Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/223 E. 2020/661 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/223
- Karar No
- 2020/661
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/432 Esas KARAR NO: 2024/729 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/12/2020 NUMARASI: 2019/223 E. - 2020/661 K. DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin 11.09.2018 tarihinde konkordato başvurusunda bulunduğunu, konkordato davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 Esas sayılı dosyasında hazırlanan 13.09.2018 tarihli tensip zaptının 6/a nolu kararı ile "şirket hakkında 13.09.2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine" karar verildiğini, aynı konkordato dosyasının 10.12.2018 tarihli 1. Celsesinde "davacı şirket yönünden verilen üç aylık geçici mühlet süresinin 13.12.2018 tarihinden itibaren iki ay süre ile uzatılmasına" karar verildiğini, 11.02.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, geçici ve kesin mühlet süreleri kapsamında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararları ile icra iflas kanunundaki yasaklamalara rağmen davalı tarafça davalı nezdinde bulunan ve müvekkiline ait olan ... IBAN numaralı hesaptan hukuka aykırı olarak müvekkilinin rızası hilafına, komiser onayı olmadan kur farkı, BSMV ve sair açıklamalarla kesintiler yapıldığını, müvekkiline ait olan müşteri çeklerinin davalı banka tarafından tahsil edilmesinin ardından dava!ı bankanın yasaya ve mahkemenin tedbir kararına aykırı kesintiler yapması üzerine, davalı bankaya kesintilerin faizi ile birlikte iade edilmesini, hukuka aykırı kesintilerin tekrarlanmamasını aksi halde yasal işlem yapılacağını bildirir Kartal 9, Noterliğinin 05.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye rağmen hukuka aykırı kesintileri iade etmeyen davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ... Büro dosya numarası ve 2019/31501 arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak tarafların uzlaşamaması nedeniyle anlaşmama tutanağı tutulduğunu, davalı tarafın konkordato süresi içinde banka hesaplarından tahsil ettiği kur farkı, BSMV ve sair kesintilerin iadesinin gerektiğini, yasal hükümler ve ihtiyati tedbir kararlarına rağmen davalı tarafça müvekkili tarafından kendisine teslim edilen müşteri çekleri bedellerinin müvekkiline ait hesaba ödenmesinden sonra kur farkı, BSMV ve sair açıklamalarla hesabından tahsilatlar yapıldığını, yukarıda açıklanan yasal hükümler ve ihtiyati tedbir kararlarına göre imtiyazsız alacaklara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, yine müvekkili aleyhine geçici mühlet tarihinden itibaren yasal takip yapılamayacağını, müvekkilinin banka hesaplarından komiser onayı olmadan borç ödemesi yapılamayacağını, geçici mühletin ilanından itibaren İİK 200 ve 201 maddesinde tanımlanan alacaklılar alacaklarını takas edemeyeceğini, davalı banka müşteri çeklerinden tahsil edilen ve hesaplarına giren paraları geçici mühlet kararından sonra kur farkı - BSMV vs alacaklarına mahsuben bu hükümlere ve Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına aykırı olarak tahsil ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine başlatılan takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile, davalının takip dosyası kapsamında itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın alacağının nereden kaynaklandığını belirlemediğini, alacak iddiasında bulunmuş olmakla birlikte icra takip dosyasının ekinde yer alan hesap ekstresinde yer alan hangi işlemlerden dolayı alacaklı olduğunu ve bu işlemlerine neler olduğunu kalem kalem açıklamadığını alacak sebepleri ve işlem miktarları belirsiz olduğunu, dolayısı ile alacak İddiası ve sebebi belirli olmadığından, varlığının yanı sıra miktarının denetlenmesi imkanı bulunmadığını, başka bir deyişle de alacağın varlığı miktarının nelerden kaynaklandığı açıklanmadığı için likit olması da söz konusu olmadığını, davacı tarafın İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018 / 1054 Esas sayılı dosyadan açılan konkordato davasında verilen kararların dava konusu edilen ve alacaklı olduğu ileri sürülen meblağın takas mahsup işlemine tabi tutulmasına