Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/142 E. 2021/157 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/142
- Karar No
- 2021/157
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/736 Esas KARAR NO: 2024/876 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/02/2021 NUMARASI: 2019/142 E. - 2021/157 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından davacı şirket aleyhine 72.000,00-TL bedelli çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra dosyasından takip başlatıldığını, takibe konu çeklerin daha önce iptal edilmiş olduğundan icra takibinin haksızlığının açık ve kötüniyet tazminatı ile birlikte iptalinin gerektiğini, takibin durdurulması talebi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/382 D.İş, 2019/393 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararı ile, 28/02/2019 tarihinde, icra dosyasına yatırılmış olan paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile takip talebinin iptali için işbu menfi tespit davasını açıldığını, ortada kambiyo senedi vasfını haiz bir evrak bulunmadığını, icra takibine dayanak gösterilen çekin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2018 tarihli, 2018/566 Esas, 2018/1300 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, takibe dayanak gösterilen ve davacı şirket tarafından keşide edilen çekin, dava dışı lehtar ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin elindeyken yaşanan bir hırsızlık vakası sonucu çalındığını, dava dışı ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin bu hırsızlık olayı ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/106555 soruşturma sayılı dosyası ile devam etmekte olduğunu, ... Dış. Tic. Ltd. Şti. Tarafından çekin iptali için açılan davanın İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/566 Esas, 2018/1300 Karar sayılı ilamı ile çekin iptal edildiği, davacı müvekkilinin çek bedeli olan 72.000,00-TL'yi 12/11/2018 tarihinde son hamil olan dava dışı ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'ye ödediğini, davacının borcunu lehtara ödediğini ve borçtan kurtulduğunu, bu sebeple kambiyo niteliğinde olmayan bir çeke dayanarak davacı aleyhine takip başlatılamayacağını, davalılar tarafından davacı aleyhine başlatılan takibin hukuka aykırı olduğunu ve davacının halihazırda ödediği borcunu 2.kez ödemesine yönelik kötüniyetli bir takip olduğunu, davacının işbu icra dosyasında borçlu olmadığının sabit olduğunu, ayrıca ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin de aynı icra dosyasında ciranta sıfatı ile borçlu olarak yer aldığını ve çekin arka yüzündeki cironun kendi imzası olmadığından bahisle itiraz ettiğini, imzanın sahte olduğu ileri sürdüğünü ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin, İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1177 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığını, çekin arka yüzündeki imzanın ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'ne ait olmadığının yapılacak yargılama sonucunda sübut bulduğu takdirde çekteki ciro silsilesinin bozukluğuna çek vasfını yitirmesine çekten kaynaklanan hakların kullanılmamasına sebebiyet vereceğini, davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, davalılar tarafından davacı aleyhine kötüniyetli olarak başlatılan icra takibinden dolayı davalılar aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek yetkili ve temsilcisi olduğunu, davalıların TTK 790. ve TTK 792. maddeleri gereğince söz konusu İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe konu 72.000,00-TL miktarlı, çekin çekin yetkili, yasal ve meşru hamili olduğunu, dava konu çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle davalı tarafın iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, davalının diğer cirantalar ile ilgili araştırma yapıp ciro zincirini kontrol etme imkanı olmadığını, mevcut alacağına karşılık aldığı çekteki kaşe ve imzaların sahte olup olmadığını da araştırmasının beklenemeyeceğini, davacının kötü niyetli olarak davalının alacağına geç ulaşması amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini, davalının çeki alacağına karşılık olarak Hakkari Barosu avukatlarından ...'den iyiniyetli hamil sıfatıyla aldığını, kıymetli evrakın "mücerretlik" ilkesi gereğince zayi olan çeke yönelik olarak borçlu bulunmadıklarının tespiti talebi ile açılan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının çeki yetkili hamili olduğu ile rızası hilafına elinden çıktığını ispatlaması yanında, senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu da kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini, davacının