Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/5365 E. 2018/497 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/5365
Karar No
2018/497
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/201 - 2025/364 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/201 KARAR NO : 2025/364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... ÜYE :... ÜYE :... KATİP :... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :27/12/2024 tarihli ara karar NUMARASI :2024/686 Esas (derdest dosya) İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/DAVACI :ACEM BETON TAŞOCAĞI NAKLİYAT HAFRİYAT İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - Yakınca Mahallesi Şehit Mürsel Karataş Cad. Koza Sitesi 5/2A Yeşilyurt MALATYA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF/ DAVALI :LİVERA ELEKTRİK MÜHENDİSLİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Hatipköy Mah. Sadıklar Sk. Vista Evleri 1 Sitesi G Blok No:8/12 İzmit / KOCAELİ TALEP :İhtiyati haciz TALEP TARİHİ :27/12/2024 KARAR TARİHİ :26/02/2025 KR. YAZIM TARİHİ :26/02/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; davalı/karşı tarafın Livera Elektrik Mühendislik Kanal Rüzgar Tirbüni Santrali işinin yükleniciliğini yaptığını, borçlunun iş bu santral inşaat yapım işinde betonu müvekkili şirketten temin etmek üzere 04/06/2024 tarihli hazır beton sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği ve sözleşme gereği hakedişlerine ilişkin faturaları kestiğini ve süreçte fatura bedellerinin kısmen ödendiğini, işin sonuna doğru beton alımına ilişkin kesilen 25/10/2024 tarihli fatura bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faturadan bakiye 2.168.180,00 TL alacağının mevcut olduğunu, borçlunun müvekkili şirkete ait Nicer Hotel'den yapılan Rüzgar Santrali işinden dolayı yöneticileri ve işçilerinin konaklama ve restaurant hizmeti aldığını, hizmete ilişkin 06/09/2024 tarihli ve 04/11/2024 tarihli faturalar da ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla otel konaklamadan kaynaklı bakiye bedel ise 72.115,20 TL olduğunu, müvekkilinin belirtilen işlere karşılık olmak üzere toplam asıl alacağının 2.240.295,20 TL olduğunu, sözleşme gereği gecikme düzenleyen başlıklı 2. maddesi gereği aylık %4 faiz + KDV farkı ile reeskont avans faiz alacağı haklarının ayrıca baki olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsil amacıyla Malatya İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının işbu icra takibine kısmi itiraz ettiğini, kısmi itirazlarla birlikte yetki itirazında bulunduğunu, yetki itirazının kabul gördüğü ve adı geçen dosyanın Kocaeli İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine davalı borçlunun bu sefer de borcun tamamına itiraz ettiğini, takibin tamamının durduğunu, müvekkilinin dosyaya yansıyan açık deliller karşısında alacağını yaklaşık ispatlamış ve sözleşme gereğince sorumluluklarını da yerine getirdiğini, davalı borçlunun yetkisiz icra dairesinde borcun bir kısmına itiraz ederek davayı konu yetkili Kocaeli İcra Dairesinin ... Esas icra dairesinde ise borcun tamamına itiraz etmek suretiyle ve davayı sürüncemede bırakmaya sebebiyet verecek adımlar atarak esasında ve muhtemelen alacağın tahsil kabiliyetini ortadan kaldırıcı bir dizi girişimde bulunduğun, kötü niyetli davalının bu girişimini engelleyici müessese şüphesiz ihtiyati haciz olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı borçlunun davacının menkul, gayrimenkul, banka hesap ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava değeri kadar takdiren teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, davalının Kocaeli İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 27/12/2024 TARİHLİ ARA KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı/müvekkil dosyaya yansıyan açık deliller karşında alacağını yaklaşık ispatlamış (en azından kısmi itirazla alacağının bir kısmı tamamen ispatlanmış) ve sözleşme gereğince sorumluluklarını da yerine getirdiğini, davalı borçlu yetkisiz icra dairesinde borcun bir kısmına itiraz ederek (ki bu takip bedelinin yaklaşık yarısıdır) fakat işbu davaya konu yetkili Kocaeli İcra Dairesi ... Esas icra dairesinde ise borcun tamamına itiraz etmek suretiyle ve yine işbu davayı sürüncemede bırakmaya sebebiyet verecek adımlar atarak esasında ve muhtemelen alacağın tahsil kabiliyetini ortadan kaldırıcı bir dizi girişimde bulunduğunu, kötü niyetli davalının bu girişimlerini engelleyici müessesenin İhtiyati Haciz olduğunu, ispat külfeti yaklaşık ispat olup bu ispat çerçevesinde sözleşme, ödenmiş faturalar ve ödenmemiş faturalar ile davalı borçlunun en azından kısmi itirazı olduğunu, yine ortada işbu dava ile giderilecek hukuki bir sorun varken davacı işbu huzurdaki davayı sürüncemede bırakmak için Malatya 5. Asliye hukuk Mahkemesi .... sayılı dosya ile sözleşmede herhangi bir kayıt olmamasına rağmen santralin 1 ay gecikmeli kurulumundan bahisle hukuki temeli bulunmayan bir dava açtığını, davacının bu tutumu yüksek enflasyon karşısında borcunu ödemeyip kâr etme çabası olup aynı alacağa konu yetkisiz icra dairesinde borca kısmi ve yetkili icra dairesinde borcun tamamına itiraz etmiş olması da bu kötü niyetinin açık ispatı olmakla, borçlu alacağı karşılıksız bırakma çabası içerisinde bulunduğunu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5365 E. , 2018/497 K. - Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/16266 E. ,2015/4472 K.) beyan ederek, yerel mahkeme 27.12.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyat-i haciz talebinin kabulü ile (en azından itiraz edilmeyen bedel yönünden), yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taraflar arasındaki sözleşme birim fiyatlarını yansıtmayan fatura bedelleri hatalı olup sözleşme ile kararlaştırılan birim fiyattan farklı bir birim fiyat ile faturalandırılmasına müvekkil şirketin muvafakati bulunmadığını, karşı tarafça açılan icra takibi haksız ve kötüniyetli olup karşı tarafça açılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiği, takip icra müdürlüğü tarafınca durdurulduğunu, açılan takibin iptali gerektiğini, davacı tarafça düzenlenen fatura ve talep edilen miktar haksız ve hukuka aykırı mahiyette olup müvekkil şirket temerrüte düşmeden takibe başlanmış ve faiz talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın ispat koşulunu yerine getirmeden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşıldığından yerel mahkeme ara kararının yasa ve hukuka uygunluğunu beyan ederek, davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' 2024/686 Esas - 27/12/2024 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". İİK'nın 257-(2) maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder". İİK'nın 258-(1) maddesi; " ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ... " hükmü düzenlenmiştir. Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir. İİK'nın 265/1. Maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ticari ilişki dikkate alındığında, davacının düzenlediği faturalar tek başına taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tam olarak ortaya koymaya ve davacının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık ispata elverişli olmadığından ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/5365, K. 2018/497, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-5365-e-2018-497-k-f013098c7368