bir etkisi bulunmadığını, öncelikli olarak söz konusu dosyadan açılan konkordato davası nedeniyle dava dosyasından verilen 13.09.2018 tarihti tensip tutanağında verilen kararlar incelendiğinde takas mahsup işlemlerinin yapılamayacağına dair herhangi bir karar alınmadığı görüldüğünü, doiayısı ile müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerin Mahkeme kararına aykırı olduğunun kabul edilmesinin imkanı olmadığını, öte yandan davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu konkordato davası kapsamında 16.10.2018 tarihli karar ile takas yapılmaması yönünde bir karar verildiği ifade edilmişse de bu durum İİK 200 ve 201 maddelerinin içeriği yönünden bir hüküm ifade edebileceğini, söz konusu yasa maddeleri incelendiğinde görüleceği üzere takas yapılmasına izin verilmeyen haller yukarıdaki madde içeriğinde açıklanmış olup müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmadığını, bir an için aksi düşünülmüş olsa dahi davacı tarafın alacak iddiasında bulunduğu ve takip talebine eklediği hesap özetine yer alan işlemlerin 13.09.2018 tarihli tensip kararından sonra ve fakat 16.10.2018 tarihli karardan ise önce yapılan işlemler olduğunu, yani yapılan takas mahsup işlemlerinin takas yapılmasına Mahkeme tarafından yasak konulan tarihten önce yapıldığı ortada olduğunu, bu nedenle de davacı tarafından dava konusu yapılan tüm taleplerinin yerinde olmadığı görülmekte olup icra takibinin ve huzurda açılan davanın hiçbir hukuki ve maddi dayanağı olmadığını, müvekkili bankanın Türkiye'de anonim şirketi vasfıyla 1924 yılından beri hizmet vermekte olup faaliyetlerine son vermek yada mal varlığını kaçırmak kaçmak gibi bir niyeti ve hazırlığı bulunmamakta olup davacı tarafın ihtiyati haciz talebine bir anlam verilemediğini, dava konusu iddiada olduğu gibi bu konuda da yasal şartların da ihtiyati haciz gerekçesinin de oluşmadığı görüldüğünden bu talebin de reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonucunda : "...İtiraz iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup,dayanağının davacı alacaklıya ait olup,hesaptan kesilen kur farkı ve BSMV kesintilerinin iadesi talebine ilişkin olduğu, davacıya ait olan hesaptan davalı banka tarafından 28.09.2018 ve 21.09.2018 tarihlerinde toplam 170.964,47 TL kur farkı ve BSMV kesintilerinin yapıldığı bu hususun ihtilafsız olduğu,davacı şirket hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 E. Sayılı dosyası ile 13.09.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği ve kararın 03.10.2018 tarihinde ilan edildiği, geçici mühlet kararının 13.09.2018 tarihinde 3 ay olarak verildiği sürenin 13.12.2018 tarihinde olduğu aynı tarihte geçisi mühlet kararının 2 ay süre ile uzatıldığı ve 13.02.2019 tarihinde de 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği,davalı banka tarafından kesintinin Mahkemece verilen geçici mühlet kararından sonra yapıldığı, ihtilafın geçici mühlet süresi içinde davalının bu kesintiyi yapıp yapamayacağı konusunda toplandığı, İİK 2284 ve devamı maddeleri ile düzenlenen Konkordato müesesesi ve İİK 294 maddesi değerlendirildiğinde geçici mühlet kararının takip yasağını da beraberinde getirdiği ve bütün alacaklıların eşit işlem görmesini hedefleyen bir kural olduğu, davacı hakkında verilen geçici ve kesin mühlet kararının doğurduğu sonuçlar bakımından farklı olmadığı, davalı banka tarafından davacı hakkında verilen geçici mühlet kararı süresi içinde davacıya ait hesaptan tahsilat yaptığı, mühlet kararının verilmesinden sonra , mühlet kararının verilmesinden önce doğan borçların ödenmesi yasağının bulunduğu , mühlet kararından önce doğmuş bulunan borçların alacaklılar arasındaki eşitliğin sağlanmasını ve konkordato projesinin müzakeresinde komiser onayı ile bile olsa ödenmesinin ve kesilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davacı yönünden talep edilen tazminat talebinin konkordato süresindeki alacaklar yönünden hukuki değerlendirme ile belirlendiğinden İİK 67/2 maddesi gereğince tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -davacı firmaya İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. Sayılı konkordato dosyasından verilen geçici mühletten tarihinden