herhangi bir borcunun olmadığını asılsız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun biçimde beyan ettiğini, imzaların istiklali prensibi gereğince, çek üzerindeki ciro silsilesinin tam olduğunu, kopukluk bulunmadığını ve meşru bir çek muhtevasına havi olduğunu, davacının çek üzerinde bulunan imzalarını da inkar etmediklerini, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olmasının ciro zincirini etkilemediğini, çek üzerinde ödeme yasağı bulunmasının davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini, ödeme yasağı çek için verilen çek iptali kararlarının dahi davaya taraf olmayan meşru hamil davalıyı bağlamayacağını ve icra takibine koymasına mani olmayacağını, davacı tarafın çekin bedelini ödediğine dair şahsi defisini, yetkili hamil davalıya karşı ileri süremeyeceğini ve borçtan kurtarılamayacağının bu nedenle davacının bu yöndeki itirazının da reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kendisinin borçlu olmadığını ileri sürmemiş ve hatta imzasına da itiraz etmemiş olmasına rağmen, netice ve talep kısmında takibin iptalini talep etmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkili hamil olan alacaklı davalının, imzasına itiraz etmeyen keşideci hakkında kambiyo takibi yapmasına bir engel bulunmayacağını, haksız ve kötüniyetli davacının dayanaktan yoksun mesnetsiz, tamamen soyut iddialarla davalının alacağını tahsil etmesine mani olma kastıyla ikame edilmiş davanın reddini, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, dava masrafı ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "İptal kararına rağmen davacı keşideci, çekin bedelini lehtara ödendiğini, hamil tarafından yapılan takipte mükerrer ödeme olacağından bahisle takibin haksız olduğundan bahisle talebi doğrultusunda hamile karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olmakla, davacının lehine delil teşkil eden defterlerinde dava dışı ... Ltd. Şti arasında ticari ilişkinin bulunduğu, 28/10/2018 tarihinde kaybolan çekin ödenmesi şeklinde açıklama ile davaya konu çekle ilgili ödeme yaptığı ve yevmiye defterine işlediği tespit edilmiştir. 6102 Sayılı TTK TTK'nın 818/1.e maddesi atfıyla 687. Maddesinde: "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun " düzenlemesi ile davacının ileri sürmüş olduğu çekin ödendiğine ilişkin bedelsizlik def'i mutlak def'ilerden olmayıp nispi def'i niteliğinde olduğundan çeke ciro yoluyla hamil olan iyi niyetli kişilere karşı ileri sürülemeyecektir. Çek sebepten mücerret kıymetli evrak olup; davalı hamil temel borç ilişkisinin tarafı olmadığından, 687. maddesi uyarınca, temel ilişkideki defiler hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki hamil, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Hamilin kötü niyetini ispat yükü davacıya aittir. Somut olayda çek davacının defterlerine kayıtlı ödeme ile dava dışı lehtar bakımından bedelsiz kalmışsa da bu şahsi defi iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğinden davacının hamilin kötü niyetini ispatlaması gerekmektedir. Davaya konu çek incelendiğinde bütün yasal unsurları mevcut olup, ciro silsilesinin kopuk olmadığı anlaşılmakla, davalının keşideci ile lehdar arasındaki ilişkiyi ve bedelsizliği bilemeyeceğinden davacı, davalının çeki devralırken karşılıksız- bedelsiz olduğunu bildiği ve bu hususu bile bile borçlu davacının zararına olarak devraldığını yani kötüniyetli olduğu ispatlayamamıştır. Belirtilen bu sebeplerle, davaya konu çekin kıymetli evrak niteliğinde olduğu, imzaların istiklali prensibi sebebiyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibi kendi imzasından sorumlu olduğu, bedelsizlik definin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, çekle ilgili alınan iptal kararının iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamayacağı, davacı tarafından davalıların kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca davalıların tazminat talebi olduğu anlaşılmakla İİK 72/4. Fıkrası menfi tespit davalarında " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü mevcuttur. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/382 D. İş Sayılı tedbir kararının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında uygulandığı, borçlunun ödediği paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulduğu anlaşılmakla alacağına geç ulaşan davalılar bakımından İİK 72/4. Fıkrası gereği %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçesinde defiler sistematiği ile kıymetli evrakın zıya ve iptal prosedürünü karıştırdığını, bu nedenle ticaret hukuku yönünden son derece hatalı bir karar verdiğini, öğretide borçlunun, iptal isteminde bulunan ve mahkemenin vermiş bulunduğu iptal kararını ibraz eden kişiye ödemede bulunmakla borcundan kurtulacağının düzenlendiğini, doktrinde senedi elinde bulunduran kişilerin iyiniyetli olması halinde, iptal davası sonucunda alınan kararın maddi hukuku ilgilendiren bir karar olmadığından, senedi elinde bulunduran kişinin, senedin haksız olarak iptal edildiği savını ileri sürerek, lehine iptal kararı verilen kişiye karşı, senet bedelinin bu kişiye ödenmiş olması hâlinde sebepsiz zenginleşme davası, senet bedeli henüz ödenmemişse hak sahipliğine yönelik muarazanın men'i (çekişmenin önlenmesi) ile yeni senet düzenlenmiş olan hâllerde ayrıca bu senedin iadesi (istirdadı) davası açması mümkün olduğunun düzenlendiğini, fakat düzenleyene başvurma hakkı olmadığını, çünkü müvekkilinin ödemede bulunmak suretiyle borcunu ifa ettiğini, -Kıymetli evrakın iptal edilmiş olmasının bir bedelsizlik defi olmadığını, somut olayda, kambiyo senedi mahkeme kararı ile iptal edilmiş vaziyette olduğunu, bir kambiyo senedinin iptalini bedelsizlik defi ile karıştıran ve bu nedenle hukuki nitelemede açıkça yanılgıya düşen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, İcra takibine dayanak gösterilen çekin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.11.2018 tarihli 2018/566 E. ve 2018/1300 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, takibe dayanak gösterilen ve müvekkili şirket tarafından keşide edilen çekn, dava dışı lehtar ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin elindeyken yaşanan bir hırsızlık vakası sonucu çalındığını, Dava dışı ... bu hırsızlık olayı ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunmuş olup, adli vakanın incelemesi ve yargılaması halihazırda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/106555 Soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini, ..., ayrıca hırsızlığa konu çekin iptali için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde iptal davası ikame ettiğini, işbu dava sonuçlandığını ve İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/566 E., 2018/1300 K. sayılı ilamı ile icra takibine konu çek iptal edildiğini, çekin mahkemece iptali üzerine müvekkil şirket çek bedeli olan 72.000,00-TL’yi 12.11.2018 tarihinde son hamil olan dava dışı ...’e ödediğini, Müvekkilinin gerek Yargıtay içtihatlarına gerekse TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak borcunu lehtara ödediğini ve borçtan kurtulduğunu, Davalıların, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattıklarını, bu şekilde bir icra takibi yapılmasının, daha açık bir ifade ile, iptal edilen bir çeke dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurulmasının hukuka aykırı olduğunu, -İcra takibine dayanak gösterilen çekteki imzaya cirantalarca da itiraz olunduğunu, iptal kararını aldıran ve müvekkili tarafından kendisine ödeme yapılmış bulunan ...'in de aynı icra dosyasında ciranta sıfatı ile borçlu olarak yer aldığını, kendisinin imzaya itiraz ettiğini ve çekin arka yüzündeki cironun kendi imzası olmadığını, imzanın sahte olduğunu ileri sürdüğünü, ...'in, İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1177 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığını, dava sonucunda emre yazılı çekin ciro silsilesinin bozukluğuna ve dolayısı ile ayrıca bir de bu yönden çekin çek vasfını yitirmesine, çekten kaynaklanan hakların kullanılamamasına sebebiyet vereceğini, davalıların uyuşmazlığa konu çeke dayanarak talepte bulunmaları imkânı olmayacağını, -Davalıların ödeme yasağı kararından haberdar oldukları halde, müvekkilinin borçlu olmadığını bildikleri halde, kötüniyetli davranarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyası ile müvekkil aleyhine takip başlattıklarını, davalılar aleyhine İİK m.169/a hükmünce %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacının keşideci olduğu çekin zayi olduğuna dair dava dışı 3. kişi iddiası ile dava dışı aynı 3. kişi tarafından açılan çek iptali davası sonucu hükmedilen çek iptali davasının kabul kararına istinaden davacının dava dışı iptal kararı alan 3. kişiye yapmış olduğu ödeme neticesinde borcundan kurtulduğu iddiası karşısında; davalının hamil olduğu iddiası ile tahsili amacıyla davacı keşideci aleyhine başlattığı takip nedeni ile; davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık; eldeki davaya konu çeke ilişkin olarak iptal kararı alan dava dışı 3. kişiye ödeme yapan davacı keşidecinin, yaptığı ödeme nedeniyle çeki sonradan elinde bulunduran davalı hamile karşı çekin bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, mali müşavir ...'a tevdi edilen dosyada tanzim olunan 11/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinde, davaya konu ... Bankası A.