Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/185 E. 2021/819 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/185
Karar No
2021/819
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/132 Esas KARAR NO:2024/1679 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/09/2021 NUMARASI:2018/185 E. - 2021/819 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ... sayılı dosyası 150.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü icra takibinin başlatıldığını, işbu icra takibine karşı Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1438 E. sayılı dosyasıyla itiraz edildiğini, davanın halen derdest olduğu, takibe konu senedin davacıların rızası dışında doldurularak işleme konulmuş bir senet olduğunu, davalı ve davacılar ile yine icra dosyasında kefil sıfatıyla borçlu gösterilen ...'in 2004 yılı içerisinde 4 ortak sıfatıyla Küçükçekmece de yapılacak bir binanın yapımını üstlendikleri, yapılan bu binanın dava dışı ... Şti bünyesinde yapıldığını, bina yapımı ve ortaklar arasındaki kâr dağıtımının 4 ortak arasında kararlaştırıldığını, davalıya yatırdığı sermayesi karşılığında daire ve varsa kar payının ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve buna istinaden senedin bedeli, ismi yazılmak sureti ile imzalandığını davalıya ... nolu dairenin verildiğini davalının dairenin mülkiyetini 17/09/2008 tarihinde kazandığını, ayrıca diğer dairelerin satımından da elde edilen kardan hissesi oranında kendisine ödeme yapıldığını, bu arada teminat olarak verilen senetin elden teslim alındığını, ancak yılar sonra davacıların davaya konu icra dosyasıyla karşı karşıya kaldıkları, icra takibine konulan senedin teminat amacıyla verilmiş bir senet olduğunu, teminat gereğinin de yerine getirilmiş olduğunu, icra takibine konu senedin davacılarca düzenlenen asıl senet mi yoksa asıl senede benzetilerek oluşturulan sahte senet mi olduğunun Adli Tıptan yapılacak incelemeyle belirlenmesinin gerektiğini belirterek ... sayılı dosyasından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ayrıca İİK 72.madde uyarınca teminatsız, aksi takdirde belirlenecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması bu talebin kabul edilmemesi halinde icra veznesine yatırılacak paranın dava sonuçlanıncaya kadar karşı tarafa ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının yerinde olmadığı, davacı tarafın da kabul ettiği gibi davacı borçluların davalının satın aldığı arsaya bina yaptıklarını, davacıların yaptıkları binadan davalıya en az 1 daire vereceklerini vaad ettikleri, ancak davacıların binanın bitiminden sonra belediye ile yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle davalıya istediği taşınmazı veremeyeceklerini belirttikleri, davacı borçluların davalıyı uzunca bir süre oyaladıktan sonra davalının alacağını nakit olarak ödeyeceklerinden bahisle icra takibine konu bonoyu düzenleyip davalıya verdikleri ve vadesinin gelmiş olmasına rağmen ödenmemesi nedeniyle bononun takibe konu edildiği, İcra Hukuk Mahkemesinde de takibe itiraz ettikleri, davacı tarafça iddia edildiği şekilde davacıların davalıya herhangi bir taşınmaz vermedikleri, ödedikleri bir paranın da olmadığı ve davalıdan teslim aldıkları herhangi bir senetin de olmadığını belirterek davanın reddine, davacıların % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; Senette bedelin nakden ödendiği yönünde açıklama olduğu, ancak davalının savunması ile senet metnini tadil ettiği, davacıların davalının satın aldığı arsaya bina yaptıklarını, davacıların yaptıkları binadan davalıya en az 1 daire vereceklerini vaad ettiklerini, ancak davacıların binanın bitiminden sonra belediye ile yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle davalıya istediği taşınmazı veremeyeceklerini belirttiklerini, davacıların davalıyı uzunca bir süre oyaladıktan sonra davalının alacağını nakit olarak ödeyeceklerinden bahisle icra takibine konu bonoyu düzenleyip verdiklerini belirttiği, bu haliyle ispat yükünü üzerine aldığı ve yine İstanbul Küçükçekmece ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ...blok ... no.lu bağımsız bölüme ait davacıların ortağı olduğu ... şirketi tarafından 17/09/2008 tarihinde davalıya taşınmazın devredildiği, davalının iddiasının da gerçeği yansıtmadığı, davalı tarafın davacıların bu ispatının aksini kesin-yazılı delil ile ispat edemediği, davacıların da borçlu olmadıklarını dair yemin ettikleri de görülerek, acılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Yasal şartları karşılamayan tarafların tazminat taleplerinin reddiYargılama sırasında davacı taraflarca ödenen bedellerin istirdatına" şeklindeki gerekçeleri ile "Davacının davasının KABULÜ İLE;-.. sayılı dosyasındaki alacak yönünden davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davacı ... tarafından takibe konu ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu ödeme yönünden istirdat talebinin kabulü ile 158.545,15 TL'nin ödeme tarihi olan 03/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... tarafından takibe konu ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu ödeme yönünden istirdat talebinin kabulü ile 4.930,00 TL'nin ödeme tarihi olan 08/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... tarafından takibe konu ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu ödeme yönünden istirdat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 11/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, -Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine, -Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacıların, müvekkiline olan borçları nedeniyle senet düzenleyip, müvekkiline verdiğini ve uzun zaman müvekkilini oyaladığını, borçlarını da ödemediklerini, bu nedenle davacı-borçlular aleyhine ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacıların ise icra dosyasına borcu ödedikten sonra iş bu davayı açtıklarını, davacıların yalan yere yemin ettiklerini, üzerinde yemin ettikleri ve para almadan müvekkiline verdiklerini iddia ettikleri taşınmaz ... Bankasından alınan konut kredisi ile taşınmazın kaydına ipotek konularak satın alınmış olduğunu bankadan alınan konut kredisi de banka tarafından şüphelilerin o dönem ortağı ve yetkilisi oldukları ... Şirketi (Mersis No:...) hesabına havale edildiğini, buna dair ipotekli tapu kaydının ve banka ödeme dekontunun dosyada bulunduğunu, söz konusu taşınmazın, davadışı ....Şti. adına kayıtlı iken ... isimli kişiye satıldığını, bu kişi adına banka kredisi çıkmadığından, kredinin müvekkilinin üzerinden çekildiğini, bu nedenle bankanın kredi vermek için şart koşması nedeniyle tapu kaydının müvekkilinin adına devredildiğini, taşınmazın satıldığı andan itibaren gerçek alıcı olan ... isimli kişinin taşınmazda ikamet ettiğini, banka kredisi ödendikten sonra tapu kaydının da müvekkili tarafından bu kişiye devredildiğini, bu konuda dosyada yazılı delil olmasına rağmen ısrarla tanık olarak dinlenilmesini talep etmiş olmalarına rağmen mahkemece dinlenmediğini, ...'un mahkemede tanık olarak dinlenilmesini,Davacıların açtığı menfi tespit davasını 2021 yılında istirdat davasına dönüştürdüğünü beyan etttiğini Türk Ticaret Kanun’un 5. Maddesine eklenen 5/A –(1) maddesi “ Bu Kanun’un 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır……”şeklinde olup bu düzenleme ile ticari davalarda dava şartı arabuluculuk kabul edildiğini, ara buluculuğa başvurulmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, Mahkemece, icra dosyası celp edilmeden ve dosyadaki ödeme makbuzları incelenmeden verilen istirdat talebi tamamen hukuka aykırı olduğunu mahkeme kararında yazılı istirdat tutarlarının icra dosyasından müvekkile ödenen tutarlardan farklı olduğunu, 158.454,15 TL olarak istirdadına karar verilen tutar için müvekkile ödenen tutarın 140.946,64 TL ve yine mahkemenin 50.000 TL olarak istirdadına karar verdiği tutar için müvekkile icra dosyasından ödenen tutarın 49.318,74 TL olduğunu bu rakamlardaki yanlışlardan dolayı harç hesabı ve vekalet ücreti hesabının dahi yanlış yapıldığını belirterek istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir.Davalı vekil 13/12/2021 tarihli EK istinaf dilekçesinde özetle; ( süresi geçmiş) İİK 72. Maddesine göre istirdat davasının ödeme tarihinden itibaren | yıl içinde açılması gerektiğini, İcra dosyasına 2018 tarihinde ödeme yapıldığını, davacılar tarafından 2021 yılında istirdat talep ettiklerini ve harcın bu tarihte ödendiğini bu durumda istirdat davasının görülmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacıların yalan yere yemin ettiklerini , üzerinde yemin ettikleri ve para almadan müvekkile verdiklerini iddia ettikleri taşınmaz ... Bankasından alınan konut kredisi ile taşınmazın kaydına ipotek konularak satın alındığını bankadan alınan konut kredisi de banka tarafından şüphelilerin o dönem ortağı ve yetkilisi oldukları ... Şirketi hesabına havale edildiğini buna dair ipotekli tapu kaydı ve banka ödeme dekontunun dosyada olduğunu söz konusu taşınmazın, davadışı ....Şti. adına kayıtlı iken ... isimli kişiye satıldığını bu kişi adına banka kredisi çıkmadığından, kredinin davalı üzerinden çekildiğini bankanın kredi vermek için şart koşması nedeniyle tapu kaydı müvekkil adına devredildiğini taşınmazın satıldığı andan itibaren gerçek alıcı olan ...isimli kişi taşınmazda ikamet ettiğini banka kredisi ödendikten sonra tapu kaydının da bu kişiye devredildiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın her beyan dilekçesi sunarken farklı iddia ve delille geldiğini, istinaf dilekçesinin ekine dahi yeni bir delil sunduğunu, ön inceleme ve delillerin getirilme aşamasının çoktan geçmiş olmasına karşılık bu aşamada dahi delil sunma derdinde olduğunu, istinaf dilekçesinde beyanının aksine iddia ve savunmayı genişletme yasağını davalının ihlal ettiğini, karar aşamasında ve istinaf sürecinde sunulan yeni delil ve belgelerin incelenmesine karşı olduklarını, alınan bilirkişi raporu ile yazı yaşının ve senet yaprağının belirtmiş oldukları dönemlere ait olduğunun da ortaya çıktığını, tüm bu somut beyanlara karşılık davalının sürekli tutarsız beyanları ile karışıklığa mahal vermeye çalışmış ancak başarılı olamadığını, davalının halen dahi taşınmazın kredi ile alındığını beyan etmesine karşılık kredinin hangi bankadan ne tutarda çekildiğinin, dava konusu taşınmaz üzerine neden ipotek konulmadığının, bu ipotek kaydının tapu kayıtlarında görülmediğini açıklayamadığını, davanın ilk açılmasından beri bu taşınmazdan bahsetiklerini, borca karşılık bunu verdik demelerine karşılık neden son duruşmadan önce dava açıldıktan yaklaşık 3 yıl sonra "ya aslında o daire ...'un ona kredi çıkmadı biz iyilik olsun diye yardımcı olduk" beyanında bulunduklarını, davalının ya tutarsa deyip bir de bu hikayenin arkasına sığındığını, davalı tarafın TTK gereğince arabuluculuk sürecinin yerine getirilmediğinden bahisle usulden ret istendiğini, huzurdaki dava 20/02/2018 tarihinde ikame olunduğunu, arabuluculuk zorunlu dava şartının ise 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiğini, arabuluculuk zorunlu başvuru şartı menfi tespit davalarını kapsamadığını, bir miktar paranın yahut tazminatın ödenmesi isteminin bu davalarda olmadığını, bununla birlikte İstanbul BAM 16. HD. 15.12.2019 T. 215/419 " Menfi tespit davasının esasen bir eda davası değil ‘tespit’ davası olduğu, dava devam ederken alacağın ödenmesi ve istirdata dönüşmesinde de durumun değişmeyeceği, istirdat istemi menfi tespit isteminin kabul edilmesine bağlı ve terditli bir talep olarak ileri sürüldüğü, uyuşmazlık konusunun menfi tespit istemine ilişkin olduğundan, menfi tespit isteminin; 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa tabi olmadığı” karar altına alındığın, işbu sebeple davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, bu sebeple bu yönde yapılan itirazın hukuku dayanağının olmadığının açık ve net olduğunu, ve davalı tarafından sunulan ek istinaf başvurusuna cevabın da ise; davalının yine yeni iddialar ileri sürdüğünü ve tanık listesi sunduğunu, bu aşamada da tanık dinlenmesine muvafaakatlerinin