önce, davacı firma tarafından kullanmış olduğu kredinin teminatına çek tevdi bordrosu ile verilen çeklerin davacı tarafın davalı müvekkili Bankaya olan borcundan mahsup edilmesi işlemi üzerinde durulduğunu, yapılan mahsup miktarında herhangi bir fazlalık olup olmadığı noktasında durulmadığını, Yerel mahkeme kararında yapılan mahsup işleminin ihtilafsız olduğu belirtilmiş ise de yapılan mahsup işleminin de fazla olmadığını, davacı tarafın hala davalı müvekkili Bankaya borcu bulunduğunu,-yerel mahkemenin gerekçesini oluştururken tamamen bilirkişi raporunu dikkate aldığını, -İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. Sayılı konkordato davası kapsamında verilen 11.09.2018 tarihli tedbir kararı incelendiğinde; geçici mühlet kararından önce müvekkili Bankanın uhdesine geçmiş ve muaccel olmuş alacağı açısından davacı tarafın hesabında bulunan paralar hakkında mahsup işleminin yapılmasında hukuki herhangi bir engel bulunmadığını, Mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararında bu yönde kısıtlama bulunmadığını, geçici mühlet kararından önce müvekkili Bankaya davacı tarafından temlik cirosu ile devredilmiş olan çek ve senetler ile ilgili olarak tüm tasarruf yetkisinin artık müvekkili Bankaya ait olduğunu, bu çeklerden gelen paralar da ödenmemiş olan devre faizleri için mahsup işlemlerine konu edildiğini,-Temlik cirosu ile devredilmiş olan çek ve senetlerden tahsil edilen tutarlar için geçici mühletin ilanı ile takas hakkının kullanılıp kullanılmayacağı hususu ile ilgili olarak da; temlik ile devredilen çek ve senet bedelleri üzerinde takas hakkının kullanılmasında hukuken bir engel bulunmadığını, müvekkili Bankanın temlik ile devredilen çek ve senetlerin yetkili hamili ve bu çek ve senetlerin alacaklısı olmakta olup, devreden ise devretmiş olduğu çek ve senetler ile ilgili olarak hak iddia edemeyeceğini, bu nedenle konkordato talep eden gerçek kişi tacir ve/veya şirketlerin, konkordato öncesinde temlik cirosu ile müvekkili Bankaya devretmiş olduğu çek ve senetlerin bedellerinin takasa konu edilemeyeceğine ilişkin itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığını, söz konusu bu durumda takas yapılmasından bahsedilmesi de mümkün olmayacağını, mahsup olacağını,-Geçici mühlet kararından önce Bankalarına temlik cirosuyla verilmiş olan çek ve senetlerin alacaklısı artık davalı müvekkili Banka olduğundan, söz konusu çek ve senetlerin bedelleri geçici mühlet kararının ilanından sonra borçlu şirketin hesabına intikal etmiş olsa dahi, bu tutarların Bankalarının muaccel alacaklarına mahsup edilmesinin mümkün olduğunu, konkordato davasında verilen tedbir kararında da takas ve mahsup hakların kullanılmasına engel olacak mahiyette bir karar bulunmadığını, Müvekkili Bankanın da geçici mühletten sonra davalının hesabına gelmiş paraları mahsup etmediğini, zaten geçici mühletten önce tasarruf hakkı müvekkili Bankaya devrolmuş çek ve senelerden gelen paraları alacağına mahsup ettiğini, -Davacı tarafın alacak iddiasında bulunduğu ve takip talebine eklediği hesap özetine yer alan işlemlerin 13.09.2018 tarihli tensip kararından sonra ve fakat 16.10.2018 tarihli karardan ise önce yapılan işlemler olduğunu, yapılan takas mahsup işlemlerinin takas yapılmasına (İİK.200 ve 201 .maddeler kapsamında) mahkeme tarafından yasak konulan tarihten önce yapıldığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Geçici ve Kesin Mühlet süreleri kapsamında Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararları ile İcra İflas Kanunundaki yasaklamalara rağmen davalı yanca davalı nezdinde bulunan ve müvekkiline ait olan ... IBAN numaralı hesaptan hukuka aykırı olarak müvekkilinin rızası hilafına, komiser onayı olmadan kur farkı, bsmv ve sair açıklamalarla kesintiler yapıldığını, müvekkiline ait olan müşteri çeklerinin davalı banka tarafından tahsil edilmesinin ardından davalı bankanın yasaya ve mahkemenin tedbir kararına aykırı kesintiler yapması üzerine taraflarınca, davalı bankaya kesintilerin faizi ile birlikte iade edilmesini, hukuka aykırı kesintilerin tekrarlanmamasını aksi halde yasal işlem yapılacağını bildirir Kartal ... Noterliği'nin 