Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1205 E. 2022/337 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/1205
Karar No
2022/337
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1583 Esas KARAR NO:2025/543 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:20/04/2022 NUMARASI:2018/1205 E. - 2022/337 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında 14.07.2007 - 31.12.2017 tarihleri arasında arşiv saklama hizmeti sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 2018 yılı için yenilenmemesi nedeniyle sona erdiğini, davalının kesin geri çekim ücreti, raftan indirme ücreti, saklama ücreti ve sair hizmet bedellerinden kaynaklanan 528.092,68 TL borcunu ödemediğini, söz konusu alacakların, arşiv kutularının geri çekimi, raftan indirilmesi ve fiyat farkları nedeniyle doğduğunu, davalı tarafın hizmet bedellerinin bir kısmını kabul etmediğini ve ödemediğini, bu nedenle ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız itiraz ettiğini beyanla , itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 31.03.2014 tarihinde yürürlük tarihi 01.01.2014 olan bir sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 01.01.2017 tarihinde 1 yıl daha uzadığını ve tarafların 01.01.2018 tarihine kadar sözleşme hükümlerine bağlı olduğunu, davacı şirketin sözleşmeye aykırı şekilde tek taraflı fiyat artışı yaptığını, müvekkilinin ise sözleşmeye uygun ödemelerini gerçekleştirdiğini ve 2017 yılına ait herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca davacının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, arşiv kutularını iade etmesi nedeniyle geri çekim ve raftan indirme ücreti talep etmesinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davacının talep ettiği alacağın likit ve muayyen olmadığını, hizmet bedellerine ilişkin İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2017/1398 E. sayılı uyarlama davasının derdest olduğunu ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddini ve davacı şirketin kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... sayılı dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 64.545,49 TL. Alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren (taleple bağlı kalınarak) değişen oranlarda reeskont faizi yürütülmesine,Alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin saklama ücreti ve sair hizmet bedellerinden kaynaklanan 528.092,68 TL alacağının tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, ancak mahkemenin takibe yapılan itirazın yalnızca 64.545,49 TL üzerinden iptaline karar vererek, fazlaya ilişkin talebi reddettiğini ve avans faizi talep edilmesine rağmen reeskont faizi uygulanmasına hükmettiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan arşiv hizmetleri sözleşmesi ve ekinde belirlenen hizmet bedelleri kapsamında müvekkilinin toplam 662.809,44 TL alacağı bulunduğunu, bunun bir kısmının kesin geri çekim, raftan indirme ve saklama bedellerinden oluştuğunu, davalı borçlunun geçmiş yıllarda benzer faturaları ödediğini ancak 2017 yılına ilişkin borçlarını ödemediğini, davalının, raftan indirme bedeli ve fiyat farklarını içeren faturaları hukuka aykırı şekilde iade ettiğini, müvekkilinin 90 bin kutuyu tek tek kontrol ederek teslim ettiğini, bu süreçte ek maliyetlere katlandığını ve hizmetin maliyet fiyatlarının altında sunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca, müvekkilinin 10 yıldır devam eden sözleşme ilişkisinde artan maliyetleri karşılamak için fiyat güncellemesi yaptığını, ancak davalının bu fiyatları kabul etmeyerek 32,7 kuruş üzerinden ödeme yapacağını noter ihtarıyla bildirdiğini, müvekkilinin ise maliyetin altına inemeyeceğini belirterek 49 kuruş birim fiyat üzerinden faturalar kestiğini, davalının ise bu farkı kabul etmeyerek iade faturaları düzenlediğini, bu durumun sözleşmeye ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, sözleşme ilişkisinin yenilenmesi sürecinde hizmet bedellerine dair boşluk oluştuğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2017/1398 E. sayılı dosya ile tespit davası açıldığını, mahkemenin bu davayı bekletici mesele yapmaksızın karar vermesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin de eksik değerlendirme yaptığını , talep edilen avans faizinden daha düşük bir orana sahip faiz türü olan reeskont faizi üzerinden hüküm kurulmasının talebe aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını ve tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;.... