Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2300 E. 2024/45 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/2300
- Karar No
- 2024/45
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1318 KARAR NO : 2024/1861 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2024 NUMARASI : 2024/44 D.İş 2024/45 K. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 31.10.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.10.2024 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2024 tarih 2024/44 D.İş 2024/45 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... arafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, 28.02.2024 keşide tarihli 40.000,000,00-TL çek nedeni ile alacaklı olduğunu belirterek; ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. İTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, ihtiyati haciz kararı alınarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığını, takibe konu çek her bir ciro silsilesinde tarihsiz olarak diğer tarafa verilmişse de alacaklı tarafça tarih atılmak suretiyle işleme alındığını, çekin unsurları tamamlanmadan tedavüle çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, çek unsurları tamamlanmadan çekin cirolanmasının mümkün olmadığını, ihtiyati haciz isteyen şirkete teslim edilen belgelerin teslim anında düzenleme tarihlerinin boş olduğunu, düzenleme tarihi doldurulmaksızın ihtiyati haciz isteyen şirkete verilen belgelerin çek ve dolayısıyla kambiyo senedi vasfının bulunmadığını, davalıların çek vasfı olmayan belgeye bağlı olarak hiçbir borcunun bulunmadığını, belirterek; ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, itiraz eden broçlular tarafından ihtiyati hacze konu çekin kambiyo senedi niteliğinin bulunmadığı, açığa atılan imza ile çek düzenlemenin hukuka uygun olduğu ancak çekin tedavüle çıkarıldıktan sonra doldurulması ve cirolanmasının hukuken mümkün olmadığının ileri sürüldüğü, yetkiye ve teminata ilişkin bir itiraz bulunmadığı, itiraz dilekçesi ekinde sunulan çek örneği ile ihtiyati haciz kararını alan alacaklının kararın dayanağı olarak sunduğu çek örneğinde diğerinden farklı olarak düzenleme tarihinin ve alacaklı şirketin cirosunun bulunmadığı, bankaya ibrazının da olmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 818/1-c maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanacak olan 680. maddesi kapsamında açık çek düzenlenmesi mümkün olduğu, kısmen doldurularak imzalanmış ya da tamamı boş bırakılmak suretiyle imzalanmış bir çekin lehtara teslimi geçerli olup, lehtara duyulan güvenin ifadesi olarak anlaşılacağı, çekin ibrazından sonra boş bırakılan yerlerin doldurulması mümkün olmadığı, çek tüm zorunlu unsurları tamamlanarak tedavüle çıkarılabileceği gibi düzenleyen tarafından sadece imzalanmak koşuluyla boş veya kısmen doldurularak da tedavüle çıkarılabileceği, dolayısıyla ihtiyati hacze konu çekin bankaya ibrazı anında zorunlu tüm unsurlarının tamam olması nedeniyle kambiyo senedi niteliği bulunduğu, TTK’nın 680. maddesine göre tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan çekin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı şeklinde bir itiraz da ileri sürülmemiş olup, sürülmüş olması ihtimalinde dahi bu husus yargılamayı gerektireceği, ihtiyati hacze konu çekin yasal unsurları tamamlanmış olarak bankaya ibraz edildiği ve ihtiyati haciz kararının dayanağı mahkemeye sunulduğu, belirtilerek; ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı itiraz eden broçlular tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden borçlular vekili, talep eden tarafça borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, talebe konu edilen belgenin, kambiyo senedi vasfı bulunmadığını, talebe konu çek her bir ciro silsilesinde tarihsiz olarak diğer tarafa verilmişse de talep eden tarafından tarih atılmak suretiyle işleme alındığını, çekin unsurları tamamlanmadan tedavüle çıkarılması hukuka aykırı olduğunu, unsurları tamamlanmadan çekin cirolanması mümkün olmadığını, ihtiyati haciz talep eden şirkete teslim edilen belgelerin ihtiyati haciz talep eden şirkete teslim anında, düzenleme tarihlerinin boş olduğunu, ...'ın cirosundan sonra düzenleme tarihleri boş olan belgelerin davalı şirketin çalışanı olan ... isimli kişiye yine düzenleme tarihi boş olarak teslim edildiğini, düzenleme tarihi doldurulmaksızın ihtiyati haciz talep eden şirkete verilen belgelerin çek vasfında ve dolayısıyla kambiyo senedi vasfında olduğundan bahsedilemeyeceği, düzenleme tarihinin çekte bulunması zorunlu unsurlardan olduğunu, takibin iptaline ilişkin açılmış derdest dava dosyası bulunduğunu, belgelerin çek vasfı bulunmaması nedeniyle, borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, çeki unsurları eksik bir şekilde teslim alan davalı şirketin, ciro yolu ile devralma hakkı bulunmadığını, haciz işleminin uygulanmış olması, talep miktarının yüksekliği telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına sebebiyet verdiğini, borçluların mal kaçırma kastı olmadığını çok sayıda taşınır ve taşınmaz malının bulunduğunu, kararın yerinde olmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gereçeyle itirazın reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K). 3. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. 4. TTK'nun 730. ( 6102 s. 808) maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 592. ( 6102 s. 680) maddesi uyarınca açık çek ihdası mümkün bulunmaktadır. Keşide yeri ve keşide tarihi boş bırakılarak çek düzenlenmesi mümkün olup, bu husus TTK'nun 692. ( 6102 s. 780) maddesine aykırılık oluşturmaz. Buna göre, dava konusu çekteki keşide yeri ve keşide tarihinin tedavüle çıkarılırken tamamlanmasının çekin kambiyo senedi olma vasfına halel getirmeyecektir. ( Yargıtay 11. HD'nin , 07.02.2012 tarih ve 2010/10221 E. - 2012/1501 K.) 5. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklının çeke konu alacak nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, söz konusu çekte ihtiyati hacze itiraz eden borçluların keşideci ve lehtar / ciranta, ihtiyati haciz talebinde bulunanın ise ciro silsilesine göre yetkili hamil olduğu, ciro silsilesinin görünüşte kopukluk bulunmadığı, hamil tarafından çekin bankaya ibraz tarihinde tüm kanuni unsurlarının bulunduğu, banka tarafından çekin karşılığının bulunmadığın belirtildiği, çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulünün gerektiği, açık çek düzenlenmesinin hukuken mümkün olduğu, çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yargılamayı gerektirdiği, borçluların itirazının İİK' nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, dosyada mübrez talep dayanağı çek kapsamından İİK'nun 257/1. ile İİK'nun 258 maddesinde aranan şartların mevcut olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu nazara alındığında, ihtiyati hacze itirazın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL'nin ihtiyati hacze itiraz eden borçlulardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.