05/11/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, Davalı yanın davaya cevap dilekçesinde temlik cirosundan hiç bahsetmediğini, takas kapsamında tahsilatlar yaptığını ve bu tahsilatların hukuka uygun olduğunu iddia ettiğini, İstinaf dilekçesinde ise müvekkilinden temlik cirosuyla çekleri teslim aldığını ve temlik cirosundan kaynaklı olarak tahsilatlar yaptığını iddia ettiğini ve savunmalarını genişlettiğini, davalının savunmalarını genişletmesini kabul etmediklerini, Davalı tarafa teslim edilen çeklerin teminat olarak davalıya teslim edildiğini, geçici tedbir kararı alınmadan önce de Bankaya teslim edilen çeklerin keşide tarihlerinde ödenmesi anında çek bedellerinin Müvekkili hesabına yatırıldığını ve kredi borçlarının tahsilinde kullanıldığını, Müvekkilinin Konkordato sürecine girmesinden sonra Davalı Tarafın haksız ve kötü niyetli olarak Genel Kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak aldığı çeklerin tahsilatına hukuka uygun zemin oluşturabilme çabasıyla takas/mahsup/temlik iddialarında bulunduğunu, kabul etmemekle birlikte biran için Bankanın bu çekleri temlik cirosu ile teslim aldığı düşünüldüğünde teslim tarihi itibarı ile çek bedellerinin kredi borçlarından mahsup edilmesi gerekeceğini, Dava konusu olayda çeklerin Genel Kredi sözleşmesinin teminatı olarak teslim edilmesinden dolayı Davalı tarafın T.T.K 687. Maddesindeki imkandan faydalanamayacağını, Davalı tarafın tahsil edilen çeklerin yetkili hamili olamayacağını, çeklerde yetkili hamilin Müvekkili ... İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, tahsil edilen çek bedellerinin Müvekkilinin banka hesabına yatırıldığına göre paranın banka hesabına yatırılması anında bu para üzerindeki tasarruf hakkının da müvekkiline geçmiş olacağını, imtiyazlı alacaklı olmayan davalı taraf alacağa faiz / kur farkı - bsmv ve sair işletemeyeceğini, takas mahsup işlemi yapamayacağını, Davalı Taraf alacağına faiz/kur farkı - bsmv vs işletemeyeceğinden dolayı ana para bedelini aşan tutar üzerinde yaptığı çek tahsilatlarını müvekkiline iade ile yükümlü olduğunu, konkordato kapsamında alınan tedbir kararı uyarınca alacağa faiz işletilmesinin yasak olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 E. Sayılı dosyasında Geçici Mühlet içerisinde Mahkemece verilen 16/10/2018 tarihli ara kararında"...İİK 288/1 yollamasıyla İİK 294/4 maddesi gereğince, İİK 200 ve 201.maddelerinde belirtilen hallere münhasıran takas yapılmamasına, bu halde İİK 200 ve 201.maddelerinin uygulanmasında geçici mühletin ilan tarihinin esas alınmasına..." karar verildiğini, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın hukuka uygun olduğunu ancak İstanbul Anadolu 2. ATM'nin Konkordato davasına istinaden geçici mühlet kararının Türkiye Bankalar Birliğine ve Türkiye Kalkınma Bankaları Birliğine de tebliğ edildiği, davalı Banka tarafından geçici mühlet kararına rağmen müvekkilinin hesabından tahsilat yapıldığı, yapılan kesintinin davalı bankaca belirli ve bilinebilir olduğu bu nedenle de davalı yanca yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum olmasına karar verilmesi gerekirken tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müd ... E.sayılı dosyası ile 170.964,47 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı dayanağının davacı alacaklıya ait hesaptan kesilen kur farkı ve BSMV kesintilerinin iadesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... TİC. LTD. ŞTİ.'nin 11/09/2018 tarihinde konkordato başvurusunda bulunduğu, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. Sayılı dosyasında 13/09/2018 tarihli tensip Zaptı ile "şirket hakkında 13/09/2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine" karar verildiği, aynı konkordato dosyasının 10/12/2018 tarihli 1. celsesinde "Davacı şirket yönünden verilen üç aylık geçici mühlet süresinin 13/12/2018 tarihinden itibaren iki ay süre ile uzatılmasına," karar verildiği ve 11/02/2019 tarihli duruşmada ise 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan raporda;" ...21/09/2018 ve 28/09/2018 tarihlerinde davalı bankanın, davacıya ait hesaplarda bulunan bir kısım tutarlara ilişkin olarak tahsilatlar yaptığı görülmekle, söz konusu tarihlerin geçici mühlet dönemine