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 64.545,49 TL üzerinden devamına karar verildiğini, ancak dava tarihi itibarıyla müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu borcun bir kısmının dava açılmadan önce ödendiğini, kalan kısmı için ise iade faturası kesildiğini, dolayısıyla müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından 04.01.2018 tarihinde 22.957,21 TL, 01.02.2018 tarihinde ise 27.785,51 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin takip tarihinde davacı tarafından kesilen faturalar kapsamında gerçekleştirilmiş olsa da davacının muaccel hale gelmeden takip başlattığını, bu nedenle TBK 100. madde kapsamında takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin asıl alacağın ferilerine mahsup edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Müvekkili şirketin dava açılmadan önce borcunu ödediğini, dolayısıyla davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, 29.12.2017 tarihinde müvekkili şirket tarafından davacı tarafın tek taraflı belirlediği ve sözleşmeye aykırı şekilde değiştirdiği ücretlere ilişkin Aralık 2017 fiyat farkı açıklamalı ... numaralı 13.802,77 TL tutarında iade faturası düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, bilirkişiler tarafından da davacı şirketin sözleşme bedellerini tek taraflı değiştirme yetkisinin bulunmadığının ve davalının fazla kesilen faturaları fiyat farkı olarak iade ettiğinin kabul edildiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların sözleşmeye uygun olmadığını, müvekkili şirketin fiyat farkı faturası düzenlediğini ve bu faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında da mevcut olduğunu, 2017 yılı Aralık ayına ilişkin kesilen faturaların sözleşme kapsamında olması gereken fatura detaylarından farklı olduğunu, bilirkişi raporunun takip tarihi itibarıyla hesaplama yapması nedeniyle müvekkilinin borçlu gözüktüğünü, ancak takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve borcun muaccel hale gelmeksizin takip başlatıldığını, dava tarihi itibarıyla müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, takip sonrası yapılan ödemelerin Yargıtay içtihatlarında da benimsendiği üzere dava açılmadan önce yapılmış olması nedeniyle davacının dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek, kararının kaldırılarak davanın esastan reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, taraflar arasındaki saklama sözleşmesine istinaden cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürütülen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ... A.Ş vekili, taraflar arasında 14.07.2007-31.12.2017 tarihleri arasında arşiv hizmet sözleşmesi yapıldığını, bu sürenin sonunda hizmetin sona erdiğini ve davalıya ait arşiv kutularının geri çekimi, raftan indirme ve saklama hizmet bedellerinden 528.092,68 TL tutarında borcun doğduğunu ihtarlara rağmen ödenmeyen alacakların icra takibine konu edildiğini, davalının itirazının iptal edilerek takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili, sözleşmenin taraflarca uzatıldığını, ancak davacının haksız fiyat artışları yaptığını ve bu nedenle doğan farklara itiraz ettiklerini ,kesin geri çekim ve raftan indirme bedellerine ilişkin taleplerin kötü niyetli olduğunu, sözleşmede bu alacakların düzenlenmediğini sözleşmeye uygun ödeme yaptıklarını, bu nedenle davacının alacaklı olmadığını kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, kötü niyet tazminatı talep etmiştir. ... sayılı dosyasında, ; davacı ...A.Ş. tarafından davalı ... aleyhine sözleşme, cari hesap, fatura ve hizmet bedeli alacağı olarak 528.092,68 TL. Asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından tarafların ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, davacı şirketin 2016 yılından 2017 yılına davalıdan 132.073,70 TL. alacaklı olarak devir yapıldığı, takip tarihi olan 28/12/2017 itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 662.809,44 TL. alacaklı gözüktüğü, bu alacak tutarının 528.092,68 TL. sini icra takibine konu ettiği , davalı tarafın 2016 yılından 2017 yılına 132.073,70 TL. borçlu olarak devrettiği, takip tarihi itibariyle davalı şirketin kendi defterlerinde 64.545,49 TL. borçlu gözüktüğü tespit edilmiştir.Taraflar arasında 31.03.2014 tarihinde akdedilen "... Arşiv Saklama ve Yönetimi Hizmetleri Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme konusunun davalıya ait "arşivlerin" davacı şirket tarafından tesislerinde muhafaza edilmesidir.Davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ...Noterliği'nin 19.04.2017 