Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/587 E. 2020/213 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/587
Karar No
2020/213

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/656 Esas - 2024/1195 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/656 KARAR NO : 2024/1195 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2021 NUMARASI : 2020/419 Esas 2021/929 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALI DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 13/08/2020 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Makina Beton Santralleri İmalat Madencilik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin açmış olduğu Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/ 587 esas sayılı konkordato davası neticesinde, çekişmeli hale gelen alacağı olan nakit 124.598,89TL’nın muaccel hale geldiği kat ihtarname tarihi olan 24/12/2018 ’den başlamak üzere eth ve bus alacak kısmı için yıllık % 33 ve diğer alacak kısmı için yıllık %63 temerrüt faizi ile birlikte ve güncel gayrinakit alacakları olan 20.025,00TL'nin yasal faizi ile birlikte İİK md 308/b gereğince kararın kesinleşmesine kadar mahkemece belirlenen bir bankaya yatırtılarak öncelikle depo edilmesini, çekişmeye konu olan nakit 124.598,89TL alacağın tespit ve tahsiline ve bu tutara hesap kat tarihi olan 24/12/2018' den başlamak üzere eth ve bus alacak kısmı için yıllık % 33 ve diğer alacak kısmı için yıllık %63 temerrüt faizi ile birlikte temerrüt faizi ilavesi ile birlikte taraflarına ödenmesine ve çekişmeye konu olan bir diğer alacak kalemleri olan güncel gayrinakdi 20.025,00 TL alacağın tespit ve tahsiline ve bu tutarın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle usul yönünden yetkisizlik nedeni ile davanın reddine, aksi halde davacının İİK madde 308/b uyarınca açtığı davada İİK madde 308/b-1 uyarınca tespit davası şeklinde davasını açmadığı ve ayrıca İİK madde 308/b-2 uyarınca depo kararı verilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise kabul anlamına gelmemekle birlikte varsa davacının çekişmeli alacak miktarı hesap edilirken (kat ihtarı dolayısı ile temerrüt tarihi geçici mühlet tarihinden sonra başladığı için bu tarihten itibaren) teminat kapsamında olan en fazla 200.000,00TL alacak üzerinden faiz işletilebileceği, İİK madde 294/3 ve İİK madde 302/5 gereğince teminat dışı kalan alacak miktarı için ise faiz alacağının söz konusu olamayacağı dikkate alınarak bilirkişi heyeti marifetiyle hesaplama yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bankacı bilirkişi ...'in 26/07/2021 tarihli raporuna göre; kesin mühlet karar tarihi 07/12/2018, hesap kesim tarihi 24/12/2018 ve konkordato tasdik karar tarihi 16/06/2020 itibarıyla davacı bankanın davalı borçlu tarafından kabul edilen alacak miktarı olan 187.205,72 TL dışında tamamı asıl alacaktan oluşmak üzere davalı borçludan ayrıca 77.397,89TL nakdi alacaklı olduğu anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulüne, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı için bu sözleşme eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan, gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceğinden davacının gayri nakdi alacak talebinin reddine, çekişmeli alacak tespiti niteliğinde olduğundan ve konkordato projesi uyarınca ödemeye karar verildiğinden maktu harç ve maktu vekalet ücreti alınması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarih ve 2018/587 esas, 2020/213 karar sayılı dosyasında kabul edilen 187.205,72 TL dışında 77.397,89 TL banka alacağının olduğunun tespiti ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2020 tarih ve 2018/587 esas, 2020/213 karar sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında ilk taksitin konkordatonun tasdikinin kesinleşme tarihinden itibaren 48 ay taksitle eşit tutarlarda davalı tarafından davacı bankaya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Alacaklarının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, nakit alacaklarının bilirkişi tarafından eksik hesaplandığını, güncel 20.025,00 TL gayri nakit alacağı bulunmasına rağmen bilirkişi tarafından gayri nakit alacaklarının da eksik hesaplandığını, davacı bankanın gayri nakit alacak olarak talep ettiği alacağı her an ödeme riski ile karşı karşıya olduğunu, bu nedenle gayri nakit alacağına yönelik talebinin kabulü gerekirken reddinin de hatalı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davalı şirket hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/587 E. sayılı dosyasının 10/09/2018 tarihli ara kararı ile geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğunu, bu nedenle İİK'nun 294/3.maddesi gereğince kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağını, bu nedenle mahkemenin geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurmayacağına yönelik gerekçesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte çelişkili alacak miktarı hesap edilirken teminat kapsamında olan 200.000,00 TL alacak üzerinden faiz işletilebileceğini, teminat dışı kalan alacak için faiz