Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/324 E. 2021/363 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/324
Karar No
2021/363
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/740 KARAR NO: 2024/691 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 17/03/2021 NUMARASI: 2018/324 E. - 2021/363 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların tek yetkilisi ve sahibinin ... olduğunu, bu şahsın müvekkili şirketin sahibi ve yetkilileri olan ... ve ...'ı yakından tanıdığını, müvekkili şirketin işyerine sürekli ziyarete geldiğini ancak müvekkili şirket ile davalı firmalar arasında cari hesap, alacak-borç ilişkisi, mal alışverişi gibi herhangi bir ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin 1 no'lu davalıya toplam 1.050.000 TL bedelli 7 adet çek, 2 no Tu davalıya ise 2.000.000 TL bedelli 4 adet çek verdiğini, bu çeklerin hatır çeki olduğunu, çeklerin davalılara bankadan kredi temin edebilmeleri için teminat olarak göstermeleri amacıyla verildiğini, davalıların kredi çektikten sonra çekleri iade edeceklerini beyan ettiklerini, bu süreçte davalıların güven unsurunu taze tutmak amacıyla hatır çeklerinin bir kısmının bedellerini müvekkili firmaya ödediğini yahut çekleri iade ettiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırma neticesinde bir kısım çeklerin ...bank'a teminat olarak verildiğinin, ardından ... tarafından cirolanarak üçüncü kişilere verildiğinin öğrenildiğini, 1 no'lu davalıya 28/01/2018 vadeli 50.000 TL, 07/04/2018 vadeli 650.000 TL, 07/04/2018 vadeli 50.000 TL, 14/04/2018 vadeli 50.000 TL, 21/04/2018 vadeli 50.000 TL, 19/05/2018 vadeli 100.000 TL, 26/05/2018 vadeli 100.000 TL; 2 nolu davalıya ise 05/05/2018 vadeli 500.000 TL, 12/05/2018 vadeli 500.000 TL, 19/05/2018 vadeli 500.000 TL, 26/05/2018 vadeli 500.000 TL değerinde çekler verildiğini, ... AŞ isimli firmaya verilen çeklerin hiçbirinin, ...'e verilen çeklerden ise 07/04/2018 vadeli 650,000 TL bedelli olanının iade edilmediğini, davalı şirketin yetkilisi ...'ın bu çekin iade edileceğini ifade ederek müvekkili şirketi oyaladığını, bu konuda Whatsapp yazışmaları bulunduğunu, davalı şirketin yetkilisi ...'ın müvekkili nezdindeki güvenini taze tutmak amacıyla 26/10/2017 tarihinde elden 100.000 TL ödediğini, 31/10/2017 tarihinde 100.000 TL, 01/12/2017 tarihinde 200.000 TL'nin ise müvekkili firmanın yetkili ...'ın şahsi hesabına havale edildiğini, davalı firmaların yetkilisi ...'ın kötüniyetli olduğunu belirterek dava konusu çekler sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kötüniyetli şekilde açıldığını, ilgili çeklerin hatır çeki olmadığını, hukukumuzda hatır çeki diye bir kavram bulunmadığını, davacının bir kısım çeklerin ödendiğini ve bir kısmının ise iade edildiğini belirttiğini ancak hangi çeklerin iade edildiğini dilekçelerinde açıkça ortaya koymadığını, davacıların iddialarına dayanak olarak somut gerekçe ve delillerinin bulunmadığım, davalının sunduğu ilgili Whatsapp yazışmalarının delil olarak kullanılamayacağını, davacının tanık deliline muvafakat etmediklerini, çekin sebepten mücerret olduğunu, çeklerin iptali davasını keşidecinin açamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Kanıtlanamayan Davanın Reddine, 2-Davalının Koşulları Oluşmayan Tazminat Talebinin Reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili Dava devam ederken müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalınan çekler yönünden davaya istirdat talepli olarak ödenmeyen çekler bakımından ise menfi tespit talepli olarak devam edildiğini, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi ve buna dayanarak kurulan hükmün eksik ve hatalı bulunduğunu, hatır çeki iddiasının davacı tarafça yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, ancak davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilerek tanık dinletilebileceğini ayrıca lehine değerlendirmeler ihtiva eden bilirkişi raporunu da dikkate almadığını, zira mahkemece tarafların ticari defterleri üzerlerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterlerinde, dava konusu çeklerin 23.10.2017 tarihinde davalılara 103 kodlu "Verilen Çekler" hesabından çıkış gösterildiğini ve 320 kodlu "Satıcılar" hesabına davalıların alacak kaydı verilerek muhasebeleştirildiğini, fakat davacı ile davalılar arasında fiili mal/alım-satım ilişkisinin ve faturalaşmanın olmadığın görüldüğünü, Bu da taraflar arasında reel bir ticari ilişkinin olmadığı hususunun en önemli kanıtı olduğunu,; tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin eksik değerlendirmelere dayanarak davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddettiği kararını istinafen tetkiki ile bozulmasını talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna cevap dilekçesi sunulmamıştır. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. maddesine dayalı icra takibinden önce açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, davalı şirketlerin yetkilisi ile davacı şirket yetkilileri arasındaki şahsi ilişki sebebiyle davalılara bankadan kredi temin edebilmeleri için teminat olarak göstermeleri amacıyla 1 nolu davalıya toplam 1.050.000 TL bedelli 7 adet çek, 2 nolu davalıya ise 2.000.000 TL bedelli 4 adet çek verdiğini, bu çeklerin hatır çeki olduğunu,bir kısım çeklerin cirolanarak üçüncü kişilere verildiğini, davalı ... firmasına verilen çeklerden 07/04/2018 vadeli 650.000 TL, bedelli çek ile , davalı ... şirketine verilen 05/05/2018 vadeli 500.000 TL, 12/05/2018 vadeli 500.000 TL, 19/05/2018 vadeli 500.000 TL, 26/05/2018 vadeli 500.000 TL çeklerin iade edilmediğini beyanla iade edilmeyen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, çeklerin hatır çeki olmadığını, davacının bir kısım çekleri ödendiğini Whatsapp yazışmalarının delil olarak kullanılamayacağını, davacının tanık deliline muvafakat etmediklerini, çekin sebepten mücerret olduğunu, çeklerin iptali davasını keşidecinin açamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Ödeme aracı olan çek, aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin, mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, ifa uğruna düzenlendiği kabul edilir. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır. Ancak, borçlu, doğmuş olan hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Davacı dava konusu çeklerin hatır çeki olarak verildiğini, bedelsiz olduklarını ileri sürdüğünden borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu iddiasına dayalı olarak maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190. maddesi gereğince davacıya düşer ve resmî veya imzası ikrar edilmiş yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin 07/04/2018 vadeli 650.000 TL, bedelli ve her biri 500.000,TL bedelli olan, 05.05.2018 - 12.05.2018- 19.05.2018 - 26.05.2018 vade tarihli 4 adet çek olduğu, bu çeklerden 07/04/2018 vadeli 650.000 TL, bedelli çek ile 05.05.2018 vadeli 500.000 TL bedelli çekin ödendiği, 19.05.2018 - 26.05.2018 vade tarihli çeklerin ibraz edilmediği, ödeme yasağı bulunduğu, çeklerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, yine IQ şirketi defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, kayıtlı çeklerin hatır için verildiğine dair yazılı bir delil yada kayıt bulunmadığı, taraf defterlerinde kayıtlı fatura olmamasının ispata yeterli olmadığı, yine davacı şirket mali işler sorumlusu ile davalı şirket yetkilisi arasında olduğu ileri sürülen telefon mesaj içeriklerinde dava konusu çeklere ilişkin bir irtibatlandırma bulunmadığından yazılı delil başlangıcı olarak ve ispata elverişli delil olarak kabulüne olanak bulunmadığı, yemin delili hatırlatılan davacının yemin deliline başvurmadığı bu durumda iddianın yazılı/kesin delil ile ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere ve ispat kurallarına göre, kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih ve 2018/324 E., 2021/363 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/324, K. 2021/363, T. 26.05.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-324-e-2021-363-k-33579a185ba6