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde; 2018 yılı geçerli olacak asgari miktarların bildirildiğini, sözleşmenin 31.12.2017 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğini ve sözleşme süresinin sona erdiğini, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte arşivlerin teslime hazır edileceğini, 90.000 kutuluk arşivi almaları gerektiğini iadede oluşacak temerrütten sorumlu olacaklarını,01.01.2018 tarihinden itibaren arşivler iade alınana kadar 2018 fiyat listesinin uygulanacağını ihtaren davalıya bildirilmiştir.Taraflar arasında 31.03.2014 tarihinde akdedilen "...Saklama ve Yönetimi Hizmetleri Sözleşmesinin 31.12.2017 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin 2. maddesinde "..Sözleşmede değişiklik ancak yazılı olarak ve tarafların mutabakatı ile yapılabilir" düzenlemesi bulunduğu, 3. Maddesinin "Bu Sözleşme taraflarca imzalanması ile yürürlüğe girecek ve üç yıl boyunca devam edecektir. Müşteri 3.Yılın sona ermesinden 3 ay önce yazılı olarak sözleşmenin feshini istemediği sürece, sözleşme her yıl yenilenmiş sayılacaktır. Bu sözleşmenin süresi içerisinde Müşterinin sözleşmeden doğan haklı bir nedene dayanmaksızın saklanan ürünleri kesin geri çekmek istemesi durumunda ürün başına EK'te belirtilen tutarı, uygulanabilir değer ücretler dahil olarak ödeyecektir. Nakliye bedelleri Müşteri'ye aittir. Şirket sözleşmeyi herhangi bir zamanda Müşteriye 1 yıl öncesinden yazılı bildirimde bulunarak feshedebilecektir. Bu durum için nakliye bedeli şirkete aittir." şeklinde olduğu,6.d. Maddesinde ise , sözleşmedeki ücretlerin her yıl bir önceki yılın TÜFE ve ÜFE ortalamasına göre artırılacağının düzenlendiği, bu hükümlerin bağlayıcı olduğu, taraflar arasında yeni bir fiyat üzerinde mutabakat sağlanmadığı, 7. maddesinde: müşterinin istediği her an sözleşmeyi herhangi bir tazminat vs, ödemeksizin feshetme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin herhangi bir sebep göstermeksizin müşteri tarafından feshedilmesi durumunda müşterinin kesin geri çekim bedelini ve sözleşmeye uygun şekilde tahakkuk eden müşterinin ödemekle yükümlü olduğu ücretleri ödeyeceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 31.03.2014 tarihinde 01.04.2014 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 3 yıl olarak düzenlendiği ,3 yıllık sürenin 31.12.2017 tarihinde dolduğu, sözleşmenin fesih ile ilgili düzenlemeye göre, davacı tarafın, 19.04.2017 tarihli Beyoğlu ... Noterliği'nden çektiği ihtarnameyle sözleşmenin 31.12.2017 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğini ve süresinin sona erdiğini bildirdiği , ancak sözleşmeye göre, davacı tarafın fesih hakkını kullanabilmesi için en az 1 yıl öncesinden yazılı bildirimde bulunması gerektiği, bu durumda, davacının fesih bildirimini en geç 31.12.2016 tarihinde yapmaması nedeniyle sözleşmenin 01.01.2017 tarihinden itibaren 1 yıl 31.12.2017 tarihine kadar uzadığı, fesih bildirimi 19.04.2017 tarihinde yapıldığından (01.01.2018 tarihinden 1 yıl önce en geç 01.01.2017 tarihine kadar yapılmadığından) 2018 yılı için de otomatik olarak bir yıl daha 31.12.2018 tarihine kadar uzadığı mahkemece kabul edilmiş ise de ; ... A.Ş. vekili tarafından muhatap ... A.Ş.'ne gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 08.08.2017 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde özetle; “Taraflar arasında akdedilen Arşiv Saklama ve Yönetimi Hiz. Sözleşmesinin muhatap tarafından sözleşmenin ihlaline son verilmesi ihtarı ile muhatap tarafından Ocak 2018'de feshedileceği belirtilen sözleşme kapsamında alınması gereken aksiyonların belirlenmesine ilişkin bildirimimizden ibarettir...” şeklinde olduğu, ihtarnamenin muhataba 18.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. ... A.Ş. vekili tarafından muhatap ... A.Ş.'ne gönderilen Beyoğlu 13. Noterliği'nin 28.09.2017 tarih, ...yevmiye no.lu ihtarnamesinde özetle; “Öncelikle muhatap tarafından gönderilen Gebze ... Noterliği'nin 24.08.2017 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede belirtilen haksız ve dayanaksız iddiaları kabul etmediğimizi bildiririz. Zira tarafımızca daha önce de belirtildiği üzere; taraflar arasındaki sözleşme 01.01.2018 tarihine kadar yenilenmiş durumdadır. Müvekkili şirket tarafından keşide edilen 08.08.