Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/6135 E. 2022/10604 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/6135
- Karar No
- 2022/10604
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/436 KARAR NO: 2024/1431 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI: 2016/286 Esas - 2021/728 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 12/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/01/2016 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Şanlıurfa'dan Gaziantep ili istikametine seyri sırasında havanın dolu yağışı ve yerlerin kaygan olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp takla atması neticesinde, tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının araçta yocu olduğunu, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı KTK'nın madde 52/1-b kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını, Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, sağ bacağında kırık mevcut olup yürüyemediğini, dava konusu olay hakkında Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, ... plaka sayılı araç, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin 12/08/1973 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 43 yaşında bir işçi olduğunu, işgücü kaybından doğan toplam 1.000,00TL daimi maluliyet tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...’un maliki olduğu ... plakalı vasıta için müvekkili tarafından "13/11/2015 başlangıç - 13/11/2016 bitiş tarihli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlendiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 208.986,23 TL'nin 05/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte maddi tazminat, TRH 2010 Mortalite Tablosu ve teknik faiz oranı %1,8 olarak dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı değerlendirmeye dayandığını, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı, sigortalı araçta herhangi bir ücret karşılığı olmadan taşındığından bu taşıma ilişkisinde menfaati bulunduğunu, yerleşik Yargıtay Kararları ve dava konusu kaza incelendiğinde %20 den az olmamak üzere tazminattan indirim yapılması gerekmekte iken Yerel Mahkeme tarafından bu husus gözetilmeden hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından tespit edilen maaş kat sayısı hatalı olduğunu, davacının sakatlanmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının Mahkemece tespiti gerekmekte iken herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davacının emniyet kemerini kullanmaması ve vücudunda meydana gelen yaralanmaları ile emniyet kemeri takmaması arasında bir illiyet bağı bulunduğunun tespiti halinde belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 08.01.2016 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak seyahat etmekte olan davacının tek taraflı trafik kazasında yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 05/03/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olmadığından davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması usuli bir eksiklik olarak nitelenmeyeceğinden bu hususa değinen istinaf başvuru yerinde görülmemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili tarafından yargılama safahatı sürecinde aktüerya bilirkişi raporuna karşı maaş katsayısı ile ilgili süresinde itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden tazminat hesabına ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 14.275,85 TL harçtan peşin alınan 3.569,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.706,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/09/2024