Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2019/1357 E. 2021/1265 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1357
Karar No
2021/1265
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2019/1357

KARAR NO: 2021/1265

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13/03/2019

NUMARASI:2017/449 E. - 2019/120 K.

DAVANIN KONUSU:Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz

Taraflar arasında görülen gemi sicil memurluğu kararına itiraz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maliki olduğu ... IMO nolu ... isimli gemiyi davadışı ... Tic. Ltd. Şti.'ne finansal kiralama yoluyla kiraladığını, kiracının sözleşmeden doğan borçlarını ödememesi üzerine finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin feshine rağmen gemi iade edilmediğinden müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209-36 E.K. sayılı kararıyla kiracı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, anılan kararda sözleşmenin feshedilmesine rağmen geminin teslim edilmediğinin belirlendiğini, daha sonra yapılan aramalar sonucunda geminin ... gemi söküm alanında söküldüğünü ve müvekkilinin rızası hilafına hurdaya çevrildiğinin tespit edildiğini, buna ilişkin resmi yazılar ve Karaçi Başkonsolosluğu tarafından onaylı resmi belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, Pakistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde doğrudan Karaçi Başkonsolosluğunun onayının bulunduğunu, bu durumda fiilen var olmayan bir geminin sicilde halen kayıtlı olduğunu, geminin sicilden terkini için 17.10.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına başvurulduğunu, liman başkanlığının 30.10.2017 tarihli yazısı ile terkin talebinin reddedildiğini, ancak söz konusu red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700. sırasında kayıtlı ... IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu geminin terkin talebine ilişkin olarak İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 30.10.2017 tarihinde verilen kararın 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın TTK'nın 34. maddesinde düzenlenen 8 günlük yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle sicil memurluğunun kararının kesinleştiğini, TTK'nın 965. maddesine göre istem üzerine bir geminin sicil kaydının terkin edilebilmesi için geminin kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelmesi gerektiğini, TTK'nın 933. maddesinde de tamir kabul etmez geminin nasıl olması gerektiğinin tanımlandığını, dava konusu geminin ise bu kapsamda sicilden terkin için gerekli şartları taşımadığını ve davacı bu konuda somut bir delil sunamadığını savunarak, davanın süre yönünden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; re'sen terkin koşullarının oluşması halinde TTK'nın 34. maddesindeki sürelerin uygulanamayacağını, geminin sökülmesi nedeniyle TTK'nın 966. maddesi gereğince res'en terkini gerektiğini, yasa gereği bildirim yapılmaması halinde dahi gemi kaydının silinmesi gerektiğini, İstanbul 11. Vergi Mahkemesi karında da geminin sicilden terkin şartlarının oluştuğu belirlenerek vergilerin iptal edildiğini, ortada olmayan bir geminin sicil kaydının açık tutulmasının müvekkiline zarar verdiğini belirterek, davanın kabulünü istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Pakistan Gaddani gümrük makamlarının düzenlemiş olduğu belgeden ... gemisinin tamamen söküldüğü belirli olup, doktrinde sökülen gemi münferit kısımları arasındaki rabıtanın ancak yeniden inşasıyla tesis edilebilecek derecede çözülmüş olması şeklinde tarif edildiğinden dava konusu geminin tamir kabul etmez gemi olarak değerlendirileceği, TTK'nun 965. maddesine göre tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi gemi vasfı ortadan kalkmış olduğundan sicilden terkinin sadece davacının talebine bağlı olmayıp, TTK'nun 966. maddesindeki resen terkin koşullarının da mevcut olduğu, bu nedenle geminin TTK'nun 965 ve 966. maddelerine göre sicilden terkin edilmesi gerektiği kanaatine varıldığından bu kanaat ışığında davanın kabulü ile ... İstanbul Liman Başkanlığının Manas isimli geminin gemi sicilinden terkinine ilişkin talebinin reddi konusundaki 30/10/2017 tarihli kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700 sırasında kayıtlı ... IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... İstanbul Liman Başkanlığının Manas isimli geminin gemi sicilinden terkinine ilişkin talebinin reddi konusundaki 30.10.2017 tarihli kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin 700 sırasında kayıtlı ... IMO nolu Manas isimli geminin sicilden terkinine, karar vermiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK'nın 933. maddesinin atıfta bulunduğu itiraz başlıklı 34. maddesinin ilk fıkrasında sicil kararlarına karşı sekiz gün içinde dava açılabileceğinin düzenlendiğini, 30.10.2017 tarihinde terkin talebinin reddine karar verildiğini, kararın 