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile de işbu husus belirtilerek sözleşmenin 3.maddesi uyarınca sözleşmenin bu sene yenilenmeyeceği sözleşme süresinin bitmesinden 3.ay önce yazılı olarak muhataba bildirilmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.01.2018 tarihine kadar sözleşmenin aynı hükümlerle geçerli olmaya devam edeceği belirtilmiştir. Bu nedenledir ki, halihazırda muhatap nezdinde bulunan arşiv kolilerimizin Ocak 2018'e kadar müvekkil şirket tarafından iade alınacağı ihbar ve ihtar olunmuştur...” şeklinde olduğu, ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin dosyada belgenin bulunmadığı görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın saklama sözleşmesine ilişkin hükümlere bakıldığında ;TBK 561. maddesinde "Açıkça ön güldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği taktirde, saklayan ücret isteyebilir",TBKm. 562 "Saklanan sözleşmenin ifasının zorunluluğu bütün masrafları ödemekle yükümlüdür. Saklatan, kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe, saklayanın saklamadan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür., TBK m. 564 "Saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür. Ancak saklatan, saklayanın belirlenen süreyi dikkate alarak yapmış olduğu masrafları ödemekle yükümlüdür." TBK m. 565 " Saklayan, belirlenmiş olan sürenin sona ermesinden önce saklananı geri veremez. Ancak saklayan, öngörülemeyen durumlar dolayısıyla sözleşmenin devamı saklanan için tehlikeli veya kendisi için zararlı olursa, belirlenen sürenin sona ermesinden önce de geri verebilir. Süre belirlenmemişse, saklayan saklananı her zaman geri verebilir. " ,TBK m. 566- "Saklanan, masrafları ve hasarı saklatana ait olmak üzere, korunması gereken yerde geri verilir. " hükümleri düzenlenmiştir.TBK hükümleri bu şekilde olmakla birlikte, emredici hüküm mahiyetinde bulunmadığından, taraflarca aksinin kararlaştırılması mümkün olup, somut olayda; saklayan davacı şirketin sözleşmeyi 1 yıl önce fesih bildirimi yaparak feshetmesi mümkünken, 31/12/2017 tarihinde sonra sözleşmeyi, 19/04/2017 tarihinde çektiği ihtarname ile feshettiği, davalı tarafça feshin geçersiz olduğu ve bir yıl süreyle yenilendiğinin Beyoğlu 13. Noterliği'nin 21/03/2017 tarih,... yev. nolu ihtarnamesiyle bildirdiği , daha sonra davalı tarafça, Beyoğlu ... Noterliği'nin 08/08/2017 tarih ... yev. nolu ihtarname ve 28/09/2017 tarih, ... yev. nolu ihtarnamesi ile, 01/01/2018 tarihine kadar yenilenen sözleşmenin, 3. md. uyarınca bu sene yenilenemeyeceğinin, sözleşmenin süresinin bitmesinden sonra 3 ay önce muhataba bildirildiği, 01/01/2018 tarihine kadar sözleşmenin aynı hükümlerle geçerli olacağı, halihazırda muhatap nezdinde bulunan arşiv kolilerinin Ocak 2018'e kadar müvekkili tarafından iade alınacağının ihbar ve ihtar olunduğu bildirilmiştir. Bu durumda taraf iradelerinin sözleşmenin 01/01/2018 tarihinde sona ereceği konusunda birleştiğinin kabulü gerekir.Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında, Birim fiyatlar çerçevesinde değerlendirme yapılabilmesi bilirkişi heyetinin uzmanlık alanı çerçevesinde olanaklı olmadığı beyan edilmiştir. Diğer taraftan davacının birim fiyatların değişen koşullara uyarlanması gerektiğine ilişkin İstanbul Anadolu 8. Ticaret Mahkemesinde 2017/1398 Esas sayılı dosyası ile 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin hizmet bedelinin belirlenmesi amacıyla uyarlama davası açtığı anlaşılmaktadır.Bu durumda davacının koruma / saklama yükümlülüğünün yaptığı ticari işin gereği olduğu gözetilerek, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile sözleşmeye ekli liste ve TBK 561,562,564,565,566 hükümleri dikkate alınarak, davacı tarafça düzenlenen takibe konu fatura içeriklerinin de ayrı ayrı değerlendirilerek talep edilip edilemeyeceğinin incelenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bu itibarla , taraf iradelerinin sözleşmenin 01/01/2018 tarihinde sona ereceği konusunda birleştiğinin kabulü ile İstanbul Anadolu 8. Ticaret Mahkemesinde 2017/1398 Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, anılan TBK hükümleri çerçevesinde fatura içeriklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle talep edilebilecek alacak miktarının bu konuda uzman yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı tarafça yapılan ödemelerin takipten sonra davadan önce yapıldığı gözetilerek, hukuki yarar dava şartı olmakla, bu miktarlar yönünden davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda yazılı gerekçelerle, taraf vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2022 tarih, 2018/1205 E. 2022/337 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/1205, K. 2022/337, T. 31.12.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-1205-e-2022-337-k-fade8af438aa