıklı 7.maddesinde; "İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur."denilmiştir. Anılan maddede, birden fazla kişilerden herhangi birinin ticari nitelikteki bir iş nedeniyle borçlanması halinde, taahhüt altına giren diğerlerinin de, aksi öngörülmediği sürece müteselsilen sorumlu olacağı açıklanmıştır. Finansal Kredi Sözleşmesi ticari nitelikte olduğundan, TTK. 7. Md.'nde tanımlanan teselsül karinesi müteselsil kefil olan borçluyu da kapsayacaktır. Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak, borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacaktır. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Borcu ödeyen kefil alacaklının haklarına halef olup, asıl borçlu ile diğer kefillere rücu edebilir. Müteselsil kefil, kendi payından fazla ödediği kısım için diğer müteselsil kefile ancak onun payı oranında rücu edebileceğinden somut olayda payından fazlasına ilişkin borcu ödeyen kefil, aksine anlaşma olmadıkça toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir. Ödeme planının asil ve kefillere tebliğ edildiği, ihtar gönderildiği, borcun muaccel olduğu ve sözleşmenin 115. Maddesine göre davacının ticari defterlerinin münhasır delil sayıldığı, bilirkişi raporunda da davacının yaptığı ödemenin sabit olduğu, davalının da müteselsil kefil olduğu, davalının, kefile müracaat şartlarının oluşmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde bulunmadığı ancak davacının TTK 7. Maddesine göre diğer kefillere müracaat ederken ana para dışındaki faize ilişkin alacağı isteyebilmesi için ihtar göndermesi gerektiği, ihtar gönderilmediği için asıl alacak dışında istemde bulunamayacağı, buna göre faize yönelik istinaf isteminin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.HMK'nın 298/2. hükmünün yargılama giderlerine ilişkin olmadığı, kısa karar ile ifade edilen kısmın dava konusunun esasına ilişkin olup, yargılama giderlerine ilişkin kısmın sonradan gerekçeli karar ile karar altına alınabileceği bu nedenle bu konudaki istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davalı vekilince, alacağın likit ve bilinebilir olmadığı gerekçesiyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesine itiraz etmiş, yapılan incelemede, takip konusu alacakların nevi olarak belli ve bilinebilir olduğu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 26/12/2019 Tarih, 2019/249 E. -2019/1244 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacı tarafın davasının KISMEN KABULÜ ile davalı tarafın Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.218,76.Euro Asıl alacak ve 32.821,13.Euro Asıl Alacak olmak üzere toplam 67.039,89 Euro (5,62 kur üzerinden) açısından İTİRAZIN İPTALİNE, takip tarihinden itibaren Fiili ödeme gününe kadar euro ile açılmış bulunan 1 yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği en yüksek faiz oranından faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın (67.039,89 Euronun takip tarihinde ki 5,62 kur üzerinden TL karşılığı olan) %20 oranında 75.352,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.312,81-TL karar harcından peşin alınan 4.436,02-TL'nin mahsubu ile 20.876,79-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90-TL başvurma harcı, 4.436,02-TL peşin harç 6,40-TL vekalet harcı, 800,00-TL.Bilirkişi ücreti ve 199,00-TL.posta giderinden ibaret toplam 1.040,10-TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 1.039,70.TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 100,00 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1,46-TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/ç-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 58.514,63TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5/d-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince red olunan kısım üzerinden hesaplanan 649,72-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 193,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024