alacağının söz konusu olamayacağını, ayrıca İİK'nun 308/b-1.maddesi uyarınca davanın eda davası olmayıp tespit davası olduğunu, tasdik edilmiş olan konkordato projesi sonrası davacı için cebri anlaşma anlam ve niteliği taşıyan konkordato kapsamındaki alacağın projeye göre tahsil edilmesi gerekirken mahkemeden bu davayla ilgili tahsili değil ancak tespiti talep edilebileceğini, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili lehine verilen vekalet ücretinin eksik olduğunu, reddedilen kısım yönünden maktu ücret olan 5.100,00 TL'den yüksek miktarın reddedildiğini, vekalet ücretinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Dava, konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/587 E., 2020/213 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirket tarafından konkordato istemiyle açılan davada dosyamız davacısı banka tarafından Komiserler Kurumuna 14/03/2019 tarihi itibariyle, 586.239,96 TL asıl alacak, 77.620,00 TL gayri nakdi alacak yönünden yapılan başvurunun, asıl alacak olan 187.205,72 TL yönünden kabul edilip, bakiye alacağın itiraza uğradığı gerekçesiyle çekişmeli alacak olarak değerlendirildiği ve hesaba dahil edilmediği anlaşılmıştır. Bankacı bilirkişi ...'den alınan 26/07/2021 tarihli raporda özetle; kesin mühlet karar tarihi 07/12/2018, hesap kat tarihi 24/12/2018 ve konkordato tasdik karar tarihi 16/06/2020 itibarıyla davacı bankanın davalı borçlu tarafından kabul edilen alacak miktarı olan 187.205,72 TL dışında tamamı asıl alacaktan oluşmak üzere davalı borçludan ayrıca 77.397,89TL nakdi, 16.020,00 TL gayri nakdi alacak olmak üzere toplam 93.417,89 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamından, davacı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ile davalı ... Makina Beton Santralleri İmalat Madencilik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında arasında 22/12/2011 tarihli ve 500.000,00TL, 03/09/2013 tarihli 90.000,00 TL, 25/02/2016 tarihli 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme kapsamında nakit ve gayri nakit krediler kullandırıldığı, borcun kredi borcununu ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından açılan konkordato davasında davacı bankanın başvurusunun alacağın itiraza uğradığı gerekçesiyle çekişmeli alacak olarak değerlendirilerek hesaba dahil edilmemesi üzerine İİK.nun 308/b maddesine dayanılarak nakdi ve gayri nakdi alacakların tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, davalıdan olan nakit ve gayri nakit alacaklarının konkordato komiserler kurulunca kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde nakit ve gayrinakit alacaklarının komiserler kurulu tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır. Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi raporu ile, kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davacının davalıdan 77.397,89 TL nakit, 16.020,00TL gayrınakit alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı yan davalıdan gayrınakit alacağı bulunduğunu iddia ederek gayrınakit alacağın da tahsilini talep etmiş ise de, gayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan ise dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın alacağın davalıdan tahsili yönünde talepte bulunmuştur. Bu bağlamda davacı vekilinin istinaf itirazları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince alacakların eksik hesaplandığı, gayri nakit alacağının kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiği iddia edilmiş ise de, dosya kapsamına sunulu bilirkişi raporunda geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurmayacağı kabul edilmesi suretiyle kesin mühlet tarihinden sonra faiz işlemeyeceğinin kabul edildiği, oysaki İİK'nun 294/(3) maddesi uyarınca; tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı, İİK'nun 288/1 maddesi uyarınca geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, bu bağlamda tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği ve alacağın da rehin ile temin edilmediği dikkate alınarak geçici mühlet tarihinden itibaren davacının adi alacaklarına faiz işletilmesinin mümkün olmadığı, bu bağlamda bilirkişilerce bu yönü ile nakit alacağın eksik değil fazla hesaplandığı anlaşılmakla, bu bağlamda davacının bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla, nakit alacaklar yönünden davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Gayri nakit alacaklar yönünden yapılan değerlendirmede ise; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davalıdan 14 adet çekten kaynaklanan 22.400,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiş ise de davaya konu çeklerin en son teslim edildiği tarihin 08/06/2018 tarihi olduğu ve basım tarihlerinin de bu tarihten önce olacağı dikkate alındığında Dairemiz inceleme tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin evleviyetle dolduğu görülmüştür. Bu durumda depo talebine konu edilen çeklerin basım tarihleri gözetildiğinde Çek Kanunu'nun 3/9. maddesinde öngörülen 5 yıllık süre dava ve ilk derece mahkemesi karar tarihlerinde dolmamış ise de, dosya