ilişkin olduğu, anılan dönemlerde mühlet kararının verilmesinden önceki döneme ait borçların ödenmesi yasağının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı yanın, konkordato sürecinde bulunan işletmenin bilgisi dışında ve davacı şirketin herhangi bir talimatı olmaksızın yapmış olduğu tahsilatların hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, mühlet kararından önce doğan borçların, konkordato projesine tabi olması gereği karşısında zaten tahsili kabil olmadığı, komiser onayı ile bile olsa ödenmesinin mümkün olmayacağı gerçeği karşısında, somut olay yönünden davalı tarafından yapılan tahsilatların konkordato hükümlerine aykırı, haksız mahiyette olduğunun düşünülebileceğini, taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu" yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır. Davalı istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Davalı banka tarafından yapılan tahsilatların dayanağının davacı alacaklıya ait hesaptan kesilen kur farkı ve BSMV'ye ilişkin olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı Banka'nın kesinlen bu tutarları takas kapsamında kullanıp kullanamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, kesintilerin geçici mühlet/kesin mühlet döneminde yapıldığı,İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1054 E. Sayılı dosyasında Geçici Mühlet içerisinde Mahkemece verilen 16/10/2018 tarihli ara kararında"...İİK 288/1 yollamasıyla İİK 294/4 maddesi gereğince, İİK 200 ve 201.maddelerinde belirtilen hallere münhasıran takas yapılmamasına, bu halde İİK 200 ve 201.maddelerinin uygulanmasında geçici mühletin ilan tarihinin esas alınmasına..." karar verildiği, bu karara istinaden davalı Banka'nın Takas hükümlerinin düzenlendiği 200. Md kapsamındaki haklarını davacıya yönelik kullanmasının mümkün olmadığı, konkordatoya ilişkin ihtiyati tedbir kararının alındığı tarihten itibaren davalı tarafın alacağa ilişkin kur farkı - bsmv , faiz vs işlemesinin duracağı, Davalı tarafın alacağına faiz/kur farkı - bsmv işletemeyeceğinden dolayı ana para bedelini aşan tutar üzerinde yaptığı çek tahsilatlarını davacıya iade etmesi gerektiği, konkordato kurumunun tüm alacaklıların menfaatini koruduğu buna göre 21/09/2018 ve 28/09/2018 tarihlerinde davalı bankanın, davacıya ait hesaplarda bulunan tahsilatların mahkemece kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırıyk bulunmadığı, davalının istinaf talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Davacı istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Davalı Banka tarafından İstanbul Anadolu 2. ATM'nin Konkordato geçici mühlet kararına rağmen davacı hesabından tahsilat yapıldığı, yapılan kesintinin davalı bankaca belirli ve bilinebilir olduğu, takip konusu alacak likit ve muayyen olmakla, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken aksi gerekçeyle karar verilmesi yerinde olmadığından davanın kabulüne tamamı yönünden karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine, davalı istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜNE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 09/12/2020 Tarih, 2019/223 Esas, 2020/661 Karar sayılı kararının gerekçe ve hüküm olarak KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜNE;3/a-Davalının, İst. And. ... İcra Md.'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 170.964,47 TL üzerinden İPTALİ İLE takip talebindeki koşullarla takibin devamına, 3/b-Asıl alacak üzerinden hesaplanan 34.192,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.678,58-TL karar harcından peşin alınan 2.064,83-TL'nin mahsubu ile 9.613,75-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40-TL başvurma harcı, 2.064,83- peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.354,20 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 27.354,32 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.678,58-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.919,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.758,94-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 65,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 227,10-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024