olmadığını, davalının her defasında farklı iddia ile mahkeme huzuruna geldiğini, dosya kapsamında dava konusu borcun ödendiği toplanan deliller ile ispat olunduğunu, davalının "yalan yemin" iddiaları gerçeği yansıtmadığını, yemin deliline davalının kendisi dayandığını, kendisinin bu delili kullanmayı talep ettiğini ve yemin metnini de kendisinin belirlediğini, bu aşamada usulüne uygun doğru şekilde yerine getirilen kesin delil olan yemin deliline itirazlarının yerinde olmadığını, HMK madde 227/2 "(2) Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez." Kanunun amri hükmünde görüleceği üzere yemin teklif edildikten ve müvekkilince yemin teklifi kabul edildikten sonra dosya kapsamında yeni tanık listesi sunulamayacağını, yeni delil beyanında bulunamayacağını ileri sürerek, davalı tarafından sunulan istinaf başvurusu dilekçesinin reddine, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu menfi tespit davasının kabulü ile, yargılama sırasında ödemeler yapılması sebebiyle ödenen bir kısım bedelin istirdat davasıdır.... sayılı takip dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 150.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafından icra takibine konu senedin davalıya ortaklığa koyduğu sermaye nedeni verilecek daire ve ödenecek kar payına karşılık verildiğini ve daire ve ödemelerin yapılarak senedin kendilerine teslim edildiğini aradan zaman geçtikten sonra davalının icra takibi yaptığını icra takibine konu senedin veya kendilerine teslim edilen senedin sahte olabileceğini ileri sürmüşlerdir.Davalı ise kendisine herhangi bir daire teslim edilmediğini, teslim edildiği iddia edilen dairenin bir başka kişi adına kendi üzerinden kredi çekilerek alındığını ve dairenin mülkiyetini dava dışı bu kişiye devrettiğini ileri sürmektedir.Mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davacılar tarafından yemin teklifine istinaden;" İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ... no.lu daireyi davaya konu senetteki borcuma karşılık olarak ...'a verdiğime ve bu taşınmazla ilgili olarak bankadan gerek şahsıma gerekse ortağı olduğum .... Şti.'ye hiçbir para ödenmediğine" şeklinde yemin etmişler ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).İstanbul Küçükçekmece... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ...blok ... no.lu bağımsız bölüme ait davacıların ortağı olduğu ... şirketi tarafından 17/09/2008 tarihinde davalı ...' a 14/03/2021 tarihinde dava dışı ..'a devredildiği taşınmaz üzerine 17/09/2008 tarihinde ... Bankası tarafından ipotek tesis edildiği ipoteğin 14/03/2021 tarihinde terkin edildiği görülmüştür.Somut olayda, ispat yükümlülüğü davacıların üzerinde olup, mahkemece davalının beyanı doğrultusunda senet metninin tadil edildiği gerekçesi ile ispat yükümlülüğünü davalıya yükletilmesi yerinde olmayıp, davacılar senet karşılığında tapunun davalı adına tescil edildiğini ileri sürmüş iseler de tapu kaydı ve dekont incelendiğinde davalı adına kredi çekilerek dairenin alındığı sabit olup davacılar iddialarını yazılı olarak ispatlayamamışlardır. Tapu kaydında ki devir de davalının beyanı ile uyumlu olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir iken ispat yükümlülüğünü yer değiştirerek karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, İİK 72/4'e göre verilmiş ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalının %20 tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarih, 2018/185 E. 2021/819 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-DAVANIN REDDİNE4-İhtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalının %20 tazminat talebinin reddine 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 2.561,63 TL TL'nin mahsubu ile 2.134,03‬ TL' kalan harcın talep ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına, 5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığını, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/185, K. 2021/819, T. 15.12.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-185-e-2021-819-k-43bfd66c66a6