Dairemize geldikten sonra, Dairemizin inceleme tarihi olan 07/11/2024 tarihi itibarıyla sona ermiş durumdadır. Bir başka anlatımla Dairemizin inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan yasal sorumluluğu sona ermiş durumdadır. Bu durumda gayri nakit alacak yönünden Dairemiz karar tarihi itibarıyla davacının yasal sorumluluğunun sona erdiği, davacının gayri nakit alacağa yönelik talebinin konusuz kaldığı gözetilerek gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmiştir. Gayri nakit alacağa ilişkin dava konusuz kaldığından yargılama giderleri yönünden davadaki haklılık durumunun dava tarihine göre tespiti gerekecektir. Davacı banka Çek Kanunu'ndan kaynaklanan çek yapraklarının karşılıksız kalanları için kanuni ödeme yükümlülüğünden kaynaklı garanti borcundan dolayı toplam 20.025,00 TL güncel gayri nakit alacağının tahsilini talep ettiği, oysa ki davacı bankanın Çek Kanunu'ndan kaynaklanan çek yapraklarının karşılıksız kalanları için kanuni ödeme yükümlülüğü "erteleyici koşula bağlı" alacaklardan olup, davacı bankanın ancak "erteleyici koşula bağlı" iş bu alacağının depo edilmesini talep edebileceği, ancak davacının dava dilekçesindeki talebinin gayri nakit alacağının depo edilmesine yönelik olmayıp, tahsile yönelik olduğu gözetilerek davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş, bir başka anlatımla, davacının dava tarihi itibarıyla konusuz kalan gayri nakdi alacağın tahsili yönünden davalı aleyhine dava açmakta haksız olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Dairemiz inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çeklerden kaynaklanan yasal sorumluluk süresinin sona erdiği, gayrınakit alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı bankaca dava dilekçesindeki gayrınakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının gayrınakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek gayrınakit alacak yönünden gelinen aşamada dava konusuz kaldığından kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilerek Dairemizce gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan gayrınakit alacağa ilişkin talep yönünden yargılama giderleri gayrınakit alacak yönünden de işbu davada haksız bulunan davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; HMK'nın 345/(1). maddesinde, İstinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağı şeklinde düzenleme mevcuttur. Mahkemece verilen 24/11/2021 tarih, 2020/419 E. , 2021/929 K. sayılı kararın taraflara 15/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise istinaf başvuru dilekçesini, 02/03/2022 tarihi saat 10.19 itibariyle uyap sistemi üzerinden dosyaya sunduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, davalı yanın istinaf başvurusunun iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 02/03/2022 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 352/(1). maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek gayrınakdi alacak yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, gayrınakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, gayri nakit alacak yönünden yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde de hükmedildiği üzere davacı üzerinde bırakılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK'nun 352/(1). maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması sebebiyle HMK'nın 352/(1). maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2021 tarih ve 2020/419 Esas 2021/929 Karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜNE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarih 2018/587 Esas 2020/213 Karar sayılı dosyasında kabul edilen 187.205,72 TL dışında 77.397,89 TL banka alacağının olduğunun tespiti ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarih 2018/587 Esas 2020/213 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında ilk taksitin konkordatonun tasdikinin kesinleşme tarihinden itibaren 48 ay taksitle eşit tutarlarda davalı tarafından davacı bankaya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Nakit alacak yönünden alınması gereken 5.287,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.469,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,22‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 121,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.116,54 TL'den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 597,54 TL'sinin davalıdan, 519,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından sarf edilen 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 116,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.316,20 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 704,39 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, C)1-Gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Gayri nakit yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Bakiye gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine, D)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/587, K. 2020/213, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-587-e-2020-213-k-3c0fa57a5060