Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/312 E. 2019/262 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/312
- Karar No
- 2019/262
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1861 Esas KARAR NO: 2023/1290 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 22/10/2019 NUMARASI: 2018/312 E. - 2019/262 K. DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Giderilmesi, Maddi ve Manevi Tazminat İstemli İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının “...” esas unsurlu pek çok markasının tescilli olduğunu, davalının yetkili servis olmamasına rağmen ... tarafından tescilli ... marka ve logosunu servis tabelasında ... Yetkili Servisi izlenimi yaratacak şekilde kullandığını, iş yeri tabelasında, işletmesinde bulunan araç ve gereçlerde, çalışanların kıyafetlerinde, sosyal medya hesaplarında yetkisiz ve izinsiz şekilde markanın kullanıldığını, davalıya Kadıköy ... Noterliği’nin 04/07/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, cevabi ihtarnamede gereğinin yerine getirileceği bildirilmesine rağmen kullanımın devam ettiğini, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/31 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını belirterek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına yönelik; davalının işyerinden tecavüz oluşturan "..." markasına ilişkin her türlü yazı, resim, ve logoların kaldırılması ve silinmesine, marka ve logoların internet/sosyal medya ortamında kullanımının yasaklanmasına, işletmede kullanılan kıyafetler de dahil olmak üzere tüm araç ve gereçlerin kullanımının durdurulmasına, haksız rekabetin menine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, 5.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının "..." ibaresini kullanmasının haksız rekabet teşkil etmediğini, çünkü oto servislerinin hizmet verdikleri araba markalarını tabelalarında kullanabileceklerinin Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu gibi Marka KHK m.12 ile de sabit olduğunu, davalının tespit dosyasındaki fotoğrafta yer alan tabelayı indirtmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Dosyaya sunulan 22/10/2019 tarihli sulh sözleşmesi incelendiğinde; davalı ... Mahkememizin 2018/312 E.sayılı dosyasında görülmekte olan marka hakkına yönelik tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüz oluşturan fiillerin durdurulması ile maddi ve manevi tazminat talebi istemli görülen davada davacının iddialarını kabul ettiği, ... marka ve logolu tüm materyalleri gerek işletme içerisinden gerekse web sitesi ile sosyal medya hesabından kaldırmayı duruşma tarihi olan 22.10.2019 tarihine kadar kabul ve taahhüt ettiği, davalı ... , ... marka ve logosunun yetkisiz ve izinsiz kullanımını bir daha tekrarlamayacağını taahhüt etmekte, aksi bir durumda ... yasal yollara başvurma hakkının saklı bulunduğunu kabul ettiği, davalı ..., protokol ile taahhüt ettiği yükümlülüklerini ihlal ettiği takdirde ,...' a 10.000,00 TL tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği, ... tarafından sözleşmenin 2.7 maddesinde belirtilen süreye kadar tüm taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, ... tarafından marka hakkına tecavüz sebebi ile açılan davada sulh olunacağının kabul edildiği, aksi takdirde davacı ... tarafından davaya devam edilerek yargılamaya devam olunacağı, tarafların yargılama giderleri ile Mahkemece belirlenecek avukatlık ücretinin davalı ... tarafından karşılanacağı konusunda anlaştıkları, işbu davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere tarafların üzerinde mutabık kaldığı miktarın net 7.500,00 TL olup, davalı tarafın bu bedelin tamamını duruşma tarihi olan 22.10.2019 tarihine kadar belirtilen hesap adı ve IBAN numarasına yatırmayı kabul ve taahhüt ettikleri konularında anlaştıkları tespit edilmiştir." taraflar arasında imzalanan 22.10.2019 tarihli Sulh Sözleşmesinin tasdikine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında taraflar arasında imzalanan 22.10.2019 tarihli Sulh Sözleşmesinin tasdikine karar verilerek davacı lehine Tecavüzün tespiti ve haksız rekabet yönünden 3.931,00 TL vekalet ücretine, maddi tazminat yönünden 3.931,00 TL vekalet ücretine, manevi tazminat yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretine ve toplamda 4.167,77 TL yargılama giderine hükmedildiğini, davacı tarafla aralarında haricen yaptıkları sözleşmenin tasdiki yönünde