Ş. Hadımköy Şubesine ait ... çek numaralı, 28/10/2018 ödeme tarihli ve 72.000,00-TL bedelli çeki dava dışı ... San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, davacı tarafın dava dışı ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'ne 12/11/2018 tarihinde "... nolu kaybolan çekin ödemesi" açıklaması ile 72.000,00-TL ödeme yaptığını, ödemenin ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacının davalı ..., ... Mak. San. Ve Tic. Ltdi. Şti. Ve dava dışı ... Tekstil İnş. San. Ve Tic. , ..., ... Teks. Gıda Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. , ... ve ... ile ticari bir ilişkisinin olmadığını, davalı ticari defterlerine göre, davaya konu çeki davalı tarafın şirket ortağı ...'dan aldığı, davalı ... San. Ve Tic. Ltdi. Şti. İle dava dışı ... Teks. Gıda. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'nin ticari bir ilişkisinin olduğunu, davalının, dava dışı ... Gıda Tekstil İnş. San. Ve Tic. , ..., ... ve ... ile ticari bir ilişkisinin olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde, dava dışı ... Bankası Mahmutpaşa Şubesine ait ... çek numaralı, 30/09/2018 ödeme tarihli, 72.000,00-TL bedelli çekin şirket ortaklarından ciranta ... tarafından verildiği, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalılar tarafından, davacı şirket aleyhine 72.000,00-TL bedelli çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasından takip başlatıldığı, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/382 D. İş, 2019/393 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararı ile, 28.02.2019 tarihinde, icra dosyasına yatırılmış olan paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır. İptal kararının etkisi TTK 652. Maddesinde düzenlenmiş, (1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.(2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK 757 maddesinde; "(1)İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir. (2)Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." 6102 Sayılı TTK 764 maddesinde; "(1)Elden çıkan poliçe, verilen süre içerisinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. (2) Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir." hükümleri düzenlenmiş, TTK 778/1-ı bendi atfıyla, çekler hakkında da uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olaya gelince; dosya kapsamından dava konusu çekin 28/10/2018 keşide tarihli 72.000 TL bedelli, keşidecisinin davacı ... Ltd. Şti., lehtarının ... Ltd. Şti., sırasıyla cirantaların lehtardan sonra, ..., ..., ... Ltd. Şti, ..., ..., ... ve hamilin ... Tekstil Ltd. Şti olduğu bankaya 30/10/2018 tarihinde ibraz edildiği anlaşılmıştır. dosya kapsamından dava konusu çekin 14/06/2018-18/06/2018 tarihleri arasında ... işyerinden çalındığı, 26/06/2018 tarihinde ödeme yasağı konularak, 29/06/2018 tarihinde bankalara bildirildiği, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2018 tarihli, 2018/566 Esas-2018/1300 Karar sayılı kararıyla dava konusu çekin iptaline karar verildiği, çekin davacı keşideci tarafından dava dışı ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'ne 12/11/2018 tarihinde "... nolu kaybolan çekin ödemesi" açıklaması ile 72.000,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... Ltd. Şti. Tarafından çek iptali dosyasına esasa ilişkin karar tarihinden sonra 14/12/2018 tarihinde, ödeme yasağının kaldırılarak istirdat davası açmak üzere süre verilmesinin talep edildiği anlaşılıyorsa da, ancak mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı gibi, çek iptali kararının iptali için de dava açılmadığı anlaşılmıştır. Çek iptal kararının etkisine ilişkin TTK 652. Madde düzenlemesi dikkate alındığında, iptal kararının verilmesiyle, kıymetli evrakın hak sahibini teşhis fonksiyonunun ortadan kalkacağı (olumsuz sonuç) iptal kararını alan davacının borçludan kendisine çeki ibraz etmeden ödemede bulunmak hakkını kazanacağı, borçlunun da hile ve ağır kusuru bulunmadıkça iptal kararını ibraz edene karşı ödemede bulunmakla borcundan kurtulacağı, diğer etkisi ise (olumlu sonuç) iptal kararını elde eden kişinin iptal ile çekten ayrılan hakkın sahibi olduğuna karine teşkil etmesidir. (bkz Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 17/04/2012 tarihli 2012/306 Esas-2012/6507 Karar sayılı ilamı ve 2015/3780 Esas, 2015/15622 Karar sayılı ve 25/11/2015 tarihli ilamı) Dava dışı ... İplik tarafından açılan davada, mahkemece 30/11/2018 tarihli karar ile çekin iptaline karar