03.11.2017 tarihinde yazı üzerindeki şerhle tebliğ edilmesine rağmen davanın 26.12.2017 tarihinde açılması nedeniyle süre yönünden reddi gerektiğini; bir geminin terkin edilmesinin Türk Bayrağı çekme hakkını yitirmesi, tamir kabul etmez hale gelmesi ve geminin kurtarılamayacak şeklide batması şartlarından birini gerçekleşmesine bağlandığını, davacı vekili geminin tamir kabul edilmez olması nedeniyle terkin edilmesi gerektiğini iddia ettiğini, ancak terkin şartlarının oluşmadığını, geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi karanını kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, sicile kayıtlı geminin gemi vasfını kaybetmiş olması nedeniyle sicil kaydının terkini talebinin reddine ilişkin sicil müdürlüğünün kararına itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın (itirazın) kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 965/1.maddesinde, " Gemi, kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez hâle gelir yahut her ne suretle olursa olsun Türk Bayrağını çekme hakkını kaybederse, istem üzerine sicilden kaydı silinir. Tescili isteğe bağlı olan gemilerin kaydı malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinir." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan maddede geminin sicil kaydının malikin başvurusu üzerine silinebileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 993.maddesi gereğince , sicil müdürlüğünün kararlarına karşı Kanun'un 34 üncü maddesine göre itiraz olunabilir. TTK'nın 34. maddesinde ise, "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir." TTK'nın 964/3. maddesi gereğince, gemi kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez bir hâle gelir yahut her ne suretle olursa olsun Türk Bayrağını çekme hakkını kaybederse, bu hususların da gecikmeksizin sicil müdürlüğüne bildirilmesi gerekir.Gemi sicil kaydının resen silinmesine ilişkin esaslar TTK'nın 966. maddesinde belirlenmiştir. Anılan madde gereğince TTK'nın 964/3. maddesindeki halin bulunması durumunda geminin sicil kaydı resen silinir. Dava konusu geminin yurt dışında sökülerek hurdaya ayrıldığı dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır. Kiralanan geminin sökülmesi nedeniyle, kiralayan şirket yetkilileri hakkında açılan kamu davasında İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 esas- 2016/36 Karar sayılı ilamıyla emniyeti suiistimal suçundan ceza verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5.Vergi Dava Dairesinin 11.04.2019 tarih ve 2019/1018-1276 E-K sayılı kararı ile İstanbul 9. Vergi dairesinin 31.12.2018 tarih ve 2018/1014-2460 E- K sayılı ilamlarından, davaya konu ... IMO numaralı ... gemisinin, gemiyi finansal kiralama yoluyla kiralayan şirket tarafından iade edilmeyerek hurdaya ayrıldığı ve geminin sicilden re'sen terkin koşullarının oluştuğun belirlenmiştir. Davacı tarafından, 17.10.2017 tarihli dilekçeyle geminin sicil kaydının terkini için İstanbul Liman Başkanlığına başvuruda bulunulmuş, 30.10.2017 tarihinde terkin talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan yazı suretinden, ret kararının 03.11.2017 tarihinde başvurucu avukata tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı yan TTK'nın 965. maddesi gereğince geminin sicil kaydının silinmesi için başvuruda bulunmuştur. Anılan hüküm uyarınca, kurtarılmayacak şekilde batan veya tamir kabul etmeyen geminin sicilden terkinine malikin başvurusu üzerine karar verilir. TTK'nın 966. maddesinde ise sicilin resen terkini düzenlenmiş olup, bu durumda sicil oluşan durum hakkında açıklama yapması için gemi malikini davet eder. Geminin tamir kabul görmez hale gelmesine rağmen bu durumun sicile bildirilmemesi halinde sicil TTK'nın 33. maddesi uyarınca re'sen terkin işlemini başlatır. Somut olayda, gemi malikinin terkin talebi ihbar niteliğinde olup TTK'nın 966. maddesi gereğince geminin re'sen terkin koşulları gerçekleştiğinden ilk derece mahkemesinin süreye ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer yandan, dosyada bulunan ceza mahkemesi kararı, vergi mahkemesi kararı ve konsoluluk yazılarından, dava konusu geminin kiracısı tarafından yurt dışında söküldüğü, parçalarının sökülerek geminin hurdaya ayrıldığı, bu nedenle geminin TTK'nın 964/3 ve 966.maddeleri anlamında tamir kabul edilmez şekilde parçalara ayrılması nedeniyle gemi vasfını yitirdiği, gemi siciline kayıtlı bir ipotek veya sınırlı ayni hak bulunduğuna dair iddia ve belge de bulunmadığı anlaşılmakla sicilden resen terkin koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönünde kurduğu hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından harç yatırılmadığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi.21.10.2021

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/1357, K. 2021/1265, T. 21.10.2021, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2019-1357-e-2021-1265-k-10bc2e92ced0