hüküm kurulmasına rağmen sözleşme içeriğine aykırı olarak şekilde müvekkil aleyhinde davacı taraf lehinde ayrıca bir yargılama gideri ve 3 vekalet ücretine hükmedildiğini, bu hükmün sözleşme içeriğine aykırı olduğunu, müvekkilin sözleşmede belirtilen tüm edimlerini yerine sözleşme ile davacı tarafa ödemeyi kabul ettikleri vekalet ücreti ve masrafları da ödediğini, yapılan bu ödemeden sonra davacı tarafın sulh sözleşmesini dosyaya sunduğunu ve duruşmada sulh sözleşmesinin tasdikini talep ettiğini, müvekkilin vekalet ücreti ve yargılama giderini 22.10.2019 tarihli karar duruşmasından öncesinde ödediğine dair dekontun ekte sunulduğunu, davacı tarafça vekalet ücreti ve yargılama giderinin sulh sözleşmesi kapsamında tahsil edildiğine ilişkin verdikleri belgenin ekte olduğunu, tüm bu nedenlerle hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin bentlerinin kaldırılmasını, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının sulh sözleşmesine rağmen vekalet ücreti ve yargılama giderleri için yeniden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu belirtmişse de bu durumun davalı aleyhine bir sonuç yaratmadığını, istinaf talebine konu olan ilamın ilgili kısmının mahkemece sehven hükmedildiğini ve hem sulh sözleşmesi hem davalı vekiline sundukları ibraname ile davalının menfaatine aykırı bir durumun söz konusu olamayacağını, buna ilişkin davalının sunduğu bir somut delil bulunmadığını, davalının hiçbir hukuki yararı bulunmaksızın istinaf başvurusunda bulunmasının medeni yargılamaya hakim olan ilkelerden usul ekonomisi ilkesiyle çeliştiğini, karşı tarafın istinaf başvurusunun yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece taraflar arasında imzalanan 22.10.2019 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine davacı yararına tecavüzün tespiti ve haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.931,00 TL vekalet ücretine, maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince 3.931,00 TL vekalet ücretine, davacı yararına manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.İşbu karara karşı davalı tarafından mahkemece sulh sözleşmesine aykırı olarak yargılama giderlerine hükmedildiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı taraf istinafa cevap dilekçesinde mahkemece sehven yapıldığı düşünülen taraflarınca kaynaklanmayan ve davalı aleyhine hiçbir sonuç doğurmayan bu husus çerçevesinde taraflarına yargılama harç giderinin veya vekalet ücretinin yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı, nitekim davalının da istinaf talepli başvuru dilekçesinde bu konuya ilişkin bir talebinin bulunmadığı belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinin 2.7. maddesinde işbu davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere tarafların üzerinde mutabık kaldığı miktar net 7.500,00 TL (yedi bin beş yüz türk lirası) olup, davalı taraf bu bedelin tamamını duruşma tarihi olan 22.10.2019 tarihine kadar aşağıda yer verilen hesap adı ve IBAN numarasına yatırmayı kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiğini, aynı tarihte bu miktarın yatırıldığı dosyada sabittir. 6100 sayılı HMK'nin 313. maddesine göre sulh görünmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir. Sulh şarta bağlı olarak da yapılabilir. Mahkemece tarafların sulh oldukları ve sulh sözleşmesinde de yargılama gideri ve vekalet ücretinin de düzenlendiği ve sulh sözleşmesinde belirtilen tarihte belirtilen miktarın ödendiği gözetildiğinde ayrıca yeniden vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi bu nedenle hukuken yerinde değildir.Davalının istinaf başvurusunun istinafa konu yönünden 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, Yargıtay içtihatları uyarınca yargı kararları bölünemeyeceğinden mahkeme kararının tümden kaldırılmasına, istinaf edilmeyen hükümlerin karara aynen derciine, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/10/2019 tarih, 2018/312 E., 2019/262 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Taraflar arasında imzalanan 22.10.2019 tarihli Sulh Sözleşmesinin TASDİKİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 409,86 TL karar harcından peşin alınan 102,40 TL'nin mahsubu ile 307,46 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b- Sulh anlaşmasına istinaden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvurma harcı ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023