verildiği, çek davalı tarafça 30/10/2018 tarihinde bankaya ibraz edilerek çek iptali dosyasından (ödeme yasağı nedeniyle) haberdar olmasına rağmen, çeki dosyaya ibraz etmediği, iptal kararından sonra dosyaya dilekçe ibraz ettiği, verilen çek iptali kararının davacıya ibrazı ile davacının çek bedelini ödemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının borçtan kurtulduğu, davalı tarafça 13/12/2018 tarihinde icra takibi başlatılarak davacıdan çek bedelinin istenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih, 2019/142 E., 2021/157 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- DAVANIN KABULÜNE, - Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, -Davalının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 5.535,27-TL karar harcından peşin olarak alınan 1.383,82-TL'nın mahsubu ile noksan alınan 4.151,45-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4/b- Davacı tarafça yapılan 1.383,82 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı ile, 552,00 TL posta+tebligat gideri ve 850,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.836,62 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak kendisinini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/a-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 48,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 210,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. 13/05/2024 MUHALEFET ŞERHİ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan, keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Somut davada olduğu gibi hamile düzenlenen çekin devri bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için çekin teslimi (zilyetliğin devri) gerekli ve yeterlidir. Bu durumda zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Senedin borçlusu senedi ibraz edene bedelini ödemek durumundadır. Bu ödeme ile ilgili olarak, hamilin yetkili kişi olup olmadığını inceleme yetkisi ve görevi bulunmayan borçlu, hile veya ağır kusuru bulunmadıkça senede zilyet olana ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir ve çek üzerinde bulunan hakkın devri sağlanır. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. Hamile yazılı çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil sayılır. Yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çeki elinde bulundurmakla ispat edebilir. Yetkili hamil olan kişi yani eldeki davada davalı, çekte asıl borçlu konumunda olan davacı- keşideciden çek bedelinin ödenmesi için talepte bulunabilir, elindeki hamile yazılı çeke dayanarak takip başlatabilir. Bunun yanı sıra imzaların istiklali ilkesi ve çekin mücerret olması ilkesi de gözetilerek; davalının yasal ibraz süresinde çeki muhatap bankaya ibraz ettiği ancak ödeme yasağı nedeni ile alacağını tahsil edemediği de dikkate alındığında, davacı keşidecinin dava dışı üçüncü kişiye ödemede bulunması davacı keşideciyi borcundan kurtarmaz. Çekin hamile yazılı olduğu, çekteki hakkın çeki elinde bulunduran davalı zilyetliğin devri yolu ile bankaya geçtiği, davalı bankanın haksız iktisapta bulunduğuna yada kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna dair dosyada bilgi- belge- delil bulunmadığı, davalının ibraz süresinde çeki muhatap bankaya ibraz ettiği, ödeme yasağı nedeni ile bedeli tahsil edememesi karşısında çeke dayanan hakkını takip yolu ile davacı keşideciden tahsil yoluna başvurduğu, bu durumda davalının yetkili hamil olduğu , keşideciye başvurma hakkının bulunduğu muhakkaktır. Davalı hak sahibi olduğunu ispat ettiğinden keşideciye başvuru hakkı ve takibe başvuru hakkı bulunduğundan davacının davalıya takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığına dair davanın reddine karar verilmesi gerekir (emsal mahiyette YHGK'nın 2017/(19)11-2738 Esas- 2021/1513 Karar sayılı 30.11.2021). Davalının yetkili hamil olduğu, keşidecinin mutlak defi niteliğinde sayılacak bir itirazının bulunmadığı, davalının kötü niyetli olduğunu gösteren delillerinin de bulunmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/106555 Soruşturma sayılı dosyasında davalının şüpheli olarak yer almaması nedeniyle sonucunun beklenmesinin gerekmediği, ... İplik'in, İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1177 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz davasında da arada başka cirantaların bulunması nedeniyle ciro silsilesinin düzgün olmadığı sonucuna ulaşılamayacağı, dosyaya davalı yönünden yansıyan kötü niyet ve ağır kusura ilişkin delil olmadığı, bu nedenle davacının iyi niyetli hamile karşı olan sorumluluğundan kurtulamayacağı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.