Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/194 E. 2020/628 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/194
- Karar No
- 2020/628
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/247 KARAR NO: 2024/244 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2020 NUMARASI: 2019/194 E. - 2020/628 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı turlar düzenleyerek ticari faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirketinin düzenlediği turun satışı ve pazarlamasını davalı şirketin gerçekleştirdiğini, ancak tur satışından elden edilen bedelleri müvekkiline ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketinin dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmeti almadığını, fatura tanziminin hizmetin verildiği anlamına gelmediğini, müvekkilinin ticari belgelerinin incelenmesinde alacağın bulunmadığının anlaşılacağını ileri sürerek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.Kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabulü gerekmektedir.Zira kanuni şartlara uygun tutulduğu anlaşılan tarafın ticari defter ve kayıtları ancak karşı tarafın kanuna uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle hükümden düşürülebilir. Davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiş olup sadece davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin incelenebildiği, incelenen ticari defter ve belgelere göre davacı taraf her ne kadar davalı taraftan 90.999,24 TL alacaklı görünse de davalı tarafın davaya konu borç tutarını kabul etmediği, dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmeti almadığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediği yönündeki itirazları dikkate alındığında dava ve takip konusu faturaların teslim alan ve teslim eden kısımlarının boş olduğu ve isim-soyisim yazılıp imza ile teslim edilmediği, faturaların davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine, davalı tarafın faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, bu durumda faturanın içeriğine konu işin yapıldığının veya hizmetin verildiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, dosya kapsamına sunulan davacı şirketin Ağustos ve Eylül 2019 aylarına BS formlarında takibe konu olan faturaları beyan ettiği görünse de davalıya ait BA formlarında dava ve takip konusu faturaların beyan edildiği kaydına rastlanmadığı, bu haliyle davacının dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre iddiasını ispatlayamadığı ve dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı.." gerekçesiyle davanın reddine , karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece faturadan kaynaklanan davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, müvekkili şirketin düzenlediği yurt içi ve dışı turların satış ve pazarlamasını davalı şirketin yaptığını, tur satışından elden edilen bedellerin müvekkiline ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını ve davalının takibe yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin her iki tarafın ticari defterlerine dayandığını, mahkemece 25.10.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak süre verildiğini, davalının ise bu ara karara rağmen defterlerini ibraz etmediğini, müvekkilinin ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri ile alacağını kanıtladığını, dilekçede belirtilen iki adet yargıtay kararında davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde davacının ticari defterlerindeki kayıtların esas alınabileceğinin kabul edildiğini, davalının hiç bir duruşmaya katılmaması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkilinin düzenlediği yurt içi ve yurt dışı tur organizasyonuna ait biletlerin davalı tarafından satıldığını, ancak bu iş için yapılan tahsilatların müvekkiline ödenmediğini, düzenlenen 9 adet faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu belirterek takip başlatmıştır. Davalı ise sözleme ve alacak iddiasını inkar etmektedir. Davacı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 9 adet yurt dışı hizmet bedeli açıklamalı fatura karşılığı işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 115.815,80 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde alacağın varlığı ve hizmetin verildiği davacı tarafından kanıtlanmalıdır. HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. HMK'nın 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekmektedir. Bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesinin ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. HMK 222/3 maddesi "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü haizdir.HMK'nın 222. maddesi ticari defterlerin ibraz ve delil olmasını düzenlemiş olup, mahkemece, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi ile karar verilebilir. Ticari defterlerin karşılıklı olarak incelenip değerlendirilmesi esastır. HMK'nın 190. maddesi gereğince teslim vakıasının kanıtlanması yükümlülüğü davacıdadır. Dolayısıyla ispat yükü üzerinde olmayan davalının ticari defterlerini incelemeye sunmaması, davacının ispat yükünün yerine getirildiği anlamına gelmez. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde münhasıran davalı tarafın ticari defterlerine dayanmadığından iddiasını başka delillerle kanıtlamalıdır. Davalı, ticari defterlerini inceleme için sunmamıştır. Davacı, davalıya hizmet verdiğini veya davalının, davacı adına tahsil ettiği parayı davacıya ödemediğini usulüne uygun bir delille kanıtlamadığı gibi dava ve takip konusu faturaların da davalıya tebliğ edildiğini kanıtlamamıştır. Davacı, fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini usulüne uygun şekilde düzenlenmiş teslim alan isim ve imzasını içerir belgelerle kanıtlamamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin inkar edilmemesi, bu fatura konusu hizmetin de usulüne uygun şekilde davalıya teslim edildiği anlamına gelmez. Mahkemece yapılan araştırmada, takip konusu hizmet faturaların davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilmediği anlaşılmıştır. Bilirkişi tespitine göre, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 90.999,24 TL alacaklıdır. Ancak dava konusu alacağa ilişkin faturaların davalıya tebliğ edildiği veya bu faturalara ilişkin hizmetin davalıya verildiği usulüne uygun delillerle kanıtlanmamıştır. Davacının hizmet verdiğini kanıtlayamaması halinde, alacağa hak kazanmayacaktır. Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin ispat yükünü ters çevirmeyeceği ve davacının her halde üstüne düşen ispat yükünü usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayın özelliğine göre verilen ve istinaf başvurusunda sözü edilen Yargıtay ilamlarının belirtilen bu temel ilkeden ayrılmayı gerektirmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.15.02.2024